<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728</id><updated>2012-02-16T19:01:43.758-08:00</updated><category term='Helal Kazanca Teşvik; Haramdan Sakındırma Hakkında Hadisler'/><category term='Müebbed Haram Gerektirmeyen Durumlar Hakkında Hadisler'/><category term='Muavvizeteyn (Nas-Felak) Sureleri Hakkında Hadisler'/><category term='Abdestin Sünnetleri ile ilgili hadisler'/><category term='Hediye Hakkında Hadisler'/><category term='Mikat Hakkında Hadisler'/><category term='Her Sarhoş Edici Haramdır Hakkında Hadisler'/><category term='Meryem (a.s.) Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Beni Müstalik Hakkında Hadisler'/><category term='Ganimetler Ve Fey Hakkında Hadisler'/><category term='Hacc-ı İfrad Hakkında Hadisler'/><category term='Kıyametin Muhtelif Alametleri Hakkında Hadisler'/><category term='Medh Hakkında Hadisler'/><category term='Namazda Okunan Sure Hakkında Hadisler'/><category term='Müebbed Haramlık Hakkında Hadisler'/><category term='Uydurma hadîs nasil anlasilir?'/><category term='Hastalık Ve Eza Sebebiyle Haccda Mahsur Kalanlar Hakkında Hadisler'/><category term='Kıyamet Öncesi Fitneler Hakkında Hadisler'/><category term='Kadının Yolculuğu Hakkında Hadisler'/><category term='Kesme Aleti Hakkında Hadisler'/><category term='Gök Gürleyince; Rüzgar Esince; Bulut Çıkınca Okunacak Dua Hakkında Hadisler'/><category term='Hacc-ı Kıran Hakkında Hadisler'/><category term='Biat Ahkamı Hakkında Hadisler'/><category term='Musafaha (Tokalaşma) Üzerine Hadisler'/><category term='Köle Azad Etmenin Fazileti Hakkında Hadisler'/><category term='Kudüm (Seferden Dönüş) Namazı Hakkında Hadisler'/><category term='Evlenmeye Teşvik Ve Tergib Hakkında Hadisler'/><category term='Çocuğun İlhakı Ve Neseb İddiası Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Hendek Hakkında Hadisler'/><category term='Adalet Ve Şehadet ile ilgili hadisler'/><category term='Kabir Ziyareti Hakkında Hadisler'/><category term='Muasırların Ömrü Hakkında Hadisler'/><category term='Asabiyet Ve Ehva Hakkında Hadisler'/><category term='Deniz Avı Hakkında Hadisler'/><category term='Kureyş`in Fazileti Hakkında Hadisler'/><category term='Azl Ve Gayle Hakkında Hadisler'/><category term='Maide Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Adil Ve Zalim Hakim ile ilgili hadisler'/><category term='Gıybet Ve Nemime (Söz Taşıma) Hakkında Hadisler'/><category term='Kıyametten Önce Bir Ateşin Çıkması Hakkında Hadisler'/><category term='Hud (as) Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Hicret Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Ebu Rafi Abdullah İbnu Ebi`l-Hukayk`ın Katli Hakkında Hadisler'/><category term='Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler Hakkında Hadisler'/><category term='Nafile Orucun Niyyeti Hakkında Hadisler'/><category term='Hapis Ve Takip Hakkında Hadisler'/><category term='Kadılık Adabı Hakkında Hadisler'/><category term='Erkeğin Hanımı Üzerindeki Hakları Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Bedir Hakkında Hadisler'/><category term='Cihad Ve Mücahidlerin Faziletleri Hakkında Hadisler'/><category term='Gece Namazı Hakkında Hadisler'/><category term='Dilin Afetleri Hakkında Hadisler'/><category term='Küsuf Namazı Hakkında Hadisler'/><category term='Kurban Kesmenin Yeri Ve Zamanı Hakkında Hadisler'/><category term='Defin Ve Defin Şekli Hakkında Hadisler'/><category term='Hidab (Saç Boyama) Hakkında Hadisler'/><category term='Köpek Ve Diğer Hayvanlar Hakkında Hadisler'/><category term='Lanetleme Ve Sövme Hakkında Hadisler'/><category term='Abese Suresi ile ilgili hadisler'/><category term='Cihada Niyette Sıdk Ve İhlas Hakkında Hadisler'/><category term='Hased Hakkında Hakkında Hadisler'/><category term='Haccın Faziletleri Hakkında Hadisler'/><category term='Kadın Sahabilerin Faziletleri - Fatıma (ra) Hakkında Hadisler'/><category term='Haram Ve Helal Olan Kaplar Hakkında Hadisler'/><category term='Haccla İlgili Müteferrik Hadisler'/><category term='Hayvanlardan Mübah Ve Mekruh Olanlar Hakkında Hadisler'/><category term='Cimrilikle İlgili Hakkında Hadisler'/><category term='Kaderle Amel Hakkında Hadisler'/><category term='Evden Çıkış Ve Eve Giriş Duaları Hakkında Hadisler'/><category term='Haluk Hakkında Hadisler'/><category term='Hırs Hakkında Hadisler'/><category term='Mehrin Ahkamı Hakkında Hadisler'/><category term='Müteferrik Namazlar (Tahiyyetü`l-Mescid) Hakkında Hadisler'/><category term='Köpekler Hakkında Hadisler'/><category term='Müçtehidin Sevabı Hakkında Hadisler'/><category term='Namaz Duaları Hakkında Hadisler'/><category term='Hayvanlara Merhamet Hakkında Hadisler'/><category term='Mescide Giriş Çıkış Duaları Hakkında Hadisler'/><category term='Mescid İnşa Etmenin Fazileti Hakkında Hadisler'/><category term='Hacet Namazı Hakkında Hadisler'/><category term='Cuma Ve Bayram Gunü Hakkında Hadisler'/><category term='Furkan Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Balın Zekatı'/><category term='Cihada Müteallik Hadisler'/><category term='Haram Ve Helal Olan Şıralar Hakkında Hadisler'/><category term='Kaf Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Lokman Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Fiyat Kızıştırmaya Dair Hadisler'/><category term='Kurban Hakkında Müteferrik Hadisler'/><category term='Ariyet Hakkında Hadisler'/><category term='Mübah Olan Kazançlar Hakkında Hadisler'/><category term='Binerek Ve Yürüyerek Taşlama Hakkında Hadisler'/><category term='Cemaate Devam Hakkında Hadisler'/><category term='Ehl-i Beyt`in Fazileti Hakkında Hadisler'/><category term='Cihadın Vacip Oluşu Ve Cihada Teşvik Edici Hadisler'/><category term='Muhayyerlik Hakkında Hadisler'/><category term='Kur`an`ın Tertibi Ve Cem`i Hakkında Hadisler'/><category term='Aşura Orucu Hakkında Hadisler'/><category term='Acem Ve Rum`un Fazileti ile ilgili hadisler'/><category term='Ayıp Sebebiyle Malı Geri Vermeye Dair Hadisler'/><category term='Kunut Hakkında Hadisler'/><category term='Me`mum (İmama Uyan) İle İlgili Hükümler Hakkında Hadisler'/><category term='BEY (ALIM-SATIM) Hakkında Hadisler'/><category term='Maun Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Merhametli Olmaya Teşvik Hakkında Hadisler'/><category term='Güneşin Batıdan Doğması Hakkında Hadisler'/><category term='Cansızların Resulullah (sav)`la Konuşmaları Hakkında Hadisler'/><category term='Ceninin Diyeti Hakkında Hadisler'/><category term='Belaya Uğrayanı Görünce Okunacak Dua Hakkında Hadisler'/><category term='Münafikun Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Emr-i Bi`l Ma`ruf Ve Nehy-i Ani`l-Münker Hakkında Hadisler'/><category term='Allah (cc)`ın Rahmeti Hakkında Hadisler'/><category term='Müsabaka Ve Atıcılıkla İlgili Hükümler Hakkında Hadisler'/><category term='Beytullah`a Giriş Hakkında Hadisler'/><category term='Hayızlı Ve Nifaslı Kadınların Yıkanması Hakkında Hadisler'/><category term='Alım-Satımı Caiz Olmayan Eşyalar Hakkında Hadisler'/><category term='Hapşıranın Duası Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Zatu`r-Rika Hakkında Hadisler'/><category term='Hulk (Huy) Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Fezare Hakkında Hadisler'/><category term='Korku Hakkında Hadisler'/><category term='Kaderiyye`nin Zemmi Hakkında Hadisler'/><category term='Kurbandan Yemeye Dair Hakkında Hadisler'/><category term='Amelde İtidal ile ilgili Hadisler'/><category term='Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar Hakkında Hadisler'/><category term='Camiye Girme Ve Oturma Adabı Hakkında Hadisler'/><category term='Dayanışma Ve Yardımlaşma Hakkında Hadisler'/><category term='A`raf Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Kıyamet Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Namazın Evsafını Bildiren Bazı Hadisler'/><category term='Hadis âlimi kime denir?'/><category term='Elbiselerin Renkleri Hakkında Hadisler'/><category term='Büruc Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Af Ve Mağfiret Hakkında Hadisler'/><category term='Kısasın Yerine Getirilmesi Hakkında Hadisler'/><category term='Bayram Namazları hakkında hadisler'/><category term='Deniz Yolculuğu Hakkında Hadisler'/><category term='Beş Vakit Namaza Bağlı (Ratib) Nafileler Hakkında Hadisler'/><category term='Akşam Namazı hakkında Hadisler'/><category term='Kıraatler Hakkında Çeşitli Hadisler'/><category term='Zilhicce`de 10 Gün Hakkında Hadisler'/><category term='Gasb Hakkında Hakkında Hadisler'/><category term='Köle Ve Cariyenin Talakı Hakkında Hadisler'/><category term='Cennet Ve Cehennem Hakkında Hadisler'/><category term='Arefe Günü hakkında hadisler'/><category term='Enfal Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Arefe Günü Ve Kadir Gecesi Duası Hakkında Hadisler'/><category term='Çocuk Ölümü Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Muhtelif Seriyyeler Hakkında Hadisler'/><category term='Evlad Ve Akrabalara İyilik Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Evtas Cabir Hakkında Hadisler'/><category term='Hasta Ziyareti Ve Fazileti Hakkında Hadisler'/><category term='Çocuğun Haccı Hakkında Hadisler'/><category term='Hilali Görünce Okunacak Dualar Hakkında Hadisler'/><category term='Hayızlı Kadının Talakı Hakkında Hadisler'/><category term='Hadis Kitapları'/><category term='Bazı Vesilelerle Yenen Yemekler Hakkında hadisler'/><category term='Hibe Hakkında Hadisler'/><category term='Ma siyetle İlgili Nezir Hakkında Hadisler'/><category term='Duanın Fazileti Ve Vakti Hakkında Hadisler'/><category term='Dua Edenin Hey`eti (Dış Görünüşü) Hükümler Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Huraka`ya Gönderilen Seriyye Hakkında Hadisler'/><category term='Haccın Vücubu Hakkında Hadisler'/><category term='Hayız Kanı Hakkında Hadisler'/><category term='Kanaat Hakkında Hakkında Hadisler'/><category term='Diyetlerle İlgili Hükümler Hakkında Hadisler'/><category term='Bazı Peygamberlerin Faziletleri Hakkında Hadisler'/><category term='Mina`da Hutbe Hakkında Hadisler'/><category term='Kazf (İftira) Haddi Hakkında Hadisler'/><category term='Duhulden (Gerdekten) Önce Boşama Hakkında Hadisler'/><category term='Bakara Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Cuma Günü hakkında Hadisler'/><category term='Fecr Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Hususi Salavatların Fazileti Hakkında Hadisler'/><category term='Meyvelerin Ve Ekinlerin Satışına Dair Hadisler'/><category term='Gazveler - Beni Nadir Hakkında Hadisler'/><category term='Zina fuhuş ve namusla ilgili ayet ve hadisler'/><category term='Gazveler - Ka`b İbnu Eşref`in Katli Hakkında Hadisler'/><category term='Kurbanlık Deveye Binmek Hakkında Hadisler'/><category term='Cenaze Namazı Hakkında Hadisler'/><category term='Kız İsteme; Nikah Duasi Ve Nazar Hakkında Hadisler'/><category term='Bedir; Akabe Ve Bey atu r-Rıdvan a Katılanların Fazileti Hakkında Hadisler'/><category term='Hastalık Ve Musibetlerin Faziletleri Hakkında Hadisler'/><category term='Bey`u`l-Garar Ve Diğerleri Hakkında Hadisler'/><category term='Atın Vasıfları Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Umretu`l-Kaza Hakkında Hadisler'/><category term='Ankebut Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Nahl Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Kurban Olabilecek Hayvanlar Hakkında Hadisler'/><category term='Emir Olmanın Kötülüğü Hakkında Hadisler'/><category term='Ecel Ve Emel Hakkında Hadisler'/><category term='Ahkaf Suresi Hakkında Hadisler.'/><category term='Namaz Ve Hutbede Kıraat Hakkında Hadisler'/><category term='Hz. Davud (as)`un Duası Hakkında Hadisler'/><category term='Haftanın Günleri Hakkında Hadisler'/><category term='Kendini Öldürenin Hükmü(İNTİHAR) Hakkında Hadisler'/><category term='Mürselat Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Mü&apos;minin Niyeti Amelinden Hayırlıdır'/><category term='Deriler Hakkında Hakkında Hadisler'/><category term='Gadr (Vefasızlık) Hakkında Hakkında Hadisler'/><category term='Arapların Fazileti hakkında hadisler'/><category term='Kurban Kesmenin Adabı Hakkında Hadisler'/><category term='Diyetin Kıymeti Hakkında Hadisler'/><category term='Mutaffifin Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Mev`izeler Hakkında Hadisler'/><category term='Hul Hakkında Hadisler'/><category term='Binme Ve Terkiye Alma Hakkında Hadisler'/><category term='Fetih Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Kefaret Hakkında Hadisler'/><category term='Ezanın Başlangıcı Hakkında Hadisler'/><category term='Kıyamet Alametleri Hakkında Hadisler'/><category term='Alım-Satımın Adabına Dair Müteferrik Hadisler'/><category term='Kevser Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Benu İsrail Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Kur`an`ı Hizb Ve Evrad Kılma Hakkında Hadisler'/><category term='Kitabu`z Zikr`e Dair Hakkında Hadisler'/><category term='Mecaz Hakkında Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Taif Hakkında Hadisler'/><category term='Kıraat İhtilafının Cevazı Hakkında Hadisler'/><category term='Al-i İmran Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Ebeveyne İyilik Hakkında Hadisler'/><category term='Ashabın Faziletlerinin Mücmel Zikri Hakkında Hadisler'/><category term='A`la Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Kazanın Kerahati Hakkında Hadisler'/><category term='Eman Ve Sulh Hakkında Hadisler'/><category term='Minder Ve Yastıklar Hakkında Hadisler'/><category term='Kadına Ve Ferce Değme Hakkında Hadisler'/><category term='Kaza-yı Hacet Duası Hakkında Hadisler'/><category term='hidane Hakkında Hadisler'/><category term='Hacc-ı Temettu Ve Haccın Feshi Hakkında Hadisler'/><category term='Kesiş Şekli Ve Yeri Hakkında Hadisler'/><category term='Ashabın Fazilet Ve Menkıbelerinin Yüceliği Hakkında Hadisler'/><category term='Hadİs İlİmlerİ Nedİr?'/><category term='Kadın Sahabilerin Faziletleri - Ümmü Eymen (ra) Hakkında Hadisler'/><category term='Mu minun Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Cumhurİyet TÜrkİyesİ Hadİs ÇaliŞmalari Üzerİne'/><category term='Kelime-i Şehadet Ve Onun Dil İle İkrarının Hükmü Hakkında Hadisler'/><category term='Davalar Ve Beyyineler Hakkında Hadisler'/><category term='Feraizin Ahkamı Ve Varisler Hakkında Hadisler'/><category term='Cenazenin Teşyii Ve Taşınması Hakkında Hadisler'/><category term='Cuma Namazının Fazileti Vücubu Ve Ahkamı Hakkında Hadisler'/><category term='Müzemmil Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Müzaraanın Cevazı Hakkında Hadisler'/><category term='Hacc Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Kadın Sahabilerin Faziletleri - Hatice Bintu Huveylid (ra) Hakkında Hadisler'/><category term='Kıyametin Ahvali - Sur a Üflenmesi Ve Neşr Hakkında Hadisler'/><category term='Duha Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Arafat Ve Müzdelife`de Telbiye Hakkında Hadisler'/><category term='Lakit Hakkında Hadisler'/><category term='Haşr Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Kendisiyle Yemin Edilmesi Yasak Olanlar Hakkında Hadisler'/><category term='Mest Üzerine Meshetmek Hakkında Hadisler'/><category term='Lukata (Buluntular) Hakkında Hadisler'/><category term='Fatır Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Ka`de (Oturma) Hakkında Hadisler'/><category term='Kadın Sahabilerin Faziletleri - Sevde Bintu Zeme`a (ra) Hakkında Hadisler'/><category term='Cuma Ve Bayramın Aynı Güne Rastlaması Hakkında Hadisler'/><category term='Fazileti Belirtilen Amel Ve Sözler Hakkında Hadisler'/><category term='Kadınlar Arasında Adalet Hakkında Hadisler'/><category term='Kebair Hakkında Hadisler'/><category term='Fussilet Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Katlden Nehy Hakkında Hadisler'/><category term='Küsüşmek Hakkında Hadisler'/><category term='Mudarebe Hakkında Hadisler'/><category term='Kehf Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Kurbanlığın İşaretlenmesi Hakkında Hadisler'/><category term='Meclis (Oturma) Adabı Hakkında Hadisler'/><category term='Livata Ve Hayvana Temasın Haddi Hakkında Hadisler'/><category term='Musiki Ve Eğlence Hakkında Hadisler'/><category term='Gadab (Öfke) Hakkında Hakkında Hadisler'/><category term='Meni Hakkında Hadisler'/><category term='Hulefa-i Raşidin Ve Onların Seçimleri Hakkında Hadisler'/><category term='Kasas Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Hz. Yunus (as) Kavminin Duası Hakkında Hadisler'/><category term='Lian Hakkında Hadisler'/><category term='Hükmün Keyfiyeti Hakkında Hadisler'/><category term='Cuma Namazının Nafilesi Hakkında Hadisler'/><category term='Alış-Verişte Ve İkalede Kolaylık ile ilgili hadisler'/><category term='Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında Hadisler'/><category term='Duanın Keyfiyeti Hakkında Hadisler'/><category term='Fatiha Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Hamrın Tahrimi Ve Yapıldığı Maddeler Hakkında Hadisler'/><category term='Ahzab Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Hadisin Yazilmasi Hakkında Hadisler'/><category term='Borç Ve Ödeme Adabına Dair Hadisler'/><category term='Müslümanların Birbirleriyle Savaşları Hakkında Hadisler'/><category term='Kur`an`ın Faziletine Dair Hakkında Hadisler'/><category term='Köleyle Musahabe Ve Muamele Adabı Hakkında Hadisler'/><category term='Daman Hakkında Hadisler'/><category term='Affetme Hakkında'/><category term='Hucurat Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Kamer Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Mü min Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Cin Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Kıyamet Ahvali - Haşr Hakkında Hadisler'/><category term='Cizye Ve Cizye İle İlgili Hükümler Hakkında Hadisler'/><category term='Haddü`l Hamr Hakkında Hadisler'/><category term='Kıraat Hakkında Hadisler'/><category term='Hayvani Olmayan Mekruh Yiyecekler Hakkında Hadisler'/><category term='Cenabetten Gusül Hakkında Hadisler'/><category term='Duhan Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Kibir Ve Ucub Hakkında Hadisler'/><category term='Kur`an Ve Hadise Uymaya Dair Hakkında Hadisler'/><category term='Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi Hakkında Hadisler'/><category term='Karşılıklı Muhabbet Hakkında Hadisler'/><category term='Beraet (Tevbe) Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Kadının Kocası Üzerindeki Hakları Hakkında Hadisler'/><category term='Akşam Ve Sabah Yapılacak Dualar Hakkında Hadisler'/><category term='Mumtahine Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Uhud Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Fetih Hakkında Hadisler'/><category term='Müddessir Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Müdebber Kılma - Mükatebe Yapma Hakkında Hadisler'/><category term='Medine`nin Fazileti Hakkında Hadisler'/><category term='Muharrem ayı hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Muta Hakkında Hadisler'/><category term='Cum`a Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Muhtelif Nev`de Hakkında Hadisler'/><category term='Müteferrik Mucizeler Hakkında Hadisler'/><category term='Mutallaka Ve Muhteleanın İddetleri Hakkında Hadisler'/><category term='KIRK HADIS'/><category term='Kıskançlık Hakkında Hakkında Hadisler'/><category term='Haram Yiyecekler Hakkında Hadisler'/><category term='Kadına Bakma Hakkında Hadisler'/><category term='Abdestin Sıfatı İle İlgili Hadisler'/><category term='Arkadaşın Vasfı Hakkında Hadisler'/><category term='Makbul Ve Mekruh İsimler Hakkında Hadisler'/><category term='Giyinme Ve Yemek Duaları Hakkında Hadisler'/><category term='Kudsi Hadis'/><category term='Mescidlerin İnşa Edilmesi Hakkında Hadisler'/><category term='Giyim Ve Kıyafet Hakkında Hadisler'/><category term='Hıcr`ın Gerisinde Tavaf Hakkında Hadisler'/><category term='Ağacı Ve Köleyi Satmak'/><category term='Fitne Patlak Verince Yapılacak Tavsiye Hakkında Hadisler'/><category term='Kurban İle İlgili Sair Hadisler'/><category term='Cemaatin Fazileti Hakkında Hadisler'/><category term='Hadislerin Yazıya Geçirilmesi ve Toplanması'/><category term='Ensarın Fazileti Hakkında Hadisler'/><category term='Mücadele Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Kadın Sahabilerin Faziletleri - Safiyye Bintu Huyey (ra) Hakkında Hadisler'/><category term='Haccda Müddette Yanılanlar Veya Yolu Kaybedenler Hakkında Hadisler'/><category term='Azad Etme Hakkında Hadisler'/><category term='Helak Olan Kurbanlık Hakkında Hadisler'/><category term='Büyük Ve Küçük Abdestle İlgili Meseleler Hakkında Hadisler'/><category term='Mekke`ye Giriş Konaklama Ve Oradan Çıkış Adabı Hakkında Hadisler'/><category term='Haya Hakkında Hadisler'/><category term='Hapşırma Ve Esneme Hakkında Hadisler'/><category term='Meyve Ve Sebzelerin Zekatı Hakkında Hadisler'/><category term='Hicr Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Elbise Çeşitleri Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Reci Hakkında Hadisler'/><category term='Cemmati Özrü Olan Terkeder Hakkında Hadisler'/><category term='Maden Ve Definelerin Zekatı Hakkında Hadisler'/><category term='Kıssalar Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Hudeybiye Hakkında Hadisler'/><category term='Ayakta İçmenin Hükmü Hakkında Hadisler'/><category term='Alimlerin Fazileti Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - EnmarRavi : Cabir Hakkında Hadisler'/><category term='Göz Değmesi Hakkında Hadisler'/><category term='Nısf-u Şaban hakkında Hadisler'/><category term='Havf ( Korku) Namazı Hakkında Hadisler'/><category term='Ammden Katletme Hakkında Hadisler'/><category term='Çocukların Hükmü Hakkında Hadisler'/><category term='Fıtır Sadakası Hakkında Hadisler'/><category term='Namaza Müteallik Muhtelif Hadisler'/><category term='Halk Ve Taksir Hakkında Hadisler'/><category term='Abdestin Faziletleri ile ilgili Hadisler'/><category term='Dünyanın Zemmi Ve Kötülenmesi Hakkında Hadisler'/><category term='Mülk Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Hadid Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Kıtal Ve Gazve Ahkamı Hakkında Hadisler'/><category term='Namazın Fazileti Hakkında Hadisler'/><category term='Kurban Olamayacak Hayvanlar Hakkında Hadisler'/><category term='Ateşte Pişenin Yenmesi Hakkında Hadisler'/><category term='Cennetlikler Ve Cehennemlikler Hakkında Hadisler'/><category term='Kaplar Hakkında Hadisler'/><category term='Kadr Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Deccal Hakkında Hakkında Hadisler'/><category term='Mehrin Miktarı Hakkında Hadisler'/><category term='Kara Avı Hakkında Hadisler'/><category term='Mekruh Vakitler Hakkında Hadisler'/><category term='Kasame Hakkında Hadisler'/><category term='Akşam Namazının Nafilesi Hakkında Hadisler'/><category term='Aldatmaya Dair Hadisler'/><category term='Mekkenin Fazileti Hakkında Hadisler'/><category term='Hadd-i Sirkat Hakkında Hadisler'/><category term='Alkollü İçkilerin Tahrimi İçenlerin Zemmi Hakkında Hadisler'/><category term='Kesim Adabı Ve Yasakları Hakkında Hadisler'/><category term='Mekruh Kazançlar Hakkında Hadisler'/><category term='Hayvan Vs. İle İlgili Teferruat Hakkında Hadisler'/><category term='Katlin Mübah Olduğu Yerler Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Huneyn Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Bi`r-i Mauna Hakkında Hadisler'/><category term='Alemin Yaratılışı Hakkında Hadisler'/><category term='Cidal Ve Mira Hakkında Hadisler'/><category term='Allah`ın Sıfatları Hakkında Hadisler'/><category term='Müslüman Olunca Gusül Hakkında Hadisler'/><category term='Duanın Adabı Hakkında Müteferrik Hadisler'/><category term='Cehri Okuma Hakkında Hadisler'/><category term='Kevser Havzı`nın Mizan`ın Ve Sırat Köprüsü`nün Evsafı Hakkında Hadisler'/><category term='Hadis Rivayeti Ve Nakli Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler Hakkında Hadisler'/><category term='Erkeklerin Kadınlarla Karışık Tavafları Hakkında Hadisler'/><category term='Kurbanın Kemiyeti Ve Miktarı Hakkında Hadisler'/><category term='Cihad`ın Adabı Hakkında Hadisler'/><category term='Misafirlik (Ziyafet) Hakkında Hadisler'/><category term='Bina'/><category term='Komşuyu Himaye Hakkında Hadisler'/><category term='En`am Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Cumanın Vakti Ve Ezanı Hakkında Hadisler'/><category term='Kadın Sahabilerin Faziletleri - Aişe (ra) Hakkında Hadisler'/><category term='Mirasın Sebepleri Manileri Hakkında Hadisler'/><category term='Mizah Ve Şakalaşma Hakkında Hadisler'/><category term='Hamam Hakkında Hadisler'/><category term='Kurbanın Vacib Oluşu Ve Sebepleri Hakkında Hadisler'/><category term='Kabe`ye Kurban Hediye Eden Mukimin İhram Giymesi Hakkında Hadisler'/><category term='Haddlerde Şefaat Ve Müsamaha Hakkında Hakkında Hadisler'/><category term='Amme Suresi Hakkında Hadisler'/><category term='Koku Ve Yağ Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Tebük Hakkında Hadisler'/><category term='Harem`de Silah Taşımak Hakkında Hadisler'/><category term='Amin Demenin Fazileti hakkında hadisler'/><category term='Bayram hakkında Hadisler'/><category term='Deve Etleri Hakkında Hadisler'/><category term='Düşman Tarafından Haccdan Mani Olunan Kimse Hakkında Hadisler'/><category term='Kitabu`ul Emanet Hakkında Hadisler'/><category term='Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler Hakkında Hadisler'/><category term='Haccda Niyabet Hakkında Hadisler'/><category term='Gazveler - Zatü`s-Selasil Hakkında Hadisler'/><category term='Hastayı Ziyaretin Fazileti Hakkında Hadisler'/><category term='Kuşluk Vakti Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Kütübü Sitte Hadisleri</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>439</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-4934962075418124962</id><published>2009-09-26T00:49:00.003-07:00</published><updated>2009-09-26T00:49:52.472-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Namazın Fazileti Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Namazın Fazileti Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Namazın Fazileti Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav)`in şöyle söylediğini işittim: "Sizden birinizin kapısının önünden bir nehir aksa ve bu nehirde hergün beş kere yıkansa, acaba üzerinde hiç kir kalır mi, ne dersiniz?" "Bu hal," dediler, "onun kirlerinden hiçbir şey bırakmaz!" Aleyhissalatu vesselam: "İşte bu, beş vakit namazın misalidir. Allah onlar sayesinde bütün hataları siler" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 2318 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Sa`d İbnu Ebi Vakkas &lt;br /&gt;Hadis : İki erkek kardeş vardı. Bunlardan biri öbür kardeşinden kırk gün kadar önce vefat etti. Resulullah (sav)`ın yanında bunlardan birincisinin faziletleri zikredildi. Bunun üzerine Efendimiz (sav): "Diğeri müslüman değil miydi?" diye sordu. "Evet, müslümandı ve fena da değildi!" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Öldükten sonra, namazının ona ne kazandırdığını biliyor musunuz? Namazın misali, sizden birinin kapısının önünde akan ve her gün için beş kere girip yıkandığı suyu bol ve tatlı bir nehir gibidir. Bu (nehrin) onun üzerinde kir bıraktığını göremezsiniz, öyleyse, siz ona namazının neler ulaştırdığını bilemezsiniz." &lt;br /&gt;HadisNo : 2319 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Ümame &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) ile beraber mescidde idik. O esnada bir adam geldi ve: "Ey Allah`ın Resulü, ben bir hadd işledim, bana cezasını ver!" dedi. Resulullah adama cevap vermedi. Adam talebini tekrar etti. Aleyhisalatu vesselam yine sükut buyurdu. Derken (namaz vakti girdi ve) namaz kılındı. Resulullah (sav) namazdan çıkınca adam yine peşine düştü, ben de adamı takip ettim. Ona ne cevap vereceğini işitmek istiyordum. Efendimiz adama: "Evinden çıkınca abdest almış, abdestini de güzel yapmış mıydın?" buyurdu. O: "Evet ey Allah`ın Resulü!" dedi. Efendimiz: "Sonra da bizimle namaz kıldın mı?" diye sordu. Adam: "Evet ey Allah`ın Resulü!" deyince, Efendimiz: "Öyleyse Allah Teala hazretleri haddini -veya günahını demişti- affetti" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 2320 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Ben Resulullah (sav)`ın yanında idim. Bir adam huzuruna gelerek: "Ey Allah`ın Resulü," dedi, "ben bir hadd (suçu) işledim, cezasını tatbik et!" Resulullah (sav) adama (birşey) sormadı. Derken namaz vakti girdi. Resulullah`la birlikte o da namaz kıldı. Aleyhissalatu vesselam namazını tamamlayınca, adam yanına geldi ve: "Ey Allah`ın Resulü!" dedi, "ben hadd (çeşidine giren bir suç) işledim. Bana Allah`ın Kitabını tatbik et!" Efendimiz: "Sen bizimle birlikte namazını eda etmedin mi?" diye sordu. Adam: "Evet!" dedi. Efendimiz: "Öyleyse git. Zira Allah, senin günahını affetti" veya -hadd`ini affetti-" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 2321 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Asım İbnu Süfyan es-Sakafi &lt;br /&gt;Hadis : Anlattığına göre, bunlar Selasil gazvesine gitmişler. Fakat fiilen gazveye iştirak edememişlerdi. Bunun üzerine kendilerini Allah yoluna verdiler. Sonra Hz. Muaviye (ra)`nin yanına döndüler. Hz. Muaviye`nin yanında Ebu Eyyüb el-Ensari ve Ukbe İbnu Amir vardı. Asım: "Ey Ebu Eyyüb!" dedi. "Bu sene gazveyi kaçırdık. Bize, (bunun telafisi için bir çare) haber verildi. Buna göre, kim dört mescitte namaz kılarsa, günahları affedilirmiş." Ebu Eyyüb: "Ey kardeşimin oğlu!" dedi, "Ben sana bundan daha kolayını haber vereyim. Ben Resulullah (sav)`ın şu sözünü işittim: "kim emredildiği şekilde (mükemmel olarak) abdestini alır, emredildiği şekilde namazını kılarsa, önceden yapmış olduğu (kusurlu) ameli sebebiyle affolunur. Ey Ukbe! (Resulullah`ın tebşiri) böyleydi değil mi?" Ukbe: "Evet!" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 2322 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ukbe İbnu Amir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ın şöyle söylediğini işittim: "Rabbin, koyun güden bir çobanın, bir dağın zirvesine çıkıp namaz için ezan okuyup sonra da namaz kılmasından hoşlanır ve Allah Teala hazretleri şöyle der: "Benim şu kuluma bakın! Ezan okuyor, namaz kılıyor, yani benden korkuyor. Kasem olsun, kulumu affettim ve onu cennetime dahil ettim." &lt;br /&gt;HadisNo : 2323 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : İmam Malik (ra)`e ulaştığına göre, Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "İstikamet üzere olun. (Bunun sevabını) siz sayamazsınız. Şunu bilin ki, en hayırlı ameliniz namazdır. (Zahiri ve batıni temizliği koruyarak) abdestli olmaya ancak mü`min riayet eder." &lt;br /&gt;HadisNo : 2324 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Huzeyfe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ı herhangi bir şey üzecek olursa namaz kılardı. &lt;br /&gt;HadisNo : 2325 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Selman &lt;br /&gt;Hadis : Abdullah İbnu Selman, Resulullah (sav)`ın ashabından birisinden naklediyor: Hayberin fethedildiği gün bir adam Hz. Peygamber`e gelerek: "Ey Allah`ın Resulü, bugün ben öyle bir kar ettim ki böyle bir karı şu vadi ahalisinden hiçbiri yapmamıştır" dedi. Efendimiz: "Bak hele! Neler de kazandın?" diye sordu. Adam: "Ben alıp satmaya ara vermeden devam ettim, öyle ki üçyüz okiyye kar ettim" dedi. Aleyhissalatu vesselam efendimiz: "Sana karların en hayırlısını haber vereyim mi?" diye sordu. Adam: "O nedir, ey Allah`ın Resulü?" dedi. Efendimiz açıkladı: "(Farz) namazdan sonra, kılacağın iki rekattir." &lt;br /&gt;HadisNo : 2326 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Bana kadın ve güzel koku sevdirildi, gözümün nuru namazda kılındı. &lt;br /&gt;HadisNo : 2327 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Rebi`a İbnu Ka`b el`Eslemi &lt;br /&gt;Hadis : Ben Resulullah (sav) ile beraber gecelemiştim, kendisine abdest suyunu ve başkaca ihtiyaçlarını getirdim. Bana: "Dile benden (ne dilersen)!" buyurdu. Ben: "Senden cennette seninle beraberlik diliyorum!" dedim. Bana: "Veya bundan başka birşey?" dedi. Ben: "Hayır, sadece bunu istiyorum!" dedim. "Öyleyse kendin için çok secde ederek bana yardımcı ol!" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 2328 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ma`dan İbnu Ebi Talha el-Ya`meri &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ın azadlısı Sevban (ra)`a rastladım. Kendisine: "Bana bir amel söyle de onu yapayım. Allah da onun sayesinde beni cennetine koysun" dedim. -Veya şöyle demişti: "Dedim ki: "..Allah nezdinde en hayırlı ameli bana bildir."- Sevban sükut etti. Sonra ben tekrar aynı şeyi sordum. O yine sükut etti. Ben üçüncü sefer sordum. Sonunda dedi ki: "Aynı şeyleri ben de Resulullah (sav)`a sormuştum. Bana şu cevabı vermişti: "Çokça secde yapman gerekir. Zira sen secde ettikçe, her secden sebebiyle Allah dereceni artırır, onun sebebiyle günahını döker." Ma`dan der ki: "Sonra Ebu`d-Derda`ya geldim. Aynı şeyi ona da sordum. O da Sevban`ın bana söylediğinin aynısını söyledi." &lt;br /&gt;HadisNo : 2329&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-4934962075418124962?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/4934962075418124962/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/namazn-fazileti-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/4934962075418124962'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/4934962075418124962'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/namazn-fazileti-hakknda-hadisler.html' title='Namazın Fazileti Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-2524431299036998601</id><published>2009-09-26T00:49:00.001-07:00</published><updated>2009-09-26T00:49:18.701-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Namazın Evsafını Bildiren Bazı Hadisler'/><title type='text'>Namazın Evsafını Bildiren Bazı Hadisler</title><content type='html'>Namazın Evsafını Bildiren Bazı Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi:Ebu Humeyd es-SaidiHadis:Kendisi, Resulullah (sav)`ın Ashabından on kişilik bir grupla oturuyor idi. Resulullah`ın namazını zikrettiler. Bunun üzerine: "Ben içinizde Aleyhissalatu vesselam`ın namazını en iyi bilen kimseyim!" "Nasıl olur. Allah`a yemin olsun, sen O`na bizden daha çok tabi olmuş bizden önce onun sohbetine katılmış değilsin!" dediler. O: "Herşeye rağmen!" deyip (ısrar edince): "Peki (Efendimizin nasıl namaz kıldığını) arzet görelim" dediler. O da anlattı: "Aleyhissalatu vesselam, namaza kalkınca kollarını omuzları hizasına kadar kaldırırdı. Bütün kemikleri mutedil şekilde yerlerinde istikrarını bulunca tekbir getirir, sonra kıraatte bulunur, sonra tekrar tekbir getirir, ellerini omuzları hizasına kadar kaldırır, sonra rükuya gider ve el ayalarını dizlerinin üzerine koyar, sonra o durumda mutedil bir vaziyet alır, başını ne aşağı kırar ne de yukarı kaldırır, sonra başını kaldırıp: "Semi`allahu li-men hamideh (Allah kendisine hamdedeni işitir)!" der, sonra ellerini tekrar omuzlarının hizasma kadar mutedil şekilde kaldırır, sonra: "Allahu ekber!" deyip yere eğilir, ellerini yanlarına açar, sonra başını kaldırır, sol ayağını büker, üzerine oturur, secde edince ayaklarının parmaklarını açar, sonra secde eder, sonra: "Allahu ekber!" der, başını kaldırır, sol ayağını büker, her kemik yerine gelinceye kadar sol ayağının üzerine oturur. Sonra aynı şeyleri diğer (rek`at)de yapardı. Sonra iki rek`ati (tamamlayıp) kalkınca, iftitah tekbirinde olduğu gibi tekbir getirir, ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırır. Sonra aynı şeyleri namazın geri kalan kısmında da yapardı. Selam vereceği son rek`atin secdesi olunca sol ayağını (mak`adının altından sağ tarafına) çıkarır ve sol tarafı üzerine yere çökerek otururdu." (Onun bu açıklamasmı dinleyince yanındakiler:) "Doğru söyledin, Resulullah (sav) böyle namaz kılardı!" dediler."HadisNo:2657&lt;br /&gt;Ravi:Rifaa İbnu Rafi`Hadis:Biz mescidde iken bedevi kılıklı bir adam çıkageldi. Namaza durup, hafif bir şekilde (yani rükunleri, teşbihleri kısa tutarak) namaz kıldı. Sonra namazı tamamlayıp Resulullah (sav)`a selam verdi: Efendimiz: "Üzerine olsun. Ancak git namaz kıl, sen namaz kılmadın!" buyurdu. Adam döndü (tekrar) namaz kılıp geldi, Resulullah`a selam verdi. Aleyhissalatu vesselam selamına mukabele etti ve: "Dön namaz kıl, zira sen namaz kılmadın!" dedi. Adam bu şekilde iki veya üç sefer aynı şeyi yaptı, her seferinde Aleyhissalatu vesselam: "Dön namaz kıl, zira sen namaz kılmadın!" dedi. Halk korktu ve namazı hafif kılan kimsenin namaz kılmamış sayılması herkese pek ağır geldi. Adam sonuncu sefer: "Ben bir insanım isabet de ederim, hata da yaparım. Bana (hatamı) göster, doğruyu öğret!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Tamam. Namaza kalkınca önce Allah`ın sana emrettiği şekilde abdest al. Sonra (ezan okuyarak) şehadet getir, ikamet getir (namaza dur). Ezberinde Kur`an varsa oku, yoksa Allah`a hamdet, tekbir getir, tehlil getir, sonra rükuya git. Rüku halinde itmi`nana er (azaların rükuda mutedil halde bir müddet dursun). Sonra kalk ve kıyam halinde itidale er, sonra secdeye git ve secde halinde itidale er, sonra otur ve bir müddet oturuş vaziyetinde dur, sonra kalk. İşte bu söylenenleri yaparsan namazını mükemmel (kılmış olursun). (Bundan bir şey) eksik bırakırsan namazını eksilttin demektir." Ravi der ki: "Resulullah (sav)`ın bu sonuncu sözü Ashab`a önceki: (Dön, namaz kıl, zira sen namaz kılmadın!) sözünden daha kolay (ve rahatlatıcı) oldu. Zira (bu söze göre), sayılanlardan bir eksiklik yapan kimsenin namazında eksiklik oluyor ve fakat tamamı heba olmuyordu.HadisNo:2658&lt;br /&gt;Ravi:AliHadis:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Namazın anahtarı temizliktir, (Namaz dışı şeylerle meşguliyeti) haram kılan şey iftitah tekbiridir, (namaz dışı meşguliyeti) helal kılan şey (de sondaki) selamdır."HadisNo:2659&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-2524431299036998601?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/2524431299036998601/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/namazn-evsafn-bildiren-baz-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2524431299036998601'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2524431299036998601'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/namazn-evsafn-bildiren-baz-hadisler.html' title='Namazın Evsafını Bildiren Bazı Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-8055713283962617957</id><published>2009-09-26T00:48:00.003-07:00</published><updated>2009-09-26T00:48:56.598-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Bir adam, Resulullah (sav)`a: "Allah, kullarına kaç vakit namazı farz kıldı?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Allah, kullarına beş vakit namazı farz kıldı" diye cevap verdi. Adam tekrar sordu: "Bunlardan önce veya sonra başka bir şey var mı?" "Allah kullarına beş vakti farz kıldı." Bu cevap üzerine adam, bunlar üzerine hiçbir ilavede bulunmayacağına, onlardan herhangi bir eksiltme de yapmayacağına dair yemin etti. Resulullah (sav): "Bu adam sözünde durursa mutlaka cennete girecektir!" buyurdu." (Bu rivayeti, Müslim ve Tirmizi, Kitabu`l-İman`da mezkur, uzun bir hadis zımnında tahric ederler) &lt;br /&gt;HadisNo : 2330 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ın Mirac`a çıktığı gece elli vakit namaz farz kılındı. Sonra bu azaltılarak beşe indirildi. Sonra da şöyle hitap edildi: "Ey Muhammed! Artık, nezdimde (hüküm kesinleşmiştir), bu söz değiştirilmez. Bu beş vakit, (Rabbinin bir lüftu olarak on misliyle kabul edilerek) senin için elli vakit sayılacaktır." &lt;br /&gt;HadisNo : 2331 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Allah, namazı peygamberinizin diliyle hazerde dört, seferde iki, korku halinde de dört rek`at olarak farz kılmıştır." &lt;br /&gt;HadisNo : 2332 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Allah namazı ilk defa farz ettiği zaman iki rek`at olarak farz etmişti. Sonra onu hazer için (dörde) tamamladı. Yolcu namazı ilk farz edildiği şekilde sabit tutuldu. &lt;br /&gt;HadisNo : 2333 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Kurban bayramında kılınan namaz iki rek`attir. Fıtır (Ramazan) bayramında kılınan namaz iki rek`attir, sefer namazı iki rek`attir, cum`a namazı da iki rek`attir. Bunlar Resulullah (sav)`ın lisanı üzere, tamamdır, kısaltma yoktur. &lt;br /&gt;HadisNo : 2334 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Fudale &lt;br /&gt;Hadis : Abdullah İbnu Fudale, babası (Fudale`den) naklen anlatıyor; "Resulullah (sav)`ın bana öğrettikleri arasında: Beş vakit namaza devam edin! emri de vardı. Ben: "Bu beş vakit, benim meşguliyetlerimin bulunduğu anlardır. Bana (bunların yerine geçecek) cami (kapsamlı) bir şey emret, öyle ki onu yaptım mı, benden beş vakit namaz borcunun yerine geçsin!" dedim. Bunun üzerine: "Öyleyse Asreyn`e devam et!" buyurdu. Bu kelime bizim dilimizde yoktu. Bu sebeple: "Asreyn nedir?" diye sordum. "Güneş doğmazdan önceki namazla güneş batmazdan önceki namaz" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 2335 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Sebretü`bnu Ma`bed &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Yedi yaşına geldi mi çocuğa namazı emredin, on yaşına geldi mi kılmadığı takdirde dövün." (Tirmizi`nin rivayetinde "Çocuğa namazı yedi yaşında öğretin, kılmadığı takdirde on yaşında dövün" şeklindedir.) &lt;br /&gt;HadisNo : 2336 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Amr İbnu`l-As &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Çocuklarınıza, onlar yedi yaşında iken namazı emredin. On yaşında olunca namaz(daki ihmalleri) sebebiyle onları dövün, yataklarını da ayırın." &lt;br /&gt;HadisNo : 2337 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Amr İbnu`l-As &lt;br /&gt;Hadis : Bir diğer rivayetinde şöyle denir: "Resulullah`a bundan (namazın çocuğa ne zaman emredileceğinden) sorulmuştu: "Çocuk sağını solundan ayırmasını bildi mi ona namazı emredin" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 2338 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) beni Uhud savaşı sırasında teftiş etti. O zaman ondört yaşında idim, savaşa katılmama izin vermedi. Hendek savaşı sırasında da beni gördü, o zaman ben onbeş yaşında idim, bu sefer bana (cihad) izni verdi." Nafi` der ki: "Ben Ömer İbnu Abdilaziz`e uğradım, o zaman halife idi, Kendisine bu vak`ayı anlattım. Bana: "Bu (onbeş yaş) çocukla büyüğü ayıran hududdur" buyurdu. Valilerine yazarak, onbeş yaşına basanları mükellef addetmelerini, daha küçükleri aile efradından saymalarını emretti. &lt;br /&gt;HadisNo : 2339 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir namaz unutacak olursa hatırlayınca derhal kılsın. Unutulan namazın bundan başka kefareti yoktur. &lt;br /&gt;HadisNo : 2340 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Buhari ve Müslim`in bir diğer rivayetinde şöyle denmiştir: "Sizden biriniz namaz sırasında yatmış idiyse veya namaza karşı gaflet etmiş (ve unutmuş) ise, hatırlar hatırlamaz onu kılsın. Zira Allah Teala Hazretleri şöyle buyurmuştur: "Beni anmak için namaz kıl!" (Ta-Ha 14). &lt;br /&gt;HadisNo : 2341 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Katade &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah`la beraber bir gece boyu yürüdük. Cemaatten bazıları: "Ey Allah`ın Resulü! Bize mola verseniz!" diye talepte bulundular. Efendimiz: "Namaz vaktine uyuyakalmanızdan korkuyorum" buyurdu. Bunun üzerine Hz. Bilal "Ben sizi uyandırırım!" dedi. Böylece Resulullah (sav) mola verdi ve herkes yattı. Nöbette kalan Bilal de sırtını devesine dayamıştı ki gözleri kapanıverdi, o da uyuyakaldı. Güneşin doğmasıyla Resulullah (sav) uyandı ve: "Ey Bilal! Sözün ne oldu?" diye seslendi ve Hz. Bilal: "Üzerime böyle bir uyku hiç çökmedi" diyerek cevap verdi. Aleyhissalatu vesselam: "Allah Teala Hazretleri, ruhlarınızı dilediği zaman kabzeder, (dilediği zaman geri gönderir. Ey Bilal! Halka namaz için ezan oku" buyurdu. Sonra abdest aldı ve güneş yükselip beyazlaşınca kalktı, kafileye cemaatle namaz kıldırdı." &lt;br /&gt;HadisNo : 2342 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Katade &lt;br /&gt;Hadis : Bu hadis Ebu Davud`un bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Güneşin harareti onları uyandırınca kalktılar, bir müddet yürüdüler, sonra tekrar konaklayıp abdest aldılar. Hz. Bilal (ra) ezan okudu. Sabahın iki rekatlik (sünnet) namazını kıldılar, sonra da sabah namazını (kazaen) kıldılar. Namazdan sonra hayvanlara binip yola koyuldular. Giderken birbirlerine: "Namazımızda ihmalkarlık ettik" diye yakınıyorlardı. Resulullah (sav): "Uyurken (vaki olan namaz kaçması) ihmal sayılmaz. İhmal uyanıklıktadır. Sizden biri, herhangi bir namazda gaflete düşer kaçırırsa hatırlayınca onu hemen kılsın. Ertesi sabahın namazı da mutad vaktinde kılınır" buyurdu." &lt;br /&gt;HadisNo : 2343 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Katade &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Davud`un bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: "Namaz(ın kaçmış olmasın)dan korkarak kalktık, Resulullah (sav): "Ağır olun, ağır olun, bunda bir taksiriniz yok!" buyurdu. Güneş yükselince de: "Sizden kim sabahın iki rekat sünnetini (mutad olarak) kılıyor idiyse yine kılsın" dedi. Bu emir üzerine kılan da, kılmayan da kalkıp sünnetini kıldı. Sonra Resulullah (sav) namaz için kamet emretti. Kamet getirildi. Efendimiz kalktı ve bize namaz kıldırdı. Namaz bitince: "Haberiniz olsun, Allah`a hamdediyoruz ki, bizi namazımızdan, dünyevi işlerimizden herhangi biri alıkoymuş değildir. Ancak ruhlarımız Allahu Teala`nın kabza-i tasarrufundadır, dilediği zaman onu salar. Sizden kim sabah namazına sabahleyin mutad vaktinde kavuşursa, sabah namazıyla birlikte bir mislini de kaza etsin!" dedi." &lt;br /&gt;HadisNo : 2344 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Katade &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai`nin bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: "Şunu bilin ki, uykuda ihmal sözkonusu değildir. İhmal (yani taksir), diğer bir namazın vakti girinceye kadar namazını kılmayan için mevzubahistir." &lt;br /&gt;HadisNo : 2345 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Katade &lt;br /&gt;Hadis : Müslim`in Ebu Hüreyre`den kaydettiği bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "...Güneş doğuncaya kadar uyanmadı. Resulullah (sav): "Herkes bineğinin başından tutsun (ve burayı terketsin). Zira burası bize şeytanın musallat olduğu bir yerdir!" dedi. Biz de emri yerine getirdik." &lt;br /&gt;HadisNo : 2346 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Katade &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Davud`un Ebu Hüreyre`den kaydettiği bir rivayette şöyle denmiştir: "Resulullah (sav): "Size gaflet gelen bu yeri değiştirin!" buyurdu." &lt;br /&gt;HadisNo : 2347 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) gecenin evvelinde yürüdü, sonuna doğru uyku molası verdi. Ancak güneş doğuncaya -veya bir kısmı ufuktan çıkıncaya- kadar uyanamadı. (Uyanınca) namazı hemen kılmadı. Güneş yükselince namazı kıldı. İşte bu orta namazdır (Salatul-Vusta). &lt;br /&gt;HadisNo : 2348 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Zeyd İbnu Eslem &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdu ki: "Muhakkak ki, Allah, ruhlarımızı kabzetmektedir. Dilerse onu, bize bundan başka bir vakitte iade eder. Resulullah (sav) böyle söyledikten sonra Hz. Ebu Bekri`s-Sıddık (ra)`a yönelerek: "Şeytan (bu gece) namaz kılmakta iken Bilal`e geldi ve onu yatırdı. Uyuması için bir çocuk nasıl sallanarak avutulursa öylece onu da sallayarak uyuttu" dedi. Resulullah (sav) sonra Bilal`i çağırdı. Gelince Bilal, Resulullah`a onun Hz. Ebu Bekr`e anlattığının tıpkısını haber verdi. Hz. Ebu Bekr bu işittikleri karşısında: "Şehadet ederim ki, sen Allah`ın Resulüsün!" demekten kendini alamadı." &lt;br /&gt;HadisNo : 2349 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Ömer, Hendek savaşı sırasında bir keresinde güneş battıktan sonra geldi ve Kureyş kafirlerine küfretmeye başladı ve bu meyanda: "Ey Allah`ın Resulü" dedi, "güneş batmak üzereyken ikindi namazını (güç bela) kılabildim." Resulullah (sav): "Vallahi ikindiyi ben kılamadım" dedi. Beraberce kalkıp Butha`ya gittik. Orada Efendimiz abdest aldı, biz de abdest aldık. Güneş battıktan sonra ikindiyi kıldı, sonra da akşamı kıldı." &lt;br /&gt;HadisNo : 2350 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Müşrikler Hendek günü Resulullah (sav)`ı fazlaca meşgul ederek dört vakit namazı kazaya bıraktırdılar, geceden Allah`ın dilediği bir müddet geçinceye kadar onları kılamadı. Sonra Bilal (ra)`e emretti, o da ezan okudu. Sonra kamet getirdi. Resululllah öğleyi (kazaen) kıldı. (Bilal tekrar) ikamet getirdi, Resulullah ikindiyi kıldı. Sonra (Bilal tekrar) ikamet getirdi. Resulullah akşamı kıldı. Sonra (Bilal yatsı için) kamet getirdi ve Resulullah yatsıyı kıldı. &lt;br /&gt;HadisNo : 2351 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Nafi` &lt;br /&gt;Hadis : Abdullah İbnu Ömer (ra)`e baygınlık gelmiş ve aklı gitmişti. (Bu esnada kılamadığı) namazı kaza etmedi. (İmam Malik der ki: "Doğruyu Allah bilir ya, bana göre bu şundan ileri gelir: "Vakit çıkmıştır. Ama vakit içinde ayılan, o vaktin namazını kılar..") &lt;br /&gt;HadisNo : 2352 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Nafi` &lt;br /&gt;Hadis : İbnu Ömer (ra) dedi ki: "Kim bir namazı unutur ve bunu imamın arkasında namaz kılarken hatırlarsa, imam selamı verince unutmuş olduğu namazı hemen kılsın, sonra da öbür namazı (kıldığını yeniden) kılsın." &lt;br /&gt;HadisNo : 2353 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ın şöyle söylediğini işitmiştir: "Kişiyle şirk arasında namazın terki vardır." (Metin Müslim`in metnidir. Tirmizi`nin metni şöyledir: "Küfürle iman arasında namazın terki vardır.") &lt;br /&gt;HadisNo : 2354 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Tirmizi ve Ebu Davud`un bir diğer rivayetinde: "Kulla küfür arasında namazın terki vardır." &lt;br /&gt;HadisNo : 2355 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Büreyde &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Benimle onlar (münafıklar) arasındaki ahid (antlaşma) namazdır. Kim onu terkederse küfre düşer." &lt;br /&gt;HadisNo : 2356 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Şakik &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ım Ashab`ı ameller içerisinde sadece namazın terkinde küfür görürlerdi." &lt;br /&gt;HadisNo : 2357 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "İkindi namazını kaçıran bir insanın (uğradığı zarar yönünden durumu), malını ve ehlini kaybeden kimsenin durumu gibidir." &lt;br /&gt;HadisNo : 2358 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu`l-Melih &lt;br /&gt;Hadis : Biz bulutlu bir günde Büreyde (ra) ile bir gazvede beraberdik. Dedi ki: "İkindi namazını erken kılın, zira Resulullah (sav): "Kim ikindi namazını terkederse ameli boşa gider" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 2359&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-8055713283962617957?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/8055713283962617957/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/namazn-eda-ve-kazasnn-vucubu-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/8055713283962617957'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/8055713283962617957'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/namazn-eda-ve-kazasnn-vucubu-hakknda.html' title='Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-7439481268776760972</id><published>2009-09-26T00:48:00.001-07:00</published><updated>2009-09-26T00:48:26.309-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Namazda Okunan Sure Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Namazda Okunan Sure Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Namazda Okunan Sure Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Bürde &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) sabah namazında altmış-yüz arasında ayet okurdu." &lt;br /&gt;HadisNo : 2540 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Amr İbnu Hureys &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ın sabah namazında İza`ş-şemsu küvviret suresini okuduğunu işittim. &lt;br /&gt;HadisNo : 2541 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Saib &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) bize Mekke`de sabah namazı kıldırdı. Mü`minun süresini kıraat buyurarak namaza başladı. Hz. Musa ve Harun`un zikrine gelince -veya Hz. İsa`nın zikrine, ravi burada tereddüt etti. Resullullah (sav)`ı bir öksürük tuttu, hemen rüküya gitti." (Hadis Buhari`de muallak olmuştur) &lt;br /&gt;HadisNo : 2542 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir İbnu Semüre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) sabah namazında Kaf ve`l-Kurani`l-Mecid ve benzeri bir sure okurdu. Aleyhissalatu vesselam diğer namazları hafif kıldırırdı. &lt;br /&gt;HadisNo : 2543 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) cuma günü, sabah namazında Elif-lam-mim Tenzil es`Secde, ve Hel eta ala`l-insani hinun mine`d-dehr surelerini okurdu. Yine Resulullah (sav) cuma namazında Cu-ma ve Münafikun surelerini okurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 2544 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Urve &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Ebu Bekr es-Sıddik (ra) sabah namazını kıldırdı. Namazın her iki rek`atinde Bakara suresini okudu. &lt;br /&gt;HadisNo : 2545 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Fürafisa İbnu Umeyr el-Hanefi &lt;br /&gt;Hadis : Ben Yusuf süresini, Osman İbnu Affan (ra)`ın sabah namazlarındaki kıraatinden öğrendim. Çünkü o, bu süreyi çok sık okurdu." &lt;br /&gt;HadisNo : 2546 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Anlatıldığına göre, sabah namazının birinci rekatinde Enfal`den kırk ayet kadar, ikinci rekatinde ise mufassal sürelerden birini okumuştur. [(Rezin ilavesidir. Buhari muallak (senetsiz) olarak tahric etmiştir. (Ezan 106)] &lt;br /&gt;HadisNo : 2547 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Amr İbnu Rebi`a &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Ömer İbnu`l-Hattab (ra)`ın arkasında sabahı kıldık. Namazda Yusuf ve Hacc surelerini ağır bir kıraatle okudu. Bunun üzerine Amr`e: "Öyleyse fecir doğarken namaza başlamış olmalıdır" dendi. O da: "Evet!" diye cevap verdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 2548 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Muaz İbnu Abdillah el-Cüheni &lt;br /&gt;Hadis : Cüheyne kabilesine mensup bir zat bana: "Resulullah (sav)`ın sabah namazının her iki rek`atinde de iza zülzilet süresini okuduğunu işittim, bilmiyorum unutarak mı böyle yaptı, bilerek mi okudu" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 2549&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-7439481268776760972?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/7439481268776760972/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/namazda-okunan-sure-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7439481268776760972'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7439481268776760972'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/namazda-okunan-sure-hakknda-hadisler.html' title='Namazda Okunan Sure Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-4501545336954317981</id><published>2009-09-26T00:47:00.003-07:00</published><updated>2009-09-26T00:47:52.782-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Namaza Müteallik Muhtelif Hadisler'/><title type='text'>Namaza Müteallik Muhtelif Hadisler</title><content type='html'>Namaza Müteallik Muhtelif Hadisler&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Hiçbirinizin, namazından şeytana bir pay kalmamalıdır. Herkes namazdan çıkarken, sağından kalkmanın üzerine bir vecibe olduğunu sanır. Halbuki ben Resulullah`ın çok kere solu üzerinden kalktığını gördüm. &lt;br /&gt;HadisNo : 3094 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ı ayakta ve otururken su içerken gördüm, yalınayak ve ayakkabılı olduğu halde namaz kılarken gördüm. Namazdan sağı ve solu üzerine ayrılırken de gördüm. &lt;br /&gt;HadisNo : 3095 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) zamanında farz namazlardan çıkarken insanlar yüksek sesle zikrederlerdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 3096 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Rimse &lt;br /&gt;Hadis : Bir adam, namazın ilk tekbirine yetişerek Resulullah (sav) ile birlikte namaz kıldı. Aleyhissalatu vesselam önce sağına sonra soluna selam verdi. (Başını öylesine çevirdi ki, gerisinde olduğumuz halde) yanaklarının beyazlığını gördük. Sonra namazdan çıktı. Kendisiyle namazın ilk tekbirine yetişen zat hemen kalkıp ilave namaza başladı. Hz. Ömer (ra) ona doğru fırlayarak adamı omuzlarından yakalayıp sarstı ve "Otur! Ehl-i kitabı helak eden şey, namazları arasına bir fasıla bırakmamalarından başka bir şey değildir!" dedi. Resulullah (sav) nazarını çevirip: "Ey İbnu`l-Hattab, Allah seni (doğruya) isabet ettirdi" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 3097 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Şa`sa &lt;br /&gt;Hadis : Biz Ebu Hüreyre (ra) ile birlikte mescidde oturuyorduk. Müezzin ezan okudu. Bir adam kalkıp yürümeye başladı. Ebu Hüreyre, adam mescidden çıkıncaya kadar gözleriyle onu takip etti ve: "Şu adam Ebu`l-Kasım (sav)`a asi oldu!" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 3098 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Simak İbnu Harb &lt;br /&gt;Hadis : Cabir İbnu Semüre (ra)`ye dedim ki: "Resulullah (sav)`la beraber oturdun mu?" "Evet" dedi, "hemde çok. Sabah namazı kılınca, namaz kıldığı yerden güneş doğuncaya kadar kalkmazdı. Bu esnada (cemaat) birbirlerine cahiliye devri ile ilgili şeyler anlatırlar ve gülerlerdi. Resulullah (sav) da tebessüm buyururlardı." &lt;br /&gt;HadisNo : 3099 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bedeviler, sakın namazınızın isminde size galebe çalıp değiştirmesinler. Çünkü onun Kitabullah`taki ismi "işa" (yatsı)dır. Bedeviler develerini sağarken karanlığa kalırlar da (yatsıya ateme derler)." &lt;br /&gt;HadisNo : 3100 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Mugaffel &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bedeviler, akşam namazının isminde sakın size galebe çalmasınlar!" (Resulullah devamla) dedi ki: "Bedeviler ona (sadece) işa derler." &lt;br /&gt;HadisNo : 3101 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Berze el-Eslemi &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) yatsıdan önce uyumayı, sonra da konuşmayı mekruh addederdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 3102 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), Hz. Ebu Bekr (ra) ve yanlarında ben de bulunduğum halde müslümanların meselelerini (konuşmak için) gece geç vakte kadar uyanık kalırlardı. &lt;br /&gt;HadisNo : 3103 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Ashab`dan Huza`alı birinin rivayet ettiğine göre, bir gün: "Keşke (yatsı) namazımı kılıp da istirahat etseydim" diye temennide bulunmuştu. Kendisini bu sözü sebebiyle ayıpladılar. Onlara şu cevabı verdi: "Ben Resulullah`ın şöyle söylediğini işittim: "Ey Bilal, ikamet oku da bizi rahatlat!" &lt;br /&gt;HadisNo : 3104 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ali &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Ali: "Namazımı kılar istirahat ederim" demişti. Kendisini ayıpladılar. O da şu cevabı verdi: "Ben Resulullah (sav)`ı işittim. Şöyle demişti: "Ey Bilal kalk, bizi namazla istirahate kavuştur." &lt;br /&gt;HadisNo : 3105 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Osman İbnu Ebi`l-As &lt;br /&gt;Hadis : "Ey Allah`ın Resulü" dedim, "şeytan benimle namazımın ve kıraatimin arasına girip kıraatimi iltibas etmeme sebep oluyor, (ne yapayım?)" Aleyhissalatu vesselam bana şu cevabı verdi: "Bu Hınzeb denen bir şeytandır. Bunun geldiğini hissettin mi ondan Allah`a sığın. Sol tarafına üç kere tükür." (Osman İbnu Ebi`l-As) de ki: "Ben bunu yaptım, Allah Teala Hazretleri onu benden giderdi." &lt;br /&gt;HadisNo : 3106&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-4501545336954317981?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/4501545336954317981/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/namaza-muteallik-muhtelif-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/4501545336954317981'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/4501545336954317981'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/namaza-muteallik-muhtelif-hadisler.html' title='Namaza Müteallik Muhtelif Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-4484417167974050433</id><published>2009-09-26T00:47:00.001-07:00</published><updated>2009-09-26T00:47:26.664-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Namaz Ve Hutbede Kıraat Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Namaz Ve Hutbede Kıraat Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Namaz Ve Hutbede Kıraat Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ubeydullah İbnu Ebi Rafi &lt;br /&gt;Hadis : (Emevi halifelerinden) Mervan, Ebu Hüreyre, (ra)`yi Medine`ye halef tayin etti. Ebu Hüreyre, cumayı kıldırdı ve birinci rek`atte, el-Hamd süresini okuduktan sonra Cuma süresini okudu, ikinci rek`atte Ve iza caeke`l-Münafikun`u okudu. Dedi ki: "Ben Resulullah (sav)`ın bunları okuduğunu işittim." &lt;br /&gt;HadisNo : 2881 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Semüre İbnu Cündüb &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) cum`ada Sebbihisme Rabbike`l-A`la ve Hel etake hadisu`l-Gaşiye sürelerini okurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 2882 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) cuma günü sabah namazında Elif-lam mim Tenzil`i birinci rek`atte; Hel Eta`yı da ikinci rek`atte okurdu. Cuma namazında da Cuma ve Münafikun surelerini okurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 2883 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ümmü Hişam Bintu Harise İbnu`n-Nu`man &lt;br /&gt;Hadis : Kaf ve`l Kur`ani`l-Mecid suresini, cuma günü minber üzerinden her cum`ada okurken Resulullah (sav)`ın kendi dillerinden aldım. &lt;br /&gt;HadisNo : 2884 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ya`la İbnu Ümeyye &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ı minberde: "... (Zuhruf 77) diye okurken işittim." &lt;br /&gt;HadisNo : 2885&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-4484417167974050433?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/4484417167974050433/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/namaz-ve-hutbede-kraat-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/4484417167974050433'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/4484417167974050433'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/namaz-ve-hutbede-kraat-hakknda-hadisler.html' title='Namaz Ve Hutbede Kıraat Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-2431384761081811836</id><published>2009-09-26T00:46:00.004-07:00</published><updated>2009-09-26T00:47:02.429-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Namaz Duaları Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Namaz Duaları Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Namaz Duaları Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) namaz için tahrime tekbirini alınca kıraate geçmezden önce bir müddet sükut buyurmuştur. Ben: "Ey Allah`ın Resulü", dedim, "anam babam sana feda olsun, tekbir ile kıraat arasındaki sükut esnasında ne okuyorsunuz?" Bana şu cevabı verdi: "Ey Allahım, beni hatalarımdan öyle temizle ki, kirden paklanan beyaz elbise gibi olayım. Allahım beni, hatalarımdan su, kar ve dolu ile yıka" diyorum." (Ebu Davud, Nesai (ve Buhari`nin) rivayetlerinin başında şu ziyade vardır: "Allahım, benimle hatalarımın arasını doğu ile batının arası gibi uzak kıl.") &lt;br /&gt;HadisNo : 1795 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Biz, Resulullah (sav) ile birlikte namaz kılarken, cemaatten biri aniden: "Allahu ekber kebiri, velhamdülillahi kesira, subhanallahi bükraten ve asila (Allah, büyükte büyüktür, Allah`a hamdimiz çoktur, sabah akşam tesbihimiz Allaha`dır!" dedi. Resulullah (sav) efendimiz: "Bu sözleri kim söyledi?" diye sordu. Söyleyen adam: "Ben, ey Allah`ın Resulü" dedi. Resulullah (sav) efendimiz: "O sözler hoşuma gitti. Sema kapıları onlara açıldı" buyurdu. İbnu Ömer (ra) der ki: "Söylediği günden beri o zikri okumayı hiç terketmedim." (Nesai, bir rivayette şu ziyadede bulunmuştur: "On iki adet meleğin, bu sözleri (yükseltmek üzere) koşuştuklarını gördüm.") &lt;br /&gt;HadisNo : 1796 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) namaz kılarken nefes nefese bir adam geldi ve: "Allahu ekber, Elhamdülillahi hamden kesiran tayyiben mubareken fihi. (Allah büyüktür, çok temiz ve mübarek hamdler Allah`adır!)" dedi. Resulullah (sav) namazı bitirince: "Şu kelimeleri hanginiz söyledi?" diye sordu. Cemaat bir müddet sessiz kaldı, Resulullah (sav): "(Kim söylediyse çekinmesin, benim desin), Zira fena bir şey söylemiş değil" dedi. Bunun üzerine adam: "Ben, ey Allah`ın Resulü!" dedi. Resulullah (sav) da: "Ben on iki melek gördüm. Her biri, bu kelimeleri (Allah`ın huzuruna) kendisi yükseltmek için koşuşmuşlardı." &lt;br /&gt;HadisNo : 1797 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) namaza başlarken tekbir getirir, sonra (bazan) şunu okurdu: "İnne salati ve nüsüki ve mahyaye ve memati lillahi Rabbi`l-alemin. La şerike lehu ve bi-zalike ümirtü ve ene evvelü`l-müslimin. Allahümmehdini li-ahseni`l a`mali ve ahseni`l-ahlaki. La yehdi li-ahseniha illa ente. Ve kıni seyyie`l-a`mal ve seyyie`l-ahlak. La yaki seyyieha illü ente. (Namazım, ibadetim hayatım ve ölümüm alemlerin şeriksiz Rabbi Allah içindir. Ben bununla emrolundum. Ben bu emre teslim olanların ilkiyim. Ey Allah`ım, beni amellerin ve ahlakın en iyisine şevket. Bunların en iyisine senden başka sevkeden yoktur. Beni kötü amellerden ve kötü ahlaktan koru, bunların kötülerinden ancak sen korursun." &lt;br /&gt;HadisNo : 1798 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Muhammed İbnu Mesleme &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) nafile namaz kılmak için kalktığı vakit (bazan) şunu okurdu: "Allahu ekber veccehtü vechiye li`llezi fatara`s-Semavati ve`l-arza hani-fen müslimen ve ma ene mine`l-müşrikin..." (Allah büyüktür. Yüzümü Ha-nif ve Müslüman olarak semavat ve arzı yaratan Allah`a yönelttim. Ben müşriklerden değilim)..." (Devamını Hz. Cabir (ra)`in rivayetinde olduğu şekilde zikretti. Sonra şunu okudu: "Allahümme ente`l-Meliku. La ilahe illa ente sübhaneke ve bi-hamdike (Allahım (kainatın gerçek) Meliki sensin. Senden başka ilah yoktur. Seni hamdinle takdis ederim)" Sonra kıraata geçti.) &lt;br /&gt;HadisNo : 1799 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) namaza (iftitah tekbiri ile) başlayınca şunu okurdu: "Subhaneke Allahümme ve bi-hamdike ve tebareke`smüke ve teala ceddüke ve la ilahe gayruke. (Allah`ım seni her çeşit noksan sıfatlardan takdis ederim, hamdim sanadır. Senin ismin mübarek, azametin yücedir, senden başka ilah da yoktur)." &lt;br /&gt;HadisNo : 1800&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-2431384761081811836?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/2431384761081811836/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/namaz-dualar-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2431384761081811836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2431384761081811836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/namaz-dualar-hakknda-hadisler.html' title='Namaz Duaları Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-5281199865561986310</id><published>2009-09-26T00:46:00.003-07:00</published><updated>2009-09-26T00:46:35.223-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nahl Suresi Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Nahl Suresi Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Nahl Suresi Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : "Gönlü imanla dolu olduğu halde, zor altında olan kimse müstesna, inandıktan sonra Allah`ı inkar edip, gönlünü kafirliğe açanlara Allah katından bir gazab vardır, büyük azab da onlar içindir" (Nahi, 106) ayetindeki umumi hükümden şöyle bir istisna yaptı: "Rabbin, türlü eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, Allah uğrunda savaşan ve sabreden kimselerden yanadır. Rabbin şüphesiz bundan sonra da bağışlar ve merhamet eder." (Nahl, 110). Burada kastedilen Abdullah İbnu Ebi Sarh`tır. Bu zat, Resulullah (sav)`ın vahiy katibi idi. Şeytan onu şaşırttı. Kafirlere katılmasına sebep oldu. Resulullah (sav) Fetih günü, onun öldürülmesini emretti. Araya Hz. Osman girerek affını diledi. Resulullah (sav) da onu affetti. &lt;br /&gt;HadisNo : 676 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Übey İbnu Ka`b &lt;br /&gt;Hadis : Uhud savaşında Ensar`dan altmış dört, Muhacirlerden de altı kişi şehid düştü (ra). Bu şehidlerden biri de Hz. Hamza (ra) idi. Bunların cesetlerinden bazı uzuvlarını kopararak hakaretlerde bulundular. Bunun üzerine Ensar: "Bir gün bize de böyle bir fırsat düşerse, bu hakaretin daha fazlasını yapacağız" dediler. Mekke`nin fethi günü olunca şu ayet indi: "Eğer ceza vermek isterseniz size yapılanın ayniyle mukabele edin. Sabrederseniz andolsun ki bu sabredenler için daha iyidir." (Nahl, 126). Bir adam: "Bugünden sonra Kureyş yok!" dedi. Resulullah (sav) "Dört kişiden başka kimseye dokunmayın" diye emretti." &lt;br /&gt;HadisNo : 677&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-5281199865561986310?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/5281199865561986310/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/nahl-suresi-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/5281199865561986310'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/5281199865561986310'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/nahl-suresi-hakknda-hadisler.html' title='Nahl Suresi Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-3965964364901971217</id><published>2009-09-26T00:46:00.001-07:00</published><updated>2009-09-26T00:46:13.570-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nafile Orucun Niyyeti Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Nafile Orucun Niyyeti Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Nafile Orucun Niyyeti Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) bir gün bana: "Yanında (yiyecek) bir şey var mı?"diye sordu. "Hayır!" demem üzerine: "Ben oruç tutacağım!" buyurdu. Yanmıdan çıkınca bize bir hediye geldi "veya bize bir grup misafir geldi.- Resulullah (sav) eve geri dönünce: "Ey Allah`ın Resulü bize bir hediye geldi -veya bize ziyaretçiler geldi- sana yiyecek birşey hazırladım!" dedim. "Nedir o?" diye sordu. Ben: "Hays! (un, yağ, hurmadan yapılan bir yemek)" dedim. "Getir onu" buyurdu. Ben de getirdim. Aleyhissalatu vesselam onu yedi sonra: "Oruçlu olarak sabahlamıştım" buyurdu. (Mücahid (ra) der ki: "Bu, malından sadaka çıkaran adam gibidir, o dilerse çıkardığı sadakayı verir (yani kararını icra eder), isterse vermekten vazgeçer.") &lt;br /&gt;HadisNo : 3130 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ümmü`d-Derda &lt;br /&gt;Hadis : Ebu`d-Derda (ra) gündüzleyin gelir: "Yanınızda yiyecek var mı?" diye sorardı. Şayet biz: "Hayır, yok!" diyecek olsak: "öyleyse bugün ben oruçluyum!" derdi. Ebu Talha, Ebu Hüreyre, İbnu Abbas, Huzeyfe (ra) hep böyle yaptılar. &lt;br /&gt;HadisNo : 3131&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-3965964364901971217?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/3965964364901971217/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/nafile-orucun-niyyeti-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3965964364901971217'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3965964364901971217'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/nafile-orucun-niyyeti-hakknda-hadisler.html' title='Nafile Orucun Niyyeti Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-3007925484157726895</id><published>2009-09-26T00:45:00.003-07:00</published><updated>2009-09-26T00:45:49.821-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mü min Suresi Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mü min Suresi Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mü min Suresi Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her kim akşam olunca Ha-mim el-Mü`min süresini baştan (4.) ayetine kadar ve ayete`l-Kürsi`yi okuyacak olursa bu iki Kur`an kıraati sayesinde sabaha kadar muhafaza olunur. Kim de aynı şeyleri sabahleyin okursa onlar sayesinde akşama kadar muhafaza edilirler." &lt;br /&gt;HadisNo : 773 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ala İbnu Ziyad &lt;br /&gt;Hadis : Anlattığına göre, cehennemi zikrederken bir adam kendisine: "Niye milleti ümidsizliğe sevkediyorsun?" diye müdahale etti. O da: "Allahu Teala: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah`ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, merhametlidir" (Zümer, 53) ve: "Aşırı gidenlerin ateşlikler olduklarında şüphe yoktur" (Mü`min 43) buyurmuş olunca, ben ümidsizliğe düşürebilirim. Ne var ki, siz kötü amellerinize rağmen cennetle müjdelenmekten hoşlanıyorsunuz. Halbuki Allah, Muhammed (sav)`i itaat edenler için cennetle müjdelemek, isyan edenler için de cehennemle korkutmak üzere gönderdik dedi. (Hadis muallaktır.) &lt;br /&gt;HadisNo : 774&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-3007925484157726895?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/3007925484157726895/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mu-min-suresi-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3007925484157726895'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3007925484157726895'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mu-min-suresi-hakknda-hadisler.html' title='Mü min Suresi Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-3465911545071884049</id><published>2009-09-26T00:45:00.001-07:00</published><updated>2009-09-26T00:45:23.098-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzemmil Suresi Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Müzemmil Suresi Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Müzemmil Suresi Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Müzzemmil suresinde geçen: "Ey (esvabına) bürünen (habibim), gecenin birazı hariç olmak üzere kalk, yarısı miktarınca, yahud ondan birazını eksilt. Yahut (o yarının) üzerine (ilave edip) artır. Kur`an`ı da açık açık tane tane oku..." (Müzzemmil 1-4) ayetleri hakkında şu açıklamayı yaptı: Bu ayeti, aynı surede yer alan: "...O, buna sizin takat getiremiyeceğinizi bildiği için size karşı (ruhsat canibine) döndü. Artık Kur`an`dan kolay geleni okuyun..." (Müzzemmil 20) müteakip bir ayet neshetti." İbnu Abbas (ra) devamla, surede geçen: "Şüphesiz gece kalkışı daha tesirli ve o zaman okumak daha elverişlidir" (6. ayet) mealindeki ayette geçen, "gece kalkışı"ndan murad, gecenin evvelidir. Böylece mana şu oluyor: "Gecenin evvelinde kalkmak, gece namazı olarak Allah`ın size farz kıldığı ibadeti yerine getirmenize daha elverişlidir." Bunun sebebi şudur: İnsan bir kere uyudu mu, ne zaman uyanacağını bilemez. "Şüphesiz gece kalkışı daha tesirli ve o zaman okumak daha elverişlidir" ayetinde geçen "okumak daha elverişlidir`den maksada gelince, "Kur`an`ı anlamak, Kur`an`da fıkıh sahibi olmak" demektir. İbnu Abbas, "Gündüzleyin seni uzun uzun alıkoyacak işler var" (7. ayet) mealindeki ayeti de, "Kur`an okumaktan çokça uzak kalmak" şeklinde anlamıştır. &lt;br /&gt;HadisNo : 847 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Bir başka rivayette şöyle denir: Müzzemmil suresinin baş tarafi indiği zaman mü`minler, Ramazan ayındaki kalkışları gibi geceleri kalkarlardı. Bu hal surenin (ruhsat getiren) son kısmı nazil oluncaya kadar devam etti." (Ebu Davud`un bazı tanzimlerinde bu hadisler Kıyamu`l-Leyl başlığı altında kaydedilmiştir.) &lt;br /&gt;HadisNo : 848&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-3465911545071884049?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/3465911545071884049/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muzemmil-suresi-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3465911545071884049'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3465911545071884049'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muzemmil-suresi-hakknda-hadisler.html' title='Müzemmil Suresi Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-7617902271743618547</id><published>2009-09-26T00:44:00.004-07:00</published><updated>2009-09-26T00:45:00.403-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzaraanın Cevazı Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Müzaraanın Cevazı Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Müzaraanın Cevazı Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), meyve ve ekinden çıkacak olan bütün mahsulün yarısı karşılığında Hayber`ı (Yahudilere) verdi. Her sene zevcelerine, yüz vask veriyordu. Seksen vask kuru hurma, yirmi vask arpa. Hz. Ömer (ra) başa geçince, Hayber`ı taksim etti ve Resulullah (sav)`ın zevcelerini, kendilerine arazı ve suyu ikta etmek veya her yıl almakta oldukları vaskları tazmin etme arasında muhayyer bıraktı. Onlar bu teklifi benimsemede farklı kararlara vardılar. Bir kısmı arazi ve suyu tercih etti, bir kısmı da vaskları tercih etti. Hz. Aişe ve Hz. Hafsa (ra) arazi ve suyu tercih edenlerdendi." &lt;br /&gt;HadisNo : 5379 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Müslim`in bir rivayetinde şöyle denmiştir: "Resulullah (sav) Hayber hurmalarını ve arazisini kendi emvalleri gibi işleyip meyvesinin yarısını Resulullah`a vermeleri şartıyla Hayberlilere geri verdi." &lt;br /&gt;HadisNo : 5380 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Yine Müslim`in bir diğer rivayetinde şöyle denmiştir: "Resulullah (sav) Hayber`i fethettiği zaman, Yahudiler, Resulullah`a müracaat ederek, çalışıp elde edecekleri ekin ve meyve hasılatının yarısını vermek şartıyla kendilerini arazilerinde bırakmasını talep ettiler. Aleyhissalatu vesselam onlara; "Biz sizi, dilediğimiz zamana kadar orada bırakabiliriz" dedi ve kalmalarına müsaade etti. Hayber`in meyve hasılatının yarısı iki hisseye taksim ediliyordu, Resulullah (sav) bu gelirin humusunu (beşte birini) alıyordu." &lt;br /&gt;HadisNo : 5381 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fasil : MÜZARAA (ZİRAİ ORTAKLIK) BÖLÜMÜ &lt;br /&gt;Konu : Müzaraanın Cevazı &lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Ekim arazileri, Resulullah (sav) zamanında, -tarlaya su alınan dere kenarındaki- ekin, tarla sahibinin olması ve ne kadar olduğunu bilmediğim bir miktarda saman verilmesi karşılığında kiralanırdı. &lt;br /&gt;HadisNo : 5382 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : İmam Malik anlatıyor: "Bana ulaştığına göre, Abdurrahman İbnu Avf (ra) bir tarlayı kiraladı. Ölünceye kadar da bu arazi elinde kaldı. Oğlu dedi ki: "Ben bu araziyi uzun müddet babamın elinde kaldığı için bizim malımız sanıyordum. Babam öleceği sırada tarlanın bize ait olmadığını söyledi ve tarlanın kirasından ödenmesi gereken bir miktar borcun altın veya gümüş olarak ödenmesini emretti." &lt;br /&gt;HadisNo : 5383 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Kays İbnu Müslim &lt;br /&gt;Hadis : Kays İbnu Müslim, Ebu Ca`fer`den naklen diyor ki: "Medine`de muhacir aileden hiçbiri yoktu ki, üçte veya dörtte bir pay ile ziraatçilik yapmasın. Hz. Ali, Sa`d İbnu Malik, İbnu Mes`ud (ra) da bu çeşitten muzaraa akdi yapmışlarda el-Kasım (İbnu Muhammed) ve Urve`den de benzer rivayet mevcuttur. Rivayette şu ziyade de var: "Ebu Bekr ailesi, Hz. Ömer ailesi, Hz. Osman`ın ailesi, Ali ailesi ve İbnu Şirin ailesi de." &lt;br /&gt;HadisNo : 5384 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Rafi İbnu Hadic &lt;br /&gt;Hadis : Yanıma Züheyr geldi ve bana: "Resulullah (sav) bize faydalı olan bir şeyi yasakladı" dedi. Ben: "Resulullah (sav) her ne söyledi ise, mutlaka haktır!" dedim. "Muhakala`yı (tarla kiralamasını) nasıl yaptığımızı sordu. Ben de: "Biz onu, dörtte bir ve kuru hurma ve arpadan vasklarla ücretlendiriyoruz" dedim, bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Öyle yapmayın! Araziyi ya kendiniz ekin veya ektirin veya (kimseye vermeyip) sahip olun!" buyurdular." Rafi der ki: "Ben de: "(Başüstüne!) dinlemek ve itaat etmek (borcumuzdur!)" dedim." &lt;br /&gt;HadisNo : 5385 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Rafi İbnu Hadic &lt;br /&gt;Hadis : Biz ensardan tarlası en çok olan kimseydik ve biz, şu tarla bize, şu tarla onlara (ekenlere) olmak üzere kiraya verirdik. Bazan şu tarla mahsul verirdi, şu tarla vermezdi. Resulullah (sav) bizi bundan yasakladı. Fakat gümüş (mukabili kiralamay)a gelince onu yasaklamadı. &lt;br /&gt;HadisNo : 5386 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Bizden bazı kimselerin ihtiyaçlarından fazla arazileri vardı. Onlar: "Biz arazimizi üçte bire veya dörtte bire veya yarıya kiraya verelim" dediler. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Kimin arazisi varsa bizzat eksin veya bir kardeşine bağışlasın; ne ücret mukabili versin ne de kiraya versin!" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5387 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) (bir gün) tarlaya uğramıştı, tarlada ekin üğrünüyordu. "Burası kime ait?" buyurdular. Yanındakiler: "Falan kimse kiraya verdi" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Eğer burayı bağışlasaydı, kendisi için bunun üzerinden muayyen bir ücret almasından daha hayırlı olurdu" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5388 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Zeyd İbnu Sabit &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) muhabereyi yasakladı. Muhabere, tarlayı yarı, üçte bir veya dörtte bir karşılığında almaktır. &lt;br /&gt;HadisNo : 5389 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Muhabereyi terketmeyen, Allah ve Resulü ile savaş ilan etsin." &lt;br /&gt;HadisNo : 5390&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-7617902271743618547?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/7617902271743618547/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muzaraann-cevaz-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7617902271743618547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7617902271743618547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muzaraann-cevaz-hakknda-hadisler.html' title='Müzaraanın Cevazı Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-7931289675220046914</id><published>2009-09-26T00:44:00.003-07:00</published><updated>2009-09-26T00:44:33.209-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müteferrik Namazlar (Tahiyyetü`l-Mescid) Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Müteferrik Namazlar (Tahiyyetü`l-Mescid) Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Müteferrik Namazlar (Tahiyyetü`l-Mescid) Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Katade &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz mescide girince oturmazdan önce iki rek`at kılıversin." &lt;br /&gt;HadisNo : 3089 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ka`b İbnu Malik &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), bir seferden dönünce önce mescide uğrar, orada iki rekat namaz kılar, sonra insanlar (ile görüşmek için) otururdu." &lt;br /&gt;HadisNo : 3090&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-7931289675220046914?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/7931289675220046914/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muteferrik-namazlar-tahiyyetul-mescid.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7931289675220046914'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7931289675220046914'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muteferrik-namazlar-tahiyyetul-mescid.html' title='Müteferrik Namazlar (Tahiyyetü`l-Mescid) Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-863180747773594315</id><published>2009-09-26T00:44:00.001-07:00</published><updated>2009-09-26T00:44:09.655-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müteferrik Mucizeler Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Müteferrik Mucizeler Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Müteferrik Mucizeler Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Ay, Resulullah (sav) zamanında iki parçaya bölündü. Aleyhissalatu vesselam bunun üzerine; "Şahid olun!" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 5606 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Bir diğer rivayette "...Biz Mina`da Resulullah (sav) ile beraberken, ay iki parçaya ayrıldı. Bir parçası dağın arkasında, bir parçası dağın önünde idi. Bize: "Şahid olun!" buyurdu." &lt;br /&gt;HadisNo : 5607 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : "Ey Allah`ın Resulü!" dedim. "Uhud`dan daha kötü bir gün yaşadın mı?" "Senin kavminden neler çektim neler. Onlardan en kötü hal Akabe günü başıma geldi. O zaman kendimi İbnu Abdiyalil İbni Abdi Külal`e arzetmiştim. Teklif ettiğim şeye müsbet cevap vermedi. Ben de üzgün vaziyette yüzümün doğrultusunda yürüdüm. Karnu`s-Sedlib nam mevkide kendime gelebildim ve başımı kaldırdım. Baktım ki, bir bulut bana gölge yapıyor. Bir de ne göreyim, bulutun içerisinde Cibril aleyhisselam! Bana bağırdı ve: "Allah Teala hazretleri, kavminin sana neler söylediğini, seni nasıl reddettiğini işitti. Sana dağlar meleğini gönderdi, ta ki kavmin hakkında dilediğini emredesin!" dedi. Bunun üzerine dağlar(a müekkel) melek bana seslenip, selam verdikten sonra: "Ey Muhammedi Allah Teala hazretleri, kavminin sana söylediği sözü işitti. Ben dağlar meleğiyim. Allah beni sana dilediğini emretmen için gönderdi. Öyleyse haydi ne dilersen dile! Eğer üzerlerine iki ahşeb`i kapamamı dilersen kapayayım!" dedi." Aleyhissalatu vesselam: "Hayır! Bilakis, Allah`ın onların sulbünden Allah`a ihlasla ibadet edip hiçbir şeyi ortak koşmayacak kimseler çıkarmasını dilerim" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 5608 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cinlerden bir ifrit, dün akşam, namazımı bozdurmak için üzerime atıldı. Allah ona galebe çalmama imkan verdi. Ben de onu boğazından yakaladım. Hatta onu, mescidin direklerinden birine bağlamayı arzu ettim, ta ki sabah olunca hepiniz onu göresiniz. Ancak, kardeşim Süleyman aleyhisselam`ın şu sözünü hatırladım: "...Ve benden sonra kimseye nasib olmayacak bir mülkü bana ihsan et" (Şad 35). Allah da ne hor ne hakir olarak geri çevirdi." &lt;br /&gt;HadisNo : 5609&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-863180747773594315?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/863180747773594315/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muteferrik-mucizeler-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/863180747773594315'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/863180747773594315'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muteferrik-mucizeler-hakknda-hadisler.html' title='Müteferrik Mucizeler Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-7017098134107429364</id><published>2009-09-26T00:43:00.003-07:00</published><updated>2009-09-26T00:43:44.665-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müslümanların Birbirleriyle Savaşları Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Müslümanların Birbirleriyle Savaşları Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Müslümanların Birbirleriyle Savaşları Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;Ravi : Ahnef İbnu Kays &lt;br /&gt;Hadis : Şu adamı kastederek (evden) çıkmıştım. Yolda Ebu Bekre (ra)`ye rastladım. "Ey Ahnef, nereye gidiyorsun?" dedi. "Resulullah (sav)`ın amcaoğluna yardım etmeyi arzu ediyorum!" dedi. "Dön!" dedi. "Zira ben, Resulullah (sav)`ın şöyle söylediğini işittim: "İki Müslüman kılıçlarıyla birbirlerinin üzerine yürürlerse öldüren de ölen de ateştedir!" (Bu söz üzerine Resul-i Ekrem`e): "Ey Allah`ın Resulü! Katili anladık ama maktul niye ateşte?" diye sorulmuştu. "Çünkü o da kardeşini öldürme hırsı taşıyordu!" cevabını verdi. -Bir başka rivayette ise: "O da kardeşini öldürmek istemişti" demiştir.- &lt;br /&gt;HadisNo : 4805 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah buyurdular ki: "Sizden kimse kardeşine silahla işarette bulunmasın. Zira, o bilemez, belki de şeytan elinde bir fesatta bulunur da ateşten bir çukura düşer." &lt;br /&gt;HadisNo : 4806 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Müslümana sövmek fısktır, onunla çarpışmak da küfürdür." &lt;br /&gt;HadisNo : 4807 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Benden sonra birbirinizin boynunu vuran kafirler olarak (dinden) dönmeyin." [Nesai, İbnu Mes`ud`dan yaptığı bir rivayette şu ziyadeye yer verir; "Kişi ne babasının ne de kardeşinin cinayetinden sorumlu tutulmaz."] &lt;br /&gt;HadisNo : 4808&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-7017098134107429364?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/7017098134107429364/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muslumanlarn-birbirleriyle-savaslar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7017098134107429364'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7017098134107429364'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muslumanlarn-birbirleriyle-savaslar.html' title='Müslümanların Birbirleriyle Savaşları Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-9174393297190914140</id><published>2009-09-26T00:43:00.001-07:00</published><updated>2009-09-26T00:43:21.083-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müslüman Olunca Gusül Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Müslüman Olunca Gusül Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Müslüman Olunca Gusül Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Kays İbnu Asım &lt;br /&gt;Hadis : Müslüman olmak arzusuyla Resulullah (sav)`a gelmiştim. Bana su ve sidre ile yıkanmamı emir buyurdu. (Tirmizi ve Nesai`nin bir rivayetinde: "(Kays) müslüman oldu, (Resulullah) ona yıkanmayı emretti" denmiştir.) &lt;br /&gt;HadisNo : 3816 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Useym İbnu Kesir İbni Küleyb (an ebihi an ceddihi) &lt;br /&gt;Hadis : Anlattığına göre (ceddi Küleb), Resulullah (sav)`a gelerek: "Müslüman oldum!" der. Resulullah (sav): "Üstünden küfür saçını at!" der ve traş olmasını söyler. Useym`in babası dedi ki: "Bana bir başka (sahabi)nin bildirdiğine göre Aleyhissalatu vesselam, beraberinde olan bir diğerine de: "Üzerindeki küfür tüyünü at ve sünnet ol!" buyurmuştu." &lt;br /&gt;HadisNo : 3817&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-9174393297190914140?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/9174393297190914140/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/musluman-olunca-gusul-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/9174393297190914140'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/9174393297190914140'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/musluman-olunca-gusul-hakknda-hadisler.html' title='Müslüman Olunca Gusül Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-7861613130524583333</id><published>2009-09-26T00:42:00.001-07:00</published><updated>2009-09-26T00:42:43.887-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müsabaka Ve Atıcılıkla İlgili Hükümler Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Müsabaka Ve Atıcılıkla İlgili Hükümler Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Müsabaka Ve Atıcılıkla İlgili Hükümler Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebü Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şu üç şeyde armağan vardır: Deve yarışı veya at yarışı veya ok yarışı." &lt;br /&gt;HadisNo : 2209 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) atı antremana tabi tutar, (sonra da) onunla yarışa katılırdı. &lt;br /&gt;HadisNo : 2210 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) atlar arasında yarışma yaptırdı. Hedefte, beş yaşına basanları tafdil etti. &lt;br /&gt;HadisNo : 2211 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resullullah (sav), antrenmanlı atı el-Hafya`dan Seniyyetul-Veda`ya kadar koşturdu. Antrenmanlı olmayanı da Seniyyetü`l-Veda`dan Bern Zürayk Mescidi`ne kadar koşturdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 2212 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim, iki at arasına, geçeceğinden emin olunmayan bir üçüncü at dahil ederse, bu kumar olmaz. Kim de geçeceğinden emin olunan atı dahil ederse bu kumar olur." &lt;br /&gt;HadisNo : 2213 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ın Adba adında bir devesi vardı. Bu bütün yarışları kazanırdı. Bir gün binek devesi üzerinde bir bedevi geldi ve yarışta Adba`yı geçti. Bu durum Ashab`ın ağrına gitti. Resulullah (sav), üzüntülerini yüzlerinden okuyunca şu açıklamayı yaptı: "Yeryüzünde, yükselttiği herşeyi arkadan alçaltmak Allah üzerine bir haktır." &lt;br /&gt;HadisNo : 2214 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Fukaym el`Lahmi &lt;br /&gt;Hadis : Ukbe İbnu Amir (ra)`e dedim ki: "Sen yaşlanmış bir ihtiyar olduğun halde bu iki hedef arasında gidip geliyorsun, artık bu sana meşakkat veriyor olmalı." Bana şu cevabı verdi: "Eğer Resulullah (sav)`dan işittiğim bir söz olmasaydı kendimi bu sıkıntıya atmazdım. Efendimizin şöyle söylediğini işittim: "Kim atıcılık öğrenir ve sonra bırakırsa o bizden değildir - veya: asi olmuştur.-" &lt;br /&gt;HadisNo : 2215 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ukbe İbnu Amir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah tek bir ok sebebiyle üç kişiyi cennete koyar: 1-Onu yapan; yeter ki bunu hayır maksadıyla yapsın. 2-Atan. 3-Atana ulaştıran." &lt;br /&gt;HadisNo : 2216 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Bir rivayette ise şöyle buyurulmuştur: "Allah tek bir ok sebebiyle üç kişiyi cennete koyar: Yapan, yeterki hayır maksadıyla yapsın, atan) ve oku atana veren (münebbil). Atın, binin. Sizin (ok) atmanızı, ben binmenizde daha çok seviyorum. Her eğlence batıldır. Eğlenceleriniz içinde sadece şu üç şey (mubahtır), övgüye değer: Kişinin atını te`dib etmesi, hanımıyla mulatafede bulunması, yayla ok atıp, atılan okları toplaması. Bunlar Hakk`tandır. Kim öğrendikten sonra atışı, nefretle terkederse bilsin ki, bir nimeti terketmiştir -veya şöyle dedi-: "Bu nimete karşı nankörlük etmiştir." &lt;br /&gt;HadisNo : 2217 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Seleme İbnu`l-Ekva` &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) çarşıda ok yarışı yapan Beni Eslem`den bir grupla karşılaşmıştı. Onlara: "Ey İsmailoğulları, atın, zira atalarınız atıcı idiler. Atın, ben falan kabileyi tutuyorum" dedi. Bu söz üzerine bir grup atıştan vazgeçti. Efendimiz: "Ne oldu, niye atmıyorsunuz?" diye sordu. Şöyle cevap verdiler: "Nasıl atalım, siz öbür tarafı tutuyorsunuz!" Bunun üzerine: "Atın!" dedi, "ben hepinizi, her iki tarafı da tutuyorum." &lt;br /&gt;HadisNo : 2218&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-7861613130524583333?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/7861613130524583333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/musabaka-ve-atclkla-ilgili-hukumler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7861613130524583333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7861613130524583333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/musabaka-ve-atclkla-ilgili-hukumler.html' title='Müsabaka Ve Atıcılıkla İlgili Hükümler Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-791238213745958873</id><published>2009-09-25T07:48:00.001-07:00</published><updated>2009-09-25T07:48:31.950-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mürselat Suresi Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mürselat Suresi Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mürselat Suresi Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbds &lt;br /&gt;Hadis : Mürselat suresinde geçen: "O (ateş), her biri sanki bir kasr (büyüklüğünde) kıvılcım atar" (32. ayet) mealindeki ayet hakkında şunu söyledi: "Biz kış için üç zira` boyunda veya daha küçük odun toplar, bunlara: "kasr" derdik. İbnu Abbas: Müteakiben gelen ... ayetinde geçen ... kelimesini de "Gemi halatlarıdır, (kuvvetli olmaları için) insanların belleri kalınlığına ulaşacak kadar kat kat edilmiş kalın halatlar" diye açıklamıştır. &lt;br /&gt;HadisNo : 853&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-791238213745958873?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/791238213745958873/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/murselat-suresi-hakknda-hadisler_25.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/791238213745958873'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/791238213745958873'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/murselat-suresi-hakknda-hadisler_25.html' title='Mürselat Suresi Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-5694984867338313094</id><published>2009-09-25T07:47:00.002-07:00</published><updated>2009-09-25T07:48:00.958-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Münafikun Suresi Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Münafikun Suresi Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Münafikun Suresi Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : "...Medine`ye dönersek, şerefli kimseler alçakları and olsun ki, oradan çıkaracaktır" (Münafıkün, 8) mealindeki ayet hakkında şu açıklamayı yapmıştır: "Bunu söyleyen (meşhur münafık) Abdullah İbnu Übey İbni Selül`dür." &lt;br /&gt;HadisNo : 832 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Zeyd İbnu Erkam &lt;br /&gt;Hadis : Bir sefer esnasında Hz. Peygamber (sav)`le beraber çıkmıştık. Bir ara bütün askerler sıkıntıya düştü. Übey İbnu Selül (fırsattan istifade) şöyle dedi: "Resulullah`ın yanındakilere infak etmeyin de etrafından dağılsınlar." Ayrıca şunu da ilave etti: "Hele Medine`ye bir dönelim, aziz olanlar, zelil olanları oradan sürüp çıkaracaktır." Ben hemen gelip bu sözleri Hz. Peygamber`e haber verdim. Resulullah (sav) Übey İbnu Selül`e adam göndererek yanına çağırdı ve "Böyle mi söyledin?" diye sordu, İbnu Selül, böyle bir davranışa yer vermediğine dair yemin etti. (Orada bulunanlar bu söze inanarak): "Zeyd, Resulullah (sav)`a yalan söyledi" dediler. Bu sözlerine çok üzüldüm. Öyle ki, Cenab-ı Hakk beni tasdiken şu vahyi indirdi: "(Ey Muhammed) münafıklar sana gelince, "Senin, şüphesiz Allah`ın peygamberi olduğuna şehadet ederiz" derler. Allah, senin kendisinin peygamberi olduğunu bilir, bunun yanında münafıkların yalancı olduklarını da bilir..." (Münafikün, 1). (Zeyd) der ki: "Sonra Hz. Peygamber (sav), (onlara: "özür dileyin de) sizin için Allah`tan mağfiret taleb edeyim" dedi ise de başlarını çevirip gittiler." Zeyd İbnu Erkam (ra), "..Onlar tıpkı sıralanmış kof kütük gibidirler..." (Münafikun, 4) mealindeki ayetle ilgili olarak da şu açıklamayı yaptı: "Münafıklar yakışıklı kimselerdi." &lt;br /&gt;HadisNo : 833 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Bir keresinde, "kimin haccedecek kadar veya zekat farz olacak kadar malı olur da bu farzları ifa etmezse, ölüm sırasında geri dönüş (rec`a) taleb eder" buyurmuş da, bir adam kendisine: "Ey İbnu Abbas, Allah`tan kork, geri dönüşü küffar taleb edecektir" dedi. İbnu Abbas (ra): "Ben size bu hususta ayet okuyayım" dedi ve şu ayeti okudu: "Ey iman edenler, sizi ne mallarınız, ne evlatlarınız Allah`ın zikrinden alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir. Herhangi birinize ölüm gelip de: "Ey Rabbim, beni yakın bir müddete kadar geciktirseydin de sadaka verip dursaydım, iyi adamlardan olsaydım" diyeceğinden evvel size rızık olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcayın. Halbuki Allah hiçbir kimseyi eceli gelince, asla geri bırakmaz. Allah ne yaparsanız, hakkıyla haberdardır" (Münafikun 9-11) Adam tekrar: "Zekat vermeyi gerekli kılan miktar nedir?" diye sordu. İbnu Abbas (ra): "Mal iki yüz (dirheme) ulaşır ve geçerse." Adam: "Pekala, haccı gerekli kılan şey nedir?" diye sordu, İbnu Abbas: "Azık ve binek!" cevabını verdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 834&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-5694984867338313094?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/5694984867338313094/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/munafikun-suresi-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/5694984867338313094'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/5694984867338313094'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/munafikun-suresi-hakknda-hadisler.html' title='Münafikun Suresi Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-7425202442977933821</id><published>2009-09-25T07:47:00.001-07:00</published><updated>2009-09-25T07:47:27.348-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mülk Suresi Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mülk Suresi Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mülk Suresi Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kur`an-ı Kerim`de otuz ayetlik (şanı yüce) bir süre vardır. Bu süre (kendisini okuyan) kimseye (kıyamet günü) şefaat eder ve Allah`ın onu affetmesini sağlar. Bu süre Tebarekellezi bi-Yedihi`l`Mülk`dür" (Ebu Davud`daki rivayette: "(Okumak suretiyle) arkadaşlığını kazanan kimseye sure şefaat eder" denilmiştir.) &lt;br /&gt;HadisNo : 841 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Tirmizi`de, İbnu Abbas`tan gelen bir diğer rivayette, İbnu Abbas (ra) Resulullah (sav)`ın şöyle dediğini belirtir: "Bu süre (kabir azabına, veya kabir azabına sebep olan günahlara karşı) engeldir, bu süre kurtuluş sebebidir, kişiyi kabir azabından kurtarır." (Rezin şunu ilave etmiştir: "İbni Şihab demiştir ki: "Humeyd İbnu Abdirrahman`ın bana haber verdiğine göre, Resulullah şöyle buyurmuştur: "Mülk suresi, kabirde, arkadaşı yerine mücadele eder (ve onu azabtan korur)) &lt;br /&gt;HadisNo : 842&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-7425202442977933821?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/7425202442977933821/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mulk-suresi-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7425202442977933821'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7425202442977933821'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mulk-suresi-hakknda-hadisler.html' title='Mülk Suresi Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-2625961108682036505</id><published>2009-09-25T07:46:00.004-07:00</published><updated>2009-09-25T07:47:02.770-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müebbed Haramlık Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Müebbed Haramlık Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Müebbed Haramlık Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : İbnu Abbas (ra), "Nesebten yedi, sıhriyetten de yedi kişi haram edilmiştir" demiş ve şu ayeti okumuştur. (Mealen): "Size şu kadınları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kızkardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, kızkardeşlerinizin kızları, sizi emzirmiş olan süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, hanımlarınızın anneleri, aranızdan zifaf geçmiş olan kadınlarınızdan doğan üvey kızlarınız. Eğer zifaf geçmemişse onların kızlarını nikahlamakta size günah yoktur. Öz oğullarınızın hanımlarını nikahlamanız ve iki kızkardeşi birden nikahınız altına almanız da size haram kılındı.." (Nisa 23) &lt;br /&gt;HadisNo : 5666 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Amr İbnu Şuayb an Ebihi an Ceddihi &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir erkek bir kadınla nikah yapar ve temasta bulunursa, artık o kadının kızını nikahlaması ona helal olmaz. Eğer kadına temas etmemişse kızını nikahlayabilir. Bir erkek bir kadını nikahlarsa, kadına temas etmiş olsa da olmasa da kadının annesiyle artık nikahlanamaz." &lt;br /&gt;HadisNo : 5667 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ali &lt;br /&gt;Hadis : Kadınların anneleri, kızla olan nikah akdine vaty (temas ) inzimam etmedikçe haram olmaz. Anneye duhul (temas ) olmadıkça da kız haram olmaz." [Hadisin kaynağı Teysir`de sehven Tirmizi olarak zikredilmiştir. Camiu`l-Usul`de Rezin`in ilavesi olduğu belirtilmiştir] &lt;br /&gt;HadisNo : 5668 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ali &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Aziz ve Celil olan Allah, nesebten haram ettiğini sütten de haram etti." &lt;br /&gt;HadisNo : 5669 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Ebu`l-Kuays`ın kardeşi Eflah, örtünmeyi emreden ayet indikten sonra yanıma girmek için izin istedi. Ben: "Allah`a yemin olsun, Resulullah (sav)`dan izin istemedikçe ben ona izni vermeyeceğim! Çünkü onun kardeşi Ebu`l-Kuays beni emziren kimse değildir, beni Ebu`l-Kuays`ın hanımı emzirdi! " dedim. Derken yanıma Aleyhissalatu vesselam girdiler. "Ey Allah`ın Resulü" dedim, Ebu`l-Kuays`ın kardeşi Eflah yanıma girmek için izin istedi. Ben sizden sormadıkça izin vermekten imtina ettim!" dedim. Resulullah (sav): "Amcana izin vermekten seni alıkoyan sebep ne?" buyurdular. Ben: "Ey Allah`ın Resulü!" dedim. Beni emziren erkek değil. Beni onun hanımı emzirdi" dedim. Resulullah yine: "Sen onun girmesine izin ver. Zira o senin amcandır, Allah iyiliğini versin" buyurdular. (Urve devamla der ki): "İşe bu sebeple Hz. Aişe (ra): "Neseb sebebiyle haram kıldıklarınızı emme sebebiyle de haram kılın!" derdi." &lt;br /&gt;HadisNo : 5670 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ali &lt;br /&gt;Hadis : Ben: "Ey Allah`ın Resulü! Siz niye bizi bırakıp da Kureyş`e rağbet gösteriyorsunuz?" demiştim. Bana: "Yanınızda rağbet göstereceğim bir (kadın) var mı?" dedi. Ben: "Elbette, Hamza`nın kızı var!" dedim. Bunun üzerine: "O bana helal olmaz. Çünkü o, benim süt kardeşimin kızıdır" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5671 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Yanımda oturan bir erkek olduğu halde, Resulullah (sav) odama girdi. Bu hal, ona bir hayli ağır geldi [ve rengi değişti], öfkesini yüzünden okudum. Bunun üzerine: "Ey Allah`ın Resulü! Bu benim süt kardeşimdir!" dedim. "Siz kadınlar süt kardeşlerinizi iyi düşünün! Çünkü süt kardeşliği, açlıktan dolayı hasıl olur!" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5672 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir veya iki emme ile (süt kardeşliği) haramlığı hasıl olmaz." &lt;br /&gt;HadisNo : 5673 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Katade &lt;br /&gt;Hadis : İbrahim en-Nehai`ye yazarak emme (rada`) hakkında sordum. Bana: "Şureyh bize Hz. Ali ve İbnu Mes`ud (ra)`un, "Emmenin azı da çoğu da haramı sabit kılar" dediklerini yazdı." Ebu`ş-Şa`şa el-Muharibi ise: "Hz. Aişe (ra)`den: "Resulullah`ın: "Bir iki emme harama sebep olmaz" dediğini rivayet etmiştir" dedi." &lt;br /&gt;HadisNo : 5674 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Kur`an olarak inenler meyanında "Malum on emme ile haram sabit olur" ayeti de vardı. Sonra (Rab Teala) onları, malum beş emme ile neshetti. Bu (beş emme) ayetleri, Kur`an`ın okunan ayetleri arasında iken Aleyhissalatu vesselam vefat etti. &lt;br /&gt;HadisNo : 5675 &lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : İki yıl içerisindeki emme tek bir emmeden ibaret olsa bu, (evlenmeyi) haram kılar. &lt;br /&gt;HadisNo : 5676 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Dinar &lt;br /&gt;Hadis : Bir adam İbnu Ömer (ra)`e büyüğün emmesinden sormuştu. Şu cevabı verdi: "Bir adam Ömer (ra)`e gelip: "Benim, kendisine temasta bulunduğum bir cariyem vardı. Hanımım bunu önlemeye azmetti ve cariyeyi emzirdi ve bana da: "Sakın ha! Vallahi ben cariyeni emzirdim!" dedi. (Şimdi ne yapmalıyım?" diye) sordu. Babam Ömer ona şöyle cevap verdi: "Hanımım çatlat: Git cariyene temasta bulun. Çünkü (harama sebep olan) emme küçüklükte olan emmedir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5677 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Yahya İbnu Said &lt;br /&gt;Hadis : Bir adam gelerek Ebu Musa (ra) hazretlerine şöyle bir soru sordu: "Ben hanımımın memesinden bir miktar süt emdim ve bu mideme kadar ulaştı. (Hanım bana haram mı oldu?)" Ebu Musa: "Ben hanımının sana haram olmasından başka bir şey görmüyorum!" dedi. Orada İbnu Mes`ud da vardır. Araya girip: "Adama verdiğin fetvaya bak!" dedi. O da: "Pekiyi, sen ne diyorsun?" dedi. İbnu Mes`ud: "İki yaş içerisinde olan emme için haram vardır!" buyurdu. Bunun üzerine Ebu Musa (ra): "Şu alim, aranızda olduğu müddetçe bana bir şey sormayın!" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 5678 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ümmü Seleme &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Evlenmeyi haram kılan emme, çocuk memede iken, barsağı yoracak kadar olan emmedir. Bu da, sütten kesmenin şer`i müddetinden önce olmalıdır." &lt;br /&gt;HadisNo : 5679 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ukhe İbnu`l-Haris &lt;br /&gt;Hadis : Anlattığına göre, Ukbe, Ebu İhab İbnu Aziz`in kızı [Ümmü Yahya] ile evlenmişti. Kendisine [siyah] bir kadın gelerek: "Ben Ukbe`yi ve onun evlendiği kızı emzirmiştim!" dedi. Ukbe kadına: "Ben senin onu (gerçekten) emzirdiğini bilmiyorum. Bana (daha önce) söylemedin de!" dedi. [Ebu İhab ailesine gidip sordu. Onlar bilmediklerini söylediler. Ukbe bunun üzerine] bineğine atlayarak Resulullah (sav)`ı görmek üzere Medine`ye gitti. Aleyhissalatu vesselam: "(Süt kardeşi olduğunuz) söylendikten sonra nasıl beraberliğiniz devam eder? [Onu derhal bırak!]" buyurdular. Ukbe hemen hanımından ayrıldı. Kadın da başka koca ile nikah yaptı. &lt;br /&gt;HadisNo : 5680 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Anlattığına göre; kendisine, iki hanımı olan bir adamdan sorulmuş, "Bu adamın hanımlarından biri bir kızı, diğeri de bir oğlanı emzirmiştir. Acaba, bu kızla oğlan birbirlerine helal olur mu?" denmiştir. İbnu Abbas: "Hayır, çünkü erkeğin suyu birdir!" demiştir. &lt;br /&gt;HadisNo : 5681 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Haccac İbnu Haccac &lt;br /&gt;Hadis : Haccac İbnu Haccac, babası (ra)`tan anlatıyor: "Ey Allah`ın Resulü" dedim, "benden emmenin üzerimde kalan hakkını giderecek olan şey (kefaret) nedir?" "Erkek veya kadın bir köle (azadı)dır!" buyurdular." &lt;br /&gt;HadisNo : 5682&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-2625961108682036505?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/2625961108682036505/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muebbed-haramlk-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2625961108682036505'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2625961108682036505'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muebbed-haramlk-hakknda-hadisler.html' title='Müebbed Haramlık Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-4446343456355991737</id><published>2009-09-25T07:46:00.003-07:00</published><updated>2009-09-25T07:46:38.301-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müebbed Haram Gerektirmeyen Durumlar Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Müebbed Haram Gerektirmeyen Durumlar Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Müebbed Haram Gerektirmeyen Durumlar Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) hala ile teyzenin veya hala ile halanın aynı adamın nikahında birleştirilmesini mekruh addetti." [Bir rivayette: "Resulullah (sav), kadının halası veya teyzesi üzerine nikahlanmasını yasakladı" denmiştir.] &lt;br /&gt;HadisNo : 5683 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Şa`bi &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Cabir (ra)`i dinledim, "Resulullah (sav) kadının halası veya teyzesi üzerine nikahlanmasını yasakladı" demişti. &lt;br /&gt;HadisNo : 5684 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) kadının halası üzerine, kadının teyzesi üzerine nikahlanmasını yasakladı." Ravi devamla dedi ki: "Biz, kadının babasının teyzesini de aynı makamda görürüz." &lt;br /&gt;HadisNo : 5685 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Dahhak İbnu Firuz &lt;br /&gt;Hadis : Babasından naklen diyor ki: "Ey Allah`ın Resulü," dedim. "Ben Müslüman olduğum zaman nikahımda iki kızkardeş vardı (ne yapalım?)" "Onlardan dilediğin birini boşa!" emrettiler." &lt;br /&gt;HadisNo : 5686 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Kabisa İbnu Züeyb &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Osman (ra)`a bir adam: "Köle olan iki kızkardeş, bir kişinin nikahı altında birleştirilebilir mi?" diye sordu. Hz. Osman: "Onların bu şekilde nikahlanmasını bir ayet helal, bir ayet de haram kıldı. Ben ise, böyle bir şeyi yapmayı sevmem!" dedi. Adam Hz. Osman`ın yanından çıktı. Resulullah (sav)`ın ashabından bir kimseye rastladı. Bu meseleyi ona da sordu. O da; "Bana gelince, yetki benim elimde olsa, bunu yapan birini bulduğum takdirde ona mutlaka ibaretamiz bir ceza veririm!" dedi. İbnu Şihab rahimehullah: "Bu cevabı veren zatın Ali İbnu Ebi Talib (ra) olduğunu zannediyorum" dedi. İmam Malik: "Böyle bir sözü Zübeyr (ra)`in söylediği bana ulaştı" demiştir. &lt;br /&gt;HadisNo : 5687 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;,&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Bir adam hanımını üç talakla boşadı. Kadınla bir başka adam evlendi, ancak bu adam da kadını temasdan önce boşadı. (Kadın tekrar önceki kocasına dönmek istemişti.) Resulullah (sav)`a bu hususta soruldu. "Hayır! İkincisi kadının balcığından tatmadıkça önceki tadamaz!" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5688 &lt;br /&gt;,&lt;br /&gt;Ravi : Zübeyr İbnu Abdirrahman İbnü`z-Zübeyr el-Kurazi &lt;br /&gt;Hadis : Rifaa İbnu Simval, Resulullah (sav) zamanında, hanımını üç talakla boşadı. Ondan sonra kadın Abdurrahman İbnu`z-Zübeyr`le evlendi. Abdurrahman, kadına temaşa muktedir olmadığı için, ondan yüz çevirdi ve ayrıldılar. Kadını boşamış olan eski kocası Rifaa kadınla yeniden nikahlanmak istedi. Arzusunu Resulullah`a açtı. Aleyhissalatu vesselam Rifaa`ya onunla evlenmesini yasakladı. "Kadın balcığı tadıncaya kadar, sana helal olmaz!" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 5689 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;,&lt;br /&gt;Ravi : Zeyd İbnu Sabit &lt;br /&gt;Hadis : Anlattığına göre, kendisi bir cariyeyi üç kere boşayıp sonra satın alan bir adam hakkında "Bu cariye, bir başka kocaya varmadıkça ona helal olmaz" diyordu. &lt;br /&gt;HadisNo : 5690 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;,&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Muhammed İbni İlyas &lt;br /&gt;Hadis : İbnu Abbas, Ebu Hureyre ve İbnu`l-As (ra)`dan kocası tarafından duhulden (temastan) önce üç talakla boşanan bakire kız (bu ilk kocası ile yeniden nikah yapmak istese nasıl olur? diye) soruldu. Hepsi de: "Bir başka zevce ile evlenmedikçe eskisine helal olmaz!" dediler. &lt;br /&gt;HadisNo : 5691 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;,&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Ali, Hz. Cabir ve Hz. İbnu Mes`ud (ra), Resulullah (sav)`ın "hülle yapana da hülle yaptırana da lanet ettiğini" anlattılar. &lt;br /&gt;HadisNo : 5692 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;, &lt;br /&gt;Ravi : Misver İbnu Mahreme &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Ali (ra) nikahı altında Fatıma (ra) olduğu halde Ebu Cehl`in kızına talib oldu. Bunu işiten Hz. Fatıma, Resulullah (sav)`a gelerek: "Kavmin, kızları için senin hiç gadablanmayacağını zannediyor. İşte Ali, Ebu Cehl`in kızıyla evlenecek!" dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam kalktı, minbere çıkti, şehadet getirdi ve şu hitabede bulundu: "Emma ba`d! Ben Ebu`l-As İbnu`r-Rebi`e (kızımı) nikahladım. Bana konuştu ve doğruyu söyledi [vadetti ve vaadini tuttu. Şurası muhakkak ki ben helal olanı haram kılmıyorum, haramı da helal kılmıyorum]. Fatıma benden bir parçadır. Onu üzen beni de üzer. Allah`a yemin olsun Resulullah (sav)`ın kızı Allah düşmanının kızıyla ebediyyen bir araya gelmeyecektir!" Ravi der ki: "Ali istemekten vazgeçti." &lt;br /&gt;HadisNo : 5693 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;,&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "Resulullah (sav)`ın minberde şöyle söylediğini işittim: "Beni Hişam İbnu`l-Mugire ailesi, kızlarını Ali İbnu Ebi Talib`le evlendirmek için benden izin istiyor. Ben izin vermedim, vermiyorum ve vermeyeceğim! Ancak, Ebu Talib`in oğlu kızımı boşayıp, kızlarını almak isterse o başka! Şunu iyi bilin, Fatıma benden bir parçadır. Onu üzen beni de üzer, ona eziyet olan bana da eziyet olur." &lt;br /&gt;HadisNo : 5694 &lt;br /&gt;, &lt;br /&gt;Ravi : İbnu Şihab &lt;br /&gt;Hadis : Abdullah İbnu Amir, Hz. Osman (ra)`a bir cariye hediye etti. Bu cariyeyi Basra`da satın almıştı ve onun kocası da vardı. Osman: "Ben ona yaklaşmam, onun kocası var!" dedi. Bunun üzerine İbnu Amir, kocasını razı etti ve cariyeden ayırdı. &lt;br /&gt;HadisNo : 5695 &lt;br /&gt;, &lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : İmam Malik`e ulaştığına göre, "İbnu Abbas ve İbnu Ömer (ra)`e, nikahı altında hür bir kadın olduğu halde bunun üzerine bir cariye nikahlamak isteyen bir adam hakkında soruldu. Bunlar, adamın ikisini cemetmesini mekruh addettiler." &lt;br /&gt;HadisNo : 5696&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-4446343456355991737?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/4446343456355991737/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muebbed-haram-gerektirmeyen-durumlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/4446343456355991737'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/4446343456355991737'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muebbed-haram-gerektirmeyen-durumlar.html' title='Müebbed Haram Gerektirmeyen Durumlar Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-8071535064850409459</id><published>2009-09-25T07:46:00.001-07:00</published><updated>2009-09-25T07:46:10.956-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müdebber Kılma - Mükatebe Yapma Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Müdebber Kılma - Mükatebe Yapma Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Müdebber Kılma - Mükatebe Yapma Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Bir adam, kölesini "benden sonra hür olsun" diye azad etmişti. Sonradan ona ihtiyacı doğdu. Resulullah (sav) köleyi alarak: "Bunu benden kim satın alacak?" dedi. Nuaym İbnu Abdillah İbni`n-Nehham (ra) şu şu miktar fiyata satın aldı. Resulullah o parayı (köle sahibine) verdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 4178 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Nafi` &lt;br /&gt;Hadis : İbnu Ömer (ra), kendine ait iki cariyeyi müdebber kıldı. Onlar müdebber oldukları halde İbnu Ömer onlara temasta bulunuyordu. &lt;br /&gt;HadisNo : 4179 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Amr İbnu Şuayb (an ebihi an ceddihi) &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim kölesi ile yüz okiyye üzerinden mükatebe yapsa da, kölesi bunun on okiyyesi hariç hepsini ödese, yine de köledir." &lt;br /&gt;HadisNo : 4180 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Davud`un bir rivayetinde şöyle buyurulur: "Mükateb, üzerinde bir dirhemlik borç kaldığı müddetçe köledir." &lt;br /&gt;HadisNo : 4181 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mükatebe karşı bir hadd işlenir (diyet almaya hak kazanırsa) veya mirasa mazhar olursa, (borcunu ödeyerek) hürriyetinden kazandığı miktarca onlara varis olur." Resulullah (sav) şöyle buyurdular: "Mükateb, ödediği hisse nisbetinde hür diyeti öder, geri kalanı köle diyetinden öder." &lt;br /&gt;HadisNo : 4182 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ümmü Seleme &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) bize buyurdular ki: "Sizden birinin mükatebetinin size hala ödeyeceği borcu varsa da, ona karşı örtünsün." &lt;br /&gt;HadisNo : 4183 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Musa İbnu Enes İbn-i Malik &lt;br /&gt;Hadis : Şirin, Hz. Enes`e mükatebe yapma talebinde bulundu. Hz. Enes çok zengindi, mükatebe yapmayı reddetti. Şirin Hz. Ömer (ra)`e başvurdu. Hz. Ömer, Enes (ra)`i çağırarak: "Şirinle mükatebe yap!" emretti. Enes (ra) yine kabul etmedi. Hz. Ömer, çubuğuyla Enes`e vurdu. Ve şu ayeti okudu: "Kölelerinizden hür olmak için bedel vermek (mukatebe yapmak) isteyenlerin, -onlardan bir iyilik görürseniz- bedel vermesini kabul edin" (Nur 33). Bunun üzerine Hz. Enes mukatebe yaptı. &lt;br /&gt;HadisNo : 4184 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Berire mükatebe bedelini ödemede yardım istemeye geldi..." &lt;br /&gt;HadisNo : 4185 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Nesai`nin rivayetinde şu ziyade mevcuttur: "Berire (ra) kendi nefsinin hürriyete kavuşması için dokuz okiyye üzerine mükatebe yaptı. Her sene bir okiyye ödeyecekti. Resulullah (sav) onu, (hürriyetine kavuştuğu zaman) kocası ile beraberliğe devam etme veya boşanma hususunda muhayyer bıraktı, Kocası köle idi. Berire kendini (kocadan ayrılmayı) tercih etti. Urve der ki: "Kocası hür olsaydı, Aleyhissalatu vesselam Berire`yi muhayyer bırakmazdı." &lt;br /&gt;HadisNo : 4186&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-8071535064850409459?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/8071535064850409459/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mudebber-klma-mukatebe-yapma-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/8071535064850409459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/8071535064850409459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mudebber-klma-mukatebe-yapma-hakknda.html' title='Müdebber Kılma - Mükatebe Yapma Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-5419722963376493110</id><published>2009-09-25T07:45:00.003-07:00</published><updated>2009-09-25T07:45:46.248-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müddessir Suresi Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Müddessir Suresi Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Müddessir Suresi Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Said &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), Müddessir suresinin, "Onu sarp bir yokuşa sardıracağım" mealindeki 17. ayetinde geçen "sarp yokuş" kelimesini "Ateşten bir dağdır, kafir ona yetmiş yılda çıkar, çıktıktan sonra tekrar yetmiş yılda cehenneme geri iner. Böylece cehennemde ebediyyen azab çeker" diye açıklamıştır." &lt;br /&gt;HadisNo : 849 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Yahudilerden bir kısmı, Hz. Peygamber (sav)`in bazı ashabına: "Peygamberiniz, cehennem bekçilerinin sayısını biliyor mu?" diye sordular. Onlar: "Şimdilik bilmiyoruz, kendisinden soralım!" diye cevap verdiler. İçlerinden biri Hz. Peygamber (sav)`e gelerek: "Ey Muhammed! Bugün ashabına galebe çalındı" dedi. Resulullah (sav): "Ne ile, nasıl galebe çaldılar?" diye sordu. "Yahudiler," dedi, onlara: "Peygamberiniz cehennem bekçilerinin sayısını biliyor mu?" diye sordu. "Peki ne cevap verdiler?" "Şimdilik bilmiyoruz, peygamberimizden soralım" dediler. Hz. Peygamber (sav): "Bir kavme bilmediği şey sorulursa, onlar da: "Bilmiyoruz, peygamberimize soralım deseler bu onlara galebe çalmak mı sayılır hiç? Fakat Yahudiler peygamberlerine (olmayacak şey sormuşlar): "Bize açıktan açığa Allah`ı göster!" demişlerdi. O Allah düşmanlarını bana getirin. Ben de onlara cennetin beyaz toprağından sarayım." dedi. Yahudiler geldiler ve: "Ey Ebu`l-Kasım, cehennemin bekçileri kaç tanedir?" dediler. Hz. Peygamber (sav) parmaklarıyla bir on, bir de dokuz göstererek "19" dedi. "Evet!" dediler. Resulullah (sav) da onlara: "Pekala cennetin toprağı nasıldır?" diye sordu. Bir ara sustular. Sonra: "Ey Ebu`l-Kasım, bize sen söyle!" dediler. Resulullah (sav): " Beyaz undan yapılmış ekmektir." &lt;br /&gt;HadisNo : 850 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Müddessir suresinin 56. ayetinde geçen, "O, kendisinden korkulmaya daha layık, bağışlamaya daha ehildir" ifadesini Hz. Peygamber (sav)`in şöyle tefsir ettiğini belirtir: "Cenab-ı Hakk (burada) buyuruyor ki: "Ben korkulmaya layığım, kim benden korkarsa, kendine bir başka ilah edinmesin, onu affetmeye de ben ehilim, (bir başkası affedemez)" &lt;br /&gt;HadisNo : 851&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-5419722963376493110?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/5419722963376493110/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muddessir-suresi-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/5419722963376493110'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/5419722963376493110'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muddessir-suresi-hakknda-hadisler.html' title='Müddessir Suresi Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-6706772445441962030</id><published>2009-09-25T07:45:00.001-07:00</published><updated>2009-09-25T07:45:19.125-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müçtehidin Sevabı Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Müçtehidin Sevabı Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Müçtehidin Sevabı Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;Ravi : Amr İbnu`l-As &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hakim içtihad eder ve isabet ederse kendisine iki ücret (sevap) verilir. Eğer içtihad eder ve hata edese ona bir ücret vardır." &lt;br /&gt;HadisNo : 4887 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Yahya İbnu Said &lt;br /&gt;Hadis : Ebu`d-Derda, Selman-ı Farisi (ra)`ye: "Arz-ı Mukaddese`ye gel!" diye yazmıştı. Selman ona şöyle cevap yazdı: "Arz kimseyi takdis etmez. İnsanı mukaddes kılan şey amelidir. Bana ulaştığına göre, sen orada tabib kılınmışsın ve hastaları tedavi ediyormuşsun. Eğer tedavi edebiliyorsan ne mutlu sana. Eğer mütetabbib isen, insanları öldürüp cehennemlik olmaktan sakın!" Ebu`d-Derda (ra) iki kişi arasında hükmedince, onlar yanından ayrıldıkları vakit onlara bakar ve: "Vallahi mütetabbibdir. Bana geri donun. Kıssanızı bana iade edin (meselenizi iyice tetkik edeyim)!" derdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 4888&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-6706772445441962030?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/6706772445441962030/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muctehidin-sevab-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6706772445441962030'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6706772445441962030'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muctehidin-sevab-hakknda-hadisler.html' title='Müçtehidin Sevabı Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-6428549607367717539</id><published>2009-09-25T07:44:00.003-07:00</published><updated>2009-09-25T07:44:54.727-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mücadele Suresi Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mücadele Suresi Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mücadele Suresi Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Hamd o Allah`a dır ki, bütün sesleri işitir. Israrcı (mücadeleci) kadın Havle, Hz.Peygamber (sav)`i evinin yanında buldu. Resulullah (sav)`a birşeyler söylüyordu. Ama ne söylediğini işitmiyordum. Cenab-ı Hakk şu ayeti indirdi: "(Habibim) Zevci hakkında seninle direşip duran (nihayet halinden) Allah`a şikayet etmekte olan (kadın)ın sözünü umulduğu veçhile Allah dinlemiştir. Allah sizin konuşmanızı zaten işitiyordu. Çünkü Allah hakkıyla işitici, kemaliyle görücüdür" (Mücadele 1). &lt;br /&gt;HadisNo : 817 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Havle bintu Malik İbni Sa`lebe &lt;br /&gt;Hadis : Kocam Evs İbnu`s-Samit bana zıharda bulunmuştu. Derhal Hz. Peygamber (sav)`e şikayete geldim. Resulullah (sav)`a durumu arzedince bana: "Allah`tan kork, o senin amcaoğlundur" diye onun hakkında beni iknaya çalışıyordu. Ben ısrarıma devam ettim. Derken ayet nazil oldu, "(Habibim) zevci hakkında seninle direşip duran (nihayet halinden) Allah`a şikayet etmekte olan kadının sözünü umduğu veçhile Allah dinlemiştir..." (Mücadele, 1). Vahiy üzerine Resulullah (sav): "Kocan bir köle azad eder" buyurdu. Ben: "Onun kölesi yok!" dedim. Resulullah (sav): "Öyleyse ard arda iki ay oruç tutar" dedi. Ben tekrar: "Ey Allah`ın Resulü, kocam çok yaşlıdır, oruca tahammül edemez!" dedim. "Öyleyse",dedi, "altmış fakir doyursun!" "Onun elinde", dedim, "sadaka olarak verecek hiçbir şeyi yok, (nasıl altmış fakir doyuracak?)" "Öyleyse," dedi, "ona ben yardım edeyim. Şu bir arak hurmayı al götür!" "Ey Allah`ın Resulü", dedim, "diğer bir arak`ı da ben verip ona yardım edeyim." "Güzel söyledin", dedi, "git bunlarla ona bedel altmış fakiri doyur. Sonra da (eski nikahınla) amcaoğluna dön!" Ravi bir arakın altmış sa` miktarında bir ölçek olduğunu belirtti. &lt;br /&gt;HadisNo : 818 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ali &lt;br /&gt;Hadis : "Ey iman edenler, siz Peygambere mahrem bir şey arzetmek istediğiniz vakit bu mahrem konuşmanızdan evvel sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı, daha temizdir. Fakat bulamazsanız şüphe yok ki Allah çok mağfiret edici, çok esirgeyicidir" (Mücadele, 12) mealindeki ayet nazil olduğu zaman Hz. Resulullah (sav) bana: "(Bu sadakanın) bir dinar olmasına ne dersin?" diye sordu. Ben: "Bu miktar çoktur, takat getiremezler" dedim. "Yarım dinara ne dersin?" dedi. "Ona da takat getiremezler" dedim. "Öyleyse ne kadar olsun?" dedi. "Bir kıl (ağırlığında altın) miktarı" dedim. "Sen de pek parasızsın!" dedi. Bunun üzerine şu ayet indi: "Mahrem konuşmanızdan evvel sadakalar vereceğinizden korktunuz mu? Çünkü işte yapmadınız. (Bununla beraber) Allah sizin tövbelerinizi kabul etti. O halde namazı kılın. Zekatı verin. Allah ve Peygamberine (diğer emirlerinde de) itaat edin. Allah ne yaparsanız hakkıyla haberdardır" (Mücadele, 13). Hz. Ali (ra) der ki: "Allah, benim sebebimle bu ümmetin mükellefiyetini hafifletti." &lt;br /&gt;HadisNo : 819 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ali &lt;br /&gt;Hadis : Bu ayet ile benden başkası amel etmedi. (Rezin`in ilavesidir, İbnu Kesir kaydetmiştir (4, 326)) &lt;br /&gt;HadisNo : 820&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-6428549607367717539?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/6428549607367717539/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mucadele-suresi-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6428549607367717539'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6428549607367717539'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mucadele-suresi-hakknda-hadisler.html' title='Mücadele Suresi Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-7244154425148451144</id><published>2009-09-25T07:44:00.001-07:00</published><updated>2009-09-25T07:44:23.803-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mübah Olan Kazançlar Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mübah Olan Kazançlar Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mübah Olan Kazançlar Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Muhakkak ki yediğinizin en temizi kendi kesbinizden olandır. Muhakkak ki evladlarınız da kendi kesbinizdendir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5167 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Sa`d İbnu Ebi Vakkas &lt;br /&gt;Hadis : Sanki Mudar kabilesine mensup uzun boylu bir kadın ayağa kalkıp: "Ey Allah`ın Resulü! Biz (kadın)lar babalarımız ve evladlarımız ve kocalarımız üzerine yüküz. Onların mallarında emirleri dışında, tasarrufu bize helal olan nedir?" diye sualde bulundu. Aleyhissalatu vesselam: "Size helal olan "taze"dir. Ondan hem yiyin, hem de hediye edin!" buyurdular." Ebu Davud der ki: "Tazeden maksad ekmek, sebze ve taze meyve gibi fazla kalınca bozulan yiyecekleridir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5168 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Süfyan`ın karısı Hind, (Bir gün gelerek) "Ey Allah`ın Resulü" dedi. "Ebu Süfyan cimri bir adamdır. Bana ve çocuğuma yetecek miktarda (nafaka) vermiyor. Durumu idare için, onun bilmez tarafından, almam gerekiyor! (Ne yapayım?)" Aleyhissalatu vesselam: "Örfe göre sana ve çocuğuna kifayet edecek miktarda al!" buyurdular." &lt;br /&gt;HadisNo : 5169 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Kasım İbnu Muhammed &lt;br /&gt;Hadis : Bir adam İbnu Abbas (ra)`a: "Yanımda bir devesi olan bir yetim var. Devesinin sütünden içebilir miyim?" diye sormuştu. İbnu Abbas şu cevabı verdi: "Eğer deve kaybolunca arıyor, katran vesairesini sürerek tedavisini yapıyor, su yalağını onarıyor, sulama gününde suyunu içiriyorsan yavruya zarar vermeden ve memeyi tamamen kurutmadan içebilirsin." &lt;br /&gt;HadisNo : 5170 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Üzerine ücret almada en haklı olduğunuz şey Kitabullah`tır." &lt;br /&gt;HadisNo : 5171 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Anlatıldığına göre, kendisine mushaf yazmanın ücreti hakkında sorulmuştu. Şu cevapta bulundu: "Bunda bir beis yok. Onlar, bu işte, ressam durumundadırlar, ellerinin emeğini yemektedirler." [Rezin tahric etmiştir.] &lt;br /&gt;HadisNo : 5172 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Ebu Bekr (ra) halife seçildiği zaman: "Kavmim biliyor ki, benim mesleğim ailemin nafakasını te`minden aciz değildir. Ancak şimdi Müslümanların işleriyle meşgulüm. Bu sebeple Ebu Bekr`in ailesi beytü`l-malden yiyecek, o da Müslümanlar için çalışacak" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 5173 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Büreyde &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biz kimi bir işe tayin eder, bir rızık tahsis edersek, bu tahsis edilenden maada aldığı gulüldür (devlet malından hırsızlıktır)." &lt;br /&gt;HadisNo : 5174 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Müstevrid İbnu Şeddad &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bize memur olursa, kendine bir zevce edinsin. Hizmetçisi yoksa bir de hizmetçi edinsin. Meskeni yoksa bir mesken edinsin." Hz. Ebu Bekr (radıyallahu anh) dedi ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselamım şöyle buyurdukları bana haber verildi: "Kim bunun dışında bir şey edinirse, bu kimse haindir, hırsızdır." &lt;br /&gt;HadisNo : 5175 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Amr es-Sa`di &lt;br /&gt;Hadis : Hilafeti sırasında Hz. Ömer`in yanına geldim. Hz. Ömer: "Bana haber verildiğine göre, sen Müslümanların işlerinden bir kısmını üzerine almışsın ve sana maaş verilince almaktan kaçınmışsın (doğru mu)?" diye sordu. Ben de: "Evet!" dedim. Bunun üzerine Hz. Ömer: "Bundan maksadın ne?" dedi. Ben de: "Benim atlarım var, kölelerim var (halim vaktim iyidir), hayır üzereyim. Ben maaşımın Müslümanlara sadaka olmasmı istiyorum" dedim. Hz. Ömer: "Hayır! Böyle yapma! Çünkü (bir ara ben de senin gibi düşünmüş), senin arzu ettiğin şeyi arzu etmiştim. Resulullah (sav) bana ihsanda bulunuyordu. Ben de: "Bu parayı ona benden daha çok muhtaç olan birine ver!" diyordum. Hatta bir seferinde (aleyhissalatu vesselam) yine bana mal vermişti. Ben yine: "Bunu, onu benden daha çok muhtaç olan kimseye ver!" demiştim. Aleyhissalatu vesselam: "Onu al, kendi malın yap, sonra tasadduk et! Bu maldan, sen talep etmeden, bekler vaziyeti almadan, gelen olursa onu al. Böyle olmayana gönlünü bağlama!" buyurdular." &lt;br /&gt;HadisNo : 5176 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Vail İbnu Hucr &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) Hadramevt`te bulunan bir araziyi ikta` etti. O sırada Hz. Muaviye orada emir idi. Kendisine o araziyi bana vermesi için yazdı." &lt;br /&gt;HadisNo : 5177 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Kesir İbnu Abdillah İbnu Amr İbni Avf el-Müzeni &lt;br /&gt;Hadis : Babasından, o da ceddi (ra)`tan anlatıyor: "Resulullah (sav), Bilal İbnu Haris el-Müzeni`ye Kabaliyye madenlerini, yüksekte olanları ve alçakta olanlarıyla, (Necid`de bulunan) Kuds dağında ekine elverişli olan yerlerle birlikte ikta` kıldı. Ancak ona hiçbir Müslümanın hakkını vermedi. (Bu ikta` beratını) ona şöyle yazdı: "Bismillahirrahmanirrahim. Bu Allah`ın Resulü Muhammed`in Bilal İbnu`l-Haris`e verdiği(nin beratı)dır. Ona, el-Kabaliyye mıntıkasının, alçak ve yüksek (yerlerinin) madenlerini vermiştir." [Bir rivayette şu ziyade var: "(Medine`ye dört beridlik mesafede yer alan Zatu`n-Nusub ve (Necd`de yer alan) Kuds mevkiinin ekime elverişli olan kısmını da verdi. Hiçbir Müslümanın hakkını vermedi. (Bu berat metnini Resulullah`ın emriyle, katibi) Übey İbnu Ka`b yazdı."] &lt;br /&gt;HadisNo : 5178 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), Zübeyr (ra)`e atının koştuğu yer(e kadar olan mesafeyi) ikta` kıldı. (Şöyle ki): "Zübeyr atı (mecali kesilip) duruncaya kadar koşturdu. At durunca Zübeyr kamçısını attı. [Resulullah (sav):] "Kamçısının ulaştığı yere kadar (o mıntıkayı) ona verin" emrettiler. &lt;br /&gt;HadisNo : 5179 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Amr İbnu Hureys &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) Medine`de yayını ile bir ev planı çizdi ve: "Sana daha da artırayım mı, artırayım mı?" diye sordu." &lt;br /&gt;HadisNo : 5180 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) hacamat oldu ve haccama ücretini verdi. Eğer bu (hacamat ücreti) haram olsaydı vermezdi. Ayrıca efendisine konuştu, o da vergisini hafifletti. &lt;br /&gt;HadisNo : 5181 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;r &lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ın muhacir ashabından bir adamın anlattığına göre, Resulullah (sav) şöyle buyurdular: "Müslümanlar üç şeyde ortaktırlar: Su, ot ve ateş." &lt;br /&gt;HadisNo : 5182 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Esmer İbnu Mudarris &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir Müslümanm henüz ulaşmadığı (ot, odun, su, gibi) bir şeye önce ulaşan kimse ona sahip olur." Bunun üzerine halk çıkıp, (mubah şeyleri sahiplenmek maksadıyla) birbirleriyle hızlıca işaretleme yarışına girdiler. &lt;br /&gt;HadisNo : 5183&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-7244154425148451144?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/7244154425148451144/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mubah-olan-kazanclar-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7244154425148451144'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7244154425148451144'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mubah-olan-kazanclar-hakknda-hadisler.html' title='Mübah Olan Kazançlar Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-2711656199304374789</id><published>2009-09-25T07:43:00.003-07:00</published><updated>2009-09-25T07:43:55.822-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mürselat Suresi Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mürselat Suresi Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mürselat Suresi Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbds &lt;br /&gt;Hadis : Mürselat suresinde geçen: "O (ateş), her biri sanki bir kasr (büyüklüğünde) kıvılcım atar" (32. ayet) mealindeki ayet hakkında şunu söyledi: "Biz kış için üç zira` boyunda veya daha küçük odun toplar, bunlara: "kasr" derdik. İbnu Abbas: Müteakiben gelen ... ayetinde geçen ... kelimesini de "Gemi halatlarıdır, (kuvvetli olmaları için) insanların belleri kalınlığına ulaşacak kadar kat kat edilmiş kalın halatlar" diye açıklamıştır. &lt;br /&gt;HadisNo : 853&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-2711656199304374789?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/2711656199304374789/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/murselat-suresi-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2711656199304374789'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2711656199304374789'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/murselat-suresi-hakknda-hadisler.html' title='Mürselat Suresi Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-7997119508590031913</id><published>2009-09-25T07:43:00.001-07:00</published><updated>2009-09-25T07:43:29.836-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mu minun Suresi Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mu minun Suresi Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mu minun Suresi Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (a.s.)`a sorarak: Ey Allah`ın Resulü, "Rablerine dönecekleri için kalpleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler, işte onlar iyi işlerde yarış ederler. O uğurda ileri geçerler" (Mü`minun, 60) ayetinde kastedilenler, şarap içenler, hırsızlık yapanlar mı? dedim. Bana: "Hayır ey Sıddik`in kızı. Aksine onlar, oruç tutup, sadaka verip, yaptıkları bu hayırların kendilerinden kabul edilmemesinden korkanlardır. (Baksana ayet ne buyuruyor): İşte onlar iyi işlerde yarış ederler" cevabını verdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 714 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Said el-Hudri &lt;br /&gt;Hadis : "Ateş onların yüzlerini yalar, dişleri sırıtıp kalır" (Mü`minun 104) ayeti hakkında şu açıklamayı yapar: "Ateş yüzü kızartır ve üst dudak büzülür, öyle ki, başının ortasına kadar çekilir, alt dudak da aşagıya sallanır ve göbeğe kadar düşer." &lt;br /&gt;HadisNo : 715&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-7997119508590031913?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/7997119508590031913/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mu-minun-suresi-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7997119508590031913'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7997119508590031913'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mu-minun-suresi-hakknda-hadisler.html' title='Mu minun Suresi Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-6056911158159000913</id><published>2009-09-25T07:42:00.004-07:00</published><updated>2009-09-25T07:43:03.001-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mutallaka Ve Muhteleanın İddetleri Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mutallaka Ve Muhteleanın İddetleri Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mutallaka Ve Muhteleanın İddetleri Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Esma Bintu Yezid İbni`s-Seken el-Ensariyye &lt;br /&gt;Hadis : Anlattığına göre, "Esma, Resulullah (sav) zamanında kocasından boşanmıştır. Ve o sıralarda boşanan kadın için henüz iddet bekleme hükmü yoktu. İşte bu sebeple, Esma boşanınca, Allah Teala Hazretleri, boşanan için iddet bekleme emrim indirdi." &lt;br /&gt;HadisNo : 4187 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Allah Teala Hazretleri: "Boşanan kadınlar kendi kendilerine üç aybaşı hali beklerler" (Bakara 228) buyuruyor. Yine Allah Teala hazretleri: "Kadınlarınız arasında ay hali görmekten kesilenler ile ay hali görmemiş olanların iddetleri hususunda şüpheye düşerseniz, bilin ki, onların iddet beklemesi üç ay dır... (Talak 4). (Önceki ayet) bu ikinci ile neshedilmiş oldu. Keza Allah Teala hazretleri (birinci ayetten bazı hükümleri neshederek) buyurmuştur ki: "Mü`min kadınlarla nikahlanıp, onları, temasta bulunmadan boşadığınızda, artık onlar için size iddet saymaya lüzum yoktur. Kendilerine bağışta bulunarak onları güzellikle serbest bırakın" (Ahzab 49). &lt;br /&gt;HadisNo : 4188 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Boşanan kadınlar kendi kendilerine üç aybaşı hali beklerler, eğer Allah`a ve Ahiret gününe inanmışlarsa, rahimlerinde Allah`ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helal değildir, kocaları bu arada barışmak isterlerse, karılarını geri almakta daha çok hak sahibidirler" (Bakara 223) ayeti için der ki: "Bu ayete göre, erkek hanımını üç kere de boşasa ona dönmeye hakkı vardı. Bu hüküm şu ayetle neshedildi. "Boşanma iki defadır (Ondan sonrası) ya iyilikle tutmak, ya güzellikle salmaktır" (Bakara 229). &lt;br /&gt;HadisNo : 4189 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Süleyman İbnu Yesar &lt;br /&gt;Hadis : el-Ahvas, hanımını boşamıştı. Hanımı üçüncü hayızın kanama müddetinde iken Şam`da öldü. Hz. Muaviye (ra), Zeyd İbnu Sabit (ra)`e yazarak bunun hükmünü sordu. Zeyd cevaben şöyle yazdı: "Eğer kadın, üçüncü hayz`ın kanama devresine girmiş idiyse, kocadan tamamen ayrılmış, koca da ondan ayrılmıştır. Ne kadın, kocaya, ne de koca, kadına varis olamaz." &lt;br /&gt;HadisNo : 4190 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Rebi Bintu Muavvız &lt;br /&gt;Hadis : Anlattığına göre, Resulullah (sav) zamanında, kocasından muhala`a yoluyla ayrılmıştır. Resulullah (sav) da ona bir hayız müddetince iddet beklemesini emretmiştir (veya kadına... emredilmiştir). &lt;br /&gt;HadisNo : 4191&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-6056911158159000913?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/6056911158159000913/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mutallaka-ve-muhteleann-iddetleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6056911158159000913'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6056911158159000913'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mutallaka-ve-muhteleann-iddetleri.html' title='Mutallaka Ve Muhteleanın İddetleri Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-2221373669031410406</id><published>2009-09-25T07:42:00.003-07:00</published><updated>2009-09-25T07:42:40.294-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mutaffifin Suresi Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mutaffifin Suresi Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mutaffifin Suresi Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Kul bir hata yaptığı zaman kalbinde siyah bir iz meydana gelir. Eğer kişi, o hatadan nefsini uzaklaştırır, af taleb eder ve tevbede bulunursa kalbi cilalanarak (leke silinir). Bilakis, aynı günahı işlemeye devam ederse, kalpteki leke artırılır. Hatta bir zaman gelir, kalbi tamamen kaplar, işte bu durum Cenab-ı Hakk`ın: "Bilakis, onların irtikab edegeldikleri, kalplerini paslandırmıştır" (Mutaffifm 14) mealindeki ayette zikrettiği pasdır." &lt;br /&gt;HadisNo : 859&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-2221373669031410406?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/2221373669031410406/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mutaffifin-suresi-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2221373669031410406'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2221373669031410406'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mutaffifin-suresi-hakknda-hadisler.html' title='Mutaffifin Suresi Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-2045972934545602726</id><published>2009-09-25T07:42:00.001-07:00</published><updated>2009-09-25T07:42:19.780-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Musiki Ve Eğlence Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Musiki Ve Eğlence Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Musiki Ve Eğlence Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), benim yanımda iki cariye, Buas (savaşı ile ilgili hamasi) türküler söylerken çıkageldi. Gidip yatağın üzerine (yan üstü uzandı ve yüzünü de (aksi istikamete) çevirdi. Derken (babam) Hz. Ebu Bekr (ra) girdi. Derhal beni azarladı ve: "Resulullah`ın hane-i saadetlerinde şeytan çalgısı ha!" dedi. Bunun üzerine Resulullah (sav), ona yönelip: "Bırak onları (söylesinler!)" buyurdu. (Onlar sohbete dalıp, bizden) dikkatlerini çekince, ben cariyelere göz işareti yaptım, kalkıp gittiler." Hz. Aişe devamla der ki: "Bir bayram günüydü. Siyahiler, mescidde kılıç-kalkan oyunu oynuyorlardı. Ben mi Resulullah (sav)`dan taleb etmiştim (bilemiyorum), yoksa o (kendiliğinden) mi, "Seyretmek ister misin?" buyurdular. Ben: "Tabii!" dedim. Kalktı, beni geri tarafına aldı yanağım yanağının üstünde olduğu halde durduk. "Ey Erfideoğulları göreyim sizi (oynayın)!" diyordu. Ben usanınca(ya kadar böyle devam ettik. Usandığımı farkedince): "Yeter mi?" buyurdular. Ben: "Evet!" dedim. "Öyleyse git!" dediler. &lt;br /&gt;HadisNo : 4330 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Amr İbnu Sa`d &lt;br /&gt;Hadis : Bir düğün sırasında Karaza İbn Ka`b ve Ebu Mes`ud el-Ensarî`nin yanına girdim, bir kısım cariyeler şarkı söylüyorlardı. Dayanamayıp: "Sizler Resulullah (sav)`ın Bedir ashabından olun da yanınızda şu iş yapılsın, olacak şey değil" dedim. Bunun üzerine onlar "dilersen bizimle dinle, dilersen git. Bize düğünde eğlenme ruhsatı verildi!" dediler. &lt;br /&gt;HadisNo : 4331 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Muhammedi İbnu`l-Münkedir &lt;br /&gt;Hadis : Bana ulaştığına göre, Allah Teala Hazretleri Kıyamet günü şöyle seslenecektir: "Kulaklarını eğlence ve şeytan çalgısından uzak tutanlar neredeler? Onları misk bahçelerine dahil edin!" Sonra Melaike aleyhimüssalatü vesselam`a seslenecek: "Onlara benim takdirlerimi duyurun ve haber verin ki, kendilerine artık ne korku var, ne de üzüntü!" [Rezin ilavesidir.] &lt;br /&gt;HadisNo : 4332&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-2045972934545602726?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/2045972934545602726/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/musiki-ve-eglence-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2045972934545602726'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2045972934545602726'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/musiki-ve-eglence-hakknda-hadisler.html' title='Musiki Ve Eğlence Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-8901383760763924669</id><published>2009-09-25T07:41:00.003-07:00</published><updated>2009-09-25T07:41:54.756-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Musafaha (Tokalaşma) Üzerine Hadisler'/><title type='text'>Musafaha (Tokalaşma) Üzerine Hadisler</title><content type='html'>Musafaha (Tokalaşma) Üzerine Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Katade &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Enes (ra)`a sordum: "Resulullah (sav)`in Ashabı arasında müsafaha var mıydı?" Bana: "Evet!" diye cevap verdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 3390 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Bera &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "İki müslüman karşılaşıp musafahada bulununca, ayrılmalarından önce (küçük günahları) mutlaka affedilir." &lt;br /&gt;HadisNo : 3391 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Tirmizi`nin İbnu Mes`ud`dan kaydettiği bir diğer rivayette şöyle buyrulmuştur: "(Müsafaha etmek üzere mü`min kardeşin) elinden tutulması selamlaşma cümlesindendir." &lt;br /&gt;HadisNo : 3392 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ata el-Horasani &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Müsafaha edin ki, kalblerdeki kin gitsin, hediyeleşin ki birbirinize sevgi doğsun ve aradaki düşmanlık bitsin." &lt;br /&gt;HadisNo : 3393&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-8901383760763924669?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/8901383760763924669/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/musafaha-tokalasma-uzerine-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/8901383760763924669'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/8901383760763924669'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/musafaha-tokalasma-uzerine-hadisler.html' title='Musafaha (Tokalaşma) Üzerine Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-9019695347282356235</id><published>2009-09-25T07:41:00.001-07:00</published><updated>2009-09-25T07:41:30.516-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mumtahine Suresi Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mumtahine Suresi Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mumtahine Suresi Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) kadınlarla biati (elle musafaha etmeden) sözle yapıyor ve şu ayette belirtilen şartları koşuyordu: "Allah`a hiçbir şeyi eş tutmamaları, hırsızlık yapmamaları, zina etmemeleri, evlatlarını öldürmemeleri, elleriyle ayakları arasında bir iftira düzüp getirmemeleri, (emredilecek) herhangi bir iyilik hususunda sana asi olmamaları.." (Mümtahine, 12). Hz.Peygamber (sav) eli, malik olmadığı hiçbir kadının eline asla değmedi. Kadınlar, bu şartları kendi sözleri ile ikrar edince, Hz. Peygamber (sav), "Artık gidin, sizinle biat ettik" derdi (ve musafahada bulunmadan onlarla biatını tamamlardı). Hayır, Allah`a yemin olsun, asla onun eli hiçbir kadının eline değmedi. Fakat kadınlarla sözle biat akdi yaptı. &lt;br /&gt;HadisNo : 828 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : (Kadınlar biatıyla ilgili Ayette geçen), "Herhangi bir iyilik hususunda sana asi olmasınlar" şartı hakkında şunu söylemiştir: "Bu, Allah`ın kadınlara koşmuş bulunduğu bir şarttır." &lt;br /&gt;HadisNo : 829&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-9019695347282356235?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/9019695347282356235/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mumtahine-suresi-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/9019695347282356235'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/9019695347282356235'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mumtahine-suresi-hakknda-hadisler.html' title='Mumtahine Suresi Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-5835526219687947008</id><published>2009-09-25T07:40:00.000-07:00</published><updated>2009-09-25T07:41:09.472-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhtelif Nev`de Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Muhtelif Nev`de Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Muhtelif Nev`de Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Saidil-Hudri &lt;br /&gt;Hadis : Bir gün Resulullah (sa) bize ikindi namazı kıldırdı. Sonra bir hutbede bulundu. Bu hutbede, kıyamet vaktine kadar olacak her şeyi bize haber verdi. Bunu belleyen belledi, unutan unuttu. Söyledikleri arasında şu da vardı: "Dünya caziptir, tatlıdır. Allah sizi buraya halife olarak göndermiştir, nasıl amel edeceğinize bakmaktadır. Aman uyanık olun! Dünyadan hacının, kadından hacının. Aman uyanık olun! Kimseyi, insanların korkusu, bildiği bir hakikati söylemekten alıkoymasın!" Ravi der ki: "(Bunu söyleyince) Ebu Said merhum ağladı. Sonra sözlerine devam etti: "Vallahi öyle şeyler gördük ki, korktuk. Resulullah`ın söyledikleri arasında şu da vardı: Haberiniz olsun! Kıyamet günü, her bir vefasız için vefasızlığı nisbetinde bir bayrak dikilecektir. Baş imamın (devlet reisinin) vefasızlığından daha büyük bir vefasızlık olmayacaktır. Onun bayrağı kıçının yanına dikilir." O günkü bellediklerimiz meyanında şu da vardı: Haberiniz olsun! İnsanoğlu çok çeşitli tabakalar halinde yaratılmıştır: Kimisi vardır, mü`min olarak doğar, mümin olarak yaşar, kafir olarak ölür. Kimisi vardır, kafir olarak doğar, kafir olarak yaşar, mü`min olarak ölür. Kimisi vardır, kafir olarak doğar, kafir olarak yaşar, kafir olarak ölür. Haberiniz olsun kimisi vardır yavaş öfkelenir, (öfkesinden) çabuk döner; kimisi vardır çabuk öfkelenir, çabuk döner; kimisi vardır, yavaş öfkelenir, yavaş döner. İşte bunlar birbirlerini dengeler. Haberiniz olsun onlardan bir kısmı vardır; çabuk döner, çabuk kızar. Bilesiniz bunların en hayırlısı ağır öfkelenen, çabuk dönendir; en erlileri de çabuk öfkelenip yavaş dönendir. İnsanlardan borcunu iyi ödeyen, (başkasındaki alacağını) iyi talep eden vardır. Kimisi de kötü öder, iyi talep eder; kimi de kötü talep eder, iyi öder, bunlar birbirlerini dengeler. Bilesiniz bir kısmı vardır kötü öder, kötü talep eder. Bilesiniz bunların en hayırlısı iyi ödeyen, iyi talep edendir; en kötüleri de kötü ödeyen, kötü talep edendir. Bilesiniz! Öfke ademoğlunun kalbinde bir kordur. Gözlerinin kızarmasını, avurtlarının şişmesini görmüyor musunuz! Kim, öfkeden bir başlangıç hissederse, yere yaslansın, (öfkesi geçinceye kadar öyle kalsın)." Ebu Said dedi ki: "Biz (bu sırada) gündüzün aydınlığı devam ediyor mu diye güneşe bakmaya başladık. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Haberiniz olsun! Dünyanın ömründen geçmiş kısmına nisbeten geri kalan kısmı, şu gününüzden geçen kısma nazaran geri kalan kısmına nisbeti gibidir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5935 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İyaz İbnu Hımar &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Rabbim, bugün bana öğrettiği şeylerden bilmediklerinizi size öğretmemi emretti. (Ve buyurdu ki): "Benim bir kula verdiğim bir mal helaldir. Ben bütün kullarımı hanif (=Müslüman, hakka taraftar) olarak yarattım. Ancak şeytanlar onlara gelip, (fıtri) dinlerinden alıp götürdüler, kendilerine helal kıldığım şeyleri haram kıldılar. Kendisine bir güç vermediğim şeyi bana şirk koşmalarını emrettiler." Allah Teala hazretleri arz ehline baktı ve Ehl-i Kitap`tan bir kısmı hariç onların Arap, acem hepsine öfkelendi ve dedi ki: "Ben seni imtihan etmek ve seninle de (başkasını) imtihan etmek üzere gönderdim. Sana, suyun yıkayıp (yok edemeyeceği) bir kitap gönderdim. Ta ki sen onu uyurken de uyanıkken de okuyasın!" Allah Teala hazretleri bana, Kureyş`i ateşe vermemi (onlarla savaşmamı) emretti. Ben: "Ey Rabbim, bu durumda onlar başımı yararlar ve bir ekmek parçısına çevirirler!" dedim. "Öyleyse, seni çıkardıkları gibi sen de onları (Mekke`den) çıkar! Onlara karşı gazada bulun da biz de sana yardım edelim; infakta bulun biz de sana infak edelim. Sen bir ordu gönder, biz de sana onun beş misli (yardımcı melek ordusu) gönderelim. Sana itaat edenlerle birlik ol, asikre karşı savaş!" buyurdu. Cennetlikler üç kısımdır: 1-Kuvvet sahibi, adaletli, sadaka veren ve muvaffak olanlar. 2-Bütün yakınlarına ve Müslümanlara karşı merhametli ve yumuşak kalpli olanlar. 3-İffetli, namuslu ve çoluk çocuk sahibi olanlar." Resulullah devamla dedi ki: "Cehennem ehli de beş kısımdır: 1-Aklı olmayan zayıflar. Bunlar, aranızda tabi olarak bulunurlar, hiçbir ehle ve mala tabi değildirler. 2-Tamahkarlığını izhar etmeyen hain kişiler. Böylesi, bir kapıyı çalsa mutlaka ihanet eder. 3-Akşam, sabah her fırsatta malın ve ehlin hususunda seni aldatan adamlar. 4-Cimrilik ve yalanı da zikretti. 5-Bir de kötü huylu kaba sözlü insan." Resulullah devamla buyudular ki: "Allah Teala hazretleri, bana mutevazi olmanızı emretti. Öyle ki, hiç kimse hiç kimseye karşı böbürlenmesin, hiç kimse hiç kimseye karşı tecavüzde bulunmasın." &lt;br /&gt;HadisNo : 5936 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Ümame &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri her hak sahibine hakkını verdi. Öyleyse varis lehine vasiyet yoktur. Çocuk yatağa aittir, Zani için mahrumiyet vardır. Gerçek hesapları Allah`a aittir. Kim kendisini babasından başkasına nisbet eder veya hakiki velisinden başkasını veli gösterirse, kıyamet gününe kadar Allah`ın, laneti üzerine olsun." Resulullah devamla dedi ki: "Kadın, kocasının evinden onun izni olmadan (başkasına) infak edemez!" Kendisine: "Ey Allah`ın Resulü! Yiyecek de mi?" denildi. "Bu, mallarınızın en kıymetlisidir!" buyurdular. Sonra sözlerine şöyle devam ettiler: "Ariyet (olarak alınan sahibine) ödenir. Minha (olarak alınan sahibine) geri verilir. Borç ödenir, kefil olan borçlu sayılır." &lt;br /&gt;HadisNo : 5937 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Üzümü kerm diye isimlendirmeyin. "Vay şu dehrin mahrumiyet hüsranına!" diye kahırlı söz söylemeyin. Zira Allah`ın kendisi dehrdir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5938 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Vail İbnu Hucr &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Kerm demeyin, fakat ıneb ve habele (asma) deyin." &lt;br /&gt;HadisNo : 5939 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Habeşi &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Kim bir sidre ağacını keserse, Allah onun başını cehenneme uzatır." [(Bu hadis hakkında kendisine sorulunca) Ebu Davud şu cevabı vermiştir: "Bu hadis muhtasardır. Manası şudur: "Kırda bayırda yolcuların ve hayvanların gölgesinden istifade ettikleri bir sidre ağacını, o ağaçta herhangi bir hak sahibi olmayan bir kimse, haksız olarak keserse Allah onun başını cehenneme uzatır" demektir."] &lt;br /&gt;HadisNo : 5940 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Hasan İbnu İbrahim &lt;br /&gt;Hadis : Hişam İbnu Urve`ye sidre ağacının kesilmesi hakkında (caiz mi, değil mi diye) sordum. Bu sırada Urve`nin kasrına dayalı vaziyette idi, şöyle cevap verdi: "Şu kapıları, kapı kanatlarını hep görmüyor musun? Bunların hepsi Urve`nin sidre ağacındandır. Urve onu tarlasından kesmiş ve: "Bunda bir beis yok!" demişti." [Bir başka rivayete göre, Hişam, soru sahibi Hasan İbnu İbrahim`e cevabında şöyle devam etmiştir: "Ey Iraklı! Bu (yasak hikayesi, senin getirdiğin bir bid`adır." Hasan İbnu İbrahim, Hişam`a: "Hayır bid`a sizin canibinizden geldi. Ben Mekke`de şöyle söyleyeni işittim: "Allah sidre ağacını kesen kimseye lanet etsin!" &lt;br /&gt;HadisNo : 5941 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Yanlarında yüzü dağlanarak en vurulmuş bir merkep olduğu halde Resulullah (sa)`a uğrayanlar oldu: "Bunu böyle enleyenlere Allah lanet etsin!" buyurdular ve yüze vurmaktan ve yüze enlemekten nehyettiler. &lt;br /&gt;HadisNo : 5942 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa), yüzünden enlenmiş bir merkeb görmüştü, bunu uygun bulmadığını belirtti ve: "Allah`a yemin olsun! (Ben olsaydım) eni bu hayvanın yüzünün en uzak noktasına vururdum!" buyurdu. Sonra emir verdi, kendi merkebinin sağrılarına en vuruldu. Böylece sağrıları ilk dağlayıp (en vuran) Aleyhissalatu vesselam oldu. &lt;br /&gt;HadisNo : 5943 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Abdullah İbnu Ebi Talha`yı, tahnik ediversin diye Resulullah (sa)`a götürdüm. Onu elinde en vurma şişi olduğu halde zekat develerini enlerken buldum." &lt;br /&gt;HadisNo : 5944 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Karanlık çöktüğü zaman çocuklarınızı dışarı salmayın. Çünkü şeytanlar bu esnada her tarafa yayılırlar. Yatsı vaktinden bir müddet geçince, onları serbest bırakın. Kapını kapa, Allah`ın ismini zikret. Kandilini söndür, Allah`ın ismini zikret. Yemek kabının ağzını kapa ve Allah`ın ismini zikret, (kapayacak birşey bulamadığın takdirde [çubuk gibi] herhangi bir şeyi üzerine uzatıp koymak suretiyle de olsa (bunu yap)! Zira şeytan, kapalı kapıyı açamaz. Kandilleri söndürün, zira fasıkçık (fare), olur ki, fitili çeker de ev halkını yakar." &lt;br /&gt;HadisNo : 5945 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Bir fare gelerek çektiği bir fitili Resulullah (sa)`ın önüne, üzerinde oturmakta olduğu hasır minderin üstüne bırakıp gitti. Fitil, hasırdan bir dirhem kadar bir yer yaktı. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Uyuyacağınız zaman kandillerinizi söndürün. Zira şeytan, böylelerine rehberlik edip böylesi işler yaptırarak sizi yakar" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5946 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Musa &lt;br /&gt;Hadis : Medine`de bir ev, geceleyin aile halkı içinde olduğu halde yandı. Durumları Aleyhissalatu vesselam`a haber verilmişti: "Bu ateş var ya! Sizin düşmanınızdır. Uyuduğunuz zaman onu söndürün de size zarar vermesin." buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5947 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ali İbnu Ömer İbni Ali İbni`l Hüseyin İbni Ali &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ayaklar çekildikten sonra (evlerden dışarı) çıkmayı azaltın. Çünkü Allah Teala hazretlerinin birkısım hayvanatı vardır, bu saatten sonra (yuvalarından çıkıp) ortalığa yayılırlar." &lt;br /&gt;HadisNo : 5948 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Rafi İbnu Hadic &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) Medine`ye geldiğinde Medineliler hurma telkih ediyorlardı: "Ne yapıyorsunuz?" diye onlara sordu. Medineliler: "Bu, eskiden beri yapmakta olduğumuz bir şey!" deyip (açıkladılar). Aleyhissalatu vesselam da: "Eğer bunu yapmasanız belki de sizin için daha iyi olur!" buyurdular. Bunun üzerine Medineliler o işi bıraktılar. Hurma ağaçları (o yıl çağla) döktü (ve meyve tutmadı). Durum Aleyhissalatu vesselam`a haber verilince şöyle buyurdular: "Bilin ki, ben bir beşerim. Size dininizle ilgili bir emirde bulunursam onu derhal alın. Eğer kendi re`yime dayanan bir şey emredersem, bilin ki ben bir insanım!" &lt;br /&gt;HadisNo : 5949 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Horozların öttüğünü işittiğiniz vakit, Allah`tan lütuf ve ikramını talep edin. Zira onlar bir melek görmüştür. Merkebin anırmasını işittiğiniz zaman şeytandan Allah`a sığının. Çünkü o da bir şeytan görmüştür." &lt;br /&gt;HadisNo : 5950 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Geceleyin köpeklerin havlamasını ve merkeplerin anırmasını işittiğiniz zaman, şeytandan Allah`a sığının. Çünkü onlar, sizlerin görmediklerinizi görürler." &lt;br /&gt;HadisNo : 5951 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "İyne usulüyle alış-verişte bulunur, sığırların peşine düşer, ziraate razı olur ve cihadı da terkederseniz, Allah size öyle bir zillet verir ki, dininize tekrar rücu etmedikçe o zilleti kaldırmaz." &lt;br /&gt;HadisNo : 5952 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Ümame &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa)`ın saban ve diğer bir ziraat aleti görünce: "Bunun girdiği bir eve, Allah mutlaka zillet de sokar" dediğini işittim. &lt;br /&gt;HadisNo : 5953 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) Kisra`ya ve Necaşi`ye -bu Necaşi, üzerine cenaze namazı kıldığı Necaşi değildir- ve bütün inatçı cebbarlara, onları aziz ve celil olan Allah`a davet eden mektuplar yazdı. &lt;br /&gt;HadisNo : 5954 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) Kisra`ya mektubunu göndermişti. Kisra, mektubu okuyunca yırttı. Aleyhissalatu vesselam da "paramparça olmaları için" beddua etti. &lt;br /&gt;HadisNo : 5955 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Üsame İbnu Zeyd &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa), üzerinde semer bulunan bir merkebe bindi, altında Fedek kadifesi vardı. Üsameyi de arkasına aldı. Beni`l-Haris İbnu`l-Hazrec`te oturan Sa`d İbnu Ubade (ra)`ye, Bedir Savaşı`ndan önce geçmiş olsun ziyaretine gitti. Beraberce giderken, aralarında Abdullah İbnu Ubey İbnu Selül`ün de bulunduğu bir cemaate rastladılar, oturuyorlardı. Abdullah İbnu Ubey o sırada henüz Müslüman olmamıştı. Cemaatte Müslümanlar, müşrikler, putperest olanlar, Yahudiler, Müslümanlar karışık vaziyette idi. Bu cemaatte Abdullah İbnu Ravaha (ra) da vardı. Onlara Resulullah`ın bindiği merkebin kaldırdığı toz isabet edince, Abdullah İbnu Ubey burnunu örtüsüyle sarıp: "Bizi toz içinde bırakma!" diye homurdandı. Resulullah (sa) cemaate selam verip durdu. Merkepten inip onları Allah`a davet etti, onlara Kur`an okudu. Abdullah İbnu Ubey, Aleyhissalatu vesselam`a: "Be adam! Bundan daha güzel birşey yok. Eğer söylediğin hak ise, bizim cemaatimizi rahatsız etme, evine dön! Kim sana gelirse ona anlat!" dedi. Bunun üzerine Abdullah İbnu Ravaha da: "Evet ey Allah`ın Resulü! Sen bizim toplantılarımıza gel! Zira biz bunu istiyoruz!" dedi. Bundan sonra Müslümanlar, müşrikler ve Yahudiler aralarında atıştılar. Nerdeyse birbirleriyle kapışacaklardı. Resulullah (sa) onları yatıştırmak için gayret sarfetti ve sustular. Resulullah da bineğine atlayarak yoluna devam etti ve Sa`d İbnu Ebi Vakkas`ın yanına gelip evine girdi. Aleyhissalatu vesselam ona: "Ey Sa`d! Ebu Hubab`ın ne dediğini işittin mi?" dedi. Ebu Hubab`la Abdullah İbnu Ubey`i kastediyordu. "Şöyle şöyle söyledi" buyurdu. Sa`d İbnu Ubade: "Ey Allah`ın Resulü! Onu affet, Sana Kitab`ı gönderen Zat-ı Zülcelal`e kasem olsun, Allah`ın sana indirdiği Hak geldiği zaman, bu beldenin ahalisi, ona taç giydirmeye, sarık sarmaya ittifak etmişlerdi. Allah Teala hazretleri sana verdiği bu hakikatla onun başa geçmesini engelleyince, bu onun boğazına takıldı. İşte, şahid olduğun densizliği ona yaptıran da budur!" dedi. (Bu açıklama üzerine) Resulullah onu bağışladı. Resulullah (sa) ve ashabı, müşrikleri ve Ehl-i Kitabı Allah`ın emrettiği üzere bağışlıyorlar, onların eza ve cefalarına sabrediyorlardı. Allah Teala hazretleri şöyle buyurmuştu: "Muhakkak siz, malınızda ve canınızda imtihan olunacaksınız ve sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlardan ve Allah`a ortak koşanlardan pek çok incitici sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve takvaya sarılırsanız, işte bu, uğrunda azim ve sebat edilmeye değer işlerdendir" (Al-i İmran 186). Rab Teala bir başka ayet-i kerimede de şöyle buyurmuştur: "Kitap ehlinden çoğu, imanınızdan sonra sizi tekrar inkara döndürmek isterler. Bu, kendilerine hak iyice belli olduktan sonra nefislerinde duydukları kıskançlık yüzündendir. Allah`ın emri gelinceye kadar onlara aldırış etmeyin ve onları kınamayın. Muhakkak ki, Allah her şeye hakkıyla kadirdir" (Bakara 109). Resulullah (sa), Allah`ın buradaki emrini afla te`vil ediyordu. Bu hal Allah`ın onlarla (savaşa) izin vermesine kadar devam etti. (İzin gelince) Aleyhissalatu vesselam Bedir Gazvesi`ni yaptı. (Bu savaşta) Allah Teala hazretleri Kureyş`in ileri gelenlerinin canlarını aldı. Aleyhissalatu vesselam ve ashabı zafer ve ganimet elde ederek ve Kureyş`in ileri gelenlerini de esir alarak döndüler. Abdullah İbnu Ubey İbni Selül ve beraberindeki putperest müşrikler: "Bu (islam) hadisesinin artık talihi döndü!" dediler. Resulullah (sa)`a islam üzere biat ettiler ve Müslüman oldular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5956&lt;br /&gt;Ravi : Halid İbnu Ma`dan &lt;br /&gt;Hadis : Muaviye İbnu Ebi Süfyan (ra)`a (hilafeti esnasında) Mikdam İbnu Ma`dikerb, Amr İbnu`l-Esved ve Kınnesrin ahalisinden Beni Esedli bir adam bir heyet halinde geldiler. Hz. Muaviye, Mikdam`a: "Hasan İbnu Ali (ra)`nin vefat ettiğini biliyor musun?"dedi. Haberi işiten Mikdam "İnna lillah ve inna ileyhi raciun!" diyerek (üzüntüsünü ifade etti.) Ona falan (Muaviye): "Bunu bir musibet mi addediyorsun?" dedi. Mikdam: "Niye musibet addetmiyeyim? Resulullah (sa) onu kucağına almış "Bu bendendir. Hüseyin ise Ali (ra)`dendir!" buyurmuştu dedi. Beni Esed`den olan adam da (Hz. Muaviye`ye yaranmak için, Hz. Hasan`ın ölümünü bir fitnenin sönmesine teşbihen): "Allah bir ateşi söndürdü!" diye söze karıştı. Mikdam: "Bugün ben, seni kızdırmaya ve hoşlanmadığın şeyleri sana duyurmaya devam edeceğim!" dedi. Sonra şöyle seslendi: "Ey Muaviye! Eğer doğru söylersem beni tasdik et, yalan söylersem beni tekzib et!" Hz. Muaviye (ra): "Pekala öyle yapacağım" dedi. Mikdam: "Allah aşkına söyle! Resulullah (sa)`ın altın takınmayı yasakladığını işittin mi?" dedi. Hz. Muaviye: "Evet!" dedi. Mikdam: "Allah aşkına söyle! Resulullah`ın ipek giymeyi yasakladığını biliyor musun?" diye sordu. Hz. Muaviye: "Evet biliyorum!" dedi. Mikdam tekrar sordu: "Allah aşkına söyle! Resulullah (sa)`ın vahşi hayvan derisini giymeyi, üzerlerine binmeyi yasakladığını biliyor musun?" Muaviye yine: "Evet biliyorum!" diye cevapladı. Hz. Muaviye`nin bu sözü üzerine Mikdam dedi ki: "Allah`a kasem olsun ey Muaviye, bütün bunları ben senin evinde gördüm." Hz. Muaviye şu cevabı verdi: "Ey Mikdam, anladım ki senin elinden bana kurtuluş yok (söylediklerinin hepsi doğru)!" Halid (İbnu Velid) der ki: "Hz. Muaviye, Mikdam (ra)`a diğer iki arkadaşına (Amr İbnu`l-Esved ve Esedli adam) nazaran daha çok ihsan ve atada bulunulmasını emretti. Ayrıca (Mikdam`ın) oğluna (beytü`l-malden) iki yüz (dirhem) tahsisatta bulundu. Mikdam ise (Hz. Muaviye`nin verdiği) ihsanları arkadaşlarına dağıttı. Esedli ise aldıklarından kimseye birşey vermedi. Bu durum Hz. Muaviye`ye ulaşınca: "Mikdam kerem sahibi cömert birisidir. Elini açmıştır. Esedli adam ise malik olduğu şeyi iyi tutan birisidir" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 5957 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Amr el-Huzai &lt;br /&gt;Hadis : Abdullah İbnu Amr el-Huzai, babası (ra)`ndan naklediyor: "Resulullah (sa), Fetih`ten sonra beni çağırdı ve benimle, Mekke`ye Ebu Süfyan`a, Kureyşliler arasında dağıtması için, biraz mal göndermek istedi. Bana: "Kendine bir arkadaş ara!" buyurdu. Derken bana Amr İbnu Umeyye ed-Damri geldi ve: "Duydum ki, sen Mekke`ye gidecekmişsin ve yanına bir arkadaş arıyormuşsun!" dedi. "Evet!" dedim. "Ben sana arkadaşım!" dedi. Ben hemen Resulullah (sa)`a gelip: "Kendime bir arkadaş buldum!" dedim. "Kim?" buyurdular. "Amr ibnu Ümeyye`dir!" dedim. "O, kaVminin yöresine gelince ona karşı müteyakkız ol! Çünkü evvel adam şöyle demiş: "Bekri arkadaşına güvenme!" buyurdular! Derken yola çıktık. Ebva`ya kadar geldik. Amr: "Benim, kavmimle bir işim var. Beni burada biraz beklemeNİ arzu ediyorum!" dedi. Ben de: "işin rastgelsin!" dedim. Ayrılınca, Resulullah (sa)`ın sözünü hatırlayıp devemi hızlandırdım. (Ebva`dan) çıkıp deveyi hızlı yürümeye zorladım. Ezafir`e gelince, Amr`ın bir grup adamla karşımdan geldiğini gördüm. Devemi daha da hızlandırdım ve onu geçtim. Kendine hedef olmaktan kurtulduğumu anlamıştı, yanındakiler geri döndü. Amr (tek başına) bana yetişti ve: "Kavmimle bir işim vardı! (İşimi görüp bitirdim)" dedi. Ben de: "Pekala!" dedim. Yolumuza devam edip Mekke`ye geldik. Ben emanet malı Ebu Süfyan (ra)`a teslim ettim." [Hadisin senedi zayıftır] &lt;br /&gt;HadisNo : 5958 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Hemmam İbnu Münebbih &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Hureyre (ra) bize pekçok hadis söylemişti. (Bir defasında) şöyle dedi: "Resulullah (sa) buyurdular ki: "Sizden önce yaşayanlardan bir adam bir kimseden bir akar satın aldı. Bu akarı satın alan kimse, orada, içinde altın bulunan bir küp buldu. Satana gelip: "Altınını al! Ben senden akarı satın aldım, altını satın almadım!" dedi. Satan da: "Ben sana araziyi içinde bulunan herşeyiyle birlikte sattım!" dedi. (Anlaşamayınca) bir adamı hakem tayin ettiler. Adam (onları dinledikten sonra): "Sizin çocuklarınız var mı?" dedi. Onlardan biri: "Oğlum var", diğeri de "kızım var!" dedi. Hakem: "Oğlanla kızı evlendirin! Bu paradan ikisi için harcayın ve tasaddukta bulunun" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 5959 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "İnsanları, içinde binmeye mahsus tek hayvan olmayan yüz develik bir sürü gibi bulursun." &lt;br /&gt;HadisNo : 5960 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Mürar yoluna kim çıkacak? Gerçekten ondan, günah olarak, Beni İsrail`den affedilen kadar günah affedilecek!" Oraya ilk çıkan Beni Hazrec`ten bizim süvarimiz oldu. Sonra herkes peşpeşe oraya geldi. Aleyhissalatu vesselam: "Kızıl devenin sahibi [olan bedevi] hariç hepiniz mağfirete erddiniz" buyurdular. Biz adamın yanına gelip: "Gel! sana da Resulullah istiğfarda bulunuversin!" dedik. O ise bir yitiğini arıyordu. "Yitiğimi bulmam, benim için, arkadaşınızın istiğfarından hayırlıdır!" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 5961 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "İslam`ın değirmeni otuz beş veya otuz altı veya otuz yedi (yıl) döner. Eğer, (dini terkederek kendilerini) helak ederlerse, daha önce helak olanların yolunu tutmuş olurlar. Dinleri ayakta kalırsa, onlar için yetmiş yıl ayakta kalır!" Ben dedim ki: "(Bu yetmiş yıllık müddet) zikri geçen (otuz beş yıllık müddet)ten sonra mı başlayacak, yoksa geçen kısım buna dahil mi?" "Mezkur müddet buna dahildir!" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5962 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Sa`d İbnu Ebi Vakkas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ümid ederim ki Allah, ümmetimi Rabbinin nezdinde yarım gün te`hirden aciz kılmayacaktır." Sa`d`a: "Yarım gün ne kadardır?" diye sorulmuştu. "Beş yüz yıl" diye cevap verdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 5963 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İsa İbnu Vakid &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Yüz seksen (hicri) yılı gelmiş olsaydı, ümmetime bekarlık ve dağların başlarında ruhbanlığı helal kılardım." [Rezin tahric etmiştir.] &lt;br /&gt;HadisNo : 5964 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ümmü Seleme &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) fareye fuveysika der ve şunu ilave ederdi: "Ben bunu meshe uğramışlardan biliyorum. Çünkü o, kendisine (içmesi için) deve sütü konulsa onu içmez. Ama koyun sütü verilse onu içer." [Rezin tahriç etmiştir. Buhari`de kaydedilmiştir (Bed`ü`l-Halk 15; Müslim, Zühd 62, (2997)] &lt;br /&gt;HadisNo : 5965 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Ey Allah`ın Resulü! Maymun ve domuzlar Allah Teala`nın mesh ettiği insanlardan mı?" diye sorulmuştu. Şu cevabı verdi: "Allah Teala hazretleri bir kavmi helak etti mi ona nesil (devam) vermez. Maymun ve domuzlar daha önce de vardı." &lt;br /&gt;HadisNo : 5966 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) (bir gün): "Aranızda muğarribler görüldü mü?" diye sordu. Ben: "Muğarribler de ne?" dedim. "Onlar kendilerine cinlerin iştirak ettikleri kimselerdir!" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5967 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Badiyede (kırda, sahrada, köyde) yaşayan kabalaşır, av peşinden koşan gaflete düşer. Sultanın kapısına gelen fitneye düşer. Kişi sultana yakınlığı artırdığı nisbette Allah`tan uzaklaşır." &lt;br /&gt;HadisNo : 5968 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ömrün biraz uzarsa ellerinde sığır kuyruğu gibi birşeyler taşıyan birtakım insanları çok geçmeden göreceksin. Onlar Allah`ın gadabına uğrayarak sabaha ererler, Allah`ın nefretine uğrayarak akşama ererler." Resulullah bir başka rivayette de: "Ateş ehlinden iki sınıf vardır, henüz onları görmedim: Yanlarında sığır kuyruğu gibi birşeyler taşıyıp onu insanlara vuran insanlar; giyinmiş, çıplak kadınlar ki bunlar Allah`a taatten dışarı çıkmışlardır. Bunlar, başkalarını da baştan çıkarırlar. Başları deve hörgücü gibidir. Bu kadınlar cennete girmek şöyle dursun, kokusunu dahi almazlar. Halbuki onun kokusu şu şu kadar uzak mesafeden duyulur" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5969 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Semüre İbnu Cündüb &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) derinin iki parmak arasında dilinmesini yasakladı. &lt;br /&gt;HadisNo : 5970 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Ben Resulullah`ın kimseyi dinden başka bir şeye nisbet ettiğini görmedim. &lt;br /&gt;HadisNo : 5971 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) (namazda) emrolunduğu yerde açıktan okudu, emrolunduğu yerde sükut etti (gizli okudu). "Ve senin Rabbin unutkan değildir" (Meryem 64); "Andolsun ki, Allah`ın Resulü`nde sizin için (her hususta) güzel bir örnek vardır" (Ahzab 21). &lt;br /&gt;HadisNo : 5972 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ben size (kendiliğinden) ne bir şey veriyor, ne de sizi bir şeyden menediyorum. Ben sadece bir memurum (Allah`ın emrine göre veriyorum)." Bir rivayette de şöyle demiştir: "Ben (sadece, emre uygun şekilde) taksim ediyicim, emredildiğim yere koyarım." &lt;br /&gt;HadisNo : 5973 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) (Allah`ın emir ve yasaklarını tebliğ eden) memur bir kul idi. Bize (Al-i Beytine) insanlardan ayrı olarak üç şey dışında hiçbir tefrikte bulunmadı. O üç şey de şunlardır: Abdesti mükemmel yapmamızı emretti. Sadaka yemememizi emretti. Merkebi at üzerine aşırmamamızı emretti." &lt;br /&gt;HadisNo : 5974 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Amr İbni`l-As &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) bize (bazan) sabah oluncaya kadar Beni İsrail kıssası anlatırdı. Anlatma işini farz namaz için kalkınca bırakırdı. &lt;br /&gt;HadisNo : 5975 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Alkame İbnu Abdillah &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) Müslümanlar arasında (tedavülü) caiz olan sikke (dökülmüş paraların) bir kusur olmadan kırılmasını yasakladı. &lt;br /&gt;HadisNo : 5976 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Bir adam Resulullah (sa)`a gelerek: "Hayvanımı bağlayarak mı yoksa serbest bırakarak mı Allah`a tevekkül edeyim?" diye sormuştu. Ona: "Bağla ve tevekkül et!" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 5977 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbrahim Nehai &lt;br /&gt;Hadis : Dahhak İbnu Kays, Mesruk`u işçi olarak kullanmak istemişti. Umare tu`bnu Ukbe ona: "Hz. Osman (ra)`ın katillerinden baki kalmış bir adamı isti`mal mi edeceksin?" dedi. Mesruk rahimehullah da ona: "Abdullah İbnu Mes`ud (ra) bana rivayet etti: "Resulullah (sa) baban Utbe`yi öldürmek istediği zaman, (baban); "Çocuklara kim hami olacak?" dedi. Aleyhissalatu vesselam da; "Ateş" buyurdular. Senin için Resulullah`ın (münasib görüp) razı olduğuna ben de razıyım!" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 5978 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Huzeyfe &lt;br /&gt;Hadis : Necran`ın iki sahibi Seyyid ve Akib, Resulullah (sa)`a geldiler. Onunla mülaane yapmak istiyorlardı. Bunlardan biri arkadaşına: "Bunu yapma! Eğer (Muhammed gerçek) bir peygamberse ve bize lanette bulunursa biz bir daha felah bulamadığımız gibi, bizden sonra gelecek nesiller de iflah olmazlar!" dedi. Resulullah`a gelip: "Biz sana istediğini vereceğiz, bizimle emin birini gönder. Bizimle emin olmayanı gönderme!" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Ben sizinle gerçekten hakkıyla emin bir adam göndereceğim" buyurdu. Bunun üzerine Resulullah`ın ashabı (bu övülen şahıs olabilmek için) ona yaklaştı. Aleyhissalatu vesselam: "Ey Ebu Ubeyde İbnu`l-Cerrah, sen kalk!" emretti. Ebu Ubeyde kalkınca, Resulullah (sa): "İşte şu, bu ümmetin eminidir!" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5979 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Şeytanlar için develer vardır. Şeytanlar için evler vardır. Şeytanlara ait develere gelince, ben, onları gördüm. (Şöyle ki): Biriniz, yedeğinde, iyi beslediği seçkin develerle (yola) çıkar, bunlardan hiçbirine binmez. Yol esnasında yürümekten kesilmiş (bir din) kardeşine rastlar, devesine onu da almaz (işte bu develer şeytana aittir, çünkü gösteriş ve tefahur için beslenmiştir). Şeytana ait evlere gelince, onların, (müreffeh) inşalar tarafından (seyahata çıkınca kullanılan ve) ipeklerle örtülmüş kafeslerden (hevdeç) başkası olmadığını zannediyorum." &lt;br /&gt;HadisNo : 5980 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "(Kıtlık) senesi, yağmurun yağmadığı (sene) değildir. Asıl kıtlık senesi, yağmur bol bol yağdığı halde yerin hiç birşey bitirmediği senedir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5981 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdillah İbni`ş-Şihhir &lt;br /&gt;Hadis : Mutarraf İbnu Abdillah İbni`ş-Şihhir, babasından naklen diyor ki: "Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ademoğlunun misali, yanibaşında doksan dokuz tane (öldürücü) belanın bulunmasına benzer. Bu belalardan kurtulmuş olsa bile, sonunda ölünceye kadar çekeceği düşkünlük hali yakalayacaktır." &lt;br /&gt;HadisNo : 5982 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "İki (büyük) nimet vardır, insanların çoğu onlar hususunda aldanmıştır: Sıhhat. Ve boş vakit!" &lt;br /&gt;HadisNo : 5983 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Müseylime-i Kezzab, Resulullah (sa) zamanında [Medine`ye] geldi ve: "Eğer Muhammed bu işi (hilafeti) kendinden sonra bana bırakırsa ben ona tabi olurum" demeye başladı. Sonra kavminden kalabalık bir cemaatle Medine`ye geldi. Resulullah (sa) da Sabit İbnu Kays İbni Şemmas ile birlikte ona uğradı. Bu sırada Aleyhissalatu vesselam`ın elinde bir dal parçası vardı. Arkadaşlarının arasında oturmakta olan Müseylime`ye yaklaştı ve: "Sen benden şu parçayı istemiş olsan dahi bunu sana vermem! Sen, Allah`ın senin hakkındaki emrini asla tecavüz edemeyeceksin. (Şayet bana itaatten) yüz çevirecek olursan Allah mutlaka senin hakkından gelecektir. Öyle zannediyorum ki, sen hakkında bana ne gösterilmiş ise, o gösterilmiş olan kimsesin! [işte Sabit, bana bedel sana cevap verecek!" buyurup, oradan ayrıldı.] İbnu Abbas der ki: "Ben, Resulullah (sa)`ın: "öyle zannediyorum ki, sen hakkında bana ne gösterilmiş ise, o gösterilmiş olan kimsesin" sözü ile neyi kastettiğini sordum. Ebu Hureyre (ra) bana şu hususu haber verdi: "Resulullah (sa) buyurmuştu ki: "Ben bir gün rüyamda, elimde iki altın bilezik gördüm. Yine rüyamda onlara fazla bir ilgi göstermiştim. Allah Teala hazretleri: "Onlara üfle!" diye vahyetti, ben de üfledim, derken uçup gittiler. Ben bunları, benden sonra çıkacak iki yalancı ile yorumladım."[Ravi, Ubeydullah der ki]: "Bunlardan biri, San`a`nın sahibi el-Anesi, diğeri de Yemame`nin sahibi Müseylime`dir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5984 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Seleme İbnu Nuaym &lt;br /&gt;Hadis : Seleme İbnu Nuaym İbnu Mes`ud el-Eşcai, babası (ra)`ndan anlatıyor: "Resulullah (sa)`ın, Müseylime`nin kendisine yazdığı mektubu okuyunca, mektubu getiren iki elçiye şöyle söylediğini işitmiştir: "Bu yazdığı meselede siz ne diyorsunuz?" Elçiler: "Biz de onun söylediğini söyleriz!" dediler. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Eğer elçileri öldürmemek kaide olmasaydı boyunlarınızı muhakkak uçururdum!" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5985 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Amr İbni`l-As &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa) beraberindekilerle Taife giderken bir kabre uğrayınca şunu söylemişti: "Bu kabir, Ebu Riğal`in kabridir. Şu Harem mıntıkası sebebiyle (kavmine gelen musibetten) masun kalmıştı. (Harem`den harice) çıkınca kavmini çarpan bela onu da burada yakaladı ve buraya defnedildi. Söylediğimin delili, altından bir dalın beraberinde gömülmüş olmasıdır. Eğer kabri açacak olsanız, onu bulup çıkarırsınız!" Bunun üzerine halk, alelacele orayı kazıp mezkur altın dalı çıkardı. &lt;br /&gt;HadisNo : 5986 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ali İbnu Ebi Talib &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sa)`ın son sözü: "Namaz! Namaz! Sağ ellerinizin sahip olduğu (köleler) hakkında Allah`tan korkun!" olmuştu. &lt;br /&gt;HadisNo : 5987&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-5835526219687947008?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/5835526219687947008/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muhtelif-nevde-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/5835526219687947008'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/5835526219687947008'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muhtelif-nevde-hakknda-hadisler.html' title='Muhtelif Nev`de Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-8040909177276859460</id><published>2009-09-25T07:39:00.004-07:00</published><updated>2009-09-25T07:40:08.773-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhayyerlik Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Muhayyerlik Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Muhayyerlik Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Alış-veriş yapanlar, birbirlerinden ayrılmadıkça (akdi bozmakta) muhayyerdirler. Veya alış-veriş yapanlardan biri diğerine "muhayyersin" demişse yine muhayyerdir." Ravi, Resulullah (sav)`ın belki de "Alış-veriş yapanlardan biri "muhayyerlik şartı üzere olsun demişse" şeklinde buyurmuş olacağından şüphe etmektedir. &lt;br /&gt;HadisNo : 344 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Sahiheyn`de gelen bir rivayette şöyle buyurulmuştur: "İki kişi alış-verişte bulununca, onlar ayrılmadıkça, veya biri diğerini muhayyer bırakmadıkça her ikisi de muhayyerdir. Biri diğerini muhayyer bırakır da bu şartla alış-veriş yaparlarsa artık akit kesinleşmiştir. Alış-verişi yaptıktan sona ayrılırlar da ikisinden biri satıştan vazgeçmezse yine satış kesinleşmiştir." &lt;br /&gt;HadisNo : 345 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Müslim`in bir diğer rivayetinde şöyle buyurulmuştur: "Alış-veriş yapan herhangi iki kişi arasında, birbirlerinden ayrılmadıkça akit kesinleşmiş olmaz. Ancak muhayyerlik şartıyla yapılan satış müstesna." &lt;br /&gt;HadisNo : 346 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Müslim`in bir diğer rivayetinde Nafi` der ki: "İbnu Ömer (ra) bir kimse ile alış-veriş yapınca bu satışın bozulmasını istemedi mi kalkar biraz yürür, sonra geri dönerdi." &lt;br /&gt;HadisNo : 347 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Tirmizi`nin bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "İbnu Ömer, bir alış-verişi oturarak yapmış ise, akdin kesinleşmesi için ayağa kalkardı. &lt;br /&gt;HadisNo : 348 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Hakim İbnu Hizam &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Alış-veriş yapanlar birbirlerinden ayrılıncaya kadar muhayyerdirler. Eğer doğru söyler ve (her şeyi) beyan ederlerse bu alış-verişleri her ikisi hakkında da mübarek kılınır. Gerçeği gizlerler ve yalan söylerlerse, alış-verişlerinin bereketi kalmaz." &lt;br /&gt;HadisNo : 349 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Amr İbni`l`As &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Alış-veriş yapan iki taraf, birbirlerinden ayrılmadıkça muhayyerdirler. Ancak, aralarında muhayyerlik anlaşması varsa bu müstesna. Bu durumda, "karşı taraf pişman olur da akdi bozar" korkusuyla birinin oradan ayrılması helal olmaz." &lt;br /&gt;HadisNo : 350 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Alış veriş yapan her iki taraf da akitden memnun kalmadıkça ayrılmasınlar." &lt;br /&gt;HadisNo : 351 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) bir bedeviyi, satıştan sona muhayyer kıldı. (Tirmizi hadisin sahih olduğunu söylemiştir.) &lt;br /&gt;HadisNo : 352 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Alış-veriş yapanlar ihtilafa düşerlerse satanın sözü esas alınır. Müşteri muhayyer bırakılır." &lt;br /&gt;HadisNo : 353 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu`l-Vadi` &lt;br /&gt;Hadis : Bir gazvede bulunduk. Bir yere indik. Bir arkadaşımız, bir köle karşılığında bir at sattı. O günün geri kalan kısmında ve geceleyin beraber kaldılar. Sabah olunca göç hazırlığı yapıldı. Adam kalkarak atını eğerlemeye gitti. Bu satıştan pişman olmuştu. Öbürüne gidip akdi bozmak istedi. Fakat diğeri kabul etmedi, atı vermeyi reddetti ve "Aramızda Resulullah (sav)`ın ashabından Ebu Berze hakem olsun" dedi. Ona gelip, durumu anlattılar. Ebu Berze: "Aranızda Resulullah (sav)`ın hükmüyle hükmetmeme razı mısınız? Hz. Peygamber (sav) buyurmuştu ki: "Alım-satım yapanlar, birbirlerinden ayrılmadıkça muhayyerdirler." Ben sizi ayrılmış göremiyorum." &lt;br /&gt;HadisNo : 354&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-8040909177276859460?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/8040909177276859460/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muhayyerlik-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/8040909177276859460'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/8040909177276859460'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muhayyerlik-hakknda-hadisler.html' title='Muhayyerlik Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-1084498379642936644</id><published>2009-09-25T07:39:00.003-07:00</published><updated>2009-09-25T07:39:41.248-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mudarebe Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mudarebe Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mudarebe Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Zeyd İbnu Eşlem &lt;br /&gt;Hadis : Babasından naklen anlattığına göre, "Ömer İbnu`l-Hattab`ın iki oğlu Abdullah ve Ubeydullah (ra), Irak`a giden bir orduya katılıp sefere çıktılar. Bu seferde, Basra emiri olan Ebu Musa el-Eş`ari (ra)`ye uğradılar. Ebu Musa onlarla merhabalaşıp, kolaylık diledikten sonra: "Size faydası dokunacak bir şey yapabilmeyi ne kadar isterdim!" dedi ve az sonra hatırladı: "Evet evet! Şurada Allah`ın malından mal var. Onu Emirü`l-mü`minin (Hz. Ömer)`e göndermek istiyorum. Ben onu size karz olarak vereyim. Siz onunla Irak mallarından satın alın, sonra da Medine`de satın. Sermayeyi emiru`l-mü`minin`e ödeyin, kar da sizin olsun!" dedi. Abdullah ve Ubeydullah: "Bunu yapmak isteriz" dediler ve yaptılar. Ebu Musa, Hz. Ömer (ra)`e onlardan malı almasını yazdı. Medine`ye geldikleri vakit malı sattılar, kar ettiler. Parayı Hz. Ömer`e verdikleri zaman: "Ebu Musa, her askere size yaptığı gibi borç veriyor mu?" diye sordu. Oğulları, "Hayır!" dediler. Bunun üzerine Hz. Ömer: "Emiru`l-mü`mininin iki oğlu olduğunuz için borç vermiş. (Olmaz böyle şey!) Sermayeyi de, karı da getirin!" diye gürledi. Abdullah sükut etti. Ubeydullah ise: "Ey Emiru`l-mü`minin, bu davranış sana yakışmaz! Eğer bu sermaye noksanlaşsa veya kaybolsa idi, biz tazmin edecektik" dedi. Fakat Hz. Ömer: "Karı da getirin!" diye ısrar etti. Abdullah yine sesini çıkarmadı. Ubeydullah (önceki söylediklerini tekrar ederek) karşılık verdi. Bunun üzerine Hz. Ömer`in meclis arkadaşlarından bir adam: "Ey Emiru`l-mü`minin! Bunu mudarebe saysan!" teklifinde bulundu. Hz. Ömer de: "Evet, onu mudarebe kıldım!" deyip, sermayeyi ve karın yarısını aldı. Abdullah`la Ubeydullah da diğer yarısını aldılar. &lt;br /&gt;HadisNo : 4990 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ala İbnu Abdirrahman &lt;br /&gt;Hadis : Babası vasıtasıyla dedesi (Yakup el-Medeni)`den naklediyor: "Osman İbnu Affan kendisine, çalıştırması için, mudarebe olarak mal verdi ve kar ikisinin oldu." &lt;br /&gt;HadisNo : 4991&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-1084498379642936644?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/1084498379642936644/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mudarebe-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/1084498379642936644'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/1084498379642936644'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mudarebe-hakknda-hadisler.html' title='Mudarebe Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-6832244563237446535</id><published>2009-09-25T07:39:00.001-07:00</published><updated>2009-09-25T07:39:14.139-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muavvizeteyn (Nas-Felak) Sureleri Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Muavvizeteyn (Nas-Felak) Sureleri Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Muavvizeteyn (Nas-Felak) Sureleri Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;Ravi : Ukbe İbnu Amir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bu gece indirilen ayetler var ya, onlar gibisi hiç görülmemiştir: Kul euzu bi`rabbi`l-felak ve Kul euzu bi-rabbi`n-nas sureleri". &lt;br /&gt;HadisNo : 896 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ukbe İbnu Amir &lt;br /&gt;Hadis : Tirmizi`de gelen bir rivayette der ki: "Resulullah (sav), bana, her namazın arkasından Muavvizeteyn`i okumamı emretti." &lt;br /&gt;HadisNo : 897 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Hubeyb &lt;br /&gt;Hadis : Hafif bir yağmur ve karanlığa maruz kalmıştık. Bize namaz kıldırsın diye Resulullah (sav)`ı bekledik." (Ravi der ki; Abdullah İbnu Hubeyb şu manada birşeyler daha söyledi: "Resulullah (sav) çıktı ve: "Söyle" dedi. Ben: "Ne söyliyeyim?" diye sordum. Bunun üzerine: "Aksama ve sabaha erince Kul hüvallahu ahad ve Muavvizeteyn sürelerini üçer kere oku. Bu sana, her şeye karşı yeterlidir" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 898 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) bana: "Ey Cabir okur dedi. Ben: "Annem babam sana kurban olsun, ne okuyayım?" diye sordum. Bunun üzerine: "Kul euzu bi-rabbi`l-felak ve Kul euzu bi-rabbi`n-nas surelerini oku!" dedi. Ben de onları okudum. Resulullah ilaveten: "Bu iki süreyi oku, bunlar gibisini asla okuyamıyacaksın!" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 899 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Zirr İbnu Hubeyş &lt;br /&gt;Hadis : Übey İbnu Ka`b (ra)`a Muavvizeteyn hakkında sorarak dedim ki: "Ey Ebu`l-Münzir! Kardeşim İbnu Mes`ud şöyle şöyle diyor?" Bana şu cevabı verdi: "Ben Resulullah (sav)`a sordum. Cevaben: "Bana: "Söyle!" dendi, ben de söyledim" dedi. Biz Resulullah (sav)`ın söylediği şekilde söylüyoruz." &lt;br /&gt;HadisNo : 900 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Resulullah (sav) (bir gün) Ay`a bakarak: "Ey Aişe, şunun şerrinden Allah`a sığın. Bu, (ayet-i kerimede geçen) gasıktır. (Ayet): "Kaybolduğu zaman Ay`ın şerrinden..." demektir" &lt;br /&gt;HadisNo : 901 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şeytan insanoğlunun kalbinin üzerinde tünemiş vaziyette bekler. Allah`ı zikredince siner, çekilir, gaflet etse vesvese verir." &lt;br /&gt;HadisNo : 902&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-6832244563237446535?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/6832244563237446535/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muavvizeteyn-nas-felak-sureleri-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6832244563237446535'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6832244563237446535'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muavvizeteyn-nas-felak-sureleri-hakknda.html' title='Muavvizeteyn (Nas-Felak) Sureleri Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-6206931593789359570</id><published>2009-09-25T07:38:00.003-07:00</published><updated>2009-09-25T07:38:46.507-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muasırların Ömrü Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Muasırların Ömrü Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Muasırların Ömrü Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Ebu`z-Zübeyr, Hz. Cabir (ra)`den naklediyor: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bugün doğmuş (canlı olan) hiçbir nefis yoktur ki, yüz sene sonra ölmemiş olsun." (Ravi der ki): "Bununla ömrün kısalması kastedilmiştir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5029 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Bir adam Resulullah (sav)`a: "Kıyamet ne zaman kopacak?" diye sormuştu. Aleyhissalatu vesselam bir müddet sükuttan sonra yanında duran Ezd-i Şenue kabilesine mensup bir çocuğa bakıp: "Bu delikanlı pir-i fani olmadan önce kıyametiniz kopacaktır!" buyurdular. Hz. Enes (ra) der ki: "Çocuk o gün benim akranım idi." &lt;br /&gt;HadisNo : 5030&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-6206931593789359570?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/6206931593789359570/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muasrlarn-omru-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6206931593789359570'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6206931593789359570'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/muasrlarn-omru-hakknda-hadisler.html' title='Muasırların Ömrü Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-6350450438263102456</id><published>2009-09-25T07:38:00.001-07:00</published><updated>2009-09-25T07:38:22.314-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mizah Ve Şakalaşma Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mizah Ve Şakalaşma Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mizah Ve Şakalaşma Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : (Ashab`tan bir kısmı): "Ey Allah`ın Resulü! Sen bize şaka yapıyorsun!" demişlerdi. "Şurası muhakkak ki (şaka da olsa) ben sadece hakkı söylerim!" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5395 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Bir adam Aleyhissalatu vesselam`a gelerek: "Ey Allah`ın Resulü! Beni bir deveye bindir!" dedi. Aleyhissalatu vesselam da: "Ben seni devenin yavrusuna bindireceğim!" dedi. Adam: "Ey Allah`ın Resulü, ben deve yavrusunu ne yapayım (ona binilmez ki!)" deyince Aleyhissalatu vesselam: "Acaba deveyi deveden başka bir mahluk mu doğurur?" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5396 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Enes (ra), Resulullah (sav)`ın, kendisine: "Ey Zü`l-üzüneyn (iki kulaklı)" diye hitap ettiğini, bu sözüyle şaka yapmayı kasdettiğini rivayet etmiştir. &lt;br /&gt;HadisNo : 5397 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Useyd İbnu Hudayr &lt;br /&gt;Hadis : Ensardan mizahçı bir zat vardı. (Bir gün yine) konuşup yanındakileri güldürürken Resulullah (sav) elindeki çubuğu (şaka yollu) adamın böğrüne dürttü. Bunun üzerine adam: "Ey Allah`ın Resulü (canıım yaktınız). Müsaade edin kısas yapayım!" dedi. Aleyhissalatu vesselam da: "Haydi yap!" buyurdu. Adam: "Ama üzerinde gömlek var, benim üzerimde yoktu (kısas tam olması için çıkarmalısınız)!" dedi. Adamın talebi üzerine, Aleyhissalatu vesselam gömleğim kaldı(rıp böğrünü aç)tı. Adam, Resulullah`ı kucaklayıp böğrünü öpmeye başladı ve: "Ben bunu arzu etmiştim ey Allah`ın Resulü!" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 5398 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Yezid İbnu`s-Saib &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden kimse, ne şaka ne de ciddi olarak kardeşinin değneğini almasın. Kim kardeşinin değneğini almışsa hemen ona geri versin." &lt;br /&gt;HadisNo : 5399 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ebi Leyla &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ın Ashabı radıyallahu anhüm ecmainin bize anlattıklarına göre, onlar bir sefer yürüyüşünde idiler. (Bir konaklama sırasında) içlerinden biri uyurken, arkadaşı gidip ipini alır. Uyanınca ipini bulamayan zat (kaybettim diye) korkar. (Duruma muttali olan) Aleyhissalatu vesselam: "Bir Müslümana bir başka Müslümanı korkutmak helal olmaz!" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5400&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-6350450438263102456?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/6350450438263102456/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mizah-ve-sakalasma-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6350450438263102456'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6350450438263102456'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mizah-ve-sakalasma-hakknda-hadisler.html' title='Mizah Ve Şakalaşma Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-6294962478828761025</id><published>2009-09-25T07:37:00.003-07:00</published><updated>2009-09-25T07:37:57.246-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Misafirlik (Ziyafet) Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Misafirlik (Ziyafet) Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Misafirlik (Ziyafet) Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Kerime &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir gece misafir olmak müslümanın hakkıdır. Kim, (bir ev sahibinin) avlusunda sabahlarsa, ağırlanma masrafı, (ev sahibi) üzerine bir borç olur. (Misafir) dilerse o hakkını alır, dilerse terkeder (almaz)." &lt;br /&gt;HadisNo : 3486 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Bir başka rivayette Resulullah (sav)`ın şöyle söylediği kaydedilmiştir: "Kim bir cemaate misafir olur ve fakat misafir, (ağırlanmaktan) mahrum kalırsa -ona yardım, her müslüman üzerine hak (bir vazife) olması hasebiyle- bir gecelik (ağırlanma) masrafını o cemaatin ekininden ve malından alır." &lt;br /&gt;HadisNo : 3487 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ukbe İbnu Amir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`a dedim ki: "Siz, bizi (sefere) gönderiyorsunuz. Bir yere vardığımız zaman, ahalisi ihtiyaçlarımızı görmezlerse ne yapmalıyız?" (Resulullah bize) şu cevabı verdiler: "Bir kavme inince, onlar misafire davranılması gereken muameleyi size de yaparlarsa ikramlarını kabul edin. Aksi takdirde, misafire yapmaları gereken ikram kadarını onlardan (zorla da olsa) alın." &lt;br /&gt;HadisNo : 3488 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Avf İbnu Malik &lt;br /&gt;Hadis : "Ey Allah`ın Resulü" dedim, "ben bir adama uğrasam, o beni ağırlamasa, sonra o bana uğrasa ben ona yaptığını yapayım mı?" "Hayır" dedi, "sen onu ağırla!" Bir gün Resulullah (sav) beni eskimiş bir elbise içerisinde görmüştü. "Senin malın yok mu (da böyle giyiniyorsun)?" diye sordu. "Allah bana deve, koyun, [sığır, at, köle] her maldan verdi!" dedim. "öyleyse" buyurdular, "üzerinde görülmelidir!" &lt;br /&gt;HadisNo : 3489 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Misafirlik üç gündür. Bundan fazlası sadakadır." &lt;br /&gt;HadisNo : 3490 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Şüreyh el-Adevi &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim Allah`a ve ahirde inanıyorsa, misafirine `caize`sini ikram etsin." Yanındakiler sordular: "Ey Allah`ın Resulü! Caizesi de nedir?" Aleyhissalatu vesselam açıkladı: "Bir gecesi ve gündüzüdür. Misafirlik üç gündür. Bundan fazlası sadakadır. Misafire, ev sahibini günaha sokuncaya kadar yanında kalması hoş değildir. Tekrar sordular: "Misafir ev sahibini nasıl günaha sokar?" Aleyhissalatu vesselam açıkladı: "Adamın yanında ikamet eder kalır, halbuki kendisine ikram edecek bir şeyi yoktur." &lt;br /&gt;HadisNo : 3491&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-6294962478828761025?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/6294962478828761025/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/misafirlik-ziyafet-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6294962478828761025'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6294962478828761025'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/misafirlik-ziyafet-hakknda-hadisler.html' title='Misafirlik (Ziyafet) Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-4342536278621340548</id><published>2009-09-25T07:37:00.001-07:00</published><updated>2009-09-25T07:37:29.846-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mirasın Sebepleri Manileri Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mirasın Sebepleri Manileri Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mirasın Sebepleri Manileri Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Üsame İbnu Zeyd &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdu ki: "Müslüman kimse kafir kimseye varis olamaz; kafir de Müslümana varis olamaz." &lt;br /&gt;HadisNo : 4706 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Amr İbni`l-As ve Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "İki farklı din mensupları birbirlerine varis olamazlar." [Ebu Davud`un rivayeti İbnu Amr`dan, Tirmizi`nin rivayeti Hz. Cabir`dendir.] &lt;br /&gt;HadisNo : 4707 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Üsame &lt;br /&gt;Hadis : [Haccı sırasında Aleyhissalatu vesselam`a] denmiştir ki: "Ey Allah`ın Resulü! Yarın nereye ineceksin, Mekke`deki evine mi?" "Akil bize ev-bark bıraktı mı ki?" buyurdular. Akil ile Talip, Ebu Talib`e varis olmuşlardı. Ne Ali ne de Cafer (ra) ona varis olamamışlardı. Çünkü bu ikisi Müslüman idiler. Akil ve Talib ise kafirdiler. &lt;br /&gt;HadisNo : 4708 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Katil varis olamaz." &lt;br /&gt;HadisNo : 4709 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Said İbnu`l-Müseyyeb &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Ömer (ra), Arap (memleketinde) doğmadıkça, Acem`den birini varis kılmaktan imtina etmiştir." [Rezin şu ilavede bulundu: "Hamile olarak gelip Arap (memleketinde) doğuran kadını da hariç kıldı. Bu durumda erkek, eğer ölürse kadına varis olur. Eğer erkek ölürse, kadın da ona varis olur. Erkeğin miras (taki pay nisbet)i Allah`ın kitabında vardır."] &lt;br /&gt;HadisNo : 4710 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu`l-Esved ed-Düeli &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Muaz`a bir Yahudinin miras meselesi getirildi. Onun Müslüman oğluna da mirastan pay verdi ve dedi ki: "İslam [galebe çalar, ona galebe çalınmaz], artar eksilmez." &lt;br /&gt;HadisNo : 4711 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Amr İbnu Şuayb &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hür veya cariye bir kadınla kim zina yaparsa, bundan hasıl olacak çocuk veled-i zinadır, ne o babasına, ne de babası ona varis olamaz." &lt;br /&gt;HadisNo : 4712&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-4342536278621340548?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/4342536278621340548/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mirasn-sebepleri-manileri-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/4342536278621340548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/4342536278621340548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mirasn-sebepleri-manileri-hakknda.html' title='Mirasın Sebepleri Manileri Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-688676606675658435</id><published>2009-09-25T07:36:00.002-07:00</published><updated>2009-09-25T07:37:00.547-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Minder Ve Yastıklar Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Minder Ve Yastıklar Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Minder Ve Yastıklar Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ın minderi deridendi ve içi hurma lifiyle dolu idi. &lt;br /&gt;HadisNo : 5300 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`a evde (bulunması gereken) yataklar zikredilmişti. Şöyle buyurdular: "Kişinin kendisi için bir yatak, kadın için bir yatak, misafir için bir yatak lazımdır. Dördüncü yatak şeytanadır." &lt;br /&gt;HadisNo : 5301 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir İbnu Semüre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ın bir yastığa solu üzerine yaslandığını gördüm. &lt;br /&gt;HadisNo : 5302 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu`l-Melih &lt;br /&gt;Hadis : Babası (ra)`ndan anlatıyor: "Resulullah (sav) vahşi hayvanların derilerinden yaygı yapılmasını nehyetti." &lt;br /&gt;HadisNo : 5303 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Utbe İbnu Abdi`s-Sülemi &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`dan beni giydirmesini talep ettim. Bunun üzerine bana iki parça hayşe (adi keten) bezi giydirdi. Kendimi, bununla arkadaşlarım arasında en iyi giyinmiş gördüm. &lt;br /&gt;HadisNo : 5304&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-688676606675658435?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/688676606675658435/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/minder-ve-yastklar-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/688676606675658435'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/688676606675658435'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/minder-ve-yastklar-hakknda-hadisler.html' title='Minder Ve Yastıklar Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-5775254437740231749</id><published>2009-09-25T07:36:00.001-07:00</published><updated>2009-09-25T07:36:34.735-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mina`da Hutbe Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mina`da Hutbe Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mina`da Hutbe Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdurrahman İbnu Muaz &lt;br /&gt;Hadis : Biz Mina`da iken Resulullah (sav) bize hitab etti. Kulaklarımız öylesine açıldı ki, sanki her ne söylese bulunduğumuz yerden (rahat) işitiyorduk. Bir ara, halka menasikini öğretmeye başladı. Böylece taşlama yerine kadar geldi. (Konuşurken) şehadet ve orta parmağını (kulaklarına) koymuştu. (Atılacak taşların nohut büyüklüğündeki) fırlatma taşı olduğunu söyledi. Muhacirlerde emrederek Mescidin ön kısmında konaklamalarını, Ensar`a da Mescid`in arka kısmında konaklamalarını söyledi." Ravi der ki: "İşte bundan sonradır ki herkes (bineklerinden inip) yerleşti." &lt;br /&gt;HadisNo : 1559 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Rafi` İbnu Amr el-Müzeni &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ı Mina`da halka hitab ederken gördüm. Vakit kaba kuşlukta ve efendimiz, boz bir dişi katırın üzerindeydi. Hz. Ali (ra) de, Resulullah (sav)`ın sözlerini rahat işitebileceği bir mesafede durup, eksiltip artırmadan halka tekrar ediyordu. Halkın kimisi ayakta idi, kimisi de oturuyordu. &lt;br /&gt;HadisNo : 1560&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-5775254437740231749?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/5775254437740231749/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/minada-hutbe-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/5775254437740231749'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/5775254437740231749'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/minada-hutbe-hakknda-hadisler.html' title='Mina`da Hutbe Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-2883696039137859929</id><published>2009-09-25T07:35:00.004-07:00</published><updated>2009-09-25T07:36:08.419-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mikat Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mikat Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mikat Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : İbnu Ömer (ra) dedi ki: "Hacc ayları Şevval, Zülkade ve Zilhicce`den de on gündür." &lt;br /&gt;HadisNo : 1182 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Hişam İbnu Urve &lt;br /&gt;Hadis : Abdullah İbnu Zübeyr (ra) Mekke`de dokuz yıl ikamet etti. Bu esnada Zilhicce`nin hilali ile yüksek sesle telbiyeye başladı. (Kardeşi) Urve de onanla aynı şeyi yapardı." &lt;br /&gt;HadisNo : 1183 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Kasım İbnu Muhammed &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Ömer (ra) Mekkelilere şöyle hitab etti: "Ey Mekkeliler! Ne oluyor da uzak diyardan gelenler saçları dağınık vaziyette iken sizler yağlanıyorsunuz? (Zilhicce) hilalini görünce siz de telbiyede bulunun." &lt;br /&gt;HadisNo : 1184 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Ata`ya: "Mücavir (Mekke`de ikamet eden) hacc için ne zaman telbiyede bulunur?" diye sorulmuştu. Şu cevabı verdi: "İbnu Ömer (ra) mütemetti olarak gelince, terviye günü, öğleyi kılıp, devesine bindi mi hacc için telbiyede bulunurdur." &lt;br /&gt;HadisNo : 1185 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : İbnu Abbas (ra) şunu söylemiştir: "Hacc için, sadece hacc aylarında ihrama girmek sünnettendir." &lt;br /&gt;HadisNo : 1186 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Medineliler Zülhuleyfe`de, Şamlılar Cuhfe`de, Necidliler Kam`da ihrama girer, telbiyeye başlar." &lt;br /&gt;HadisNo : 1187 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Bir rivayette İbnu Ömer der ki: Bizzat işitmemekle beraber, bana söylendiğine göre, Resulullah (sav) buyurmuştur ki: "Yemenliler de Yelemlem`de ihrama girerler." &lt;br /&gt;HadisNo : 1188 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Buhari`de gelen bir diğer rivayette belirtildiği üzere, bir zat (Abdullah İbnu Ömer`e) gelerek: "Umre için nerede ihrama girmem caiz olur?" diye sorunca: "Resulullah (sav) mikat yerleri olarak Necidliler için Karn`ı, Medineliler için Zülhuleyfe`yi, Şamlılar için Cuhfe`yi belirledi" demiş, başka bir mikat yeri zikretmemiştir. &lt;br /&gt;HadisNo : 1189 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), Medineliler için Zülhuleyfe`yi, Şamlılar için Cuhfe`yi, Necidliler için Karnu`l-Menazil`i , Yemenliler için Yelemlem`i mikat yerleri olarak ta`yin etmiştir. Bu yerler, ora ahalileri ve oraya başka yerlerden hacc ve umre yapmak maksadıyla gelenler için mikat yerleridir. Bu söylenen mikat yerlerinin berisinde (yani mikatlarla Mekke arasında) bulunanlar için mikat, bulunduğu yerdir. Daha yakın yerde olanlar da böyledir. Nitekim Mekkeliler de Mekke`de ihrama girerler." &lt;br /&gt;HadisNo : 1190 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Bir rivayette şöyle denmiştir: "Kim (mikatlerin) berisinde ise, (niyeti) başlattığı yerde ihram giyer, öyle ki, Mekkeliler Mekke`de (ihrama girerler). &lt;br /&gt;HadisNo : 1191 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu`z-Zübeyr &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Cabir (ra)`e ihrama girme yerinden sorulmuştu. Şu cevabı verdi: "Ben Resulullah (sav)`in bu hususta şöyle söylediğini işittim. "Medineliler`in ihrama girme yeri Zülhuleyfe`dir. Diğer yol Cuhfe`dir, Iraklıların ihrama girme yeri Zat-ı Irk`dır. Necidliler`in ihrama girme yeri Karni`l-Menazil`dir. Yemenliler`in ihrama girme yerleri Yelemlem`dir." &lt;br /&gt;HadisNo : 1192 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Şu iki memleket (Basra ve Kufe) fethedildiği zaman Hz. Ömer (ra)`e halk gelip: "Ey mü`minlerin emiri! Resulullah (sav) Necidliler için Karn`ı (mikat olarak) tesbit etti. Orası bizim yolumuza sapa düşer. (Buradan) Karn`e gitmeye kalksak, bize zor olur!" dediler. Hz. Ömer (ra) onlara: "Öyleyse onun kendi yolunuzdaki hizasına bakın" dedi ve onlar için Zat-ı Irk`ı tesbit etti. &lt;br /&gt;HadisNo : 1193 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) Iraklılar için Zat-ı Irk`ı mikat kıldı. &lt;br /&gt;HadisNo : 1194 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) Meşrikliler için Akik`i mikat kıldı. &lt;br /&gt;HadisNo : 1195 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : İmam Malik: "Bana ulaştığına göre, Resulullah (sav) Ci`rane`de umre için ihrama girdi" demiştir. &lt;br /&gt;HadisNo : 1196 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Yine imam Malik`in, nazarında güvenilir (sika) bir kimseden rivayet ettiğine göre, İbnu Ömer (ra) İliya`da hacc ihramı giymiştir. &lt;br /&gt;HadisNo : 1197 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Osman &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Osman (ra)`ın, bir kimsenin Horasan veya Kinnan`da ihrama girmesini mekruh addettiği rivayet edilmiştir. &lt;br /&gt;HadisNo : 1198&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-2883696039137859929?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/2883696039137859929/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mikat-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2883696039137859929'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2883696039137859929'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mikat-hakknda-hadisler.html' title='Mikat Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-5655483258201678603</id><published>2009-09-25T07:35:00.003-07:00</published><updated>2009-09-25T07:35:39.311-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Me`mum (İmama Uyan) İle İlgili Hükümler Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Me`mum (İmama Uyan) İle İlgili Hükümler Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Me`mum (İmama Uyan) İle İlgili Hükümler Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Mes`ud el-Bedri &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) namazda omuzlarımıza eliyle dokunur ve: "Düzgün olun! Karışık durmayın, sonra kalblerinize de karışıklık ve ihtilaf girer. Hemen arkama, sizden akıl ve dirayet sahibi olanlar dursun. Sonra tedricen bunları takibedenler, sonra da onları takibedenler dursun" derdi. (Ebu Mes`ud ilave eder: "Bugün sizler ihtilafta çok ilerisiniz.") &lt;br /&gt;HadisNo : 2810 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Benim hemen arkama sizden akıl ve dirayet sahipleri dursun. Sonra onları takip edenler, sonra onları takip edenler, sonra da onları takip edenler dursun. Çarşıların karışıklığından sakının. &lt;br /&gt;HadisNo : 2811 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) ile birlikte (bir gece) namaz kıldım. Soluna duruvermiştim, perçemimden tutarak sağına koydu. &lt;br /&gt;HadisNo : 2812 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Alkame ve el-Esved &lt;br /&gt;Hadis : İbnu Mes`ud (ra)`un yanına girmek için kendisinden müsaade istedik. Bize izin verdi. Sonra kalkıp ikimizin arasında namaz kıldı. Sonra da: "Ben Resulullah (sav)`ın böyle yaptığını gördüm" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 2813 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Erkeklerin teşkil ettiği safların en hayırlısı birinci saftır. En kötüsü de en son saftır. Kadınların teşkil ettikleri safların en hayırlısı en son saftır, en kötüsü de en öndekidir." &lt;br /&gt;HadisNo : 2814 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Nu`man İbnu Beşir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ya saflarınızı düzeltirsiniz ya da Allah kalplerinize muhalefet atar - veya yüzlerinize..." demişti. &lt;br /&gt;HadisNo : 2815 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Saflarınızı düzgün kılın, zira safların düzeltilmesi namazın kemalin(i sağlayan şartlar)dandır." &lt;br /&gt;HadisNo : 2816 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Safları düz kılın, omuzları bir hizaya getirin, aradaki boşlukları kapatın, kardeşlerinizini (sizi düzeltmeye çalışan) ellerine arşı nezaketli olun. Arada şeytan gedikleri bırakmayın. Kim safa kavuşursa Allah ona kavuşur. Kim de saftan koparsa Allah da ondan kopar." &lt;br /&gt;HadisNo : 2817 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizin en hayırlınız, namazda omuzları en yumuşak olandır." &lt;br /&gt;HadisNo : 2818 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Vabisa İbnu Ma`bed &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah bir adam gördü, safın gerisinde tek başına namaz kılıyordu. Ona namazını yeniden kılmayı emretti. &lt;br /&gt;HadisNo : 2819 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Said &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), Ashabında bir gerileme görmüştü: "İlerleyin bana uyun. Sizden sonrakiler de size uysunlar. Bir kavm gerilemeye devam eder eder de Allah da onları geriletiverir" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 2820 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir İbnu Semüre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Meleklerin Rabbleri indinde saf tutmaları gibi siz de saf tutmaz mısınız?" Biz: "Melekler nasıl saf tutarlar?" dedik. "Onlar dedi, ön safları tamamlarlar ve safda muntazam dururlar." &lt;br /&gt;HadisNo : 2821 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Eğer birinci safta ne olduğunu bilseydiniz, mutlaka kur`a çekilirdi." &lt;br /&gt;HadisNo : 2822 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "İmam, kendisine uyulmak için meşru kılınmıştır. Öyleyse o tekbir getirdi mi siz de tekbir getirin. Rükuya gidince siz de rükuya gidin." "Semi`allahu li-men hamide" (Allah kendisine hamdedeni işitir) deyince "Allahümme Rabbena leke`l hamd" (Ey Rabbimiz hamdler sanadır) deyin. O ayakta namaz kılarsa siz de ayakta kılın, oturarak kılarsa siz de hepiniz oturarak namaz kılın." &lt;br /&gt;HadisNo : 2823 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden biri, rüku ve secdede başını imamdan önce kaldırdığı zaman Cenda-ı Hakk`ın, (Kıyamet günü) başını, eşek başına veya suretine çevire(rek dirilte)ceğinden korkmaz mı." &lt;br /&gt;HadisNo : 2824 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Başını imamdan önce kaldırıp indiren kimsenin alnı şeytanın elindedir. &lt;br /&gt;HadisNo : 2825 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Bera &lt;br /&gt;Hadis : Biz Resulullah (sav) ile birlikte namaz kılarken, o "semi`allahu li-men hamideh" deyince, bizden kimse, Resulullah (sav) alnını yere koyuncaya kadar, sırtını eğmezdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 2826 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kimse, namazdan tek rek`ati imamla kılabilmişse, namazın tamamını beraber kılmış gibi olur." &lt;br /&gt;HadisNo : 2827 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Davud`un bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: "Siz namaza gelince biz secdede isek hemen secdeye katılın, fakat onu (rek`at veya başka) bir şey saymayın, tek rek`ate kavuşan namaza kavuşmuş sayılır." &lt;br /&gt;HadisNo : 2828 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Muvatta`nın rivayetinde şöyledir: "Rek`ate kavuşan secdeye kavuşur. Kim Fatiha`ya yetişemezse, pek çok hayrı kaçırmış demektir." &lt;br /&gt;HadisNo : 2829 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ali ve Mu`az &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Siz mescide geldiğiniz(de cemaatle namaza başlanmış ise), imam (kıyam, rüku, secde, kuud) hangi hal üzere olursa olsun hemen uyun ve yapmakta olduğunu yapın." &lt;br /&gt;HadisNo : 2830 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Hemmam İbnu`l`Haris &lt;br /&gt;Hadis : Huzeyfe (ra) Medain şehrinde yüksekçe bir yerde durarak cemaate imam olmuştu. Ebu Mes`ud kamisinden tutarak onu çekti. Namazdan çıkınca, Ebu Mes`ud: "İnsanların bundan men edildiklerini bilmiyor musun?" dedi. Öbürü: "Evet, ancak siz beni (gömleğimden tutup) çekince hatırladım!" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 2831 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hazım İbnu Dinar &lt;br /&gt;Hadis : Sehl İbnu Sa`d`a bir grup insan Hz. Peygamber (sav)`in minberinin hangi ağaçtan yapıldığı hususunda münakaşa etmek üzere geldiler. Sehl: "Ben onun hangi ağaçtan yapıldığını, kimin yaptığını, Efendimiz (sav)`ın hangi gün üzerine oturduğunu biliyonum" dedi ve açıkladı: "Resulullah (sav) Ensardan falanca kadına bir adam gönderdi: "Marangoz kölene söyle, bana ahşaptan münasib bir şey yapsın da üzerine çıkıp halka hitabette bulunayım"" dedi. Köle de O`na şu üç basamaklı şeyi imal ediverdi. Sonra Resulullah (sav), bunun şu yere konmasını emretti. Mezkur minber, el-Gabe`nin ılgın ağacından yapılmıştır. Resulullah (sav) minberin üzerine çıkıp namaza durdu ve tekbir getirdi, cemaat de O`nunla birlikte arkasından tekbir getirdi. Sonra rükuya gitti, sonra geri geri gelerek minberden indi ve minberin dibinde secde yaptı,sonra namazdan çıktı, sonra halka yöneldi ve: "Ben bunu, bana uymanız ve namazımı bilmeniz için yaptım" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 2832 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) geceleyin duvarları alçak olan hücresinde namaz kılardı. Halk bu sebeple Aleyhissalatu Vesselam`ın karaltısını (siluetini) görürdü. Böylece onlar da kalkıp geceleyin, O`na uyarak (Onunki gibi namaz kıldılar. Sabah olunca bu durumu konuştular. Resulullah (sav) ikinci gecede de kalktı, halk da aynı şekilde yaptı. Üçüncü gece de aynı şey tekerrür etti. Bundan sonra Resulullah oturdu ve çıkmadı. Sabah olunca durumu medar-ı bahs ettiler, sebebini sordular. Efendimiz şu cevabı verdi: "Gece namazının sizlere farz olmasından korktum." &lt;br /&gt;HadisNo : 2833 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "İkametin okunduğunu duydunuz mu namaza yürüyün. Sakin ve vakur olmayı unutmayın. Sakın koşuşmayın. Yetiştiğiniz yerden kılın, kaçırdığınız kısmı tamamlayın." &lt;br /&gt;HadisNo : 2834 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Esma Bintu Ebi Bekr &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ı işittim, kadınlara diyordu ki: "Sizden kim Allah`a ve ahiret gününe iman ediyorsa, erkekler başlarını kaldırıncaya kadar başını yerden kaldırmasın, böylece erkeklerin avretlerini görmekten korunmuş olur." &lt;br /&gt;HadisNo : 2835 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ubadetu`bnu`s-Samit &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (aleyhissaldtu vessel&amp;m) bize, içinde Kur`an`m cehren okunduğu bir namaz kıldırdı. Namazda kıraatta bir iltibasta bulundu. Namazdan çıkınca yüzünü bize çevirdi ve: "Kıraati cehren okuduğum zaman siz de okuyor musunuz?" diye sordu. Bazılarımız: "Evet bunu yapıyoruz!" dediler. Resulullah (sav): "Sakın ha! Ben kendi kendime: "Kim, ben okurken okuyarak benden okumayı kapmaya çalışıyor?" diyordum. Kur`an`ı cehren okuduğum zaman, Kur`an`dan Fatiha hariç hiçbir şeyi okumayın" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 2836 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İmran İbnu Husayn &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) öğle namazına durdu. Bir adam da arkasında Sebbihisme Rabbike`l-A`la suresini okumaya başladı. Resulullah (sav) namazdan çıkınca: "Kimdi okuyan?" diye sordu. Adam: "Bendim!" dedi. Bunun üzerine: "Hakikaten anladım ki biriniz bunu benden cezbedip aldı." &lt;br /&gt;HadisNo : 2837 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Müsevver İbnu Yezid el`Maliki &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) namazda (cehri olarak) kıraatte bulunuyordu. Bir kısmını okumayı terketti. (Namazdan sonra, cemaatten) bir adam: "Ey Allah`ın Resulü, şu şu ayetleri okumayı terkettiniz!" dedi. Resulullah: "Niye bana hatırlatmadın?" buyurdular. (Bir rivayette şu ziyade gelmiştir: "(Adam)... ben onların neshedildiğini zannetmiştim.") &lt;br /&gt;HadisNo : 2838 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ali &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ey Ali, namazda (takılırsa) imamı açma!" &lt;br /&gt;HadisNo : 2839 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Bişr İbnu Mihcan &lt;br /&gt;Hadis : Bişr İbnu Mihcan babasından anlattığına göre, babası (Mihcan) Resulullah (sav)`ın meclisinde idi. O sırada namaz için ezan okundu. Resulullah (sav) kalktı, namaz kıldı ve döndü. Mihcan hala yerindeydi. "Herkesle beraber namaz kılmana mani olan şey nedir, sen müslüman değil misin?" diye sordu. Mihcan: "Elbette müslümanım, ancak ben ailemle namazımı kılmıştım!"dedi. Efendimiz: "Mescide geldiğin zaman namaza kalkılırsa kılmış bile olsan cemaatle birlikte sen de katl." buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 2840 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Anlattığına göre, bir adam kendisine sordu: "Ben evde namazımı kılıp sonra da imamla namaza yetişiyorum; onunla da namaz kılayım mı?" "Evet" deyince adam tekrar sordu: "Peki, bunlardan hangisini (farz olan) namazım yapayım?" "Bu senin elinde mi?" dedi, "bu Allah`a kalmıştır, dilediğini (asıl farz olan) namazın yerine sayar!" &lt;br /&gt;HadisNo : 2841 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Süleyman Mevla Meymune &lt;br /&gt;Hadis : Süleyman Mevla Meymune`nin İbnu Ömer (ra)`den naklettiğine göre, İbnu Ömer şunu anlatmıştır: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir günde aynı namazı iki sefer kılmayın." &lt;br /&gt;HadisNo : 2842 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Nafi` &lt;br /&gt;Hadis : İbnu Ömer (ra) diyordu ki: "Kim akşamla sabahı kılar sonra da bu namazlarda imama yetişirse, onlara dönmesin." &lt;br /&gt;HadisNo : 2843 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Namaz için ikamet okununca farzdan başka namaz yoktur (kılınmaz)." &lt;br /&gt;HadisNo : 2844 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Rebia İbnu Ebi Abdirrahman &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Ömer (ra), mescide geldiği vakit, cemaat namazı kılmış ise hemen farza başlardı, ondan önce başka namaz kılmazdı. &lt;br /&gt;HadisNo : 2845 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Amr İbni`l-As &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "İmam namazı kılıp teşehhüdü tamamladıktan sonra, selam vermezden önce hades vaki olsa (yani abdesti bozulsa), namazı tamamlanmıştır, namazını tamamlayan cemaatteki diğer kimselerin namazı da tamamlanmıştır." &lt;br /&gt;HadisNo : 2846 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "(imamlar) sizin için kılarlar. Doğru kılarlarsa (sevabı) sizedir. Hatalı kılarlarsa (sizin namazınızın sevabı) sizedir, hata onların aleyhlerinedir." &lt;br /&gt;HadisNo : 2847&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-5655483258201678603?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/5655483258201678603/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/memum-imama-uyan-ile-ilgili-hukumler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/5655483258201678603'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/5655483258201678603'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/memum-imama-uyan-ile-ilgili-hukumler.html' title='Me`mum (İmama Uyan) İle İlgili Hükümler Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-3477280387183138675</id><published>2009-09-25T07:35:00.001-07:00</published><updated>2009-09-25T07:35:11.163-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Meyvelerin Ve Ekinlerin Satışına Dair Hadisler'/><title type='text'>Meyvelerin Ve Ekinlerin Satışına Dair Hadisler</title><content type='html'>Meyvelerin Ve Ekinlerin Satışına Dair Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav) şöyle emretti: "Ağaçların üzerinde o yılın meyve" leri (olgunlaşmaya) salih olduğu (kızarmak, sararmak suretiyle) zahir olana kadar, meyveleri satmayın. Yaş hurmayı kuru hurma karşılığında da satmayın." Yüce Abdullah İbnu Ömer, Zeyd İbnu Sabit`in şöyle dediğim rivayet etmiştir: Resulullah (sav) yaş hurmayı kurusu ile değiştirmeyi yasakladıktan sonra, ariyyenin (muayyen bir ağacın başındaki yaş hurmayı) yerdeki yaş veya kuru hurma ile tebdiline müsaade buyurdu. Bu çeşit bir değiş tokuşa başka alım-satımlarda müsaade buyurmadı." İbnu Ömer`e meyvenin salih olarak ortaya çıkması nedir? diye sorulunca şu cevabı verirdi: "Meyvenin afete uğrayarak zarar görme tehlikesini atlatmasidir." &lt;br /&gt;HadisNo : 226 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav) olgunlaşmazdan önce meyvenin ağacın basında iken satılmasını yasakladı. Kendisine (sav) meyvenin olgunlaşması ile ne kastediliyor? diye sorulunca: "Onun kızarması ve sararmasıdır" diye açıkladı ve ilave etti: "Cenab-ı Hakk bir afet vererek meyveye mani olacak olsa, kardeşinden aldığın parayı nasıl helal addedeceksin?" &lt;br /&gt;HadisNo : 228 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav) alacalanmazdan önce meyvenin satılmasını yasakladı. "Meyvenin alacalanması nedir?" diye sorulanca: "Kızarması, sararması ve yenir hale gelmesidir" diye açıkladı. &lt;br /&gt;HadisNo : 229 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) siyahlanmazdan önce üzümün, sertleşmezden önce hububatın satılmasını yasakladı." &lt;br /&gt;HadisNo : 230 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Harice İbnu Zeyd &lt;br /&gt;Hadis : Anlattığına göre ravinin babası, Süreyya yıldızı doğmadıkça meyve satmazdı. &lt;br /&gt;HadisNo : 231 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Sehl İbnu Ebi Hasme &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav) yaş hurmayı kuru hurma ile değiştirmeyi yasakladı ve "Bu riba`dır, buna müzabene denir" buyurdu. Ancak ariyye satışını bundan istisna etti. Ariyye bahçe sahibinin ayırdığı bir veya iki hurma ağacıdır. Onların başındaki meyvenin kuruyunca ne kadar olacağını göz kararıyla tahmin eder. Bunun bedelince yaş hurma (satın alıp) yer" (Tirmizi bir başka rivayette şu ilaveyi kaydeder: "Resulullah (sav) yaş üzümü kuru üzümle her meyveyi, meyve cinsinden tahmini karşılığıyla satmayı yasakladı." Yahya İbnu Said ariyye`yi şöyle açıkladı: "Kişinin ailesine yedirmek maksadıyla birkaç hurma ağacının yaş meyvesini, - miktarını tahmin yoluyla takdir edip - kuru hurma karşılığında satın almasıdır.") &lt;br /&gt;HadisNo : 232 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav), kuru hurma vererek, tahmin yoluyla ariyyelerin satın alınmasına, beş vask veya beş vasktan az miktar için izin verdi." Ravilerden biri, "beş vask" mı dedi, yoksa "beş vasktan az" mı dedi diye şüphe etmiştir. &lt;br /&gt;HadisNo : 233 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Sa`id &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav) müzabene ve muhakala`yı yasakladı. Müzabene, yeni meyvenin daha hurma, ağacının başında iken satın alınmasıdır. İmam Malik "... kuru hurma vererek" ziyadesini kaydetti. Muhakala da buğday karşılığında tarlanın kiralanmasıdır. &lt;br /&gt;HadisNo : 234 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) müzabene`yi yasakladı. Müzabene, yaş hurmayı, ölçeğe vurarak kuru hurma mukabili satmaktır, keza taze üzümü ölçeğe vurarak kuru üzüm karşılığmda satmaktır. &lt;br /&gt;HadisNo : 235 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) ekini, ölçekli olarak buğdayla satmaktan yasakladı." &lt;br /&gt;HadisNo : 236 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) muhabere ve muhakale`yi yasakladı. Ata der ki: Cabir bize şu açıklamayı yaptı: Muhabere: Boş araziyi, sahibi bir başkasına verir. Alan adam bütün masrafları karşılayarak tarlayı eker. Tarla sahibi mahsulden hisse alır, Müzabene`ye gelince, bunun "daha ağaçta iken yaş hurmayı, kuru hurma ile ölçekle satmak" olduğunu söyledi. Muhakale ise, ekinden cari bir alış-veriş, müzabene`ye benzer, ekinin ölçekle buğday mukabili satılmasıdır. &lt;br /&gt;HadisNo : 237 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav) muhakale, müzabene, muaveme ve muhabere suretiyle yapılan ahş-verişleri yasakladı. - Ravi der ki: Muaveme, birkaç yılı içine alan bir satıştır.- Keza, sünya`yı da yasakladı" Sünen müellifleri şu ziyadeyi kaydederler, "...bilinme durumu hariç" &lt;br /&gt;HadisNo : 238&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-3477280387183138675?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/3477280387183138675/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/meyvelerin-ve-ekinlerin-satsna-dair.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3477280387183138675'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3477280387183138675'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/meyvelerin-ve-ekinlerin-satsna-dair.html' title='Meyvelerin Ve Ekinlerin Satışına Dair Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-2920510876254065414</id><published>2009-09-25T07:34:00.003-07:00</published><updated>2009-09-25T07:34:46.194-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Meyve Ve Sebzelerin Zekatı Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Meyve Ve Sebzelerin Zekatı Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Meyve Ve Sebzelerin Zekatı Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nehir ve yağmur sularının suladığı şeylerden (zekat olarak) öşür (onda bir) alınır. Hayvanla sulananlardan öşrün yarısı (yirmide bir) zekat alınır." &lt;br /&gt;HadisNo : 2026 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Muaz &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) bana sema(dan inen suyun) suladığı mahsulden tam öşür, aletle çıkarılan suyun suladığı mahsulden yarım öşür almamı emretti. &lt;br /&gt;HadisNo : 2027 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Attab İbnu Üseyd &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) bize, hurmaya tahmin biçtiğimiz gibi, üzüme de tahmin biçmemizi ve zekatını kuru üzüm olarak almamızı emretti, tıpkı hurmanın zekatını kuru hurma olarak aldığımız gibi. &lt;br /&gt;HadisNo : 2028 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Süleyman İbnu Yesar &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav), Abdullah İbnu Revaha`yı Hayber`e yahudilerle kendi arasında mahsulün takdiri için gönderiyordu. Yahudiler, hanımlarının zinetlerinden ona bazı takılar verip: "Bu sanadır (al, karşılığında) bize yükümüzü hafiflet, taksimde lehimize olarak biraz göz yumuver!" dediler. Abdullah (ra) onlara şu cevabı verdi: "Ey yahudiler toplumu! Sizler, bana Allah Teala`nın en menfur mahluklarısınız. Bu, beni size karşı zulme sevketmeyecektir. Bana teklif ettiğiniz rüşvete gelince, o haramdır ve biz bu haramı yemeyiz." Yahudiler: "Arz ve semavatı ayakta tutan işte bu (dürüstlük) dur" dediler. &lt;br /&gt;HadisNo : 2029&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-2920510876254065414?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/2920510876254065414/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/meyve-ve-sebzelerin-zekat-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2920510876254065414'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2920510876254065414'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/meyve-ve-sebzelerin-zekat-hakknda.html' title='Meyve Ve Sebzelerin Zekatı Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-3785921697020134535</id><published>2009-09-25T07:34:00.001-07:00</published><updated>2009-09-25T07:34:23.291-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mev`izeler Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mev`izeler Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mev`izeler Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu İdris el-Havlani &lt;br /&gt;Hadis : Ebu İdris el-Havlani, Ebu Zerr (ra)`den anlatıyor: "Resulullah (sav), aziz ve celil olan Rabbinden naklen anlattığına göre, Rabb Teala şöyle buyurmuştur: "Ey kullarım! Ben nefsime zulmü haram ettim, onu sizin aranızda da haram kıldım. Öyleyse birbirinize zulmetmeyin. Ey kullarım! Hidayet verdiklerim dışında hepiniz dall (doğru yoldan sapmışlar)sınız. Öyleyse benden hidayet isteyin de sizi hidayet edeyim! Ey kullarım! Benim yedirdiklerim hariç, hepiniz açlarsınız. Öyleyse benden yiyecek isteyin de size yiyecek vereyim! Ey kullarım! Benim giydirdiklerim hariç hepiniz çıplaklarsınız! Öyleyse benden giyinme talep edin de sizleri giydireyim! Ey kullarım! Sizler gece ve gündüz hata işliyorsunuz. Ben ise bütün günahları affederim. Öyleyse benden mağfiret talep edin de sizleri bağışlayayım. Ey kullarım! Bana zarar verme mevkiine ulaşamazsınız ki bana zarar veresiniz! Bana fayda sağlama mertebesine de ulaşamazsınız ki bana menfaat sağlayasınız. Ey kullarım! Şayet sizlerin öncekileri, sonrakileri; insi olanları, cinni olanları hepsi de sizden en muttaki bir insanın kalbi üzere olsaydınız, bu benim mülkümde hiç bir şeyi zerre miktar artırmazdı. Ey kullarım! Eğer sizin öncekileriniz ve sonrakileriniz, insi olanlarınız, cinni olanlarınız sizden en facir bir kimsenin kalbi üzere olsaydınız, bu benim mülkümden zerre kadar bir eksiklik hasıl etmezdi. Ey kullarım! Eğer sizlerin öncekileri ve sonrakileri, insi olanları, cinni olanları bir düzlükte toplanıp bana talepte bulunsay diniz, ben de her insana istediğini verseydim, bu, benim nezdimde olandan, iğnenin denize batırıldığı zaman hasıl ettiği eksilme kadar bir noksanlık ancak meydana getirirdi. Ey kullarım! Bunlar sizin amelleriniz, onları sizin için sayıyorum. Sonra bunların karşılığını size ödeyeceğim. Öyleyse sizden kim bir hayırla karşılaşırsa Allah`a hamd etsin. Kim de hayır değil de başka bir şey bulursa, kendinden başka bir şeyi levmetmesin (kınamasın, başına geleni kendinden bilsin)." &lt;br /&gt;HadisNo : 5363 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ubey İbnu Ka`b &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) gecenin üçte ikisi geçince kalkar ve: "Ey insanlar! Allah`ı zikredin! Allah`ı zikredin! "Sarsıcı" kesinlikle gelecektir; "takipçi" de onun arkasından gelecektir. Ölüm, içindeki (şiddet ve sıkıntılarla gelecek, (öyleyse ahirete hazırlanın!)" derdi. Übey devamla dedi ki: "Ey Allah`ın Resulü dedim, ben sana çok salat oku(mak istiyorum. (Duamda) ne miktarını sana salat u selam yapayım?" "Dilediğin kadar!" buyurdular. "Dörtte bir (yeter mi)?" dedim. "Dilediğin kadar!" buyurdular, "Eğer artırırsan, bu senin için daha hayırlı!" dediler. "Üçte iki(ye ne dersiniz?)" dedim. "Dilediğin kadar!" buyurdular, "Eğer artırırsan, bu senin için daha iyi!" dediler. "(Kendim için dua ettiğim vaktin) tamamını size salat u selam okumaya ayırayım mı?" dedim. "Bu takdirde, (dünyevi ve uhrevi) dilediğin kabul edilir, günahın affedilir!" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5364 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ukbe İbnu Amir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) bir gün çıkıp Uhud şehidlerine cenazelere kıldığı namazla namaz kıldı. Sonra minbere geçti: "Ben dedi, sizden önce (havuzun başına) varacağım ve ben size şahidlik yapacağım. Şimdi, şu anda ben, vallahi havzımı görüyorum. Bana arzın hazinelerinin anahtarları verildi. Vallahi ben artık sizin benden sonra şirke düşmenizden korkmuyorum. Fakat sizin dünya hususunda birbirinizle rekabete, çekememezliğe düşmenizden korkuyorum." &lt;br /&gt;HadisNo : 5365 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Kebşe el-Enmari &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Üç şey vardır, (bunların doğruluğu hususunda size) yemin ederim. Ayrıca bir de hadis söyleyeceğim, bunları iyi belleyin: Kişinin malı sadaka sebebiyle eksilmez. Bir kula haksız zulüm yapılır o da sabrederse, Allah onun izzetini (dünya ve ahirette) mutlaka artırır. Bir kul dilenme kapısını açtı mı, onunla birlikte Allah da o zavallıya fakirlik kapısını açar." &lt;br /&gt;HadisNo : 5366 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Kebşe el-Enmari &lt;br /&gt;Hadis : Bir rivayette şu ziyade mevcuttur: "Bir kul, Allah rızası için mütevazi olur, alçalırsa Allah onu mutlaka yüceltir. Size bir hadis söyleyeceğim, onu iyi belleyin: "Dünya dört kişi içindir: Bir kul vardır, Allah kendisine mal ve ilim vermiştir de kul, malı hususunda Allah`tan korkmakta, (mal ve ilmi kullanarak) sıla-ı rahm yapmakta, (mal ve ilimde) Allah`ın hakkı olduğunu bilmektedir; işte bu kimse en faziletli bir makamdadır. Bir kul vardır. Allah ona ilim vermiştir, mal vermemiştir, ama iyi niyetlidir ve "Malım olsaydı onu falan kişi gibi (hayırda) harcardım" der. İşte bu kimse niyetindekini yapmış gibi sevaba nail olur, ikisi de eşit şekilde ücrete konar. Bir kul vardır Allah ona mal vermiştir, fakat ilim vermemiştir. Malını cahilane harcar. Malı hususunda Rabbinden korkmaz. (Cimriliği, cahilliği sebebiyle) malıyla sıla-ı rahim yapmaz; malında Allah`ın da hakkı olduğunu hiç düşünmez, işte bu kimse, mertebelerin en düşüğündedir. Bir kul vardır, Allah ona ne ilim ne de mal vermiştir ama: "Eğer malım olsaydı, onunla filan kimsenin yaptıklarını ben de yapardım der. Bu da niyetiyle muamele görür. Niyet ettiği kimsenin vebalini aynen elde eder." &lt;br /&gt;HadisNo : 5367 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kimin arzusu ahiret otursa, Allah onun kalbine zenginliğinden koyar ve işlerini derli toplu kılar, artık dünya ona hakir gelmeye başlar. Kimin hedefi de dünya otursa, Allah iki gözünün arasına (dünyanın) fakirliğini koyar, işlerini de darmadağınık eder. Netice olarak, dünyadan da eline, kendisine takdir edilmiş olandan fazlası geçmez." &lt;br /&gt;HadisNo : 5368 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) dediler ki: "Allah Teala hazretleri şöyle buyurdular: "Ey ademoğlu! Kendini ibadetine ver, gönlünü zenginlikle doldurayım, fakrını kapayayım. Böyle yapmazsan ellerini meşguliyetle doldururum, fakrını da kapamam." &lt;br /&gt;HadisNo : 5369 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Aleyhissalatu vesselam`a: "Ey Allah`ın Resulü" dedik, senin yanında iken kalplerimiz maneviyatta rikkate gelip inceliyor, dünyaya karşı alakamız kesiliyor ve ahireti sanki görmüş gibi oluyoruz. Yanınızdan ayrılınca ailemizle ünsiyet edip çocuklarımızı kokladık mı, önceki halimizi inkar ediyoruz, bunun sebebi nedir?" Aleyhissalatu vesselam şu cevabı verdi: "Eğer siz, ayrıldıktan sonra da yanımdaki halinizi devam ettirseydiniz, melekler sizi evlerinizde ziyaret eder, yollarda sizinle müsafahada bulunurdu. Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah sizi toptan yokeder, günah işleyip istiğfar edecek yeni bir mahluk yaratır ve onları mağfiret ederdi." &lt;br /&gt;HadisNo : 5370 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Şeddad İbnu Evs &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Akıllı kimse, nefsini muhasebe eden ve ölümden sonrası için çalışandır. Aciz de, nefsini hevasının peşine takan ve Allah`tan temennide bulunan kimsedir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5371 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Yedi şeyden önce amelde acele edin: Unutturucu fakirliği mi bekliyorsunuz? Tuğyan ettirip azdırıcı zenginliği mi bekliyorsunuz? İfsad edici hastalığı mı bekliyorsunuz? Aklınızı götürecek ihtiyarlığı mı bekliyorsunuz? Ani ölüm mü bekliyorsunuz? Deccali mi bekliyorsunuz. Bu beklenen gaib bir şerdir. Yoksa kıyameti mi bekliyorsunuz? Kıyamet ise hepsinden kötü, hepsinden daha acıdır." &lt;br /&gt;HadisNo : 5372 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Huzeyfe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hamr (sarhoş edici içki), günahın her çeşidinin kaynağıdır. Kadın, şeytanın oltasıdır, dünya seugisi her çeşit hatanın başıdır." [Rezin tahriç etmiştir.] &lt;br /&gt;HadisNo : 5373 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) (bir bayram namazında kadınlar tarafına geçerek): "Ey kadınlar cemaati! (Allah yolunda) sadakada bulunun, istiğfarı çok yapın. Zira ben siz kadınların cehennemde çoğunluğu teşkil ettiğini gördüm" buyurdular. Dinleyenlerden cesaretli bir kadın: "Niye cehennemliklerin çoğunu kadınlar teşkil ediyor, neyimiz var?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Ağzınızdan kötü söz çıkıyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz. Aklı ve dini eksik olanlar arasında akıl sahibi erkeklere galebe çalan sizden başkasını görmedim!" dedi. O kadın tekrar: "Ey Allah`ın Resulü! Aklı ve dini eksik ne demek?" diye sorunca Aleyhissalatu vesselam açıkladı: "Aklı noksan tabiri, iki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine denk olmasını ifade eder. Dinlerinin eksik olması tabiri de onların (hayız dönemlerinde) günlerce namaz kılmamalarını, Ramazan ayında oruç tutmamalarını ifade eder." &lt;br /&gt;HadisNo : 5374 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ali &lt;br /&gt;Hadis : Tefekkür edilmeden yapılan kıraatte, (beklenen) hayır yoktur. Fıkıh olmayan ibadette (çok) hayır yoktur. Fakihlerin fakihi, halkı Allah`ın rahmetinden ümitsizliğe düşürmeyen ve Allah`ın mekrinden de emniyete salmayan ve insanları Kur`an`dan başka şeye rağbete sevketmeyen kimsedir." [Rezin tahric etmiştir.] &lt;br /&gt;HadisNo : 5375 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : İmam Malik`e ulaştığına göre, Hz. İsa İbnu Meryem (as) şöyle buyurmuştur: "Allah`ın zikri dışında çok kelam etmeyin, kalpleriniz katılaşır. Çünkü katı kalp Allah`tan uzaktır, fakat bunu bilemezsiniz. Kendiniz efendiler imişçesine insanların günahlarına bakmayın, bilakis, kullar olarak kendi günahlarınıza bakınız. Çünkü insanlar(ın bir kısmı) belaya maruzdur, (bir kısmı) afiyete mazhardır, bela (imtihan) sahiplerine merhamet edin. Mazhar olduğunuz afiyete de hamd edin." &lt;br /&gt;HadisNo : 5376 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) bir gün bize namaz kıldırdı, sonra minbere çıktı, eliyle kıble cihetine işaret etti ve: "Size namaz kıldırdığım andan beri, bana cennet ve cehennem gösterildi. Onlar şu duvarın önünde temessül etmiş vaziyette idiler. Hayırda ve şerde bugünkü kadarını hiç görmedim" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 5377 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Ebi Bekr &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Talha el-Ensari (ra) bahçesinde namaz kılıyordu. Derken (dübsi denen kumruya benzeyen) bir kuş uçtu. Gidip gelmeye, çıktığı yeri aramaya başladı, fakat bulamadı. Bu hal Ebu Talha`nın garibine gitti ve bir müddet gözleriyle kuşu takip etti. Sonra namazına döndü. Ne kadar kıldığını bilemiyordu. Kendi kendine: "Bu malımdan bana fitne arız oldu!" dedi. Resulullah (sav)`a gelerek namazda başına gelen fitneyi anlattı ve "Ey Allah`ın Resulü! Bu (bağım Allah için) sadakadır, onu dilediğine ver!" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 5378&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-3785921697020134535?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/3785921697020134535/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mevizeler-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3785921697020134535'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3785921697020134535'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mevizeler-hakknda-hadisler.html' title='Mev`izeler Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-7595144457743623957</id><published>2009-09-25T07:33:00.001-07:00</published><updated>2009-09-25T07:33:45.823-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mest Üzerine Meshetmek Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mest Üzerine Meshetmek Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mest Üzerine Meshetmek Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Muğire İbnu Şu`be &lt;br /&gt;Hadis : Ben Resulullah (sav)`la beraberdim. Bana: "Ey Muğire, su kabını al!" emretti. Ben de onu aldım. Resulullah (sav) [la tenhaya gittik. O] benim gözümden kayboldu, kazayı hacet yaptı, (geri döndü). Üzerinde Şami bir cübbe vardı. (Abdest almak için hazırlık yaptı. Cübbesinin yenlerini cemreyip) kollarını çıkarmaya çalıştı. Ancak (yenler) dardı. Ellerini (yenlerin uç kısmından geri çıkarıp cübbeyi sırtına koyup kollarını) alttan çıkardı. Ben su döktüm, namaz için abdest aldı. Mestleri üzerine meshetti, sonra namaz kıldı." &lt;br /&gt;HadisNo : 3692 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Muğire İbnu Şu`be &lt;br /&gt;Hadis : Bir diğer rivayette: "Mestlerini çıkarmada yardımcı olmak için eğildim. Bana: "Bırak onları, zira ben, abdestli olarak mestlerimi giyindim" buyurdu ve üzerlerine meshetti. (Bu Sahiheyn`in lafzıdır.) &lt;br /&gt;HadisNo : 3693 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Muğire İbnu Şu`be &lt;br /&gt;Hadis : Müslim merhumun bir diğer rivayetinde: "Resulullah (sav) mestleri, başının ön kısmı (alnı) ve sarığı üzerine meshetti" denilmiştir. &lt;br /&gt;HadisNo : 3694 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Muğire İbnu Şu`be &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Davud`un bir diğer rivayetinde: "Resulullah (sav) mestleri üzerine meshetmişti; ben: "Ey Allah`ın Resulü! yoksa unuttunuz mu?" dedim. "Bilakis," dedi, "belki sana unutturuldu. Aziz ve celil olan Rabbim, bana böyle emretti." &lt;br /&gt;HadisNo : 3695 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Bilal &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) mestleri ve örtüsü üzerine meshetti. &lt;br /&gt;HadisNo : 3696 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Bilal &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Davud`un rivayetinde şöyle denmiştir: "Resulullah (sav) ihtiyacı için (araziye) çıkardı. Ben de O`na su taşırdım. (Kaza-yı hacet yapınca) abdest alırdı. Bu sırada sargı ve botları üzerine meshederdi." &lt;br /&gt;HadisNo : 3697 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Ubeyde İbnu Muhammedi İbnu Ammar İbnu Yasir &lt;br /&gt;Hadis : Cabir İbnu Abdillah (ra)`a mest üzerine meshetme hususunda sordum. "Ey kardeşimin oğlu, bu sünnettir" buyurdu. Bunun üzerine sarık üzerine meshetme hakkında sordum: "Saca meshet!" diye cevap verdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 3698 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cerir İbnu Abdillah el-Beceli &lt;br /&gt;Hadis : Ravi, abdest alıp mestleri üzerine meshedince, kendisine: "Mest üzerine mesh mi yapıyorsun" diye sormuşlardır. O da: "Evet demiştir, ben Resulullah (sav)`ı gördüm. Bevletti sonra abdest aldı. (Sıra ayaklarına gelince, yıkamayıp) mestlerinin üzerine meshetti" dedi. (A`meş der ki: "İbrahim Nehai dedi ki: "Bu hadis, Abdullah İbnu Mes`ud (ra)`un ashabını taaccübe (hayrete) sevkediyordu, çünkü Cerir (ra)`in müslüman oluşu Maide süresinin nuzülünden sonra idi.") &lt;br /&gt;HadisNo : 3699 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cerir &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Davud`un rivayetinde Cerir şöyle demiştir: "Meshetmekten beni ne alıkoyacak? Zira ben Resulullah (sav)`ı meshederken gördüm!" Bu sözü üzerine Cerir`e : "Bu, Maide suresinin nüzulünden önceydi" dendi de şu cevabı verdi: "Hayır! Ben kesinlikle Maide suresinin nüzulünden sonra müslüman oldum." &lt;br /&gt;HadisNo : 3700 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Büreyde &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), Mekke`nin fethedildiği gün, beş vakit namazın hepsini tek bir abdestle kıldı ve mestlerine meshetti. Hz. Ömer (ra): "Bugün, hiç yapmadığın bir şeyi yaptın!" dedi. Resulullah (sav): "Ammden (bilerek) yaptım ey Ömer" cevabını verdi. (Tirmizi ve Nesai`nin rivayetinde mesh`in zikri geçmez.) &lt;br /&gt;HadisNo : 3701 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Muğire &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) abdest aldı ve çoraplarının ve ayakkabılarının üzerine meshetti. [Ebu Davud der ki: "İbnu Mehdi, bu hadisi rivayet etmezdi. Çünkü Muğire (ra)`den bilinene göre Aleyhissalatu vesselam mestlerine meshediyordu." Yine Ebu Davud der ki: "Bu hadis Ebu Musa el-Eş`ari (ra) tarafından da rivayet edilmiştir: "Aleyhissalatu vesselam çorapları üzerine meshetti." Ancak bu rivayet muttasıl ve kuvvetli değildir, (zayıftır)." Ebu Davud der ki: "Çorap üzerine Ali İbnu Ebi Talib, İbnu Mes`ud, Bera İbnu Azib, Enes İbnu Malik, Ebu Ümame, Seki İbnu Sa`d ve Amr İbnu Hureys (ra) de meshetmiştir. Bu tatbikat Ömer İbnu`l-Hattab ve İbnu Abbas (ra)`dan da rivayet edilmiştir."] &lt;br /&gt;HadisNo : 3702 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Evs İbnu Evs es-Sakafi &lt;br /&gt;Hadis : Ben, Resulullah (sav)`ı, bir kavmin kuyusuna gelmiş, abdest alırken gördüm. Abdestini aldı, ayakkabılarına ve ayaklarına meshetti. &lt;br /&gt;HadisNo : 3703 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Mugire &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) mestin üst ve aşağı kısımlarını meshederdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 3704 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Mugire &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Davud`un rivayetinde şöyle gelmiştir: "Resulullah (sav) mestlerinin sırtlarına meshederdi. Tirmizi`nin bir başka rivayetinde de böyle denmiştir. Tirmizi 72, 73, (97, 98), Ebu Davud, Taharet 63, (161,165); Nesai, Taharet 63, (1, 62) &lt;br /&gt;HadisNo : 3705 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ali &lt;br /&gt;Hadis : Eğer din insanın fikrine göre olsaydı, mestin altını meshetmek, üstünü meshetmekten evla olurdu. Ancak ben Resulullah (sav)`ın mestin üstünü meshettiğini gördüm. &lt;br /&gt;HadisNo : 3706 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Bir başka rivayette şöyle gelmiştir: "Hz. Ali (ra)`yi abdest alırken gördüm, ayağının sırtını meshetti ve dedi ki: "Eğer ben Resulullah (sav)`ı böyle yapar görmeseydim (ayağın altını meshetmeye daha layık düşünürdüm)." &lt;br /&gt;HadisNo : 3707 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ali &lt;br /&gt;Hadis : Bir diğer rivayette de şöyle gelmiştir: "Ben, Resulullah (sav)`ın ayağın üstünü meshettiğini görünceye kadar, daima, altını meshetmenin evla olduğunu düşünürdüm." &lt;br /&gt;HadisNo : 3708 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Şüreyh İbnu Hani &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Aişe (ra)`ye mest üzerine meshetmekten sormaya geldim. Bana: "Sana Ebu Talibin oğlu [Hz. Ali] (ra)`yi tavsiye ederim, git ona sor. Zira o, Resulullah (sav) ile birlikte seyahatlerde bulunmuştur!" dedi. Bunun üzerine gidip ona sordum. Şu cevabı verdi: "Resulullah (sav), (mesh müddetini) yolcu için üç gün üç gece tuttu, mukim için de bir gün bir gece tuttu." &lt;br /&gt;HadisNo : 3709 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Safvan İbnu Assal &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) yolcu olduğumuz zaman, bize mestlerimizi üç gün üç gece, cenabet hali dışında küçük ve büyük abdest bozma ve uyku sebebiyle çıkarmamamızı emrederdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 3710 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ubeyy İbnu Ammare &lt;br /&gt;Hadis : Ravi -ki bu Sahabi, Resulullah (sav) ile birlikte her iki kıbleye namaz kılan ilklerdendir- anlatıyor: "Bir gün Resulullah (sav)`a gelerek sordum: "Ey Allah`ın Resulü! Mestlerimin üzerine meshedeyim mi." "Evet" buyurdular. Ben tekrar: "Bir gün mü?" dedim. "Bir gün!" buyurdular. Ben tekrar: "İki gün (olsa)?" dedim. "İki gün!" buyurdular, ben tekrar: "Üç gün (olsa)?" dedim. "Evet! dilediğin kadar!" buyurdular." &lt;br /&gt;HadisNo : 3711 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ubeyy İbnu Ammare &lt;br /&gt;Hadis : Bir rivayette de "...Hatta yediye kadar ulaştı. Resulullah (sav), sonunda: "Evet! Sana uygun geldiği kadar!" buyurdular." &lt;br /&gt;HadisNo : 3712 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Huzeyme İbnu Sabit &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mest üzerine meshetmenin müddeti yolcu için üç gündür. Mukim için bir gün bir gecedir!" "(Bir başka rivayette şu ziyade gelmiştir): "Biz müddetin uzatılmasını taleb etseydik, bize mutlaka uzatırdı." &lt;br /&gt;HadisNo : 3713&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-7595144457743623957?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/7595144457743623957/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mest-uzerine-meshetmek-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7595144457743623957'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7595144457743623957'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mest-uzerine-meshetmek-hakknda-hadisler.html' title='Mest Üzerine Meshetmek Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-5142476601426014154</id><published>2009-09-25T07:32:00.000-07:00</published><updated>2009-09-25T07:33:18.066-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mescidlerin İnşa Edilmesi Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mescidlerin İnşa Edilmesi Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mescidlerin İnşa Edilmesi Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) Medine`ye geldiği zaman, Medine`nin yüksek kısmında, kendilerine Beni Amr İbni Avf denen bir kabileye indi. Onların yanında ondört gece kaldı. Sonra Beni Neccar`a haber gönderdi. Onlar kılınçlarını kuşanmış olarak geldiler. Ben (şu anda) Resulullah (sav)`ı devesi üzerinde Ebu Bekr`i de terkisinde, Beni Neccar`ın ileri gelenleri etraflarını sarmış olarak görür gibiyim. Aleyhissalatu vesselam, (yükünü) Ebu Eyyub el-Ensari`nin evinin avlusuna indirdi. "Ey Beni Neccar!" buyurdular, "şu bahçenin fiyatında pazarlık edelim!" buyurdu. Onlar: "Hayır! dediler. Vallahi biz senden onun bedelini istemiyoruz, Allah`tan istiyoruz!" Bu arsada hurma ağaçları, müşriklere ait kabirler ve bazı yıkıntılar vardı. Resulullah (sav) hurma ağaçlarının kesilmesini, müşrik kabirlerinin kaldırılmasını, harabelerin de düzlenip arazinin tesviyesini emretti. Hurma kütükleri mescidin kıble tarafına (direkler halinde) dizildiler, kapının iki yanı taşla örüldü. (Bu inşaat devam ederken Müslümanlar) şu beyti terennüm ediyorlardı, Resulullah da onlara katılıyordu: "Ey Rabbimiz, ahiret hayrından başka hayır yok! Öyleyse muhacir ve ensara yardım et!" &lt;br /&gt;HadisNo : 5506 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Mescid, Resulullah Aleyhissalatu vesselam zamanında kerpiçten yapılmıştı. Tavanı hurma dallarıyla örtülmüştü. Direklerini hurma kütükleri teşkil ediyordu. Hz. Ebu Bekr (ra) buna (gerek tezyin ve gerekse tevsi yönüyle) hiçbir ilave getirmedi. Hz. Ömer (ra), (enini boyunu) artırarak mescidi, Resulullah devrindeki tarz üzere [kerpiç ve hurma dallarıyla] yeniden inşa etti. Onu esaslı şekilde Hz. Osman (ra) (hem tezyin hem tevsi yönleriyle) değiştirdi ve pek çok ilavelerde bulundu. Duvarlarını nakışlı taşlarla ve kireçle inşa etti. Direklerini de nakışlanmış taşlardan yaptı. Tavanını da (pek kıymetli olan) sac ağacından yaptı. &lt;br /&gt;HadisNo : 5507 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Amr İbnu Abese &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim içerisinde Allah(ın adı) zikredilsin diye bir mescid bina ederse, Allah da ona cennette bir ev bina eder." &lt;br /&gt;HadisNo : 5508 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu`l-Velid &lt;br /&gt;Hadis : İbnu Ömer (ra)`e Mescid(i-Nebevi)deki çakıldan sordum. Dedi ki: "Bir gece yağmura yakalanmıştık. Yerler hep ıslandı. Kişi giysisinin içinde çakıl taşı taşıdı ve onu altına yaydı. Resulullah (sav) namazı tamamlayınca: "Bu (yaptığınız) ne iyi!" buyurdular." &lt;br /&gt;HadisNo : 5509 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "(Mesciddeki) çakıllar, kendilerini dışarı çıkaran kimsenin tekrar mescide koyması için Allah`a talebde bulunur." &lt;br /&gt;HadisNo : 5510 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Seleme İbnu`l-Ekva &lt;br /&gt;Hadis : Minberle duvar arasında bir koyun geçecek kadar aralık vardı. &lt;br /&gt;HadisNo : 5511 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) mescidin kıble (duvarında) balgam gördü. Bu onun ağrına gitti, kalkıp eliyle kazıdı ve: "Sizden biri namaza halkınca, Rabbine hususi hitapta bulunur veya Rabbi(nin kıblesi) kendisi ile kıblesinin arasındadır. Öyleyse hiç biriniz kıble cihetine tükürmesin, (illa tükürecekse bari) soluna veya ayağının altına tükürsün!" buyurdular. Sonra, (göstermek için) ridasının bir kenarını alıp içine tükürerek elbisesinin kenarını üst üste katladı, sonra da: "Veya şöyle yapsın!" buyurdu [ve tükrüğü katlar arasinda ovdu]. &lt;br /&gt;HadisNo : 5512 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mescidde tükrük hatadır, onun kefareti defnedilmesidir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5513 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : İbnu Ömer (ra), Resulullah (sav)`ın: "Birinizin hanımı mescide gitmek için izin talep ederse ona mani olmasın (izin versin)" dediğini haber vermişti. Bilal İbnu Abdillah: "Allah`a yemin olsun biz onlara mani olacağız!" dedi. Bunun üzerine Abdullah (ra), ona yaklaşıp öyle hakaretamiz söz sarfetti ki, böylesini hiç işitmedim. Sonra şunu ekledi: "Ben sana Resulullah (sav)`dan haber veriyorum; sen ise durmuş, "Vallahi mani olacağız" diyorsun!" &lt;br /&gt;HadisNo : 5514 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kadının odasındaki namazı holündeki namazından üstündür. Mahda`ındaki namaz ise odasındaki namazından üstündür." &lt;br /&gt;HadisNo : 5515 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Nafi &lt;br /&gt;Hadis : Nafi, İbnu Ömer (ra)`den anlatıyor: "Resulullah (sav): "Bu kapıyı kadınlara ayırsak" buyurmuştu. Nafi der ki: "İbnu Ömer (ra), ölünceye kadar o kapıdan hiç girmedi." &lt;br /&gt;HadisNo : 5516 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Büreyde &lt;br /&gt;Hadis : Bir adam mescidde yitiğini ilan etti ve: "Kim kızıl deveyi gördü?" dedi. Bunu işiten Aleyhissalatu vesselam: "Bulamaz ol! Mescidler neye yarayacaksa onun için inşa edilmiştir (gayesinden başka maksadla kullanılamaz)!" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5517 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Amr İbnu Şuayb an Ebihi an Ceddihi &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) mescidde alış-veriş yapmayı, yitik ilan edilmesini, şiir okunmasını, yasakladı. Keza cuma günü namazdan önce (ilim, vaaz) halkası teşkil edilmesini de yasakladı. &lt;br /&gt;HadisNo : 5518 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bu evlerin yönünü mescidden çevirin. Zira ben, mescidi ne hayızlı kadına ne de cünüb kimseye helal kılmıyorum." &lt;br /&gt;HadisNo : 5519 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz mescidde iken uyuklayacak olursa, bulunduğu yerden bir başka yere gidip orayı değiştirsin." &lt;br /&gt;HadisNo : 5520 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ka`b İbnu Ucre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz mescide gidince orada ellerini kenetlemesin, çünkü o namazdadır." &lt;br /&gt;HadisNo : 5521 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ben mescidlerin yükseltilmesiyle emrolunmadım!" İbnu Abbas (ra) der ki: "Yemin olsun! Sizler mescidlerinizi, Yahudi ve Hıristiyanlar gibi süsleyeceksiniz!" &lt;br /&gt;HadisNo : 5522 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mescidler hakkında övünme olmadan kıyamet kopmaz." &lt;br /&gt;HadisNo : 5523 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Talk İbnu Ali &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`a heyet olarak yola çıktık. Gelip ona biat ettik. Onunla namaz kıldık. Kendisine, memleketimizde Ehl-i Kitaba ait mabedin olduğunu haber verdik. Abdest suyunun fazlasından bize hibede bulunmasını talep ettik. Su getirtip abdest aldı, mazmaza yaptı, sonra bunu bir kaba bizim için döktü. Dedi ki: "Haydi gidin! Memleketinize varınca (o eski) mabedinizi yıkın. Bu suyu onun yerine çileyin, orasını mescid yapın!" Biz: "Ama yerimiz uzak, hararet şiddetlidir. Bu su (buharlaşıp) kurur " dedik. Bize: "Ona bir müdd su ilave edin. O (abdest artığı) öbürünün (ilave edilen suyun) güzelliğini de artırır" buyurdular. Oradan ayrılıp memleketimize geldik. Mabedimizi yıktık. Sonra yerine o suyu çiledik, orayı kendimize mescid yaptık, içerisinde ezan okuduk. Rahibi, Tayylı bir adamdı, ezanı işitince: "Bu, hak bir davettir!" dedi. Sonra dağın sırtındaki sel yataklarından birine yöneldi. Bir daha onu görmedik." &lt;br /&gt;HadisNo : 5524&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-5142476601426014154?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/5142476601426014154/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mescidlerin-insa-edilmesi-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/5142476601426014154'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/5142476601426014154'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mescidlerin-insa-edilmesi-hakknda.html' title='Mescidlerin İnşa Edilmesi Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-6143364406959682683</id><published>2009-09-24T04:38:00.001-07:00</published><updated>2009-09-24T04:38:43.944-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mescide Giriş Çıkış Duaları Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mescide Giriş Çıkış Duaları Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mescide Giriş Çıkış Duaları Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Fatıma Bintu`l-Hüseyin İbni Ali &lt;br /&gt;Hadis : Fatıma Bintu`l-Hüseyin İbni Ali, büyükannesi Fatımatu`l-Kübra (ra)`dan naklen anlatıyor: "Resulullah (sav) mescide girdiği zaman Muhammed (sav)`e salat (dua) okur, sonra da: "Rabbim! günahımı affet, rahmet kapılarını bana aç" derdi. Çıkarken de yine Muhammed (sav)`e salat okur, sonra da: "Rabbim! Günahımı affet, lütuf kapılarını benim için aç" derdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 1856&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-6143364406959682683?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/6143364406959682683/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mescide-giris-cks-dualar-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6143364406959682683'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6143364406959682683'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mescide-giris-cks-dualar-hakknda.html' title='Mescide Giriş Çıkış Duaları Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-512181432359577150</id><published>2009-09-24T04:37:00.002-07:00</published><updated>2009-09-24T04:38:11.509-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mescid İnşa Etmenin Fazileti Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mescid İnşa Etmenin Fazileti Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mescid İnşa Etmenin Fazileti Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Osman &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim Allah`ın rızasını talep ederek bir mescid inşa ederse, Allah ona cennette bir ev inşa eder." Bir diğer rivayette: "...Allah, onun için, cennette bir mislini inşa eder" buyrulmuştur. &lt;br /&gt;HadisNo : 5504 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ümmetimin ücreti bana arzedilip gösterildi. Öyle ki mescidden çıkarılıp atılan bir çer-çöpün sevabını bile gördüm. Ümmetimin günahı da bana arzedil(ip gösteril)di. Kişiye Kur`an`dan kendine gelen sure veya ayeti unutmasından daha büyük bir günah görmedim." &lt;br /&gt;HadisNo : 5505&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-512181432359577150?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/512181432359577150/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mescid-insa-etmenin-fazileti-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/512181432359577150'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/512181432359577150'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mescid-insa-etmenin-fazileti-hakknda.html' title='Mescid İnşa Etmenin Fazileti Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-3059659451486540078</id><published>2009-09-24T04:37:00.001-07:00</published><updated>2009-09-24T04:37:44.530-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Meryem (a.s.) Suresi Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Meryem (a.s.) Suresi Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Meryem (a.s.) Suresi Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Mugire İbnu Şu`be &lt;br /&gt;Hadis : Ben, Necran`a gelince bana sordular: Sizler şu ayeti okuyorsunuz: "Ey Harun`un kızkardeşi: Baban kötü bir kimse değildi..." (Meryem 28). Halbuki, Hz. Musa, Hz. İsa (a.s.)`dan yüzlerce yıl önce yaşamıştır. (Nasıl olur da Hz. İsa`nın annesi olan Hz. Meryem, Hz. Musa`nın erkek kardeşi olan Hz. Harun`un kızkardeşi olur?)" Ben Medine`ye Resulullah (sav)`ın yanına gelince, bu meseleyi ona sordum, şu cevapta bulundular: "Onlar, kendilerinden önce yaşamış olan peygamberlerinin ve salih kişilerin isimleriyle isimleniyorlardı." &lt;br /&gt;HadisNo : 702 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Said &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) okudu: "Ey Muhammed! Hala gaflet içinde bulunanları ve hala inanmayanları, onları işin bitmiş olacağı o hasret günü ile uyar" (Meryem 39). Sonra dedi ki: "(Kıyamet günü) ölüm alaca bir koç suretinde getirilir. Cennetle cehennem arasında yer alan sur üzerinde durdurulur, önce: "Ey cennet ahalisi!" diye bağırılır, onlar başlarını kaldırırlar. Sonra: "Ey cehennem ahalisi!" diye bağırılır, onlar da başlarını kaldırırlar. Sonra sorulur: "Bunu tanıdınız mı, nedir bu?" Hepsi birden: "Evet tanıdık, derler. Bu ölümdür" Koç yatırılır ve kesilir. Eğer, Allah cennet ahalisi için hayata hükmetmemiş olsaydı, neşeyle ölürlerdi. Cehennem ahalisi için de Allah hayata, bekaya hükmetmemiş olsaydı onlar da üzülerek ölürlerdi. (Tirmizi hadisin sahih olduğunu söylemiştir. Buhari`de bu hadis biraz farklı şekilde de rivayet edilmiştir) &lt;br /&gt;HadisNo : 703 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Katade &lt;br /&gt;Hadis : "Onu yüce bir yere yükselttik" (Meryem 57). Hz. Enes (ra) Resulullah (sav)`tan şu rivayeti yaptığını belirtir: "Ben Mirac`da iken dödüncü kat semada Hz. İdris (a.s.)`i gördüm." &lt;br /&gt;HadisNo : 704 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) Hz. Cibril (a.s.)`e: "Bana, niye halen yapmakta olduğundan daha fazla ziyarette bulunmuyorsun?" diye sormuştu, şu ayet indi: "Cebrail Muhammed`e şöyle dedi: "Biz ancak Rabbinin buyruğuyla ineriz, geçmişimizi, geleceginizi ve ikisinin arasındakileri bilmek O`na mahsustur. Rabbin unutkan değildir" (Meryem 64). &lt;br /&gt;HadisNo : 705 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ümmü Mübeşşir el-Ensariyye &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ı dinledim şöyle buyurmuştu: "(Hudeybiye biatına katılan) ashabu`ş-şecere`den hiç kimse inşaallah cehenneme girmeyecektir." Bunun üzerine Hafsa (ra) validemiz: "Hayır ey Allah`ın Resulü!" dediyse de Resulullah (sav) onu azarladı. Bunun üzerine Hz. Hafsa (ra) şu ayeti okudu: "Sizden cehenneme uğramayacak yoktur. Bu, Rabbinin, yapmayı üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür" (Meryem 71). Resulullah (sav) ona şu cevabı verdi: "Allah şöyle de buyurmaktadır: "Sonra biz, Allah`a karşı gelmekten sakınmış olanları kurtarır, zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakırız" (Meryem 72). &lt;br /&gt;HadisNo : 706 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Süddi &lt;br /&gt;Hadis : Mürre el-Hemedani`ye "Sizden cehenneme uğramayacak yoktur" (Meryem 71) ayetinden sordum. Bunun üzerine bana İbnu Abbas (ra)`ın Hz. Peygamber (sav)`den rivayet ettiği şu hadisi rivayet etti: "İnsanlar ateşe girerler, sonra amellerine göre ondan çıkarlar: Onların ilk grubu şimşek hızıyla çıkar, ikinci grub rüzgar gibi çıkar. Sonra at süratiyle, at binicisi süratiyle, sonra yaya koşusuyla, en sonra da yaya yürüyüşüyle çıkar." &lt;br /&gt;HadisNo : 707 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Habbab İbnu`l-Eret &lt;br /&gt;Hadis : Cahiliye devrinde demirci idim. As İbnu Vail es`Sehmi`ye bir kılıç yaptım. Ücretimi almaya gelmiştim. "Hayır, Muhammed`i inkar etmedikçe vermeyeceğim" dedi. Kendisine: "Asla! Sen ölüp, Allah seni yeniden diriltinceye kadar ebediyyen onu inkar etmeyeceğim" dedim. "Yani ben, öldükten sonra tekrar dirileceğim ha!" diye alaya aldı. Ben: "Bundan ne şüphe!" deyince: "Öyleyse bırak beni, öleyim de yeniden dirileyim, Bana bol mal ve evlat verilecek. O zaman sana olan borcumu eda ederim" dedi. Bunun üzerine şu ayet indi: "Ey Muhammed! Ayetlerimizi inkar eden ve: "Bana elbette mal ve çocuk verilecektir" diyeni gördün mü? O görülmeyeni mi biliyor, yoksa Rahman katıdan bir söz mü almıştır? Hayır söylediğini yazacağız ve onun azabını uzattıkça uzatacağız. Bahsettikleri şeyler bize kalacaktır. Kendisi bize tek başına gelecektir" (Meryem 80). &lt;br /&gt;HadisNo : 708 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdu ki: Allah bir kulu sevdi mi, Cebrail (a.s.)`e şöyle seslenir: "Ben falanca kişiyi seviyorum, sen de şev!" Bunun üzerine semada aynı şekilde nida edilir. Sonra, arz ehli arasına onun sevgisi indirilir. Bunu şu ayet ifade etmektedir: "İnanıp hayırlı iş işleyenleri Rahman sevgili kılacaktır" (Meryem 96). "Allah bir kula buğzetti mi, Cibril (a.s.)`e seslenir: Ben falancaya buğz ediyorum. Bu şekilde semada nida edilir. Sonra, yeryüzüne onun hakkında buğz indirilir. &lt;br /&gt;HadisNo : 709&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-3059659451486540078?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/3059659451486540078/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/meryem-as-suresi-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3059659451486540078'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3059659451486540078'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/meryem-as-suresi-hakknda-hadisler.html' title='Meryem (a.s.) Suresi Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-1933644489626155867</id><published>2009-09-24T04:36:00.003-07:00</published><updated>2009-09-24T04:36:38.486-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Merhametli Olmaya Teşvik Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Merhametli Olmaya Teşvik Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Merhametli Olmaya Teşvik Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Amr İbni`l-As &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah, merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse, sizler yeryüzündekilere karşı merhametli olun ki, semada bulunanlar da size rahmet etsinler. Rahim (akrabalık bağı) Rahman`dan bir bağdır. Kim bunu korursa Allah onunla (rahmet bağı) kurar, kim de koparırsa, Allah da ondan (rahmet bağını) koparır." &lt;br /&gt;HadisNo : 1978 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cerir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah, insanlara merhamet etmeyene rahmette bulunmaz." &lt;br /&gt;HadisNo : 1979 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Merhamet, ancak şaki`mn (ebedi hüsrana uğrayanın) kalbinden çıkarılabilir." &lt;br /&gt;HadisNo : 1980 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) (bir gün), Hasan İbnu Ali (ra)`yi öpmüş idi. Bu sırada yanında bulunan Akra` İbnu Habis, (sanki bunu tuhaf karşıladı ve:) "Benim on tane çocuğum var. Fakat onlardan hiçbirini öpmedim" dedi, Resulullah (sav) ona bakıp: "Merhamet etmeyene merhamet edilmez" buyurdu. [Rezin ilave etti: "(Resulullah (sav) şunu da söyledi:) "Allah siz(in kalbiniz)den merhameti çıkardı ise ben ne yapabilirim?"] &lt;br /&gt;HadisNo : 1981&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-1933644489626155867?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/1933644489626155867/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/merhametli-olmaya-tesvik-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/1933644489626155867'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/1933644489626155867'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/merhametli-olmaya-tesvik-hakknda.html' title='Merhametli Olmaya Teşvik Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-2860319317516697967</id><published>2009-09-24T04:36:00.001-07:00</published><updated>2009-09-24T04:36:20.699-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Meni Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Meni Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Meni Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Ben Resulullah (sav)`ın elbisesine bulaşan meniyi yıkıyordum. O, elbisesinde ıslak kısım (kurumamış) olduğu halde namaza giderdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 3516 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Müslim`in bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: "Hz. Aişe (ra)`ye bir zat misafir oldu. Adam sabahleyin, elbisesini yıkamaya başladı. Hz. Aişe ona: "Sana, (meni) bulaşan yeri [gördüysen] orasını yıkaman kafi idi, göremediğin takdirde etrafını yıkardın. Ben, Resulullah (sav)`ın elbisesinden (meni bulaşığını) ovalamak suretiyle çıkardığımı biliyorum. O, (bir de yıkamaksızın) onun içinde namaz kılardı." (Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "İyi biliyorum kurumuş meni bulaşığını Resulullah (sav)`ın çamaşırından tırnağımla kazıyarak çıkarıyordum.") &lt;br /&gt;HadisNo : 3517 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Yahya İbnu Abdirrahman İbni Hatib &lt;br /&gt;Hadis : Anlattığına göre, Hz. Ömer (ra)`la içerisinde Amr İbnul-As (ra)`ın da bulunduğu bir cemaatle birlikte umre yapmıştır. Sefer esnasında su kaynaklarından birine yakın olan bir yolda Hz. Ömer, sabaha doğru mola verdi. (Herkes gibi kendisi de yattı. Bu esnada) ihtilam oldu. Sabah olunca kafilede, (yıkanması için yeterli) su bulunamadı. Hayvanına binip (yakınındaki) suya kadar geldi. Derhal bu ihtilamdan kalan meni bulaşığını yıkamaya başladı. Derken ortalık ağardı. Amr İbni`l-As (ra), Hz. Ömer`e: "Sabah oldu. Yanımızda temiz elbise var, şu elbiseni (yıkamayı) bırak, bilahare yıkanır" dedi. Ancak Hz. Ömer kendisine: "Ey İbnu`l-As, hayret doğrusu! Yani sen elbise buldun diye herkes elbise mi bulacak? Allah`a yemin olsun ben senin söylediğini yapsam bu bir sünnet olur. Hayır, ben gördüğüm (meniyi) yıkarım ve görmediğime de su çiler (temizlenmiş addeder)im!"dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 3518 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Meni, sümük menzilesindendir. Öyleyse bunu kendinden, izhir otuyla da olsa sil at! &lt;br /&gt;HadisNo : 3519&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-2860319317516697967?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/2860319317516697967/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/meni-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2860319317516697967'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2860319317516697967'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/meni-hakknda-hadisler.html' title='Meni Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-5633274660762675820</id><published>2009-09-24T04:35:00.005-07:00</published><updated>2009-09-24T04:35:58.793-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mekruh Vakitler Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mekruh Vakitler Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mekruh Vakitler Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ukbe İbnu Amir &lt;br /&gt;Hadis : Üç vakit vardır ki, Resulullah (sav) bizi o vakitlerde namaz kılmaktan veya ölülerimizi mezara gömmekten nehyetti: 1. Güneş doğmaya başladığı andan yükselinceye kadar. 2. Öğleyin güneş tepe noktasına gelince, meyledinceye kadar. 3. Güneş batmaya meyledip batıncaya kadar. &lt;br /&gt;HadisNo : 2416 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hiç biriniz, güneşin doğması ve batması esnasında namaz kılmaya kalkmasın." &lt;br /&gt;HadisNo : 2417 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah es-Sunabihi &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Güneş, beraberinde şeytanın boynuzu olduğu halde doğar, yükselince ondan ayrılır. Bilahare istiva edince (tepe noktasına gelince) ona tekrar mukarenet (yakınlık) peydah eder. Zevalden sonra (tepe noktasından ayrılıp batıya meylettimi) ondan yine ayrılır. Batmaya yakın tekrar ona yakınlık peydah eder, batınca ondan ayrılır." Resulullah (sav) işte bu vakitlerde namaz kılmaktan men etti. &lt;br /&gt;HadisNo : 2418 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Amr İbnu Abese es`Sülemi &lt;br /&gt;Hadis : Bir gün Resulullah (sav)`a: "Ey Allah`ın Resulü!" dedim, "Allah`a biri diğerinden daha yakın olan bir saat var mıdır (veya- Allah`ın zikri taleb edilen daha yakın bir saat var mıdır?)" "Evet," dedi, "vardır. Allah`ın kula en yakın olduğu zaman gecenin son kısmıdır. Eğer bu saatte Aziz ve Celil olan Allah`a zikredenlerden olabilirsen ol. Zira o saatte kılınan namaz, güneş doğuncaya kadar (meleklerin) beraberlik ve şehadetine mazhardır. Çünkü güneş şeytanın iki boynuzu arasından doğar ve bu doğma anı kafirlerin ibadet vakitleridir. O esnada, güneş bir mızrak boyunu buluncaya ve (sarı, zayıf) ışıkları kayboluncaya kadar namazı bırak. Bundan sonra namaz -güneş gün ortasında mızrağın tepesine gelinceye kadar- yine (meleklerin) beraberlik ve şehadetine mazhardır. Güneşin tepe noktasına gelme saati, cehennem kapılarının açıldığı ve cehennemin coşturulduğu bir saattir; namazı (eşyaların gölgesi) doğu tarafa sarkıncaya kadar terkedin. Bundan sonra namaz -güneş batıncaya kadar- meleklerin beraberlik, ve şehadetine mazhardır. Güneş, batarken de bu beraberlik ve şehadet kalmaz, çünkü o, şeytanın iki boynuzu arasında kaybolur. O sırada yapılacak ibadet kafirlerin ibadetidir." &lt;br /&gt;HadisNo : 2419 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Said &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sabah namazını kıldıktan sonra güneş yükselinceye kadar artık namaz yoktur. İkindiyi kıldıktan sonra da güneş batıncaya kadar namaz yoktur." &lt;br /&gt;HadisNo : 2420 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Nazarımda pek değerli birçok kimse -ki bence onların en değerlisi Hz. Ömer`di- şu hususta şahidlik ettiler: "Resulullah (sav), sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar, ikindi namazından sonra da batıncaya kadar namaz kılmayı yasakladı." &lt;br /&gt;HadisNo : 2421 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Nadr İbnu Abdirrahman &lt;br /&gt;Hadis : Nadr İbnu Abdirrahman, ceddi Muaz (ra)`dan anlattığına göre, der ki: "Muaz İbnu Afra ile birlikte tavafta bulundum, (tavaftan sonra kılınan iki rekatlik tavaf namazını) kılmadı. Kendisine: "Namaz kılmıyor musun?" diye sordum. Şu cevabı verdi: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "İkindi (namazı)ndan sonra güneş batıncaya kadar namaz yoktur. Sabah (namazın)dan sonra da güneş doğuncaya kadar namaz yoktur." &lt;br /&gt;HadisNo : 2422 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Ömer vehme düştü (yanıldı). Resulullah (sav): "Namaz kılmak için güneşin batma ve doğma zamanını taharri etmeyin (araştırıp seçmeyin). Çünkü o, şeytanın iki boynuzu arasında doğar." diye yasakladı. (Müslim, şu ziyadede bulundu: "Resulullah (sav) ikindiden sonraki iki rekati hiç bırakmadı.") &lt;br /&gt;HadisNo : 2423 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cündüb İbnu`s-Seken el-Gıfari &lt;br /&gt;Hadis : Cündüb İbnu`s-Seken el-Gıfari`nin -ki bu zat Eb Zerr (ra)`dir- anlattığına göre, Kabe`nin basamağına çıkıp şöyle demiştir. "Beni bilen bilir, bilmeyen de bilsin ki, ben Cündüb`üm. Resulullah (sav)`ı şöyle söyler işittim: "Sabah (namazın)dan sonra güneş doğuncaya kadar namaz yoktur, ikindi namazından sonra da güneş batıncaya kadar; Mekke`de hariç, Mekke`de hariç, Mekke`de hariç." [Rezin ilavesidir. Bu hadis, Ahmed İbnu Hanbel`in Müsned`inden tahric edilmiştir (5,165)] &lt;br /&gt;HadisNo : 2424 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ali İbnu Ebi Talib &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) ikindi (namazı)ndan sonra, güneşin yüksekte olma halini istisna ederek, namaz kılmayı yasakladı. (Nesai`nin rivayetinde (ibare, ifade bakımından biraz farkla) şöyle gelmiştir: "...güneşin beyaz ve parlak halde olmasını istisna ederek...") &lt;br /&gt;HadisNo : 2425 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Basra el-Gıfari &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) el-Muhammas`ta ikindi namazı kıldırdı. Ve dedi ki: "Bu namaz, sizden öncekilere de arz olundu, ama onlar bunu zayi ettiler. Kim buna devam ederse ecri iki kere verilecek. Şahid doğuncaya kadar; ondan sonra namaz mevcut değildir." &lt;br /&gt;HadisNo : 2426 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : es-Saib İbnu Yezid &lt;br /&gt;Hadis : es-Saib İbnu Yezid (ra)`in anlattığına göre, ikindiden sonra namaz kıldığı için el-Münkedir`i Hz. Ömer (ra)`in dövdüğünü görmüştür. &lt;br /&gt;HadisNo : 2427 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Katade &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) cuma günü hariç, gün ortasında (nısfu`n-nehar) namaz kılmayı mekruh addederdi ve derdi ki: "Cehennem, cuma dışında (her gün o vakitte) coşturulur." &lt;br /&gt;HadisNo : 2428 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ala İbnu Abdirrahman &lt;br /&gt;Hadis : Ala İbnu Abdirrahman`ın anlattığına göre, öğle namazından çıkınca, Basra`daki evinde Enes İbnu Malik`e uğramıştı. Zaten evi de mescidin bitişiğindeydi. Der ki: "Huzuruna çıktığım zaman bana: "İkindiyi kıldınız mı?" diye sordu. Ben: "Hayır, şu anda öğle namazından çıktık" dedim: "İkindiyi kılın!" dedi. Kalkıp kıldık. Namazdan çıkınca: "Ben," dedi, "Resulullah (sav)`ın şöyle söylediğini işittim: "Bu, münafıkların namazıdır, oturur, oturur şeytanın iki boynuzu arasına girinceye kadar güneşi bekler, sonra kalkıp dört rek`at gagalar. Namazda Allah`ı pek az zikreder." &lt;br /&gt;HadisNo : 2429 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Ben Resulullah (sav)`ı vakti dışında sadece iki namazı kılarken gördüm: (Veda Haccı sırasında) Müzdelife`de akşamla yatsıyı birleştirerek kıldı. O gün, sabah namazını da (mutad) vaktinden önce kıldı. &lt;br /&gt;HadisNo : 2430 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdurrahman İbnu Yezid &lt;br /&gt;Hadis : İbnu Mes`ud (ra) haccetmişti. Yatsı ezanı sırasında veya buna yakın bir zamanda Müzdelife`ye geldik. Yanındaki bir adama söyledi, ezan ve arkasından ikamet okudu. Sonra akşam namazını kıldı. Arkasından iki rekat (sünnetini) kıldı. Sonra akşam yemeğini istedi ve yedi. Arkadan bir adama emretti, ezan ve ikamet okudu, iki rekat olarak yatsıyı kıldı. Şafak söktüğü zaman: "Resulullah (sav) şu saatte bugün ve bu yer dışında şu namazı hiç kimse kılmamıştır" dedi. Abdullah (ra) dedi ki: "İşte şu ikisi, vakti değiştirilmiş olan yegane iki namazdır. Biri akşam namazı- bu, halk Müzdelife`ye geldikten sonra kılınır; diğeri sabah namazı, bu da şafak söker sökmez kılınır." İbnu Mes`ud sözlerine devamla: "Ben Resulullah (sav)`ın bunu yaptığını, sonra ortalık ağarıncaya kadar kaldığını gördüm" dedi. Sonra sözlerini şöyle tamamladı: "Eğer, Emrü`l Mü`minin -yani Hz. Osman (ra)- şu anda ifaza`da bulunsa (Mina`ya müteveccihen hareket etse) sünnete uygun hareket etmiş olur." (Hadisin ravisi Abdurrahman İbnu Yezid der ki): "Bilemiyorum, İbnu Mes`ud`un bu sözü mü önce telaffuz edildi, Hz. Osman`ın (Mina`ya) hareket emri mi... Derhal telbiye çekmeye başladı ve bu hal, yevm-i nahirde Büyük Şeytan`a taş atılıncaya kadar devam etti." &lt;br /&gt;HadisNo : 2431&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-5633274660762675820?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/5633274660762675820/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mekruh-vakitler-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/5633274660762675820'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/5633274660762675820'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mekruh-vakitler-hakknda-hadisler.html' title='Mekruh Vakitler Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-8154280279298194466</id><published>2009-09-24T04:35:00.003-07:00</published><updated>2009-09-24T04:35:34.234-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mekruh Kazançlar Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mekruh Kazançlar Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mekruh Kazançlar Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) köpeğin semenini, fahişenin mehrini ve kahinin ücretini yasakladı. &lt;br /&gt;HadisNo : 5184 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Cuheyfe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) kan mukabilinde alınan semenden, köpek semeninden, fuhuş kazancından men etti. Dövme yapanı, dövme yaptıranı, faiz yiyeni, faiz yedireni ve musavverleri lanetledi. &lt;br /&gt;HadisNo : 5185 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) cariyenin kesbini nehyetti. [Ebu Davud, Rafi İbnu Hadiç`ten yaptığı rivayette şu ziyadeyi kaydeder: "..Kazancın nereden olduğunu bilinceye kadar..."] &lt;br /&gt;HadisNo : 5186 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Osman &lt;br /&gt;Hadis : Çocukları kesbe mecbur etmeyin. Siz onları kesbe mecbur ettiğiniz zaman hırsızlık yaparlar. San`at sahibi olmayan cariyeleri de kesbe zorlamayın. Zira siz onları kesbe zorladığınız takdirde ferçleriyle kazanırlar. Onların getireceği paraya karşı istiğna gösterin ki, Allah da sizi müstağni kılsın. Size temiz olan yiyecekler yaraşır. &lt;br /&gt;HadisNo : 5187 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Ebu Bekr (ra)`in bir kölesi vardı. Bu köle çalışıp kendisine belli bir haraç ödüyordu. Hz. Ebu Bekr onun kazancından yiyordu. Bir gün yine bir şeyler getirdi. Ebu Bekr (ra) bundan da yedi. Ancak kölesi: "Bu yediğin nedir, biliyor musun?" dedi. Hz. Ebu Bekir: "Neymiş o?" deyince köle açıkladı: "Ben cahiliye devrinde kahinlik yapardım. Aslında bu işin ehli de değildim. Bu sebeple (kafadan atıp bir) adam aldatmıştım. (Bugün yolda) bana rastladı ve (kahinliğimden kalma eski) bir borcunu ödedi. Yediğiniz işte bu idi!" Bunun üzerine Ebu Bekr elini boğazına atıp, midesinde her ne varsa kusup çıkardı. &lt;br /&gt;HadisNo : 5188 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) köpeğin semeninden nehiy buyurdular. Eğer (sahibi, öldürülen) köpeğin semenini istemeye gelirse, avucunu toprakla doldurun. (Metin Ebu Davud`a, aittir.) &lt;br /&gt;HadisNo : 5189 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), av köpeği hariç, köpeğin semenini yasakladı. &lt;br /&gt;HadisNo : 5190 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) kedinin yenmesini ve semenini yasakladı. &lt;br /&gt;HadisNo : 5191 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Muhayyısa el-Ensari &lt;br /&gt;Hadis : Babasından anlattığına göre, babası Muhayyısa haccamın kiralanması hususunda izin istedi. Resulullah onu menetti. Muhayyısa`nın haccam bir azadlısı vardı. Sorup izin istemeye ara vermedi. Sonunda (sav) kendisine: "Onunla deveni ve köleni beşle, (kendin yeme!)" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5192 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Ben teyzeme bir köle bağışladım ve ben onun teyzem hakkında mübarek olmasını diliyorum. Teyzeme: "Onu haccama teslim etme, kuyumcuya ve kasaba da teslim etme!" dedim." &lt;br /&gt;HadisNo : 5193 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Kilab kabilesinden bir adam, Resulullah`a damızlık hayvanın suyundan (para almayı) sordu. Aleyhissalatu vesselam yasakladı. Adam: "Ey Allah`ın Resulü! Biz damızlığı aştırıyoruz da bize ikramda bulunuyorlar!" dedi. Aleyhissalatu vesselam ikramda bulunmaya ruhsat verdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 5194 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : el-Hudri &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) (bir gün bize): "Kusameden sakinin!" buyurdular. Biz: "Kusame de nedir?" dedik. "Bir cemaatin başında bulunan bir kimse (birşey taksim ettiği zaman) berikinin ve ötekinin hisselerinden bir şeyler alır(sa, işte bu aldığı şey kusamedir)." &lt;br /&gt;HadisNo : 5195 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Bir adam kendisine on dinar borçlu olan bir alacaklısının peşine düştü ve: "Vallahi borcunu ödeyinceye veya bana bir kefil getirinceye kadar arkanı bırakmayacağım!" dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam o borcu üzerine aldı. Sonra adam, üzerine aldığı miktarı Resulullah (sav)`a getirdi. Aleyhissalatu vesselam adama: "Bu parayı nereden buldun?" diye sordu. Adam: "Madenden!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Öyleyse bizim buna ihtiyacımız yok! Onda hayır da yok" buyurdu ve borcu ona bedel ödeyiverdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 5196 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Amr İbni`s-Sa`di &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Ömer (ra)`den naklediyor: "Resulullah (sav) bana ihsanda bulunurdu. Ben de: "Siz, bunu benden daha muhtaca verin" diyordum. Aleyhissalatu vesselam da; "Al bunu! Sen beklemez ve istemez olduğun halde sana geleni al! Bu şekilde gelmezse, nefsini peşine takma!" buyurdu." [Bir rivayette şu ziyade gelmiştir: "Bu sebeple İbnu Ömer (ra), ne bir şey isterdi, ne de kendine ihsan edilen bir şeyi reddederdi."] &lt;br /&gt;HadisNo : 5197 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Bir diğer rivayette şöyle denmiştir: "Hz. Ömer (ra) beni, zekat (toplama işine) tayin etti. Bu işi tamamlayınca bana ücret verilmesini emretti. Ben: "Ben Allah rızası için çalıştım, ücretim Allah üzerinedir!" dedim. Hz. Ömer: "Sen, sana verileni al. Nitekim ben de Resulullah (sav) zamanında çalışmıştım. Bana ücret verdi. Hatta (ilk seferinde) ben de senin söylediğini söyledim. Bunun üzerine (sav) bana: "Sen istemediğin halde sana birşeyler verilirse, onu al, ye ve tasadduk et!" buyurdular" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 5198 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Selim İbnu Mutayr &lt;br /&gt;Hadis : Babasından naklen anlatıyor: "Bir adamın şöyle söylediğini işittim: "Resulullah (sav)`ın [Veda haccı sırasında hutbede] şöyle söylediğini işittim: "Ey insanlari ihsanları, onlar ihsan kaldığı müddetçe alın! Ne zaman, Kureyş saltanat kavgasına düşer ve ihsan dininizden rüşvet mukabili otursa, o zaman onu bırakın ve almayın!" &lt;br /&gt;HadisNo : 5199 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resululah (sav) iki yarışçının yemeğini nehyetti: Müsabaka ve kumar. &lt;br /&gt;HadisNo : 5200 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ukbe İbnu Amir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ın: "Cennete meks sahibi girmeyecektir!" dediğini işittim. &lt;br /&gt;HadisNo : 5201&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-8154280279298194466?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/8154280279298194466/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mekruh-kazanclar-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/8154280279298194466'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/8154280279298194466'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mekruh-kazanclar-hakknda-hadisler.html' title='Mekruh Kazançlar Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-619942007571345823</id><published>2009-09-24T04:35:00.001-07:00</published><updated>2009-09-24T04:35:09.490-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mekke`ye Giriş Konaklama Ve Oradan Çıkış Adabı Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mekke`ye Giriş Konaklama Ve Oradan Çıkış Adabı Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mekke`ye Giriş Konaklama Ve Oradan Çıkış Adabı Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), Mekke`ye Keda`dan Batha`nın yanındaki yukarı yoldan girdi ve aşağı yoldan da çıktı. &lt;br /&gt;HadisNo : 1536 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Ravi`den anlatıldığına göre kendisi, iki dağ yolu arasındaki Zu-Tuva nam mevkide geceyi geçirir, sonra Mekke`nin yukarı yolundan şehre girerdi. Hacc veya umre yapmak niyetiyle Mekke`ye geldiği vakit, devesini doğruca Beytullah`ın kapısının yanında ihdırırdı. Sonra (hayvandan iner) Mescid-i Haram`a girer, Haceru`l-Esved rüknüne gelir, oradan başlayarak yedi kere Beyt`i tavaf eder, ilk üçünde koşar, dördünde de yürürdü. Sonra tavaftan çıkar, evine dönmezden önce iki rek`at namaz kılar, Safa ile Merve arasında da tavafta (say) bulunurdu. Hacc ve umreden çıktığı zaman, Zülhuleyfe`deki Batha`da devesini ıhtırırdı. Orada Resulullah (sav) da devesini ıhtırırdı. &lt;br /&gt;HadisNo : 1537 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Nafi` &lt;br /&gt;Hadis : İbnu Ömer (ra) Muhassab`da öğle, ikindi, akşam, yatsı namazlarını kılar, bir miktar uyurdu. İbnu Ömer (ra), Resulullah (sav)`ın böyle yaptığını söylerdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 1538 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Müslim`in bir rivayetinde: "İbnu Ömer (ra) tahsib`i (Muhassab`da konaklamayı) sünnet bilirdi" denir. &lt;br /&gt;HadisNo : 1539 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Tahsib (menasike dahil olan) bir şey değildir, o, Resulullah (sav)`ın konakladığı bir konaklama yeridir. &lt;br /&gt;HadisNo : 1540 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), oraya inmiştir, çünkü orası, yola çıkmaya daha uygundur. &lt;br /&gt;HadisNo : 1541 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Rafi` &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) Mina`dan ayrıldığı zaman Ebtah`a inmemi emretmedi. Fakat ben önceden gelip oraya bir çadır kurdum. Sonra O (sav) da gelip oraya indi." &lt;br /&gt;HadisNo : 1542 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Nafi` &lt;br /&gt;Hadis : İbnu Ömer (ra) Mekke`ye girmek için guslederdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 1543 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Bir rivayette: "Resulullah (sav) Mekke`ye girmek için gusletti" denmiştir. &lt;br /&gt;HadisNo : 1544 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Mina gecelerinde, hiçbir hacı, Mina Akabesi`nin gerisinde geceyi geçirmemelidir. &lt;br /&gt;HadisNo : 1545 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Bir diğer rivayet şöyle: "Hz. Ömer (ra), (eyyam-ı Mina`da hususi) adamlar göndererek, halkın Akabe`nin gerisine (Mina cihetine) girmelerini sağlardı." &lt;br /&gt;HadisNo : 1546 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Abbas, Kabe ile ilgili sikaye vazifesi kendi sorumluluğunda olduğu için, eyyam-ı Mina`yı Mekke`de geçirmek için izin istedi. Resulullah (sav) da ona izin verdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 1547 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ala İbnu`l-Hadrami &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Muhacir olanlar, mensiklerini tamamladıktan sonra Mekke`de üç gün kalırlar." &lt;br /&gt;HadisNo : 1548 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Anlatıldığına göre, kendisine: "Kişi Beytullah`ı görünce ellerini kaldırır mı." diye sorulunca şu cevabı vermiştir: "Resulullah (sav)`la haccettik. O zaman biz bunu yapardık." (Bu metin Tirmizi`ye aittir. Mevzu üzerine, Ebu Davud ve Nesai`den gelen metin müteakip rivayettedir) &lt;br /&gt;HadisNo : 1549 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Davud ve Nesai`de bu rivayet şu şekildedir: "Bu hususta soruldu, şu cevabı verdi: "Yahudilerden başka birisinin yaptığını görmedim. Resulullah (sav)`la birlikte haccettik, bunu yapmadık." &lt;br /&gt;HadisNo : 1550 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) ilerledi, Mekke`ye girdi. (Doğru Beytullah`a giderek) Hacerul-Esved`e geldi, (ilk iş) onu istilam buyurdu. Sonra Beytullah`ı (yedi şavtta) tavaf etti. (Tavaf tamamlanınca) Safa tepesine geldi, oradan Beytullah`a baktı. Ellerini kaldırıp Allah`ı (tekbir, tehlil, tahmid ve tevhidlerle) zikretmeye başladı ve Allah`ın zikretmesini dilediğince zikretti, dua etti. Bu sırada Ensar (ra) da onun aşağısında (aynı şekilde zikir ve duada bulunuyordu). &lt;br /&gt;HadisNo : 1551 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Nafi` &lt;br /&gt;Hadis : İbnu Ömer (ra) Mekke`den (ayrılıp Medine`ye) yönelmişti. Kudeyd`e gelmişti ki, kendisine Medine`den bir haber ulaştı. Bunun üzerine, ihramsız olarak Mekke`ye döndü. &lt;br /&gt;HadisNo : 1552&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-619942007571345823?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/619942007571345823/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mekkeye-giris-konaklama-ve-oradan-cks.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/619942007571345823'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/619942007571345823'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mekkeye-giris-konaklama-ve-oradan-cks.html' title='Mekke`ye Giriş Konaklama Ve Oradan Çıkış Adabı Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-1656378018374436092</id><published>2009-09-24T04:34:00.003-07:00</published><updated>2009-09-24T04:34:46.468-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mekkenin Fazileti Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mekkenin Fazileti Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mekkenin Fazileti Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Zerr &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav): "Şurası muhakkak ki, (yeryüzündeki) ilk ev, mübarek olsun ve içinde namaz kılınsın diye Mekke`de inşa edilen Ka`be`dir" buyurdular. Ben: "Sonra hangisi?" diye sordum. "Mescid`i Aksa" buyurdular. Ben: "İkisi arasında ne kadar fark var?" dedim. "Kırk yıl!" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 4576 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Haceru`l-Esved, cennetten indi. İndiği vakit sütten beyazdı. Onu insanların günahları kararttı." &lt;br /&gt;HadisNo : 4577 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Amr İbnu`l-As &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Rükn ve makam iki cennet yakutu idiler, Allah onların nurlarını aldı. Eğer onların nurlarını almamış olsaydı, o ikisi mağrible maşrık arasını aydınlatırdı." &lt;br /&gt;HadisNo : 4578 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : el-Hudri &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bu Beyt`e Ye`cüc ve Me`cüc`den sonra da hacc yapılacak umre icra edilecek." &lt;br /&gt;HadisNo : 4579 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Vallahi Meryem oğlu (Hz. İsa aleyhisselam), Feccu`r-Ravha nam mevkide, hacc yapmak veya umre yapmak yahut da her ikisini de yapmak için telbiye getirecektir." &lt;br /&gt;HadisNo : 4580 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ka`be`ye karşı bir ordu, saldırı tertipleyecek. Yerin bir çölüne geldikleri vakit en öndekileri de en sondakileri de (tamamiyle) yere batıracak!" Ben söze girip: "Ey Allah`ın Resulü, onların içerisinde çarşı-pazar (ehli) olanlar, onlardan olma(dığı halde katılan)lar da var. Nasıl olur da hepsi birden yere batırılıp (cezalandırılır)?" dedim. Aleyhissaletu vesselam: "Öndekileri de, arkadakileri de batırılır. Ancak, herbiri niyetlerine göre diriltilir" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 4581 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Şeybe İbnu Osman &lt;br /&gt;Hadis : Şakik`in bir rivayetine göre Şeybe İbnu Osman şöyle anlatmıştır: "Hz. Ömer (ra) Ka`be`ye girdi. Orada bulunan emvali görünce: "Kabe`nin malını taksim etmedikçe çıkmayacağım" dedi. Ben de: "Sen bunu yapamazsın" dedim. O: "Hayır, yaparım!" dedi. Ben tekrar: "Sen onu yapamazsın!" dedim. O: "Niye?" diye sordu. Ben de: "Çünkü onun yerini Resulullah (sav) da, Hz. Ebu Bekir de gördü. Onlar mala senden daha fazla muhtaç idiler. Buna rağmen o malı çıkarmadılar" dedim. Bunun üzerine kalkıp çıkıp gitti." &lt;br /&gt;HadisNo : 4582 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Said &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "(Ziyaret için) sadece üç mescide seyahat edilebilir: Mescid-i Haram, Mescid-i Resulullah, Mescid-i Aksa." &lt;br /&gt;HadisNo : 4583 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şu mescidimdeki namaz efdaldir,"-Bir başka rivayette- "Bu mescidimdeki bir namaz, Mescid-i Haram hariç bütün mescidlerde kılınan bin namazdan daha hayırlıdır." &lt;br /&gt;HadisNo : 4584 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Şüreyh el-Adevi &lt;br /&gt;Hadis : Mekke`ye asker sevkeden Amr İbnu Sa`id`e dedim ki: "Ey emir, bana müsaade et. Fethin ferdası gününde Resulullah (sav)`ın söylemiş bulunduğu bir hadisi hatırlatayım: Allah`a hamd ve senadan sonra şöyle buyurmuştu: "Mekke`yi insanlar değil, Allah haram kılmıştır. Allah`a ve ahirete inanan hiçbir mü`mine orada kan dökmek helal olmaz. Ağaç sökmek de helal olmaz. Eğer biri çıkıp da Resulullah (sav)`ın oradaki savaşını göstererek kan dökmeye ruhsat vermeye kalkarsa kendisine şunu söyleyin: "Allah, Resulüne izin vermişti, ama size izin vermiyor!" Mekke`de bana bir gündüzün bir müddetinde [gün doğumundan ikindiye kadar] izin verildi. Sonra bugün tekrar eski hürmeti (haramlığı) ona geri döndü. Bu hususu, sizden burada hazır olanlar, hazır olmayanlara ulaştırsın." Ebu Şüreyh`e: "Amr sana ne dedi?" diye soruldu. "Ey Ebu Şüreyh bunu ben, senden daha iyi biliyorum. "Harem", asi olana, kan döküp kaçana, cinayet işleyip kaçana sığınma tanımaz!" diye cevap verdi" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 4585 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) Fetih günü buyurdular ki: "Fetihten sonra artık hicret yoktur. Ancak cihad ve niyet vardır. Öyleyse askere çağrıldığınız zaman hemen asker olun!" Resulullah (sav) sözlerine şöyle devam etti: "Allah, bu beldeyi semavat ve arzı yarattığı zaman haram kıldı. Burası, Kıyamete kadar Allah`ın haramıyla haramdır (onu insanlar haram kılmamıştır). Benden önce kimseye orada kıtal helal olmadı. Bana da günün bir müddetinde helal kılındı. Burası Kıyamete kadar Allah`ın haramıyla haramdır. [Allah`a ve ahirete inanan hiç kimseye, orada kan dökmesi helal değildir]. Ayrıca onun dikeni koparılmaz, av (hayvan)ı ürkütülme, buluntusu da alınmaz (yerinde bırakılır). Ancak ilan edip sahibini arayacak olanlar alabilir. Mekke`nin otu da biçilmez!" Abbas (ra) atılarak: "Ey Allah`ın Resulü! İzhir otu hariç olsun" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "İzhir hariç!" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 4586 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mekke`de silah taşımak hiç kimseye helal değildir." &lt;br /&gt;HadisNo : 4587 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resululah (sav) Mekke`ye hitaben şöyle buyurdular: "Sen ne hoş beldesin. Seni ne kadar seviyorum! Eğer kavmim beni buradan çıkmaya mecbur etmeseydi, senden başka bir yerde ikamet etmezdim." &lt;br /&gt;HadisNo : 4588 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ya`la İbnu Ümeyye &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Harem`de mal ihtikarı orada işlenen bir zulümdür." &lt;br /&gt;HadisNo : 4589 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biliyor musun, senin kavmin Ka`be`yi yeniden inşa ederken Hz. İbrahim`in atmış bulunduğu temellere (tam riayet etmeyip) inşaatı kısa tuttu." Ben: "Ey Allah`ın Resulü" dedim, "inşaatı Hz. İbrahim`in temellerine oturtmayacak mısın?" dedim. "Kavmin küfre yakın olmasa mutlak yapardım!" buyurdu. İbnu Ömer (ra) dedi ki: "Hz. Aişe (ra)`nin, bunu Resulullah (sav)`ın işitmesine göre, ben Resulullah (sav)`ın, Hıcr`ı takip eden iki rüknün istilamını terketmesini Ka`be`nin inşaatının Hz, İbrahim (as)`in temelleri üzerine tamamlanmamış olmasıyla izah ederim." &lt;br /&gt;HadisNo : 4590 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Amr İbnu Dinar &lt;br /&gt;Hadis : Cabir İbnu Abdillah (ra)`ı işittim. Demişti ki: "Ka`be inşa edilirken Resulullah (sav) ve (amcası) Abbas taş taşımakta idiler. Bir ara Abbas (ra), Aleyhissalatu vesselama: "İzarını omuzuna koy da taşın incitmesine mani olsun" dedi. O da öyle yapmıştı. Bu hadise peygamberlik gelmezden önce idi. Birden yere yığıldı. Gözleri semaya dikilmiş kalmıştı. "İzarım! İzarım!" dedi ve derhal onu üzerine bağladı." [Bir rivayette şu ziyade var: "...Bayılıp düştü. Bundan sonra hiç üryan görülmedi."] &lt;br /&gt;HadisNo : 4591 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Amr İbnu Dinar ve Ubeydullah İbnu Ebi Yezid &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah zamanında Ka`be`nin (etrafında ihata) duvarı yoktu. İnsanlar Beytullah`ın etrafında namaz kılıyorlardı. Bu hal, Hz. Ömer zamanına kadar devam etti. Ömer (ra) etrafına duvar çektirdi. Bu duvarın boyu alçaktı. İbnu`z-Zübeyr yükseltti." &lt;br /&gt;HadisNo : 4592 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kabe`yi, Habeşlilerden bacakları ince bir adam tahrip edecektir." &lt;br /&gt;HadisNo : 4593 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) şöyle buyurmuştu: "Ka`be`yi yıkacak olan o ayrık iri ayaklı, güdük kafalı (koyu siyah) Habeşli`yi Ka`be`nin taşlarını birer birer söker halde görür gibiyim!" &lt;br /&gt;HadisNo : 4594 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Amr İbni`l-As &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Habeşliler sizi terkettikçe onları terkedin. Zira, Ka`be`nin hazinesini sadece zü`s-süvaykateyn (ince bacaklı olan kimse) çıkaracaktır." &lt;br /&gt;HadisNo : 4595&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-1656378018374436092?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/1656378018374436092/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mekkenin-fazileti-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/1656378018374436092'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/1656378018374436092'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mekkenin-fazileti-hakknda-hadisler.html' title='Mekkenin Fazileti Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-3049131076057586441</id><published>2009-09-24T04:34:00.001-07:00</published><updated>2009-09-24T04:34:22.519-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mehrin Miktarı Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mehrin Miktarı Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mehrin Miktarı Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Sehl İbnu Sa`d &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`a bir kadın gelerek: "Ey Allah`ın Resulü," dedi. "Sana nefsimi bağışlamaya geldim." Aleyhissalatu vesselam kadına şöyle bir nazar edip sonra tepeden tırnağa gözden geçirdi, bir de sabit baktı ve sonunda (hiçbirşey söylemeden) başını yere eğdi. Kadın, Resulullah (sav)`ın hakkında hiç bir hükme varmadığını görünce oturdu. Derken bir adam doğrulup: "Ey Allah`ın Resulü! Sizin ona ihtiyacınız yoksa onu bana nikahlayın!"dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Yanında (buna mehir olarak verecek) bir şeyler var mı?" diye sordu. Adam: "Vallahi yok ey Allah`ın Resulü!" deyince: "Ailene git, bir şeyler bulabilecek misin bir bak." dedi. Adam gitti ve az sonra geri geldi: "Hayır, vallahi ey Allah`ın Resulü hiç bir şey bulamadım!" dedi. Resulullah tekrar: "İyi bak, demirden bir yüzük de mi yok!" buyurdu. Adam tekrar gidip yine geri geldi ve: "Hayır! Vallahi ya Resulullah, demirden bir yüzük bile yok! Ancak işte şu izarım var, yarısı onun olsun" dedi. Sehl der ki: "Adamın ridası yoktu" Aleyhissalatu vesselam: "İzarın ne işe yarar? Onu sen giyecek olsan onun üzerinde birşey olmayacak, şayet o giyecek olsa senin üzerinde bir şey kalmayacak!" buyurdular. Bunun üzerine adam oturdu. Epey bir müddet oturduktan sonra, kalktı. Resulullah (sav) onun döndüğünü görünce, geri çağırılmasını söyledi. Adamı çağırdılar. "Kur`an`dan ne biliyorsun (hangi sureler ezberinde?)" diye sordu. Adam: "Şu şu sureleri biliyorum!" diye bildiklerini saydı. Yani sen bunları ezbere okuyor musun?" diye tekrar sordu. Adam: "Evet!" deyince, Resulullah (sav): "Haydi git, ben kadını sana temlik ettim" buyurdu. (Bir rivayette: "Kur`an`dan bildiklerinen öğretmen) mukabilinde onu sana nikahladım" buyurdu) &lt;br /&gt;HadisNo : 3452 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Davud da kaydedilen bir Ebu Hureyre rivayetinde: "Kalk buna yirmi ayet öğret, o senin hanımındı" denmiştir. &lt;br /&gt;HadisNo : 3453 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Yine Ebu Davud`un Cabir`den yaptığı bir diğer rivayette: "Resulullah: "Kim mehir olarak bir avuç kavud veya hurma verirse kadını kendine helal kılmış olur" buyurmuştur. &lt;br /&gt;HadisNo : 3454 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Amir &lt;br /&gt;Hadis : Abdullah İbnu Amir babasından naklediyor; "Beni Fezare`den bir kadın bir çift ayakkabı mehir mukabilinde evlendi. Resulullah (sav): "Nefsin ve malın için bir çift ayakkabıya razı mısın?" diye sordu. Kadın: "Evet!" dedi. Resulullah (sav), bu evliliğe müsaade etti." &lt;br /&gt;HadisNo : 3455 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Talha, Ümmü Süleym (ra)`le evlendi. Aralarındaki mehir müslüman olmaktı. Ümmü Süleym, Ebu Talha`dan önce müslüman olmuştu. Ebu Talha, Ümmü Süleym`i istetince, Ümmü Süleym: "Ben müslüman oldum, sen de müslüman olursan evlenirim" dedi. Bunun üzerine o da müslüman oldu. Ümmü Süleym`in mehir olarak istediği şey müslüman olması idi. &lt;br /&gt;HadisNo : 3456 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu`l-Acfa es-Sülemi &lt;br /&gt;Hadis : Bir gün, Hz. Ömer (ra), cuma hutbesi verdi ve hutbede şöyle söyledi: "Sakın, kadınların mehirlerini artırmayın, zira bu, eğer dünya için bir şeref, ahiret için de bir takva olsaydı buna en çok Resulullah layik idi. Halbuki O, kadınlarından veya kızlarından hiç birine oniki okiyyeden fazla mehir takdir etmemiştir." &lt;br /&gt;HadisNo : 3457 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ın hanımlarına verdiği mehir ne idi?"diye sorulmuştu şu cevabı verdi: "Oniki okiyye ve bir neşş idi. Neşş nedir biliyor musunuz? Yarım okiyyedir. Bunun tamamı beşyüz dirhem eder." &lt;br /&gt;HadisNo : 3458 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), Safiyye (ra)`yi azad etti ve onun azadlığını mehri yaptı. &lt;br /&gt;HadisNo : 3459 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Abdurrahman İbnu Avf (ra) Medine`ye gelince Resulullah (sav) onu Sa`d İbnu Rebi el-Ensari ile kardeşledi. el-Ensari (zengin birisiydi ve) iki hanımı vardı. Abdurrahman`a malını ve ehlini yan yana paylaşmayı teklif etti. Abdurrahman: "Allah malını ve ehlini sana mübarek kılsın. Bana pazarı göster kafi" dedi. Pazara geldiler. O gün keş ve yağ alıp satmaktan bir miktar kazanç elde etti. Bir müddet sonra, Resulullah (sav), onunla karşılaşınca, üzerinde sürünme maddesinin izlerini gördü ve: "Hayırdır! Neler oldu ey Abdurrahman?" diye sordu. Ensari, bir kadınla evlendim!" dedi. Resulullah: "İyi de kadına mehir olarak ne verdin?" buyurdu. Abdurrahman: "Bir nevat (beş dirhem) altın!" deyince, Aleyhissalatu vesselam: "Birde ziyafet ver, bir tek koyunla da olsa!" ferman etti. &lt;br /&gt;HadisNo : 3460 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ümmü Habibe &lt;br /&gt;Hadis : Ravi, anlattığına göre, Ubeydullah İbnu Cahş`ın nikahı altında idi. Ubeydullah Habeşistan`da vefat etti. Necaşi (ra), onu Resulullah (sav)`e nikahladı. Ve Resulullah`a bedel, Ümmü Habibe`ye dörtbin dirhem mehir verdi. Sonra onu, Aleyhissalatu vesselam`a Şürahbil İbnu Hasene ile birlikte gönderdi ve (mehir miktarını) Resulullah`a mektupla bildirdi. Resulullah aynen kabul etti. &lt;br /&gt;HadisNo : 3461&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-3049131076057586441?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/3049131076057586441/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mehrin-miktar-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3049131076057586441'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3049131076057586441'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mehrin-miktar-hakknda-hadisler.html' title='Mehrin Miktarı Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-2924757715864681090</id><published>2009-09-24T04:33:00.003-07:00</published><updated>2009-09-24T04:33:59.750-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mehrin Ahkamı Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mehrin Ahkamı Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mehrin Ahkamı Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ukbe İbnu Amir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) bir adama: "Sana falan kadını nikahlasam razı mısın?" diye sordu. Adam, "Evet!" deyince, bu sefer o kadına sordu: "Seni falan erkekle nikahlasam razı olur musun?" Kadın, "Evet!" deyince bunları birbirlerine nikahladı. Erkek, kadınla gerdeğe girdi, ama kadın için bir mehir belirlemedi herhangi bir şey de vermedi. Bu erkek, Hudeybiye gazvesine katılanlardan biriydi, Hayber`de onun da hissesi vardı. Adam öleceği zaman: "Resulullah falan kadını bana nikahladı ama ben ona bir mehir belirlemedim, peşin olarak da bir şey vermiş değilim. Şimdi sizleri şahid kılıyorum, kadına mehir olarak Hayber`deki hissemi veriyorum!" dedi. Kadın onu aldı ve erkeğin vefatından sonra yüzbin (dirhem)e sattı." &lt;br /&gt;HadisNo : 3462 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ukbe İbnu Amir &lt;br /&gt;Hadis : Ravilerden biri, bu hadisin baş kısmına şu ilavede bulundu: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nikahların en hayırlısı en kolayıdır." &lt;br /&gt;HadisNo : 3463 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Ravinin anlattığına göre ona, kocası ölen bir kadından soruldu, kocası ona mehir tesbit etmemiş, henüz kendisiyle gerdek de yapmamış. Kadına şu cevabı verdi: "Kadın mehrin tamamını alır (ne eksik, ne fazla) iddet bekler ve mirasa da iştirak eder. Ma`kıl İbnu Sinan söz alarak dedi ki: "Resulullah (sav)`ı işittim, Berva` Bintu Vaşık için bunun misli bir hüküm vermişti." Bu açıklamaya İbnu Mes`ud sevindi. &lt;br /&gt;HadisNo : 3464 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Nafi` &lt;br /&gt;Hadis : Übeydullah İbnu Ömer`in bir kızı vardı. Annesi de Bintu Zeyd İbni`l-Hattab idi. Bu kız, Abdullah İbnu Ömer`in bir oğlunun nikahı altında idi. Oğlan, Zeyd İbnu`l-Hattab`ın kızıyla gerdek yapmadan vefat etti, üstelik henüz mehir de tesbit etmemişti. Kızın annesi, Abdullah`a gelerek kızın mehrini taleb etti. İbnu Ömer (ra), kadına: "Kızınıza mehir yoktur. Eğer mehir olsaydı onu asla tutmaz verirdim, aksi halde kıza zulmetmiş olurum" dedi. Kadın onun hükmünü kabul etmek istemedi. Aralarında, Zeyd İbnu Sabit (ra)`ı hakem yaptılar. O, kızın mehir hakkının bulunmadığına, fakat mirasa iştirak hakkı olduğuna hükmetti." &lt;br /&gt;HadisNo : 3465 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Ravi demiştir ki: "Boşanan her kadının bir istifade (tazminat) hakkı vardır. Bu tazminattan, kendisine mehir tayin edildiği halde, temas vaki olmadan boşanan hariçtir. Böyle bir kadın, kendisi için tesbit edilen mehrin yarısını alır." &lt;br /&gt;HadisNo : 3466 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu`l-Müseyyeb &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Ömer (ra): "Nikahda perdeler indirildi mi mehir vacib olur" diye hükmetti." &lt;br /&gt;HadisNo : 3467 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Hz.Ali, Fatıma (ra)`yı nikahlayınca, hemen gerdek yapmak istedi. Resulullah (sav) ise, mehir olarak bir şeyler verinceye kadar buna mani oldu. Hz. Ali (ra): "Benim verecek bir şeyim yok!" demişti. Aleyhissalatu vesselam: "Ona zırhını ver!" buyurdu. Hz. Ali (ra) (bu maksadla) zırhını verdi, sonrada gerdek yaptı. &lt;br /&gt;HadisNo : 3468 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), bana, kocası kadına bir şey vermezden önce kadını kocasına göndememi emretti. &lt;br /&gt;HadisNo : 3469 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ukbe İbnu Amir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Yerine getirilmeye en ziyade layık olan şart, fercleri helal kılmak üzere kabul ettiğiniz şartlardır." &lt;br /&gt;HadisNo : 3470&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-2924757715864681090?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/2924757715864681090/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mehrin-ahkam-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2924757715864681090'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2924757715864681090'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mehrin-ahkam-hakknda-hadisler.html' title='Mehrin Ahkamı Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-2756060341666941203</id><published>2009-09-24T04:33:00.001-07:00</published><updated>2009-09-24T04:33:33.076-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medine`nin Fazileti Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Medine`nin Fazileti Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Medine`nin Fazileti Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) Medine`yi şu şu yer arasında kalan kısımlarıyla haram ilan etti. "Kim bu haramı ihlal edecek bir davranışta bulunursa, Allah`ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerine olsun, Allah Kıyamet günü o kimseden ne farz ne nafile (hiçbir hayır) kabul etmesin"(buyurdu). &lt;br /&gt;HadisNo : 4596 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Yine Sahiheyn`in bir rivayetinde anlatıldığına göre, Resulullah (sav) (Medine`nin dışına doğru) yürüdü, önünde Uhud görünmüştü: "Bu dağ var ya, o bizi çok seviyor, bizde onu seviyoruz" buyurdular. Medine`ye yönelince de: "Ey Allahım! Hz. İbrahim Mekke`yi haram kıldığı gibi, ben de [Medinciyi] iki dağı arasıyla haram kılıyorum. Allahım, (Medine halkını) müdd ve sa`larınla mübarek kıl" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 4597 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ali &lt;br /&gt;Hadis : Biz Resulullah (sav)`dan Kur`an-ı Kerim ve bir de şu sahifede olandan başka bir şey yazmadık. (Bu sahifede bulunana gelince) Resulullah (sav) buyurmuştu ki: "Medine Ayr dağı ile Sevr dağı arasında kalan hudud içerisinde haramdır. Kim orada bir bid`atte bulunur veya bid`atçiyi himaye ederse, Allah, melekler ve bütün insanların laneti onun üzerine olsun. Allah onun farz, ne nafile hiçbir hayrını kabul etmesin. Müslümanların garantisi birdir, en düşükleri de bu garantiye sahiptir. Kim bir müslümana garantisinde ihanet ederse, Allah`ın, meleklerin ve bütün insanların laneti üzerine olsun. Onun (Kıyamet günü) ne farz ve ne nafile hiçbir hayrı kabul edilmez." [Bu rivayetin metni Sahiheyn`e uygundur. Ebu Davud`da şu ziyade var: "Otu yolunmaz, av hayvanı ürkütülmez, yitik malı, onu ilan edecek olan alabilir. Hiç kimseye kıtal maksadıyla orada silah taşımak caiz olmaz. Oradan ağaç kesilmez. Kişi devesini otlatabilir.] &lt;br /&gt;HadisNo : 4598 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Medine`nin sıkıntı ve meşakkatlerine ümmetimden sabır gösteren herkese, Kıyamet günü şefaatçi ve (hayır ameline) şahid olacağım." &lt;br /&gt;HadisNo : 4599 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Süfyan İbnu Ebi Züheyr &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Yemen fethedilecek. Bir grup insan, Medine`den oraya aileleri ve kendilerine tabi olanlarla gidecekler. Halbuki bilselerdi Medine onlar için hayırlıydı. Şam da fethedilecek. Bir kavim Medine`den aileleri ve kendilerine tabi olanlarla oraya göç edecekler. Bilselerdi Medine onlar için hayırlı idi. Irak da fetholacak. Bir grup kimse ailesi ve kendilerine tabi olanlarla Medine`den oraya taşınacaklar. Halbuki bilselerdi Medine onlar için hayırlı idi." &lt;br /&gt;HadisNo : 4600 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ben karyeleri yiyen karye(ye hicret)le emrolundum. Buna Yesrib diyorlar. Burası Medine`dir. Medine, tıpkı körüğün cürufu ayırması gibi insanların kötüsünü) defedip ayırır." &lt;br /&gt;HadisNo : 4601 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Medine`de ölmeye muktedir olan orada olsun. Zira ben, orada ölene şefaat ederim." &lt;br /&gt;HadisNo : 4602 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) Medine`ye geldiği vakit Ebu Bekr ve Bilal (ra) hastalandılar. Ben yanlarına gittim: "Ey babacığım," dedim. "Kendini nasıl hissediyorsun? Ey Bilal sen nasılsın?" diye sordum. Hz. Ebu Bekr (ra) hummaya yakalanınca: "Her insana "sabahın hayırlı olsun" denmiştir. Halbuki ölüm ona ayakkabısının bağından daha yakındır" derdi. Hz. Bilal (ra) da humma nöbetinden çıkınca sesini yükseltir ve (Mekke`ye hasretini ifade eden şu beyitleri) terennüm ederdi: "Bilmem ki! Mekke vadisinde etrafımı izhir ve celil otları sarmış olarak bir gece daha geçirebilecek miyim? Macenne suyuna ulaşacağım bir gün daha gelecek mi? (Mekke`nin) Şame ve Tafil dağları bana bir kere daha görünecek mi?" [Sonra Bilal şöyle beddua etti: "Allahım, bizi yurdumuzdan çıkarıp bu vebalı diyara süren Şeybe İbnu Rebi`a, Utbe İbnu Rebi`a ve Umeyye İbnu Halef`e lanet et!] Hz. Aişe der ki: "(Ben gidip, bunlardaki Mekke hasretini) Resulullah (sav)`a haber verdim. O, şöyle dua buyurdu: "Allahım bize Medine`yi sevdir. Tıpkı Mekke`yi sevdiğimiz gibi, hatta fazlasıyla! Allahım onun havasını sıhhatli kıl. Onun müddünü, sa`ını hakkımızda mübarek eyle. Onun hummasını al, Cuhfe`ye koy!" &lt;br /&gt;HadisNo : 4603 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) şöyle dua buyurdular: "Allahım! Mekke`ye verdiğin bereketi iki katıyla Medine`ye de ver." &lt;br /&gt;HadisNo : 4604 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`a (yılın turfanda) ilk meyvesi getirildiği zaman şöyle buyururlardı: "Allahım, bize Medine`mizi, meyvelerimizi, müddümüzü, sa`mızı bereket üzerine bereketle mübarek kıl. Allahım, İbrahim senin kulun, peygamberin ve halilindir. Ben de senin kulun ve peygamberinim. O sana Mekke için dua etti. Ben de Medine için, onun Mekke hakkında yaptığı duayı bir misli ziyadesiyle aynen yapıyorum." Resulullah bu şeklide dua ettikten sonra getirilen meyveyi, orada hazır olan çocuklardan en küçüğüne veerirdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 4605 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Medine`ye geçit veren dağ gediklerinde [birbiriyle kenetlenmiş] melekler var. [Her gedikte (kınından çekilmiş) kılıçlarıyla bekleyen iki meleğin korumaları sebebiyle] Medine`ye ne veba ve ne de Deccal giremez." [Müslim`in rivayetinde şu ziyade var: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mesih Deccal, doğu tarafından gelir. Kasdı Medine`dir. Uhud`un arka tarafına iner. Derken (Medine`yi bekleyen) melekler, onun yüzünü Şam tarafına çevirirler ve orada helak olur."] &lt;br /&gt;HadisNo : 4606 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mekke ve Medine hariç Deccal`ın çiğnemeyeceği memleket yoktur. Mekke ve Medine`ye geçit veren yolların herbirinde saf tutmuş melekler var, buraları korurlar. (Deccal) es-Sebbiha nam mevkie iner. Sonra Medine ahalisini üç sarsıntı ile sarsar. Bunun üzerine (şehirde bulunan) bütün kafir ve münafıklar (şehri terkederek Deccal`e) gelirler." &lt;br /&gt;HadisNo : 4607 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Evimle minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir. Minberim havuzumun üzerindedir." &lt;br /&gt;HadisNo : 4608 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : el-Hudri &lt;br /&gt;Hadis : İki kişi "takva üzerine kurulmuş olan mescid" hakkında münakaşa ettiler. Biri: "Bu Kuba mescididir!" dedi. Diğeri de: "O, Resulullah (sav)`ın mescididir!" dedi. (Bu münakaşayı işiten) Aleyhissalatu vesselam: "Şu benim mescidimdir!" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 4609 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "İslam şehirlerinden en son harap olacak olan Medine`dir." &lt;br /&gt;HadisNo : 4610 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Medine`yi, taşıdığı yüce hayra rağmen terkedecekler. Onu rızık arayanlar yani kuşlar ve kurtlar istila edecek, Oraya [en son gelecek] iki çoban bu maksadla Müzeyne`den çıkıp koyunlarını ayarlayacaklar. Fakat Medine`yi vahşi hayvanlarla dolmuş bulacaklar. Seniyyetü`l-Veda`ya ulaştıkları vakit yüzüstü düşe(rek ölecekler)." &lt;br /&gt;HadisNo : 4611 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "İman Medine`ye çekilecek, tıpkı yılanın deliğine çekilmesi gibi." &lt;br /&gt;HadisNo : 4612 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir İbnu Sümere &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri Medine`yi Tabe diye tesmiye buyurdu." &lt;br /&gt;HadisNo : 4613 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) bir seferden dönünce, Medine`nin duvarlarına bakar, develerini hızlandırırdı. Eğer bir bineğin üzerinde ise, onu tahrik ederdi. Bu davranışı Medine`ye sevgisinden ileri gelirdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 4614 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Sa`d &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) Tebük`ten dönünce, (sefere katılmayıp Medine`de kalmış olan) mütehallifinden bazıları onu karşıladılar. Bu sırada toz kaldırdılar. Bunun üzerine beraberinde bulunanlardan bazıları burunlarını sardı. Resulullah (sav) yüzündeki sargıyı çıkardı ve: "Nefsimi kudret elinde tutan zata yemin olsun. Medine`nin tozu, her hastalığa şifadır!" buyurdu ve O`nun devamla "Cüzzamdan, barastan (ala terlikten)" diye saydığını gördüm. [Rezin tahric etmiştir.] &lt;br /&gt;HadisNo : 4615 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) her cumartesi günü Kuba Mescidini binekli ve yaya olarak ziyaret ederdi ve içinde iki rek`at namaz kılardı. &lt;br /&gt;HadisNo : 4616 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Sehl İbnu Huneyf &lt;br /&gt;Hadis : Resululah (sav) buyurdular ki: "Kim evinden çıkıp Kuba mescidine gelir ve orada iki rek`at namaz kılarsa bu ona bir umreye bedel olur." &lt;br /&gt;HadisNo : 4617 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdu ki: "Uhud öyle bir dağdır ki biz onu severiz, o da bizi sever." &lt;br /&gt;HadisNo : 4618 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), Zü`l-huleyfe`de, vadinin içinde istirahatgahında iken yanına gelip kendisine: "Sen mübarek Batha`dasın!" diyen olmuş. Musa İbnu Ukbe der ki: "Salim rahimehullah, Abdullah`ın devesini indirdiği mescidin yanına bizim de devemizi ıhdırdı. Abdullah İbnu Ömer orada Resulullah`ın istirahat ettiği yeri araştırmak gayesiyle devesini ıhtırırdı. Orası, vadinin dibindeki mescidin aşağısında, mescidle kıble arasında orta bir yerdir." &lt;br /&gt;HadisNo : 4619 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : İbnu Abbas, Hz. Ömer (ra)`den naklen anlatıyor: "Resulullah (sav)`ın Akik vadisinde olduğu sırada şöyle söylediğini işittim: "Bana Rabbimden bir elçi geldi ve "Bu vadide namaz kıl ve Hacc için de umre(ye niyet ediyorum) de!" emretti." &lt;br /&gt;HadisNo : 4620 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : İmam Malik`ten nakledildiğine göre, şöyle demiştir: "Medine`ye giden hiç kimseye, en az iki rekat namaz kılmadan Mu`arras`ı geçmesi muvafık olmaz. Çünkü bana ulaştığına göre, Resulullah (sav), orada gecelemiştir. Orası Medine`ye altı mil mesafededir." &lt;br /&gt;HadisNo : 4621&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-2756060341666941203?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/2756060341666941203/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/medinenin-fazileti-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2756060341666941203'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2756060341666941203'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/medinenin-fazileti-hakknda-hadisler.html' title='Medine`nin Fazileti Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-2986718280699399373</id><published>2009-09-24T04:32:00.004-07:00</published><updated>2009-09-24T04:33:06.398-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medh Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Medh Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Medh Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Mutarrif İbnu Abdillah &lt;br /&gt;Hadis : Babası (ra)`ndan naklediyor: "Beni Amir heyetiyle Resulullah (sav)`ın yanına gitmiştik. "Sen bizim efendimizsin!" diye hitap ettik. "Efendi, Allah`tır!" buyurdular. Biz: "Fazilette en ileride olanımız, mertlikte en başta gelenimizsin!" dedik. Bize: "Söylediğinizin hepsi bu veya buna yakın bir söz olsun. Şeytan sizi (mübalağalı medhlerde) koşturmasın buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5391 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Ömer (ra)`in şöyle söylediğini işittim: "Resulullah (sav)`ı dinledim diyordu ki: "Hakkımda, Hıristiyanların Meryem oğlu İsa`ya yaptıkları aşırı övgülerde bulunmayın. Şurası muhakkak ki ben bir kulum. Benim için "Allah`ın kulu ve elçisi" deyin." [Teysir, bu hadisi Müslim`de rivayet ettiğine işaret eder. Ancak rivayet Müslim`de mevcut değildir] &lt;br /&gt;HadisNo : 5392 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Bekre &lt;br /&gt;Hadis : Bir adam, Resulullah (sav)`ın yanında bir başkasını medh u sena etmişti. "Yazık sana! Arkadaşının boynunu kestin" buyurdular ve bunu üç kere tekrar ettiler. Sonra da şu açıklamayı yaptılar: "Bir kimse kardeşini illa da övecekse bari: "Falancayı zannederim, ona Allah kafidir. Ben Allah`a karşı kimseyi tezkiye etmem (çünkü Allah herkesi benden iyi bilir). -Ondan (böyle bir fazilet) biliyorsa- falanca şöyle şöyledir" desin." &lt;br /&gt;HadisNo : 5393 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), meddahların ağzına toprak saçmamızı emretti. &lt;br /&gt;HadisNo : 5394&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-2986718280699399373?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/2986718280699399373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/medh-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2986718280699399373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2986718280699399373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/medh-hakknda-hadisler.html' title='Medh Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-663894313289925923</id><published>2009-09-24T04:32:00.003-07:00</published><updated>2009-09-24T04:32:42.753-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Meclis (Oturma) Adabı Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Meclis (Oturma) Adabı Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Meclis (Oturma) Adabı Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Said el-Hudri &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) (bir gün): "Sakın yollarda oturmayın!" buyurmuştu. "Ya Resulullah" dediler, "oturmadan edemeyiz, oralarda (oturup) konuşuyoruz." "Mutlaka oturacaksınız, bari yola hakkını verin!" buyurdu. Bunun üzerine: "Ey Allah`ın Resulü, onun hakkı nedir?" diye sordular. "Gözlerinizi kısmak, (gelip geçeni) rahatsız etmemek, selama mukabele etmek, emr bi`l-ma`ruf nehy-i ani`l-münker yapmaktır!" dedi. (Hz. Ömer`den yapılan bir başka rivayette şu ziyade var: "Yardım isteyen mazluma yardım edersiniz, yolunu kaybedene rehber olursunuz.") &lt;br /&gt;HadisNo : 3316 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah {sa) buyurdular ki: "Üç kişi beraberken, ikisi aralarında hususi konuşmasınlar, bu öbürünü üzer." &lt;br /&gt;HadisNo : 3317 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`dan daha sevgili kimse yoktu. Buna rağmen Aleyhissalatu vesselam`ı gördükleri zaman ayağa kalkmazlardı, çünkü O`nun bundan hoşlanmadığını biliyorlardı. &lt;br /&gt;HadisNo : 3318 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Ümame &lt;br /&gt;Hadis : Bir gün Resulullah (sav) yanımıza geldi, elinde bir asa (değnek) vardı. Biz ayağa kalktık. "Yabancıların birbirlerini büyüklemek için ayağa kalkmaları gibi ayağa kalkmayın!" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 3319 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Miclez &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Muaviye (ra), İbnu`z-Zübeyr ve İbnu Amir (ra)`in yanlarına geldi. İbnu Amir ayağa kalktı, İbnu`z-Zübeyr oturdu (kalkmadı). Hz. Muaviye (ra), İbnu Amir`e: "Otur, zira Resulullah (sav)`ın : "İnsanların kendisi için ayağa kalkmalarından hoşlanan kimse ateşteki yerini hazırlasın" buyurduğunu işittim" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 3320 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden kimse, bir başkasını yerinden kaldırıp sonra da oraya oturmasın. Ancak (halkayı) genişletin, yer açın, Allah da size genişlik versin." Birisi yerinden kalkacak olsa, Abdullah İbnu Ömer (ra), oraya oturmazdı. &lt;br /&gt;HadisNo : 3321 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Vehb İbnu Huzeyfe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kimse ihtiyacı için çıkar, sonra geri dönerse, önceki yerine oturmaya (herkesten ziyade) hak sahibidir." &lt;br /&gt;HadisNo : 3322 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir İbnu Semüre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) `a geldiğimiz zaman, (halkanın) sonuna otururduk. &lt;br /&gt;HadisNo : 3323 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Amr İbnu Şuayb (an ebihi an ceddihi) &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kimsenin, izin almadan iki kişinin arasına oturması helal olmaz." [Tirmizi`nin rivayetinde: "İzinleri olmadan iki kişinin arasını açması kişiye helal olmaz" şeklinde gelmiştir.] &lt;br /&gt;HadisNo : 3324 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Saidi`l-Hudri &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Meclislerin en hayırlısı geniş olanıdır." &lt;br /&gt;HadisNo : 3325 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Miclez &lt;br /&gt;Hadis : Bir adam halkanın ortasına oturmuştu. Huzeyfetu`bnul-Yeman (ra) dedi ki: "Halkanın ortasında oturan, Muhammed (sav) diliyle lahetlenmiştir." &lt;br /&gt;HadisNo : 3326 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir İbnu Semüre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) mescide girince cemaatı bir kısım halkalar halinde gördü ve: "Sizleri niye böyle dağınık gruplar halinde görüyorum?" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 3327 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Amr İbnu`ş-Şerid &lt;br /&gt;Hadis : Amr İbnu`ş-Şerid, babasından (ra) anlatıyor: "Ben oturduğum sırada, Resulullah (sav) bana uğradı. O sırada sol elimi sırtımın gerisine koymuş, (sağ) elimin kabası üzerine dayanmıştım. Bana: "Gadaba uğramışların oturuşuyla mı oturuyorsun" dediler. &lt;br /&gt;HadisNo : 3328 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu`d-Derda &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) oturdu mu, etrafına biz de otururduk. Kalkar, (fakat geri) dönmeyi arzu ederse ayakkabılarını veya üzerinde olan (rida, sarık gibi) bir şeyi çıkarır (yerine koyar)dı. Böylece ashabı (geri geleceğini) bilir ve yerlerinde otururlardı. &lt;br /&gt;HadisNo : 3329 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz güneşte olunca -bir rivayette gölgede olunca- gölge ondan kalkar da, yarısı gölgede kalacak olursa oradan kalksın." &lt;br /&gt;HadisNo : 3330 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Kays &lt;br /&gt;Hadis : Kays, babasından naklediyor: "(Bir seferinde mescide) gelmişti, ki, Resulullah (sav) hutbe irad ediyordu. (Konuşmayı dinlemek üzere) güneşe dikildi. Ancak Resulullah (sav) , kendine gölgede durmasını emretti ve gölgeye geçti. &lt;br /&gt;HadisNo : 3331&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-663894313289925923?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/663894313289925923/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/meclis-oturma-adab-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/663894313289925923'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/663894313289925923'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/meclis-oturma-adab-hakknda-hadisler.html' title='Meclis (Oturma) Adabı Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-1005972768271718950</id><published>2009-09-24T04:32:00.001-07:00</published><updated>2009-09-24T04:32:17.593-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mecaz Hakkında Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Mecaz Hakkında Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Mecaz Hakkında Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "İman, yetmiş küsur - bir rivayette de altmış küsur - şubedir. Haya imandan bir şubedir." Bir rivayette şu ziyade vardır: "Bu şubelerden en üstünü "La ilfihe illallah" sözüdür, en aşağı mertebede olanı da yolda bulunan rahatsız edici bir şeyi kenara çıkarmaktır." &lt;br /&gt;HadisNo : 27 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ın şöyle buyurduğunu anlatıyor: "Üç haslet vardır. Bunlar kimde varsa imanın tadım duyar: Allah ve Resulünü bu ikisi dışında kalan herşeyden ve herkesten daha çok sevmek, bir kulu sırf Allah rızası için sevmek, Allah, imansızlıktan kurtarıp İslam`ı nasib ettikten sonra tekrar küfre, inançsızlığa düşmekten, ateşe atılmaktan korktuğu gibi korkmak." (Nesai`nin kaydettiği bir diğer rivayette "bu ikisi dışında kalan" tabirinden sonra şu ziyade vardır: "Allah için sevmek, Allah için buğzetmek.") &lt;br /&gt;HadisNo : 28 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Sizden biri, beni, babasından, evladından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş sayılmaz." (Nesai`nin bir rivayetinde "... malından ve ailesinden daha sevgili..." denmektedir.) &lt;br /&gt;HadisNo : 29 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Sizden biri, kendi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe gerçek imana eremez." (Nesai`nin rivayetinde "...hayır şeylerden" ziyadesi mevcuttur.) &lt;br /&gt;HadisNo : 30 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Ümame &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav)`in şöyle dediğim rivayet ediyor: "Kim Allah için sever, Allah için buğzeder, Allah için verir, Allah için vermezse imanım kemale erdirmiştir" &lt;br /&gt;HadisNo : 31 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav)`in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir. Mü`min de, halkın, can ve mallarını kendisine karşı emniyette bildikleri kimsedir." &lt;br /&gt;HadisNo : 32 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Amr İbni`l-As &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmedikleri kimsedir. Muhacir de Allah`ın yasakladığı şeyi terkedendir." &lt;br /&gt;HadisNo : 33 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Saidi`l-Hudri &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav)`in şöyle dediğini rivayet etti: "Bir kimsenin mescide alakasını görürseniz, onun mü`min olduğuna şehadet edin, zira Cenab-ı Hakk şöyle buyuruyor: "Allah`ın mescidlerini ancak Allah`a ve ahiret gününe inananlar imar ederler" (Tevbe 18) &lt;br /&gt;HadisNo : 34 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) dedi ki: "Üç şey vardır ki imanın aslındandır: 1. Lailahe illallah diyene saldırmamak: İşlediği herhangi bir günahı sebebiyle bu kimseyi tekfir etme, herhangi bir ameli sebebiyle de İslam`dan dışarı atma. 2. Cihad, bu Allah`ın beni peygamber olarak gönderdiği günden, bu ümmetin Deccal`e karşı savaşacak en son ferdine kadar cereyan edecektir, onu, ne imamın zalim olması, ne de adil olması ortadan kaldıramayacaktır. 3. "Kadere iman". &lt;br /&gt;HadisNo : 35 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav)`ın ashabından bir kısmı ona sordular: "Bazılarımızın aklından bir kısım vesveseler geçiyor, normalde bunu söylemenin günah olacağına kaniyiz." Hz. Peygamber (sav): "Gerçekten böyle bir korku duyuyor musunuz?" diye sordu. Oradakiler Evet! deyince: "İşte bu (korku) imandan gelir (vesvese zarar vermez) dedi." Diğer bir rivayette: "(Şeytanın) hilesini vesveseye dönüştüren Allah`a hamdolsun" demiştir. (Müslim`in İbnu Mes`ud (ra)`dan kaydettiği bir rivayet şöyledir: "Dediler ki: "Ey Allah`ın Resulü, bazılarımız içinden öyle sesler işitiyor ki, onu (bilerek) söylemektense kömür kesilinceye kadar yanmayı veya gökten yere atılmayı tercih eder. (Bu vesveseler bize zarar verir mi?)". Hz. Peygamber (sav): "Hayır bu (korkunuz) gerçek imanın ifadesidir" cevabını verdi.") &lt;br /&gt;HadisNo : 36&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-1005972768271718950?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/1005972768271718950/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mecaz-hakknda-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/1005972768271718950'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/1005972768271718950'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/mecaz-hakknda-hakknda-hadisler.html' title='Mecaz Hakkında Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-4474729697586472195</id><published>2009-09-24T04:31:00.001-07:00</published><updated>2009-09-24T04:31:49.913-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ma siyetle İlgili Nezir Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Ma siyetle İlgili Nezir Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Ma siyetle İlgili Nezir Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ma`siyette (günan şeylerde) nezir yoktur. Bunun kefareti de yemin kefaretidir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5744 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Amr İbnu`l-As &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ancak, kendisiyle Allah Teala hazretlerinin rızası talep edilen şeylerde nezir vardır. Sıla-ı rahmi koparma üzerine de yemin yoktur." &lt;br /&gt;HadisNo : 5745 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İmran İbnu Husayn &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ne bir masiyette ne de insanoğlunun malik olmadığı bir şeyde nezir yoktur." &lt;br /&gt;HadisNo : 5746 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Yahya İbnu Said &lt;br /&gt;Hadis : Kasım İbnu Muhammed`in şöyle söylediğini işittim: "İbnu Abbas (ra)`a bir kadın gelip: "Ben oğlumu kurban etmeye nezrettim! (Ne dersin?)" dedi. İbnu Abbas ona: "Oğlunu kesme, yeminine karşı keffarette bulun!" diye cevap verdi. Bu cevap karşısında orada bulunan yaşlı bir zat: "Bu nezirde nasıl keffaret olur?" dedi. İbnu Abbas açıkladı: "Allah Teala hazretleri Kur`an-ı Kerim`de: "Hanımlarına zıhar yapanlarınız bilsin ki, bu sözleriyle hanımları onların anneleri olmuş olmaz. Gerçekten onlar çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar..." (Mücadele 2) buyurmuş, sonra da gördüğün gibi, bu zıharda bulunanlara keffaret takdir etmiştir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5747 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Muhammed İbnu Münteşir &lt;br /&gt;Hadis : Bir adam, Allah, düşmanından kurtardığı takdirde kendisini kurban etmeye nezretmişti. Durumu gelip İbnu Abbas (ra)`a sordu. O da, hizmetçisi Mesruk`a sormasını söyledi. Adam ona sorunca, Mesruk: "Sen kendini kurban etme. Çünkü, eğer mü`min biriysen, mü`min bir canı öldürmüş olacaksın; yok eğer kafirsen, cehenneme gitmede acelecilik etmiş olacaksın. En iyisi, bir koç satın al, bunu Müslümanlar için kes. Çünkü İshak aleyhisselam senden daha hayırlıdır. O bir koç ile fidyelendi" diye cevap verdi. Adam bu cevabı İbnu Abbas (ra)`a haber verdi. Bunun üzerine: "Sana, ben de böyle fetva vermeyi düşünmüştüm!" dedi. [Rezin tahric etmiştir.] &lt;br /&gt;HadisNo : 5748 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ukbe İbnu Amir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurmuştur ki: "Nezir keffareti, başka bir şey zikredilmemişse yemin keffaretidir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5749 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İmran İbnu Husayn &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nezir iki çeşittir: Kimin nezri Allah`a taatla ilgiliyse bu nezir Allah içindir. Bunda vefa gerekir. Kimin nezri de Allah`a masiyetle ilgili ise işte bu nezir şeytan içindir, bunda vefa yoktur. Böyle bir nezirde bulunan kimse, nezri için, yeminde olduğu gibi keffarette bulunur." &lt;br /&gt;HadisNo : 5750&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-4474729697586472195?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/4474729697586472195/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/ma-siyetle-ilgili-nezir-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/4474729697586472195'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/4474729697586472195'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/ma-siyetle-ilgili-nezir-hakknda.html' title='Ma siyetle İlgili Nezir Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-6808357554103100146</id><published>2009-09-24T04:30:00.005-07:00</published><updated>2009-09-24T04:30:59.521-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Maun Suresi Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Maun Suresi Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Maun Suresi Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Biz, Resulullah (sav) zamanında tencere, kova gibi eşyaları ariyeten vermeyi (Maun suresinde zikri geçen) yardım (maun) addederdik." &lt;br /&gt;HadisNo : 883&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-6808357554103100146?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/6808357554103100146/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/maun-suresi-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6808357554103100146'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6808357554103100146'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/maun-suresi-hakknda-hadisler.html' title='Maun Suresi Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-588661072109160808</id><published>2009-09-24T04:30:00.003-07:00</published><updated>2009-09-24T04:30:37.988-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makbul Ve Mekruh İsimler Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Makbul Ve Mekruh İsimler Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Makbul Ve Mekruh İsimler Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu`d-Derda &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdu ki: "Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağırılacaksınız öyleyse isimlerinizi güzel yapın" &lt;br /&gt;HadisNo : 113 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah`ın en ziyade sevdiği isimler Abdullah ve Abdurrahman`dır." &lt;br /&gt;HadisNo : 114 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Vehb el-Cüşemi &lt;br /&gt;Hadis : Resullullah (sav) buyurdular ki: "Peygamberlerin isimleriyle isimlenin. Allah`ın çok sevdiği isimler Abdullah, Abdurrahman`dır. En sadık olanları da Haris ve Hemmam isimleridir. En çirkinleri de Harb ve Mürre isimleridir." (Metin Ebu Davud`a aittir, Nesai`de muhtasar olarak kaydedilmiştir [Hayl 3 (6, 218, 219)]) &lt;br /&gt;HadisNo : 115 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah katında en düşük (ahna`) isim Melikü`l-emlak (mülklerin maliki) ismidir. Allah`tan başka Malik yoktur." Süfyan merhum dedi ki: Şahan Şah bunun örneğidir. Ahmed İbnu Hanbel merhum dedi ki: "Ebu Amr merhum`a, ahna` ne demek diye sordum, bana "en düşük" diye cevap verdi." Müslim`in bir diğer rivayetinde şöyle buyrulmuştur: "Kıyamet günü, Allah`ın en ziyade kızacağı en kötü kimse, adı Melikü`l-emlak (Şehinşah) olan kimsedir. Allah`tan başka Malik yoktur." (Adab 21) &lt;br /&gt;HadisNo : 116 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav) Ya`la, Bereket, Eflah, Yesar, Nafi` ve benzeri isimlerin kullanılmasını yasaklamayı arzu etmişti. Sonra onun bu mevzuda sükut ettiğini gördüm. Sonra da yasaklamadan vefat etti." Ebu Davud`un rivayetinde şu ziyade mevcuttur: "...Zira kişi "Bereket burada mı?" diye sorar da "hayır yok!" diye cevap verirler. (Hadisin metni Müslim`e aittir) &lt;br /&gt;HadisNo : 118 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Eşlem (Ömer (ra)`in azadlı kölesi) &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Ömer (ra), bir oğlunu Ebu İsa künyesini kullandığı için dövdü. Öte yandan Muğire İbnu Şu`be (ra), Ebu İsa künyesini kullanıyordu. Hz. Ömer (ra) ona "Ebu Abdillah künyesini kullanman sana yetmez mi?" dedi. Muğire: "Bana Ebu İsa künyesini takan Hz. Peygamber (sav)`dir" cevabını verilice, Hz. Ömer: "Hz. Peygamer (sav)`in geçmiş gelecek bütün günahları affedilmiştir. Biz ise bundan böyle sıkıntıdayız" dedi. Ölünceye kadar Muğire`yi "Ebu Abdillah" diye künyeledi. &lt;br /&gt;HadisNo : 119 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Yahya İbnu Sa`id &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav) bol sütlü bir deve hakkında: "Bunu kim sağacak?" diye sordu. Bir adam ayağa kalkmıştı ki Hz. Peygamber (sav) "İsmin ne?" dedi. Adam: "Mürre (acı)!" deyince, ona; "Otur!" dedi. Hz. Peygamber (sav) tekrar "Bunu kim sağıverecek?" diye sordu. Bir başkası ayağa kalktı, ben sağacağım diyecekti. Hz. Peygamber (sav) ona da: "ismin nedir?" diye sordu. Adam: "Harb" diye cevap verdi. Ona da "Otur" dedi. Resulullah (sav): "Bu deveyi kim bize sağıverecek?" diye sormaya devam etti. Bir adam daha kalktı. Ona da ismini sordu. "Ya`iş (yaşıyor!)" cevabını alınca ona: "Sen sağ" diyerek müsaade etti." &lt;br /&gt;HadisNo : 120&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-588661072109160808?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/588661072109160808/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/makbul-ve-mekruh-isimler-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/588661072109160808'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/588661072109160808'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/makbul-ve-mekruh-isimler-hakknda.html' title='Makbul Ve Mekruh İsimler Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-3654398977800062558</id><published>2009-09-24T04:30:00.001-07:00</published><updated>2009-09-24T04:30:16.455-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Maide Suresi Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Maide Suresi Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Maide Suresi Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Tarık İbnu Şihab &lt;br /&gt;Hadis : Yahudiler, Hz. Ömer (ra)`e şöyle dediler: "Siz bir ayet okuyorsunuz ki o, şayet bize inseydi o günü bayram ittihaz eder (her yıl kutlardık)." Hz. Ömer (ra) diyor ki: "Ben onun indiği anı ve yeri, indiği sırada Resulullah (sav)`ın bulunduğu noktayı biliyorum: Arafe günü inmişti. O zaman ben de Arafat`ta idim ve bir cuma günüydü. Kasteddikleri ayet de: "Size bugün dininizi tamamladık" (Maide, 3) ayeti idi." &lt;br /&gt;HadisNo : 583 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : "Allah ve Peygamberiyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa uğraşanların cezası öldürülmek veya asılmak yahut çapraz olarak el ve ayakları kesilmek ya da yerlerinden sürülmektir. Onlara ahirette büyük azab vardır. Şu kadar ki, siz kendileri üzerine kadir olmazdan (kendilerini ele geçirmezden evvel) tevbe eden (muhariblerle yol kesen)ler müstesnadırlar. Bilin ki Allah, çok affedici ve çok merhamet sahibidir" (Maide 33-34) ayeti müşrikler hakkında indi. Kendileri mağlub edilmezden önce, kim gelip teslim olursa bu, ona işlediği suç sebebiyle had cezası uygulamaya mani değildir. &lt;br /&gt;HadisNo : 584 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Bera &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav)`in yanına yürür kömürle karartılmış ve dayak atılmış bir Yahudi getirdiler. Bunun üzerine Resulullah (sav) Yahudileri çağırarak: "Kitabınızda zina haddini (cezasını) böyle mi buluyorsunuz? diye sordu. "Evet" dediler. Sonra Hz. Peygamber (sav) onların alimlerinden birini çağırdı ve "Musa`ya, Tevrat`ı indiren Allah aşkına soruyorum, zina edenin haddini kitabınızda böyle mi buluyorsunuz?" dedi. Alim: "Hayır! Eğer bana böyle yemin vererek sormasa idin sana haber vermezdim. Kitapta recm buluyoruz. Fakat, zina vakıaları eşrafımız arasında çoğaldı. Artık şerefli birini bu suçla yakalarsak onu bırakır olduk. Ancak biçare birisini yakalarsak ona haddi tatbik ediyoruz. Kendi aramızda şöyle dedik: "Gelin aramızda öyle bir ceza şeklinde anlaşalım ki o, eşraftan olsun, halktan olsun herkese tatbik edilsin. Sonunda recm yerine suratın kömürle boyanıp dayak atılmasında ittifak ettik." Bunun üzerine Resulullah (sav), "Allahım, onların öldürdüğü emr-i şerifini ilk ihya edip dirilten ben olayım" dedi ve had cezasının tatbikini emretti, zani hemen recmedildi. Bunun üzerine şu ayet indi: "Ey Peygamber! Kalbleri inanmışken ağızlarıyla "inandık" diyenler, Yahudilerden yalana kulak verenler ve başka bir topluluk hesabına casusluk edenlerden inkara koşanlar seni üzmesin. Sözleri asıl yerlerinden değiştirirler de "Böyle bir (fetva) size verilirse alın, verilmezse kaçının" derler..." (Maide 41). Az sonra Allah Teala şu ayeti indirdi: "Allah`ınidirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar kafirlerdir..." "Allah`ın indirdiği ile hükmetmeyenler işte onlar zalimlerdir..." "..Allah`ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar fasıklardır!" (Maide 44, 45, 47). Bu ayetlerin hepsi kafirler hakkında nazil olmuştur. &lt;br /&gt;HadisNo : 585 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Davud`un İbnu Abbas (ra)`dan kaydettiği bir başka rivayette şöyle demiştir: "Bu üç ayet hassaten Kureyza ve en-Nadir Yahudileri hakkında nazil oldu." &lt;br /&gt;HadisNo : 586 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Kureyza ve en-Nadir, Medine`de yaşayan Yahudilerden iki kabile idi. Bunlardan en-Nadir kabilesi Kureyza kabilesinden daha şerefli kabul ediliyordu. Sözgelimi, Kureyza kabilesine mensup birisi, en-Nadir`den birini öldürecek olsa kısas olarak katil öldürülürdü, ama en-Nadir`den bir kimse Kureyza`dan birisini öldürecek olsa, yüz vask hurma ile fidye ödenirdi (katil öldürülmezdi). Resulullah (sav)`ın peygamberliğinden sonra en-Nadir`den birisi Kureyza`dan bir adam öldürdü. Kureyzalılar: "Katili bize teslim edin, onu öldüreceğiz" dediler. Öbür taraf "Sizinle bizim aramızda Muhammed hakem olsun" dediler ve Resulullah (sav)`a geldiler. Bunun üzerine şu ayet indi: "... Eğer hükmedersen, aralarında adaletle hüküm ver, Allah adil olanları sever" (Maide 43). Adaletle hükümden maksat "cana mukabil can"dı. Daha sonra şu ayet indi: "Cahiliye devri hükmünü mü istiyorlar? Yakinen bilen bir millet için Allah`tan daha iyi hüküm veren kim vardır?" (Maide, 50) &lt;br /&gt;HadisNo : 587 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Davud`un kaydettiği bir diğer rivayette şu açıklamayı yapar: "Eğer sana gelirlerse aralarında hükmet yahut onlardan yüz çevir, yüz çevirirsen sana bir zarar vermezler" (Maide 42) ayeti neshedildi ve şu emir geldi: "...Allah`ın indirdiği ile aralarına hükmet!..." (Maide 48). Yine Ebu Davud ve Nesai`de gelmiş olan bir diğer rivayette şöyle denir: "Benu`n-Nadirliler Kureyza`dan birini öldürecek olsalar diyet olarak normal bedelin yarısını öderlerdi. Buna mukabil Benu Kureyzalılar Benu`n-Nadir`den birisini öldürecek olsalar kan bedeli olarak tam diyet öderlerdi. Resulullah (sav) bu farklılığı kaldırdı ve aralarını eşitledi." &lt;br /&gt;HadisNo : 588 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) geceleyin beklenerek korunuyordu. Ancak: "..Allah seni insanlardan korur" (Maide 67), ayeti inince Resulullah (sav) başını çadırdan çıkarıp: "Ey insanlar dağılın, artık beni Allah koruyor" diye seslendi. &lt;br /&gt;HadisNo : 589 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Bir adam Resulullah (sav)`a gelerek: "Ben et yediğim zaman kadınlara karşı zaafım artıyor ve bende şehvet galebe çalıyor. Bu sebeple et yemeyi nefsime haram ettim" dedi. Bunun üzerine şu ayet indi: "Ey iman edenler! Allah`ın size helal ettiği temiz şeyleri haram kılmayın, hududu da aşmayın. Doğrusu Allah, aşırı gidenleri sevmez. Allah`ın size verdiği rızıktan temiz ve helal olarak yiyin. İnandığınız Allah`tan sakının" (Maide 87-88). &lt;br /&gt;HadisNo : 590 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : "İnananlara ve faydalı iş işleyenlere, -sakınırlar, inanırlar, faydalı işler işlerler, sonra haramdan sakınıp inanırlar ve sonra isyandan sakınıp iyilik yaparlarsa- daha önceleri tatmış olduklarından dolayı bir sorumluluk yoktur..." (Maide 93) ayeti indiği zaman Hz. Peygamber (sav) bana dedi ki: "Bana senin onlardan olduğun söylendi." &lt;br /&gt;HadisNo : 591 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Bera &lt;br /&gt;Hadis : Yine Müslim`in bir başka rivayetinde Bera (ra) şunu anlatıyor: "Şarap haram edilmezden önce, Ashab (ra)`dan bazıları vefat etmişti. Şarap haram edilince birçok kimse: "Arkadaşlarımız şarap içerek öldüler, onların hali ne olacak?" dediler. Bunun üzerine ayet indi: "İnananlara, ve faydalı iş yapanlara daha önceleri tatmış olduklarından dolayı bir sorumluluk yoktur" (Maide 93) ayeti indi. Tirmizi hadisin sahih olduğunu söyledi. &lt;br /&gt;HadisNo : 592 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ömer İbnul-Hattab &lt;br /&gt;Hadis : Ömer: "Allah`ım, şarap hakkında bize tatminkar bir açıklamada bulun" diye dua etmişti ki Bakara suresinde bulunan şu ayet indi: "Sana içki ve kumarı sorarlar, de ki: "ikisinde hem büyük günah ve hem insanlara bazı faydalar vardır. Günahları faydasından daha büyüktür" (Bakara 219). Bunun üzerine Ömer (ra) çağırıldı ve ayet kendisine okundu. Ömer yine: "Allah`ım şarap hakkında bize tatminkar bir açıklamada bulun" dedi. Bir müddet sonra Nisa süresindeki: "Ey iman edenler! Sarhoşken ne dediğinizi bilene kadar, cünubken, -yolcu olan müstesna- gusledene kadar namaza yaklaşmayın..." (Nisa, 43) ayeti nazil oldu. Ömer (ra) çağırıldı ve ayet kendine okundu. Ömer yine: "Allah`ım şarap hakkında bize tatminkar bir açıklamada bulun" dedi. Bir müddet sonra, Maide süresindeki ayet indi: "Ey iman edenler! İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki saadete eresiniz. Şeytan şüphesiz içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah`ı anmaktan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçersiniz değil mi?" (Maide 90-91). Ömer yine çağırılıp ayet kendisine okundu. Bu sefer "Evet Rabbimiz vazgeçtik, vazgeçtik" dedi. Tirmizi hadisin sahih olduğunu söyledi. &lt;br /&gt;HadisNo : 593 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Peygamber (sav)`e sorular sordular. Soruda öylesine aşırı gittiler ki, birgün minbere çıkıp (öfkeyle): "Sorun, her sorunuza cevap vereceğim!" dedi. Cemaat bu sözü işitince, korkuyla başlarını öne eğdiler. Başlarına mühim bir hadise gelmekte olmasından korktular. Enes (ra) devamla dedi ki: "Ben sağıma soluma bakmaya başladım. Bir de ne göreyim, herkes elbisesini başına sarmış ağlıyordu. (Kimseden ses çıkmıyordu). Derken, münakaşa falan ettiği zaman, babasından başka birisine nisbet edilen bir kimse ilk konuşan oldu: "Ey Allah`ın Resulü! Babam kimdir?" dedi. Resulullah (sav): "Baban Hüzafedir" buyurdu. Hz. Ömer (ra) de: "Rabb olarak Allah`tan, din olarak islam`dan, peygamber olarak da Muhammed`den razıyız. Fitnelerden Allah`a sığınırız" dedi. Hz. Peygamber (sav) de: "Hayır ve şer her ikisinin de bugünkü kadar bol indiğini hiç mi hiç görmedim, Bana cennet ve cehennem gözle görülecek hale getirildi ve onları şu duvarın önünde gördüm" dedi. (Bir rivayette şu ziyade var: "... Bunun üzerine şu ayet indi: "Ey iman edenler! Size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kur`an indirilirken onları sorarsanız size açıklanır, (ama üzülürsünüz). Allah sorduğunuz şeyleri affetmiştir, Allah bağışlayandır, halimdir. Sizden önce bir millet onları sormuştu. Sonra da onları inkar etmişlerdi" (Maide 101-102)) &lt;br /&gt;HadisNo : 594 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu`l-Müseyyeb &lt;br /&gt;Hadis : Tabiin`den İbnu`l-Müseyyeb anlatıyor: "el-Bahira, cahiliye Araplarınca, sütü putlara bağışlanan, bu sebeple hiç kimse tarafından sağılmayan deveye denirdi. Es-Saibe; ilahları için salıverilen, üzerine hiçbir yük vurulmayan deveye denir. El-Vasile; ilk doğumunu dişi yapıp sonra ikinci doğumunu da dişi yapan ve araya erkek doğum girmeyen devedir, bu da putlar için salıverilir, hiçbir şekilde istifade edilmezdi. El-Ham; dölünden muayyen batın yavruya ulaşılan erkek devedir, bu da putlara adanır, yükte kullanılmazdı." İbnu`l-müseyyib, Ebu Hüreyre`den şu sözü nakleder: Resulullah (sav) buyurdu ki: "Amr İbnu Amir el-Huza`i`yi, cehennemde barsaklarını sürürken gördüm. Bu adam, hayvanları putlara adak olsun diye ilk salıveren (şaibe bırakan) kimse idi." &lt;br /&gt;HadisNo : 595 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Benu Sehm`den bir kişi, Tecimüd`-Dari ve Adiy İbnu Bedda ile birlikte yola çıktı. Es-Sehmi, hiç Müslüman bulunmayan bir yerde vefat etti. Terikesini Temin ve Adiyy getirdiler. Ancak (Sehmi`nin yakınları vasiyette adı geçen) gümüş işlemeli bir kabı (teslim edilen mallar arasında) bulamadılar. (Şikayet üzerine) Resulullah (sav) bu hususta ikisine (Temin ve Adiyy`e) yemin ettirdi. Sonra kap Mekke`de bulundu. Kabın yanlarında bulunduğu kişiler: "Biz bunu Temin ve Adiyy`den aldık" diye yemin ettiler. Sehmi`nin yakınlarından iki kişi de kalkıp Allah`a yemin ederek: "Bizim şahitliğimiz o ikisinin şehadetinden daha doğrudur, kap da arkadaşımıza aittir" dediler. İbnu Abbas der ki şu ayet bunlar hakkında nazil oldu: "Ey iman edenler! Ölüm birinize geldiği zaman vasiyet ederken içinizden iki adil kimseyi, şayet yoklukta olup başınıza da ölüm musibeti gelmişse, namazdan sonra alıkoyacağınız, -şüpheleniyorsanız, "Akraba bile olsa yeminle hiçbir değeri değiştirmeyeceğiz, Allah`ın şahidliğini gizlemiyeceğiz, yoksa şüphesiz günahkarlardan oluruz" diye yemin eden- sizden olmayan iki kişiyi şahid tutun. Eğer bu şahidlerin günah işlemiş oldukları ortaya çıkarsa ölene kadar yakın hak sahibi diğer kişi bunların yerine geçer ve "bizim şahidliğimiz ikisininkinden de daha doğrudur, biz aşırı gitmedik, yoksa şüphesiz zulmedenlerden oluruz" diye Allah`a yemin ederler. Bu, şahitliği gerektiği gibi yapmalarını veya yeminlerinden sonra yeminlerin kabul edilmesinden korkmalarını daha iyi sağlar. Allah`tan sakının, dinleyin, Allah fasık kimselere yol göstermez" (Maide, 106-108) &lt;br /&gt;HadisNo : 596 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ammar İbnu Yasir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: (Kur`an`ı Kerimede zikri geçen) sofra gökten ekmek ve et olarak indirildi. Bu mucizeye mazhar olanlara, ihanet etmemeleri ve ertesi gün için, o yiyeceklerden ayırmamaları emredildi. Ancak onlar bunu dinlemediler, hem ihanet ettiler hem de yemeklerinden ayırıp ertesi gün için sakladılar. Bunun üzerine ceza olarak maymun ve hınzır suretine çevrildiler." &lt;br /&gt;HadisNo : 597&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-3654398977800062558?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/3654398977800062558/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/maide-suresi-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3654398977800062558'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3654398977800062558'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/maide-suresi-hakknda-hadisler.html' title='Maide Suresi Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-566389023655991389</id><published>2009-09-24T04:29:00.003-07:00</published><updated>2009-09-24T04:29:45.721-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Maden Ve Definelerin Zekatı Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Maden Ve Definelerin Zekatı Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Maden Ve Definelerin Zekatı Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hayvan(ın sebep olduğu mağduriyet) hederdir, kuyu(nun sebep olduğu mağduriyet) hederdir. Maden(in sebep olduğu mağduriyet) hederdir. Defineye humus (beşte bir nisbetinde zekat) vardır." &lt;br /&gt;HadisNo : 2030 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Malik &lt;br /&gt;Hadis : Bizim nazarımızda ihtilafsız makbul olan ve ehl-i ilimden işitmiş olduğumuz görüş (şu)dur: Derler ki: "Rikaz, cahiliye devri insanlarının gömdüklerinden, bir mal sarfı gerektirmeden, nafaka harcamadan, fazla yorgunluk olmadan, yük altına girmeden ele geçirilen şeydir. Mal taleb edilen, çok fazla çalışmayı gerektiren, bazan rastlanıp bazan rastlanmayan şey rikaz değildir." &lt;br /&gt;HadisNo : 2031 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Zuba`a Bintu`z-Zübeyr &lt;br /&gt;Hadis : Zuba`a Bintu`z-Zübeyr İbnu Abdi`l-Muttalib -ki bu kadın el-Mikdad İbnu Amr (ra)`ın nikahı altında idi- anlatıyor: Mikdad, hacetini kaza etmek üzere Bakiu`l-Habhabe`ye gitti. Orada bir fare, bir delikten bir dinar çıkarıyordu. Sonra birer birer dinarlar çıkarmaya devam etti. Tam on yedi dinar çıkardı. Sonra da kırmızı bir bez çıkardı. Bu, dinarların içine konmuş olduğu bez olmalıydı. Bezin içinden bir dinar daha çıktı. Tamamı onsekiz dinardı. Mikdad bunları Resulullah (sav)`a götürüp durumu haber verdi ve: "Bunun sadakasını alın!" dedi. Resulullah (sav) ona sordu: "Sen deliğe eğildin mi?" "Hayır." "Öyleyse Allah bunu sana mübarek kılsın!" dedi. &lt;br /&gt;HadisNo : 2032 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Anber, rikaz değildir. Bunu deniz atmıştır." &lt;br /&gt;HadisNo : 2033&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-566389023655991389?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/566389023655991389/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/maden-ve-definelerin-zekat-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/566389023655991389'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/566389023655991389'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/maden-ve-definelerin-zekat-hakknda.html' title='Maden Ve Definelerin Zekatı Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-8261856890908155938</id><published>2009-09-24T04:29:00.001-07:00</published><updated>2009-09-24T04:29:24.366-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lukata (Buluntular) Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Lukata (Buluntular) Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Lukata (Buluntular) Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Yezid Mevla`l-Münbais &lt;br /&gt;Hadis : Zeyd İbnu Halid (ra)`i işittim. Diyordu ki: "Resulullah (sav)`a altın veya gümüş buluntu hakkında sorulmuştu. "Kesesini ve bağını belle sonra onu bir yıl ilan et. (Sahibini) bilemezsen, onu harca. O yanında bir emanet olsun. Günün birinde arayanı gelecek olursa, ona ödersin" buyurdu. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam`a kaybolmuş develerden soruldu. "Kaybolan develerden sana ne? Onları (kendi haline) bırak. Zira sahibi onu buluncaya kadar, ayağında çarığı, sırtında su tulumu vardır. Suya gider, ottan yer" buyurdular. Bu sefer (kaybolmuş) davardan soruldu: "Onları alın. Zira onlar ya senindir, ya (kaybeden) kardeşinindir, ya da kurdundur" buyurdular." &lt;br /&gt;HadisNo : 5305 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Amr İbnu Şuayb an Ebihi an Ceddihi &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`a (dalında) asılı meyve hakkında sorulmuştu: "İhtiyaç sahibi, sepetine almaksızın ağzıyla ulaşırsa, kendisine bir vebal gelmez. Ancak kim de, eteğinde (birşeyler) alarak oradan çıkarsa, aldığının iki kat değeriyle borçlanır. Ayrıca (ta`zir nevinden) ceza da yer. Kim de yığın yapıldıktan sonra meyveden çalarsa ve bunun değeri miğfer fiyatını bulursa, eli kesilir" buyurdu. Sonra kendisine lukata (buluntu)dan sorulmuştu: "İşlek yolda bulunmuş olanla, insanların çokça yaşadığı meskun karyede bulunmuş olanı bir yıl boyu ilan et. Eğer sahibi gelirse hemen ver. Eğer gelmezse artık o senin olmuştur. Harabede bulunmuş ise, bununla, maden için humus (beşte bir) vergisi vardır" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5306 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Sehl İbnu Sa`d &lt;br /&gt;Hadis : Ali İbnu Ebi Talib (ra), (bir gün), Hz. Fatıma (ra)`nın yanına girmiş idi. O sırada Hz. Hasan ve Hüseyin ağlamakta idiler. "Niye ağlıyorsunuz?" diye sordu. Hz. Fatıma: "Acıktılar!" dedi. Hz. Ali (bir yiyecek temin etmek üzere) çıktı. Derken yolda bir dinar para buldu. Dönüp Hz. Fatıma`ya gelerek haber verdi. O da: "Falan Yahudiye git, bununla un satın al!" dedi. Ali (ra) ona vardı ve un aldı. Yahudi ona: "Sen, kendini Allah elçisi zanneden şu zatın damadı mısın?" dedi. Hz. Ali`nin "evet"i üzerine: "Dinarını al, un da senin olsun!" dedi. Ali oradan aynlıp, Fatıma (ra)`ya unu ve dinarı getirdi, durumu da anlattı. Hz. Fatıma: "Şimdi de şu falan kasaba git, bize bir dirhemlik et al!" dedi. Hz. Ali gidip, dinarı bir dirhemlik et mukabilinde rehin bıraktı. Eti Hz. Fatıma`ya getirdi. O hamur yaptı , (tencereye) koydu, ekmek pişirdi. Babasına haber gönderdi. Resulullah yanlarına gelince, Hz. Fatıma: "Ey Allah`ın Resulü! (Şu yemeğin) hikayesini size anlatayım da eğer helalse yiyelim, bizimle siz de yiyin. Bunun mahiyeti şöyle şöyledir..." diye anlattı. Aleyhissalatu vesselam: "Allah`ın adıyla yiyin!" buyurdular ve hep beraber ekmekten yediler. Onlar daha yerlerinde iken, bir köle gelip, Allah ve İslam adına dinar bulan var mı?" diye sormaya başladı. Resulullah (sav) onu çağınp (dinarı hakkında) sordu. Köle: "Çarşıda benden düştü!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Ey Ali! Haydi kasaba git. Ona: "Resulullah (sav) sana "Dinarı bana göndersin, dirhemini ben ödeyeceğim!" diyor de!" emretti. Kasap dinarı gönderdi. Resulullah (sav) onu öleye verdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 5307 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İyaz İbnu Hımar &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir buluntu ele geçirirse, buna adalet sahibi birini şahid kılsın, ne filanı terkederek buluntuyu gizlesin, ne de (bir başka yere yollayarak) nazardan kaçırsın. Sahibini buldu mu hemen ona versin. Sahibini bulamazsa (bilsin ki) bu mal Allah`ın malıdır, Allah onu dilediğine verir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5308 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) değnek, kamçı, ip ve benzeri şeylerde ruhsat tanıdı. Bunları bulan kimse (ilan etmeksizin) onlardan faydalanabilir. &lt;br /&gt;HadisNo : 5309 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Amiru`ş-Şa`bi &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: Kim, sahibinin beslemekten aciz kalarak bırakıverdiği bir hayvan bulur da, onu alıp ihya edecek olursa o onun olur." &lt;br /&gt;HadisNo : 5310 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre ve Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) yolda giderken bir hurma tanesine rastlamıştı. "Eğer sadakadan (düşmüş) olacağından korkmasaydım bunu yerdim!" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5311 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdurrahman İbnu Osman et-Teymi &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) hacının lukatasını nehyetti. &lt;br /&gt;HadisNo : 5312 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Anlattığına göre: "[Yedi yüz dirheme] bir cariye satın almış ve (borcunu ödemeden) sahibini kaybetmiştir. Bir yıl sahibini arayan İbnu Mes`ud onu bulamaz ve bu parayı, bir dirhem, iki dirhem şeklinde parça parça vermeye başlar ve: "Ey Allahım, bunu falanca adına sadaka kabul et! Eğer adam gelirse sadaka benim adıma olacak, borç da uhdemde kalacak!" der. İbnu Mes`ud der ki: "Sahibini bulamadığınız buluntu hakkında böyle hareket edin!" &lt;br /&gt;HadisNo : 5313&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-8261856890908155938?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/8261856890908155938/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/lukata-buluntular-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/8261856890908155938'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/8261856890908155938'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/lukata-buluntular-hakknda-hadisler.html' title='Lukata (Buluntular) Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-970670267422580297</id><published>2009-09-24T04:28:00.003-07:00</published><updated>2009-09-24T04:28:58.962-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lokman Suresi Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Lokman Suresi Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Lokman Suresi Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), "Gayb`ın anahtarı beştir" dedi ve şu mealdeki ayeti okudu: "O saatin (kıyametin) ilmi şüphesiz ki Allah`ın nezdindedir. Yağmuru O indirir. Rahimlerde olanı O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) bilendir. Her şeyden haberdardır" (Lokman 34). &lt;br /&gt;HadisNo : 735&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-970670267422580297?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/970670267422580297/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/lokman-suresi-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/970670267422580297'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/970670267422580297'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/lokman-suresi-hakknda-hadisler.html' title='Lokman Suresi Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-1968081150577632596</id><published>2009-09-24T04:28:00.001-07:00</published><updated>2009-09-24T04:28:27.078-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Livata Ve Hayvana Temasın Haddi Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Livata Ve Hayvana Temasın Haddi Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Livata Ve Hayvana Temasın Haddi Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdu ki: "Kimin Lüt kavminin sapık işini yaptığını görürseniz, faili de mefulü de öldürün." (Tirmizi, Ebu Hüreyre`nin de böyle bir rivayette bulunduğunu belirtir. Ebu Davud`da İbnu Abbas (ra)`tan yapılan bir rivayette: "Livata yaparken yakalanan bekar (yani muhsan olmayan kişi) de recmedilir" denmiştir) &lt;br /&gt;HadisNo : 1614 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Hz. Ali, livata yapan çifti yaktırmıştır. Hz. Ebu Bekir (ra) üzerlerine bir duvarı yıktırmıştır. (Rezin ilavesidir) &lt;br /&gt;HadisNo : 1615 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Lut kavminin iğrenç fiilini işleyen kimse mel`un dur." [Rezin ilavesidir. (Münzir`de kaydedilen uzunca bir hadisin parçasıdır).] &lt;br /&gt;HadisNo : 1616 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav): "Ümmetim için en ziyade korktuğum şey Lut kavminin amelidir" buyurdular." &lt;br /&gt;HadisNo : 1617 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav): "Kadına dübüründen temas eden mel`undur" buyurdular." &lt;br /&gt;HadisNo : 1618 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allahu Teala hazretleri, erkeğe temas eden veya kadınlara arka uzvundan temas eden erkeğe (kıyamet günü rahmet nazarıyla) bakmaz." &lt;br /&gt;HadisNo : 1619 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav): "Kim bir hayvana temas öderse onu öldürün, hayvanı da beraber öldürün" buyurdu. İbnu Abbas`a: "Hayvanın günahı ne (o niçin öldürülsün?)" diye soruldu. Şu cevabı verdi: "(Bu hususta Resulullah`tan bir şey işitmedim). Tahminimce eti yenmesin veya ondan istifade edilmesin diyedir. Zira ona, bu muamele yapılmıştır." (Ebu Davud ve Tirmizi`de şu rivayet de gelmiştir: "Hayvana temas edene bir hadd takdir edilmemiştir.") &lt;br /&gt;HadisNo : 1620&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-1968081150577632596?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/1968081150577632596/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/livata-ve-hayvana-temasn-haddi-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/1968081150577632596'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/1968081150577632596'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/livata-ve-hayvana-temasn-haddi-hakknda.html' title='Livata Ve Hayvana Temasın Haddi Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-2233497565070371460</id><published>2009-09-24T04:27:00.002-07:00</published><updated>2009-09-24T04:28:02.862-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lian Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Lian Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Lian Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Allah Teala hazretleri`nin (Tebük Seferi`nden geri kalmaları sebebiyle) tevbelerini kabul edip affettiği üç kişiden biri olan Hilal İbnu Ümeyye (ra) geldi. (Anlattığına göre) tarlasından evine yatsı vaktinde dönmüştü. Hanımının yanında bir adam buldu. Manzarayı gözleriyle görmüş, kulaklarıyla işitmişti. Sabah oluncaya kadar adamı ürkütüp telaşlandırmadı. Sabah olunca doğru Resulullah (sav)`ın yanma gitti. "Ey Allah`ın Resulü" dedi, "ben aileme geceleyin dönmüştüm, yanlarında bir adam buldum. Üstelik gözlerimle gördüm, kulaklanmla işittim." Resulullah (sav) getirdiği bu haberden hoşlanmadı, adama karşı sert davrandı. Bunun üzerine: "Kendi hanımlarına zina isnad eden, ancak, kendisinden başka şahidi bulunmayan kimse ise, doğru söylediğine dair Allah adına yemin ederek dört defa şahitlik eder. Beşinci şahitliğinde ise, eğer yalan söylüyorsa Allah`ın lanetinin kendi üzerine olmasını ister. Kadının Allah adına yemin ederek kocasının yalan söylediğine dair dört defa şahidlik etmesi ve beşinci şahitliğinde, eğer kocası doğru söylüyorsa Allah`ın lanetinin kendi üzerine olmasını istemesi, onun hakkındaki cezayı kaldırır" (Nur 6-9) mealindeki ayet nazil oldu. Vahiy hali Resulullah (sav)`ın üzerinden kalkınca: "Ey Hilal, müjde! Allah senin için bir kurtuluş ve kurtuluş yolu gösterdi" buyurdular. Hilal: "Ben Rabbim Teala hazretleri`nden bunu ümid ediyordum!" dedi. Resulullah (sav): "Kadına adam gönderin gelsin!" emretti. Kadın geldi. Ayet-i kerimeyi Resulullah ona okudu, ikisine de meselenin ciddiyetini hatırlattı ve ahiret azabının dünyadaki azabtan daha şidetli olacağını haber verdi. Bunun üzerine Hilal: "Vallahi kadın hakkında doğruyu söyledim!" dedi. Kadın da: "Hayır yalan söyledin!" dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Aranızda lanetleşin!" emretti. Hilal`e: "Şehadet getir!" dendi. O da doğru söylediğine dair dört kere Allah`a şehadet etti. Beşinci sefer olunca kendisine: "Ey Hilal, Allah`tan kork, zira dünya azabı ahiret azabından pek hafiftir, senin bu yaptığın, üzerine azabı vacib kılmaktadır!" dendi. O yine: "Allah`a yemin olsun, ona iftira ediyorum diye bana celde yapılmadığı gibi, Allah da onun sebebiyle bana azab vermeyecektir!" dedi ve "Eğer yalancı ise, Allah`ın laneti üzerine olsun!" diye beşinci kere şehadette bulundu. Sonra kadına: "Şehadet getir!" dendi. Kadın da: "Hilal yalancıdır" diye dört kere Allah`a şehadette bulundu. Beşinci şehadete sıra gelince, kadına: "Allah`tan kork, zira dünyadaki azab ahiret azabından hafiftir. Bu yaptığın, üzerine azabı vacib kılmaktadır!" dendi. Kadıncağız bir müddet durakladı: Sonra: "Kavmimi, geri kalan zamanlarda rezil rüsvay edemem!" dedi ve beşinci defa: "Hilal doğru söyledi ise Allah`ın gazabı üzerime olsun!" diye şehadette bulundu. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam aralarını ayırdı. Kadının çocuğunun babasının adıyla çağrılmamasına, kadına zina isnad edilmemesine, çocuğa da veled-i zina denmemesine, kim kadına veya çocuğa böyle bir isnadda bulunacak olursa hadd-i kazfe maruz kalacağına hükmetti. Keza bunlar ne boşanma ne de ölüm sebebiyle ayrılmadıkları için Hilal üzerinde, ne kadın için mesken ne de çocuk için nafaka mesuliyeti olmadığına hükmetti. Aleyhissalatu vesselam: "Eğer kadın kızılımsı, kabaları etsiz, sivri omuzlu, iki kabası sivri, bacakları ince bir çocuk dünyaya getirirse, bu çocuk Hilal`dendir. Eğer esmer, kısa saçı, iri yapılı, iri bacaklı, iri kabalı bir çocuk dünyaya getirirse bu çocuk, zina nisbet edilen şahsa aittir" buyurdular. Gerçekten kadın esmer renkli, kısa saçlı, iri yapılı, iri bacaklı, iri kabalı bir çocuk doğurdu. Aleyhissalatu vesselam: "Eğer (şehadetlerle yapılan) yeminler olmasaydı benimle o kadın arasında mesele olacaktı" buyurdular. [İkrime der ki: "Kadının çocuğu bundan sonra Mudar üzerine emir oldu, tesmiyede babasına nisbet edilmezdi. Hadisi Ebu Davud bu metnin aynısıyla rivayet etti. Kütüb-i Sitte, İbnu Ömer`den bu manada rivayette bulundular."] &lt;br /&gt;HadisNo : 5314 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) Üveymir el-Aclani ile hanımı arasında lian uyguladı. Hanımı bu sırada hamile idi. &lt;br /&gt;HadisNo : 5315 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), birbirine lianda bulunan iki eşe lianlaşmayı teklif ettiği zaman beşinci yeminde, erkeğe elini ağzının üzerine koymasını emretti ve: "Bu (Allah`ın azabını) gerektiricidir!" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 5316&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-2233497565070371460?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/2233497565070371460/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/lian-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2233497565070371460'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2233497565070371460'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/lian-hakknda-hadisler.html' title='Lian Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-7142758537955420003</id><published>2009-09-24T04:27:00.001-07:00</published><updated>2009-09-24T04:27:34.968-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lanetleme Ve Sövme Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Lanetleme Ve Sövme Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Lanetleme Ve Sövme Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mü`min ne ta`n edici, ne lanet edici, ne kaba ve çirkin sözlü, ne de hayasızdır." &lt;br /&gt;HadisNo : 5344 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu`d-Derda &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Laneti çok yapanlar kıyamet günü şefaatçi olamazlar, şehid de olamazlar." &lt;br /&gt;HadisNo : 5345 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Semüre İbnu Cündüb &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Birbirinize, Allah`ın laneti, Allah`ın gadabı ve cehennem temennisiyle bedduada bulunmayın." &lt;br /&gt;HadisNo : 5346 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`a: "Ey Allah`ın Resulü! Müşriklere beddua et, onları lanetle!" denilmişti. Şu cevabı verdi: "Ben rahmet olarak gönderildim, lanetleyici olarak değil!" &lt;br /&gt;HadisNo : 5347 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Zerr &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kimse, diğer bir kimseyi fıskla veya küfürle itham etmesin. Aksi takdirde, itham edilen arkadaşında bunlar yoksa, kelime kendine dönderilir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5348 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sövüşen iki kişinin söyledikleri(nin vebali), mazlum olan tecavüzde bulunmadıkça başlayana aittir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5349 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri şöyle dedi: "Ademoğlu, dehre söverek beni üzüyor. Halbuki ben dehrim. Emir benim elimde. Gece ve gündüzü ben çeviririm." &lt;br /&gt;HadisNo : 5350 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Bir kişinin ridasını rüzgar savurmuştu, tutup rüzgara lanet etti. Resulullah (sav) müdahele buyurdu: "Sakın rüzgara lanette bulunmayın. O memurdur, (Allah`ın emriyle) iş görmektedir. Şunu bilin ki, kim bir şeye haksızlıkla lanet ederse, lanet kendisine döner." &lt;br /&gt;HadisNo : 5351 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bu rüzgar, Allah`ın rahmetindendir. Rahmeti de, azabı da getirir. Onu görünce, sakın ona sövmeyin. Allah`tan rüzgarın hayr (getirmes)ini dileyin, şer (getirmes)inden Allah`a sığının." &lt;br /&gt;HadisNo : 5352 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ölülere sövmeyin. Çünkü, onlar (sağken hayırdan ve şerden) gönderdiklerine kavuştular." &lt;br /&gt;HadisNo : 5353 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Mugire İbnu Şu`be &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ölüler hakkında kötü konuşmayın, sonra dirileri üzersiniz." &lt;br /&gt;HadisNo : 5354 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ölülerinizin iyiliklerini zikredin, kötülüklerini zikretmeyin." &lt;br /&gt;HadisNo : 5355 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İmran İbnu Husayn &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) bir seferdeydi. Ensardan bir kadın devesinin üzerinde giderken yüksek sesle devesine lanet okudu. Bunu işiten Aleyhissalatu vesselam: "Devenin üzerindeki eşyaları alın ve deveyi salıverin, zira artık o lanetlenmiştir" buyurdular. İmran (ra) der ki: "Sanki ben deveyi insanlar arasında yürürken görür gibiyim, kimse ona dokunmuyordu." &lt;br /&gt;HadisNo : 5356 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Zeyd İbnu Halid &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Horoza sövmeyin! Zira o, namaz için uyandınyor." &lt;br /&gt;HadisNo : 5357 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu`t-Tufeyl &lt;br /&gt;Hadis : Ali İbnu Ebi Talib (ra)`e bir adam gelerek: "Resulullah (sav)`ın sana tevdi ettiği sır nedir?" diye sormuştu. Hz. Ali buna öfkelendi ve: "Resulullah (sav), halka gizlediği hiçbir şeyi bana sır olarak vermedi. Şu kadar var ki, bana dört kelime söyledi!" dedi. Adam: "Nedir onlar, söyler misin?" deyince, Hz. Ali: "Allah`tan başkasının adına kesene Allah lanet etsin. Ebeveynine lanet edene Allah lanet etsin. Bid`atçıyı himaye edene Allah lanet etsin. Tarlanın sınır taşlarını değiştirene Allah lanet etsin!" [Rezin, İbnu Abbas`tan şu ziyadede bulundu: "A`mayı yoldan men eden mel`undur. Bir hayvana temasta bulunan mel`undur. Lut kavminin pis işini yapan mel`undur."] &lt;br /&gt;HadisNo : 5358 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ali &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) ribayı yiyeni, yedireni, riba akdini yazanı, sadakaya (zekata) mani olanı, dövme yapanı, dövme yaptıranı -hastalık sebebiyle olan hariç- hülle yapanı, hülle yaptıranı lanetledi." &lt;br /&gt;HadisNo : 5359 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Muhammed İbnu Abdirrahman &lt;br /&gt;Hadis : Annesi Amra Bintu Abdirrahman`dan naklen anlatıyor: "Resulullah (sav) nebbaş (mezar soyan) erkek ve kadınlara lanet etti." &lt;br /&gt;HadisNo : 5360 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allahım, ben senden hulf etmeyeceğin bir ahd talep ediyorum. (Biliyorsun) ben bir beşerim. Hangi mü`mine (hataen) eziyet verir, kırıcı söz sarfeder, lanette bulunur, değnek vurup (canım yakar)sam bu haksızlığı onun hakkında, kıyamet günü bir rahmet, (sevabında) bir artış, sana bir yaklaşma vesilesi kıl." &lt;br /&gt;HadisNo : 5361 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`ın yanına iki kişi girdi. Resulullah`a bir şeyler söylediler. Fakat ne söylediklerini bilmiyorum. Söyledikleriyle Aleyhissalatu vesselam`ı kızdırmışlardı. Onlara lanet etti, sebbetti (kinci konuştu). Adamlar çıkınca: "Vallahi Ey Allah`ın Resulü! Bunların kazandığı hayrı kim kazanabilir?" dedim. "Bu da ne?" buyurdular. "Onlara lanet ettin, sebbettin" dedim. "Benim Rabbime ne şart koştuğumu bilmiyor musun? Dedim ki: "Allahım, ben bir beşerim. [Beşerin razı olduğu gibi razı olur, beşerin kızdığı gibi kızarım.] Öyleyse mü`minlerden hangisine [hak etmediği halde] lanet edersem, sebbedersem bunu onun hakkında [tabur (günahlarından temizlik vesilesi)], (sevabında) bir artış ve ücret kıl" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5362&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-7142758537955420003?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/7142758537955420003/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/lanetleme-ve-sovme-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7142758537955420003'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7142758537955420003'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/lanetleme-ve-sovme-hakknda-hadisler.html' title='Lanetleme Ve Sövme Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-7024818013307120616</id><published>2009-09-24T04:26:00.002-07:00</published><updated>2009-09-24T04:27:03.803-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lakit Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Lakit Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Lakit Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Süneyn Ebu Cemile es-Sülemi &lt;br /&gt;Hadis : Anlattığına göre, Hz. Ömer (ra) zamanında atılmış bir çocuk bulunmuştur. (Hadiseyi işiten) Ömer yanına gelir ve onu görünce: "Bu işte bir bit yeniği olabilir. Bu yavruyu niye aldın?" der. Süneyn de: "Bunu helake maruz buldum, o yüzden (kurtarmak için) aldım!" der. Ve Hz. Ömer`in tavrından kendisini itham ediyor anlar. Ancak (Ömer`in) arifi: "Ey mü`minlerin emiri, bu salih bir kimsedir" (diyerek lehinde tezkiyede bulunur. Bunun üzerine) Hz. Ömer: "Öyle mi?" der. Arif te`yiden: "Evet!" deyince Hz. Ömer: "Götür onu! O hürdür [velası sanadır] nafakası da bizim üzerimizedir!" der. [Rezin şu ilavede bulunmuştur: "Onun velası da Müslümanlara aittir, ona varis olurlar, hin-i hacette onun diyetini öderler."] &lt;br /&gt;HadisNo : 5330&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-7024818013307120616?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/7024818013307120616/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/lakit-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7024818013307120616'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/7024818013307120616'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/lakit-hakknda-hadisler.html' title='Lakit Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-2018536355398162197</id><published>2009-09-24T04:26:00.001-07:00</published><updated>2009-09-24T04:26:39.675-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Köpekler Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Köpekler Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Köpekler Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Av ve çoban köpeği dışında köpek besleyenin ecrinden her gün iki kıratlık eksilme olur." (Salim der ki: "EbA Hüreyre (bu hadisi rivayet ederken): "...Veya ziraat köpeği" derdi.) Çünkü o ziraat sahibi idi." &lt;br /&gt;HadisNo : 3480 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sürü veya av veya ziraat köpeği dışında bir köpek besleyen kimsenin ecrinden her gün bir kırat eksilir." &lt;br /&gt;HadisNo : 3481&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-2018536355398162197?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/2018536355398162197/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/kopekler-hakknda-hadisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2018536355398162197'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2018536355398162197'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/kopekler-hakknda-hadisler.html' title='Köpekler Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-8615039266605186253</id><published>2009-09-24T04:25:00.003-07:00</published><updated>2009-09-24T04:25:53.921-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Köpek Ve Diğer Hayvanlar Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Köpek Ve Diğer Hayvanlar Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Köpek Ve Diğer Hayvanlar Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kaba, köpek banmışsa onun temizlenmesi yedi kere su ile yıkanmasına bağlıdır, hatta bunların ilki toprakla olmalıdır." &lt;br /&gt;HadisNo : 3523 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Köpekler Resulullah (sav) devrinde mescidin içinde gidip gelirlerdi. Bu sebeple mescidi yıkamak için içine su serpmezlerdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 3524 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Kebşe Bintu Ka`b İbnu Malik &lt;br /&gt;Hadis : Ravi -ki, İbnu Ebi Katade`nin nikahı altında idi- anlatıyor: "Ebu Katade (ra) yanıma girdi. Kendisine abdest suyu hazırladım. Bu sırada, sudan içmek üzere bir kedi geldi. Ebu Katade kabı uzattı, kedi içti." Kebşe sözlerine devamla der ki: "Ebu Katide kendisine bakmakta olduğumu gördü ve: "Ey kardeşimin kızı, buna hayret mi ediyorsun?" dedi. Bende: "Evet!" demiş bulundum. Bunun üzerine: "Resulullah (sav): "Kedi necis değildir. Kedi sizin tarafınızda çokça dolaşır" buyurdular" dedi." &lt;br /&gt;HadisNo : 3525 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Davud İbnu Salih İbni Dinar et-Temmar &lt;br /&gt;Hadis : Davud İbnu Salih İbni Dinar et-Temmar, annesinden anlatıyor: "Efendim beni, Hz. Aişe (ra)`ya bir miktar yemekle gönderdi. Gelince Hz.Aişe`yi namaz kılıyor buldum. Bana, elimdekini koymamı işaret etti. (Ben de bıraktım). Ancak bir kedi gelerek üzerinden yedi. Hz. Aişe (ra), namazından çıkınca, kedinin yediği yerden yemeği (bir miktar) yedi. Sonra da şu açıklamayı yaptı: "Resulullah (sav): "Kedi necis değildir, o sizi çokça dolaşan birisidir" demişti. Ben ayrıca Resulullah (sav)`ın kedinin artığıyla abdest aldığını gördüm." &lt;br /&gt;HadisNo : 3526 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Meymune &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`a yağa düşen fareden soruldu. Aleyhissalatu vesselam: "Onu ve etrafındaki kısmı atın, yağınızı yiyin!" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 3527 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Davud`un Ebu Hüreyre`den kaydettiği bir rivayette şöyle gelmiştir: "(Eğer yağ) donmuşsa fareyi ve etrafındaki yağı kaldırıp atın, yağ sıvı ise, artık ona yemek niyetiyle yaklaşmayın." &lt;br /&gt;HadisNo : 3528 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Said &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) bir koyunu beceriksizce yüzmekte olan bir köleye uğramıştı. Ona: "Çekil de sana göstereyim!" dedi. Derhal elini deri ile et arasına soktu. Elini, bütün kolu koltuğa kadar derinin altında kalacak şekilde ilerletti. Sonra gidip abdest almadan halka namaz kıldırdı. (Bir rivayette, "Yani suya değmedi" ziyadesi vardır.) &lt;br /&gt;HadisNo : 3529&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-8615039266605186253?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/8615039266605186253/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/kopek-ve-diger-hayvanlar-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/8615039266605186253'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/8615039266605186253'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/kopek-ve-diger-hayvanlar-hakknda.html' title='Köpek Ve Diğer Hayvanlar Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-3786649733989914389</id><published>2009-09-24T04:25:00.001-07:00</published><updated>2009-09-24T04:25:31.044-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Köleyle Musahabe Ve Muamele Adabı Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Köleyle Musahabe Ve Muamele Adabı Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Köleyle Musahabe Ve Muamele Adabı Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Bekr &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kötü muamele sahibi cennete giremez." &lt;br /&gt;HadisNo : 4151 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Rafi` İbnu Mekis &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "İyi muamele artmadır -veya uğurdur dedi- kötü huyda uğursuzluktur." &lt;br /&gt;HadisNo : 4152 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Bir adam Resulullah (sav)`a gelerek: "Hizmetçiyi ne kadar affedeyim?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam susup cevap vermedi. Adam tekrar: "Ey Allah`ın Resulü! Hizmetçimi ne kadar affedeyim?" diye sordu. Bu sefer: "Her gün yetmiş kere affet." cevabını verdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 4153 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ma`rur İbnu Süveyd &lt;br /&gt;Hadis : Ebu Zerr`i gördüm, üzerinde bir takım (hülle) vardı, kölesi de aynı şekilde bir takım giyiyordu. Bunun sebebini sordum. Bana şu cevabı verdi: "Resulullah (sav)`ın şöyle söylediğini işitmiştim: "Onlar sizin kardeşleriniz ve yakın adamlarınızdır. Allah Tedla Hazretleri onları ellerinizin altına (emaneten) koymuştur. Kimin kardeşi eli altında ise, yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin, yapamayacağı iş buyurmayınız, eğer buyurursanız onlara yardım edin." &lt;br /&gt;HadisNo : 4154 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Birinize hizmetçisi yemeğini getirince, onu beraber yemek üzere oturtmayacaksa, hiç olsun bir iki lokma veya bir iki yiyecek yersin. Zira yemeğin hararet (pişirme) ve muamele (zahmeti)ni o çekmiştir." &lt;br /&gt;HadisNo : 4155 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Saidi`l-Hudri &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz hizmetçisini dövünce, hizmetçi Allah`ın ismini zikrede(rek Allah aşkına vurma diye)cek otursa derhal elinizi kaldırın." &lt;br /&gt;HadisNo : 4156 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Muaviye İbnu Süveyd İbni Mukarrin &lt;br /&gt;Hadis : Bizim bir azadlımıza bir tokat attım ve kaçtım. Sonra öğleden az önce döndüm, babamın arkasında namaz kıldım. Babam azadlıyı da beni de çağırdı. Sonra hizmetçiye: "Misilleme (onun sana yaptığının mislini) yap!" dedi. Hizmetçi affetti. Bunun üzerine babam anlattı: "Biz Beni Mukarrin, Resulullah (sav) zamanında tek bir hizmetçiye sahiptik. Ona birimiz bir tokat vurdu. Bu hadise Aleyhissalatu vesselamın kulağına ulaşmıştı: "Onu azad edeceksiniz!" emir buyurdular. Kendisine: "Ondan başka hizmetçileri yok!" dendi. Bunun üzerine: "öyleyse onu hizmetlensinler. Ancak ne zamandan ondan müstağni olurlarsa, derhal yol versinler!" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 4157 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Mes`ud el-Bedri &lt;br /&gt;Hadis : Ben köleme kamçıyla vuruyordum. Arkamdan bir ses işittim. "Ebu Mes`ud, bil!" diyordu. Öfkeden sesi tanıyamadım. Bana yaklaşınca onun Resulullah (sav) olduğunu gördüm. "Ebu Mes`ud bil! Ebu Mes`ud bil!" diyordu. Kamçıyı elimden attım. "Ebu Mes`ud bil! Allah senin üzerinde senin bunun üzerindekinden daha fazla muktedir" dedi. Ben: "Bundan sonra ebediyen köle dövmeyeceğim" dedim. &lt;br /&gt;HadisNo : 4158 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim kölesine kazifta bulunursa (zina isnadı yaparsa) kölesi bu iftiradan beri ise, Kıyamet günü celde uygulanır. Dediği doğru ise o başka." &lt;br /&gt;HadisNo : 4159 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden kimse "kölem", "cariyem" demesin. Köle de Rabbi (sahibim), rabbeti (sahibem) demesin. Malik (efendi) "Oğlum" "kızım" desin, Memluk (köle) de Seyyidi (efendim), seyyideti desin. Zira hepiniz memluklersiniz. Rabb de aziz ve celil olan Allah`tır." &lt;br /&gt;HadisNo : 4160 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Bir rivayette şöyle gelmiştir: "Hiç kimse "Rabbini (efendini) doyur; "Rabbine abdest suyu dok"; "Rabbine su ver" demesin. Bilakis "Seyidim"; "efendim" desin. Sizden kimse abdi (kulum), emeti (cariyem) de demesin. Bilakis "oğlum", "kızım", "yavrum" desin." &lt;br /&gt;HadisNo : 4161 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Müslim`in bir diğer rivayetinde: "Sizden kimse "kölem!" "cariyem!" diye söylemesin. Hepiniz Allah`ın kölelerisiniz, bütün kadınlarınız da Allah`ın kullarıdır." &lt;br /&gt;HadisNo : 4162 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cerir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hangi köle kaçarsa, bilsin ki ondan zimmet (garanti) kalkmıştır, dönünceye kadar namazı kabul edilmez." &lt;br /&gt;HadisNo : 4163&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-3786649733989914389?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/3786649733989914389/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/koleyle-musahabe-ve-muamele-adab.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3786649733989914389'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3786649733989914389'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/koleyle-musahabe-ve-muamele-adab.html' title='Köleyle Musahabe Ve Muamele Adabı Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-3847620290061640996</id><published>2009-09-24T04:24:00.002-07:00</published><updated>2009-09-24T04:25:05.148-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Köle Ve Cariyenin Talakı Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Köle Ve Cariyenin Talakı Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Köle Ve Cariyenin Talakı Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cariyenin talakı iki talaktır, iddeti de - bir nüshada: "kurü`u da" - iki hayız müddetidir." &lt;br /&gt;HadisNo : 4070 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Köle, hanımını iki talakla boşadı mı artık kadın, başka bir kocaya var(ıp ondan boşan)madıkça ona haram olur. Bu kölenin hanımı hür de olsa, köle de olsa hüküm böyledir. Hür kadının iddeti üç hayız müddeti, köle kadının iddeki iki hayız müddetidir." &lt;br /&gt;HadisNo : 4071 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hasan Mevla Beni Nevfel &lt;br /&gt;Hadis : İbnu Abbas (ra)`a dedim ki: "Bir köle, nikahı altında bulunan köle bir kadını iki talakla boşasa, sonra bunlar azad edilseler, onurda yeniden evlenmek istemesi caiz olur mu?" İbnu Abbas (ra) şöyle cevapladı: "Evet! Ona bir talak daha kalmıştır, Resulullah (sav) böyle hükmetti." &lt;br /&gt;HadisNo : 4072 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Nafi` &lt;br /&gt;Hadis : İbnu Ömer (ra) derdi ki: "Kim kölesine evlenme izni verirse, boşama yetkisi kölenin elinde olur. Onun boşama yetkisinden hiç biri başkasının elinde olamaz. Ancak, kişi kendi kölesinin cariyesini veya cariyesinin cariyesini almasında bir günah yoktur." &lt;br /&gt;HadisNo : 4073 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Süleyman İbnu Yesar &lt;br /&gt;Hadis : Nüfey` Resulullah (sav)`ın zevce-i pakleri Ümmü Seleme`nin mükatebi idi veya, nikahında hür bir kadın olan bir köle idi. Nüfey` bu kadını iki talakla boşadı. Sonra kadim geri almak istedi. Durumu Hz. Osman ve Zeyd İbnu Sabit (ra)`e sordu. Bunlar: "O artık sana haram oldu, o artık sana haram oldu!" dediler. &lt;br /&gt;HadisNo : 4074 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Cariyenin boşanması beş suretle vukua gelir: Azad edilmesi, kocasının boşaması, efendisinin satması, efendisinin hibe etmesi, miras olmasıyla. [Rezin tahric etmiştir.] &lt;br /&gt;HadisNo : 4075 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Ben, karı-koca iki kölemi azad etmek istemiştim. Resulullah (sav) önce erkekten başlayıp sonra da kadını azad etmemi emretti. [Rezin, (Resulullah`ın bu emrinin sebebini belirtmek üzere) şu ziyadede bulunmuştur: "kadına hakk-ı hıyar (erkeği kabul veya reddetme muhayyerliği) olmasın diye."] &lt;br /&gt;HadisNo : 4076 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Aişe &lt;br /&gt;Hadis : Berire radıyallahu anha`da üç sünnet vardı: 1- Azad edildi ve kocasını tercih edip etmemede muhayyer kılındı. 2- Resulullah (sav) onun hakkında: "Vela, fizad edenedir" buyurdu. 3- Resulullah (sav) tencere kaynarken eve girmişti. Kendisine ekmek ve evde bulunan katıktan bir sofra kuruldu. "Galiba bir tencerenin kaynadığını görüyorum" buyurdu." Oradakiler "Evet ama, bu Berire`ye tasadduk edilen bir ettir. Sen ise sadaka yemiyorsun?" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Bu ona sadakadır, (ama ondan) bize hediyedir!" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 4077 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : Berire`nin kocası, Muğis adında bir köle idi. Ben onu, Berire`nin etrafında ağlayarak tavaf edercesine dolaştığını görür gibiyim. Gözyaşları sakallarını ıslatmıştı. Hatta Resulullah (sav) bir ara amcası Abbas (ra)`a: "Muğis`in Berire`ye olan sevgisine mukabil, Berire`nin Muğis`e olan nefreti seni hayrete sevketmiyor mu?" buyurdu. (Muğis`in haline acıyarak) Berire`ye "Muğîs`e ric`at etmez misin?" diye şefaatte bulundu. Ancak Berire kararlı idi: "Ey Allah`ın Resulü, bunu emir mi buyuruyorsunuz? (Eğer, emirse hayhay. Hemen ayrılma kararımdan döneyim!)" dedi. Resulullah: "Hayır! ben sadece onun lehine şefaatte bulunuyorum!" deyince, Berire: "Öyleyse ona ihtiyacım yok!" cevabını verdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 4078 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : İmam Malik`e ulaştığına göre: "Resulullah (sav)`ın zevce-i pakleri, ümmü`l-mü`minin Hafsa radıyallahu anha, Beni Adiyy`e ait bir cariye olan Zebra`ya -ki bir kölenin nikahı altında idi ve efendisi azad etmişti - haber salıp yanına çağırttı ve dedi ki: [Şimdi sen, zevcin sana temas etmedikçe muhayyersin.] Eğer sükut edersen, muhayyerliğin kalmaz." Böyle bir hakkın varlığını öğrenen kadın derhal: "O boştur, yine boştur, yine boştur" diyerek kocasını üç talakla boşadı." &lt;br /&gt;HadisNo : 4079&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-3847620290061640996?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/3847620290061640996/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/kole-ve-cariyenin-talak-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3847620290061640996'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/3847620290061640996'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/kole-ve-cariyenin-talak-hakknda.html' title='Köle Ve Cariyenin Talakı Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-5805698154883789243</id><published>2009-09-24T04:24:00.001-07:00</published><updated>2009-09-24T04:24:35.629-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Köle Azad Etmenin Fazileti Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Köle Azad Etmenin Fazileti Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Köle Azad Etmenin Fazileti Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hüreyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir müslüman erkeği azad ederse, onun her bir uzvuna mukabil, bunun bir uzvunu Allah ateşten azad eder. (Bir diğer rivayette şu ziyade var: "...hatta fercine mukabil fercini...") &lt;br /&gt;HadisNo : 4149 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Vasile İbnu`l-Eska` &lt;br /&gt;Hadis : Kendisine -katl sebebiyle ateş- vacib olan bir arkadaşımızla Resulullah (sav)`a gelmiştik. "Ona bedel bir köle azad edin, Allah da onun her bir uzvuna bedel sizden bir uzvu ateşten azad etsin!" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 4150&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-5805698154883789243?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/5805698154883789243/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/kole-azad-etmenin-fazileti-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/5805698154883789243'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/5805698154883789243'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/kole-azad-etmenin-fazileti-hakknda.html' title='Köle Azad Etmenin Fazileti Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-1083179475609200994</id><published>2009-09-24T04:23:00.004-07:00</published><updated>2009-09-24T04:24:03.095-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kız İsteme; Nikah Duasi Ve Nazar Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Kız İsteme; Nikah Duasi Ve Nazar Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Kız İsteme; Nikah Duasi Ve Nazar Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), kişiyi, kardeşi bir kızı isteme sırasında o kıza talip olmaktan nehyetti, "Ne zaman isteyen vazgeçer veya kendine izin verirse o takdirde talib olabilir" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 5629 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) bize hacet duasını öğretti. Şöyleydi: "Hamd Allah`a mahsustur. O`ndan yardım dileriz, O`ndan af talep ederiz, nefsimizin şerlerinden, amellerimizin kötülerinden O`na sığınırız. Allah kime hidayet verirse onu saptıracak yoktur. Allah kimi de saptırmışsa, onu da hidayete erdirecek yoktur. Allah`tan başka ilah olmadığına şehadet ederim. Muhammed`in O`nun kulu ve resulü olduğuna da şehadet ederim. Ey iman edenler, adını zikrederek birbirinize talepte bulunduğunuz Allah`tan ve aranızdaki akrabalık bağını koparmaktan korkun! Şurası muhakkak ki Allah üzerinizde murakıbtır" (Nisa 1). "Ey iman edenler! Allah`tan hakkıyla korkun. Sakın ha Müslümanlar olmaktan başka şekilde ölmeyin" (Al-i İmran 102). "Ey iman edenler Allah` tan korkun ve sağlam bir söz söyleyin. Ta ki Allah sizin işlerinizi salaha çıkarsın ve günahlarınızı da affetsin. Kim Allah ve Resulü`ne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur." (Ahzab, 70-71). &lt;br /&gt;HadisNo : 5630 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "İçerisinde teşehhüd bulunmayan bir dua, kesilmiş el gibidir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5631 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Beni Suleym`den bir adam anlatmıştır; "Resulullah (sav)`dan Ümame Bintu Abdilmuttalib (ra)`i istedim, onu bana teşehhüd okumadan nikahladı." &lt;br /&gt;HadisNo : 5632 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Cabir &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz bir kadının talibi olunca, onun kendini evlenmeye davet eden yerini görmeye muktedirse, onu hemen yapsın." &lt;br /&gt;HadisNo : 5633 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Adamın biri ensardan bir kadınla evlenmişti. Resulullah (sav): "Kadına baktın mı?" diye sordu. Adam: "Hayır" deyince: "Git, kadına bak. Çünkü ensarın gözlerinde bir şey vardır!" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5634 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Mugire &lt;br /&gt;Hadis : Anlattığına göre, o bir kadın istemiştir. Resulullah (sav) kendisine: "Ona bak! Zira bakman, aranızdaki uyum için daha muvafıktır!" buyurdular." &lt;br /&gt;HadisNo : 5635&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-1083179475609200994?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/1083179475609200994/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/kz-isteme-nikah-duasi-ve-nazar-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/1083179475609200994'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/1083179475609200994'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/kz-isteme-nikah-duasi-ve-nazar-hakknda.html' title='Kız İsteme; Nikah Duasi Ve Nazar Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-498836502783517914</id><published>2009-09-24T04:23:00.003-07:00</published><updated>2009-09-24T04:23:40.713-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kıyametten Önce Bir Ateşin Çıkması Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Kıyametten Önce Bir Ateşin Çıkması Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Kıyametten Önce Bir Ateşin Çıkması Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hicaz bölgesinden bir ateş çıkmadıkça kıyamet kopmaz. Bu ateş Busra`daki develerin boyunlarını aydınlatacaktır." &lt;br /&gt;HadisNo : 5027 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Ömer &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav): "Kıyametten önce, Hadramevt`ten -veya Hadramevt denizinden- bir ateş çıkacak, insanları toplayacak" buyurmuşlardı. (Orada bulunanlar): "Ey Allah`ın Resulü (o güne ulaşırsak) ne yapmamızı emredersiniz?" diye sordular. "Size Şam(`ı yani Suriye`ye gitmenizi) tavsiye ederim" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5028&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-498836502783517914?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/498836502783517914/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/kyametten-once-bir-atesin-ckmas-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/498836502783517914'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/498836502783517914'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/kyametten-once-bir-atesin-ckmas-hakknda.html' title='Kıyametten Önce Bir Ateşin Çıkması Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-2636131149184461749</id><published>2009-09-24T04:23:00.001-07:00</published><updated>2009-09-24T04:23:18.073-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kıyametin Muhtelif Alametleri Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Kıyametin Muhtelif Alametleri Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Kıyametin Muhtelif Alametleri Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Said &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ruhumu kudret elinde tutan Zat-ı Zülcelal`e yemin olsun ki, vahşi hayvanlar insanlarla konuşmadıkça, kişiye kamçısının ucundaki meşin, ayakkabısının bağı konuşmadıkça, kendisinden sonra ehlinin ne yaptığını dizi haber vermedikçe kıyamet kopmaz." &lt;br /&gt;HadisNo : 5034 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Devs kabilesinin kadınlarının kıçları, Zü`l-halasa putunun etrafında titremedikçe kıyamet kopmaz. Zü`l-halasa, Devsiilerin cahiliye devrinde tapındıkları [Tebale`deki] puttur." &lt;br /&gt;HadisNo : 5035 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Huzeyfe &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "İnsanların dünyaca en bahtiyarını adi oğlu adiler teşkil etmedikçe kıyamet kopmaz." &lt;br /&gt;HadisNo : 5036 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet Allah Allah diyen bir kimsenin üzerine kopmayacaktır." &lt;br /&gt;HadisNo : 5037 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav), yanındaki cemaate konuşurken, bir adam gelerek: "(Ey Allah`ın Resulü!) Kıyamet ne zaman kopacak?" dedi. Aleyhissalatu vesselam konuşmasına devam etti, sözlerini bitirdiği vakit: "Sual sahibi nerede?" buyurdular: Adam: "İşte buradayım ey Allah`ın Resulü!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Emanet zayi edildiği vakit kıyameti bekleyin!" buyurdular. Adam: "Emanet nasıl zayi edilir?" diye sordu. Efendimiz: "İş, ehil olmayana tevdi edildi mi kıyameti bekleyin." buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5038 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : &lt;br /&gt;Hadis : Sahiheyn`de gelen bir diğer rivayette: "Kahtan`dan, insanları değneğiyle idare eden bir adam çıkmadıkça kıyamet kopmaz" buyrulmuştur. &lt;br /&gt;HadisNo : 5039 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmaz. Onun üzerine insanlar savaşırlar. Yüz kişiden doksan dokuzu öldürülür. Onlardan her biri: "Herhalde savaşı ben kazanacağım" der." &lt;br /&gt;HadisNo : 5040 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Zaman yakınlaşmadıkça kıyamet kopmaz. Bu yakınlaşma öyle olur ki, bir yıl bir ay gibi, ay bir hafta gibi, hafta da bir gün gibi, gün saat gibi, saat de bir çıra tutuşması gibi (kısa) olur." &lt;br /&gt;HadisNo : 5041 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri ipekten daha yumuşak bir rüzgarı Yemen`den gönderir. Bu rüzgar, kalbinde zerre mikter iman bulunan hiç kimseyi hariç tutmadan hepsinin ruhunu kabzeder." &lt;br /&gt;HadisNo : 5042 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Mes`ud &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav): "Kıyamet sadece şerir insanların üzerine kopacaktır!" buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5043 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Zuğb el-Eyadi &lt;br /&gt;Hadis : Abdullah İbnu Havale el-Ezdi (ra)`nin yanına indim. Bana: "Resulullah (sav) bizi, ganimet alalım diye yaya olarak gönderdi. Biz de döndük ve hiçbir ganimet elde edemedik. Yorgunluğumuzu yüzlerimizden anlayıp aramızda doğrularak: "Ey Allah`ım, onları bana tevkil etme; ben onları üzerime almaktan acizim! Onları kendilerine de tevkil etme, bu işten kendileri de acizdirler. Onları diğer insanlara da tevkil etme kendilerini onlara tercih ederler!" buyurdular. Sonra elini başımın üstüne koydu ve: "Ey İbnu Havale! Hilafetin (Medine`den) Arz-ı Mukaddese`ye (Suriye`ye) indiğini görürsen, bil ki artık zelzeleler, kederler, büyük hadiseler yakındır. O gün kıyamet, insanlara, şu elimin, başına olan yakınlığından daha yakındır" buyurdu. &lt;br /&gt;HadisNo : 5044 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Enes &lt;br /&gt;Hadis : İstanbul`un fethi kıyamet anında olacaktır. &lt;br /&gt;HadisNo : 5045 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ali &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) (bir gün): "Ümmetim on beş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belanın gelmesi vacib olur" buyurmuşlardı. (Yanındakiler): "Ey Allah`ın Resulü! Bunlar nelerdir?" diye sordular. Aleyhissalatu vesselam saydı: 1- Ganimet (yani milli servet, fakir fukaraya uğramadan sadece zengin ve mevki sahibi kimseler arasında) tedavül eden bir meta haline gelirse. 2- Emanet (edilen şeyleri emanet alan kimseler, sorumlu ve yetkililer, memurlar) ganimet (malı yerini tutup, yağmalayıp nefislerine helal) kıldıkları zaman. 3- Zekat (ödemeyi ibadet bilmeyip bir angarya ve) ceza telakki ettikleri zaman. 4- Kişi annesinin hukukuna riayet etmeyip, kadınına itaat ettiği; 5- Babasından uzaklaşıp ahbabına yaklaştığı; 6- Mescidlerde (rıza-yı ilahi gözetmeyen husumet, alış-veriş, eğlence ve siyasata vs. müteallik) sesler yükseldiği zaman. 7- Kavme, onların en alçağı (erzel) reis olduğu; 8- (Devlet otoritesinin yetersizliği sebebiyle tedhiş ve zulümle insanları sindiren zorba) kişiye zararı dokunmasın diye hürmet ettiği; 9- İpek (haram bilinmeyip erkekler tarafından) giyildiği; 10- (San`at, bale, konser gibi çeşitli adlar altında; bar, gazino, dansing ve salonlarda ve hatta televizyon ve filim gibi çeşitli vasıtalarla yaygın şekilde) şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleri edinildiği; 11- Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere (çeşitli ithamlar ve bahanelerle) hakaret ettiği zaman artık kızıl rüzgarı, [(zelzeleyi), yere batışı (hasfı) veya suret değiştirmeyi (meshi) veya gökten taş yağmasını, (hazfı)] bekleyin." &lt;br /&gt;HadisNo : 5046 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Amr İbnu`l-As &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Çıkış itibariyle, kıyamet alametlerinin ilki güneşin battığı yerden doğması, kuşluk vakti insanlara dabbetu`l-arzın çıkmasıdır. Bunlardan hangisi önce çıkarsa, diğeri de onun hemen peşindedir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5047 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Muaz İbnu Cebel &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) (birgün): "Beytu`l Makdis`in imarı Yesrib`in harabıdır. Yesrib`in harabı melhamenin (savaşın) çıkmasıdır. Melhame İstanbul`un fethidir, İstanbul`un fethi Deccal`in çıkmasıdır!" buyurdular. Sonra elini (Resulullah), konuşmakta olduğu kimsenin (yani Hz. Muaz`ın) dizine vurdular ve: "Bu söylediğim kesinlikle hakikattir. Tıpkı senin burada oturman hak olduğu gibi" buyurdular." Hz. Muaz burada kendisini kasdetmektedir. [Yani Aleyhissalatu vesselam`ın konuştuğu ve dizine elini vurduğu kimse Muaz İbnu Cebel (ra)`dir.]" &lt;br /&gt;HadisNo : 5048 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Abdullah İbnu Büsr &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Melhame ile Medine`nin fethi arasında altı yıl vardır. Yedinci yılda da Mesih Deccal çıkar." &lt;br /&gt;HadisNo : 5049&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-2636131149184461749?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/2636131149184461749/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/kyametin-muhtelif-alametleri-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2636131149184461749'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/2636131149184461749'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/kyametin-muhtelif-alametleri-hakknda.html' title='Kıyametin Muhtelif Alametleri Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-6576757141758198937</id><published>2009-09-24T04:22:00.003-07:00</published><updated>2009-09-24T04:22:51.442-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kıyametin Ahvali - Sur a Üflenmesi Ve Neşr Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Kıyametin Ahvali - Sur a Üflenmesi Ve Neşr Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Kıyametin Ahvali - Sur a Üflenmesi Ve Neşr Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Said &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav): "Surun sahibi (İsrafil aleyhisselam), sur denen borusunu ağzına dayamış, yüzünü çevirmiş, kulağını dikmiş, üfleme emrini beklerken ben nasıl tereffühle (dünya nimetlerinden) istifade edebilirim?" buyurmuşlardı. Bu, sanki ashabına çok ağır gelmişti: "Peki biz ne yapalım -veya ne diyelim- ey Allah`ın Resulü?" diye sordular. Onlara: "Hasbünallah ve ni`mel-vekil (Allah bize yeter, o ne güzel vekildir!), Allah`a tevekkül ettik, -belki de "tevekkülümüz Allah`adır!" demişti- deyiniz!" diye emir buyurdular. &lt;br /&gt;HadisNo : 5050 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Amr İbni`l-As &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav)`a sur`dan sorulmuştu: "Bu, içine üflenen bir boynuzdur!" diye cevap verdi. &lt;br /&gt;HadisNo : 5051 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav): "İki sur arasmda kırk vardır!" buyurmuştur. Bunun üzerine oradakiler: "Ey Ebu Hureyre! Kırk gün mü?" diye sordular. Fakat o: "Birşey diyemem!" cevabını verdi. Tekrar: "Kırk ay mı?" dediler. O yine: "Bir şey diyemem!" cevabını verdi. "Kırk yıl mı?" dediler. O yine: "Bir şey diyemem!" cevabını verdi ve (Resulullah`ın hadisine devam etti.) "Sonra Allah semadan su indirecek ve insanlar yerden sebze biter gibi bitecekler, insanda bir kemik hariç hepsi çürür. Bu çürümeyen, acbu`z-zeneb denen kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyamet günü yeniden yaratılış bundan terkib edilecektir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5052 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ka`b İbnu Malik &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mü`minin ruhu, cennet ağacında beslenen bir kuş olur. Yeniden dirilme gününde Allah onu cesedine döndürünceye kadar orada beslenir." &lt;br /&gt;HadisNo : 5053 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Rezin el-Ukayli &lt;br /&gt;Hadis : "Ey Allah`ın Resulü" dedim, "Allah, mahlukatı nasıl iade eder, (yeniden diriltir)? Bunun dünyadaki örneği nedir?" "Sen dedi, hiç kavminin üzerinde yaşadığı vadiden kurak mevsimde geçmedin mi? Sonra bir kere de her tarafın yemyeşil üğründüğü münbit mevsimde uğramadın mı?" Ben "Elbette!" deyince: "İşte bu, (yeniden) yaratmasına Allah`ın delilidir. Allah, ölüleri de böyle diriltecektir!" buyurdular. [Rezin tahric etmiştir. Bu hadis Ahmed İbnu Hanbel`in Müsned`inde biraz farklı lafızlarla rivayet edilmiştir (4, 11).] &lt;br /&gt;HadisNo : 5054 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : İbnu Abbas &lt;br /&gt;Hadis : "O boru öttürülünce" (Müddessir 8) ayeti ile ilgili olarak dedi ki: "Bu, surdur. Surede geçen racife, birinci nefha (üfleme), radife de ikinci nefhadır." &lt;br /&gt;HadisNo : 5055 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Said &lt;br /&gt;Hadis : Resulullah (sav) (bir gün bize) Sahib-i Sur`u (İsrafil`i) zikretti ve dedi ki: "Sağında Cibril, solunda da Mikail aleyhimusselam var." [Rezin tahric etmiştir.] &lt;br /&gt;HadisNo : 5056&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4617632483344779728-6576757141758198937?l=hadislerisiginda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/feeds/6576757141758198937/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/kyametin-ahvali-sur-uflenmesi-ve-nesr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6576757141758198937'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4617632483344779728/posts/default/6576757141758198937'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hadislerisiginda.blogspot.com/2009/09/kyametin-ahvali-sur-uflenmesi-ve-nesr.html' title='Kıyametin Ahvali - Sur a Üflenmesi Ve Neşr Hakkında Hadisler'/><author><name>Melih</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17003518869274246628</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4617632483344779728.post-322235707327302374</id><published>2009-09-24T04:22:00.001-07:00</published><updated>2009-09-24T04:22:26.943-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kıyamet Öncesi Fitneler Hakkında Hadisler'/><title type='text'>Kıyamet Öncesi Fitneler Hakkında Hadisler</title><content type='html'>Kıyamet Öncesi Fitneler Hakkında Hadisler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ravi : Ebu Hureyre &lt;br /&gt;Hadis : Resulul
